Osmanlı ve Cumhuriyet’in “MEŞAYİH KURULU (Dergâhlar ve Tekkeler) MEVZUATI

Bu haber 18 Ocak 2016 - 0:50 'de eklendi ve 430 kez görüntülendi.

Dr. Abdülkadir SEZGİN

 

 

      MECLİS –İ MEŞAYİH TÜZÜĞÜ[1]

 

1 Tüzük ve 8 Yönetmeliğin kitapçık olarak yayınlanmış şeklini gösteren “Kapak Resmi” (TBMM Kitaplığından)

1 Tüzük ve 8 Yönetmeliğin kitapçık olarak yayınlanmış şeklini gösteren
“Kapak Resmi”
(TBMM Kitaplığından)

 

BİRİNCİ BÖLÜM

Meclis – i Meşayih[2] Başkan ve Üyelerinin Seçim ve Tayinleri

Madde: 1 – Meclis-i Meşayih Reis ve üyeliklerine şeyhler arasında ilim, fazilet ve irfanı ile bilinen, ahlak-ı hamide sahibi kimseler arasından Makam – ı Meşihat[3]ın seçimi ve arzı ve irade-i seniyye[4] ile atama yapılır.

Madde: 2 –Her türlü tekke ve zaviyeler Meclis-i Meşayih’e bağlıdır. Meclis-i Meşayih bunlardan Daru’l Hilafetül Aliyye[5]’de bulunanların işlemlerini doğrudan doğruya ve taşrada bulunanların işlemlerini mahalli Meşayih Komisyonları eliyle yapar.

Madde: 3 –Şeyhülislamlıkça uygun görülecek il, Liva ve ilce merkezlerinde Müftülerin başkanlığında iki üyeden oluşan birer Meşayih[6] Komisyonu bulunur. Bu Komisyon üyeleri Müftünün başkanlığında toplanır. Üyeler, mahalli Ulema ve Şeyhler tarafından, mahalli şeyhler ile Tarikatlara mensup iyi halli, olgun kimseler arasından seçilir.

Madde: 4 –Meşayih Komisyonları bu tüzük ve Meclis-i Meşayih tarafından çıkartılan yönetmelikler ve talimatlar çerçevesinde çalışırlar.

 

İKİNCİ BÖLÜM

Meclis-i Meşayih ile Komisyonların Görev ve Yetkileri

Madde: 5 – Tekkelerin önem derecesi, gelip gidenlerle ve genel hizmetleri itibariyle derecelendirilmesi ve şeyhlerine ait sicil işlerinin düzenlenmesi ve tekke ve zaviyelere ait vakıfların kayıt ve muhafazası ve bunların tetkik ve uygulaması Meclis-i Meşayih’in görevlerindendir.

Madde: 6 – Meclis-i Meşayih üyelerinden olmak üzere üç kişiden oluşan bir İlmî Komisyon kurulur. Bu Komisyonun üyeleri, Meclis-i Meşayih tarafından bir yıl süre ile seçilir. Süre sonunda tekrar seçilmeleri mümkündür.

Madde: 7 – İlmi Komisyonun görevleri, Sûfîliğin dinî eğitim ve manevî feyzinden Ümmet-i Muhammed[7]’in yararlanmasını temin edecek şekilde, tekkelerde halen uygulanmakta olan usul, âdâb, âyin, seyr ve sülûk[8]un tarihi esasını ihya ve düşünenlerin nazarında sûfilik mesleğini ve eğitimini yüceltecek ve aşağıda açıklanacak hususlarda tekkelerin ilmi meselelerle meşgul olmasını sağlamaktır.

Şeyhülislamlığın onayı ile Ceride-i İlmiye[9]de neşrolunur.

Madde: 8 –Komisyonun ilmi ve idari çalışmaları, genel kurulun kabulüne ve Şeyhülislamlığın onayı ile Ceride-i İlmiye[10]de neşrolunur.

Madde: 9 –  Tevliyet[11] hariç olmak üzere, tekke ve zaviyelere ait her türlü memur ve işçi tayini ve işten çıkarılması, taliplerin[12]  sınavlarının düzenlenmesi ve sınav evraklarının incelenmesi 2 ramazan 1331 ve 23 temmuz 1329 tarihli Tevcih-i Cihat Tüzüğü[13] ile Şûrayı Evkaf’[14]a ve Vakıflar idaresine bırakılmış işler İstanbul’da Meclis-i Meşayih ve taşrada Meşayih Komisyonları tarafından anılan tüzük hükümlerine göre yapılır.

Madde: 10– Sınav evrakı ekleri ile birlikte, mahalli Meşayih Komisyonu Başkanlığınca saklanır. Gerekli görüldüğünde bu evrak, Meclis-i Meşayih tarafından istenerek tetkik edilebilir.

Madde: 11 –Meşayih Komisyonları tarafından düzenlenen tutanak ve tayin ve görev verme teklifleri tetkik ve tasdik için Meclis-i Meşayih’e gönderilir. Meclis-i Meşayih tarafından incelenerek, kurallara uygun, öngörülen şartları taşıyor ve diğer usul ve kurallara uygun bulunduğunda tasdik edilir. Noksan ve eksik hususlar bulunursa düzeltmek ve tamamlanmak üzere iade edilir.

Madde:12 – Meclis-i Meşayih’ce tasdik edilen atamalara ait evrak, Şeyhülislam’ın yazısı ile Vakıflar Bakanlığına gönderilir. Vakıflar Bakanlığınca kayıtları yapılan ve lazım gelen belgeler sahiplerine verilmek üzere mahallindeki Vakıflar idarelerine gönderilir ve belgeler sahiplerine verilir.

Madde:13 – Özürsüz olarak görevlerini muntazam olarak yerine getirmemeyi alışkanlık haline getirenlerin tayin belgeleri Meclis-i Meşayih Tayin Komisyonu kararı ile geri alınır. Bu konuda Meclis-i Meşayih’ce bir yönetmelik çıkarılacaktır.

Madde: 14 – Cinayet veyahut mahalli namus suçlarından mahkûm olup hüküm giyenler Meclis-i Meşayih tarafından görevden çıkarılır ve görev, usulüne uygun bir başkasına verilir. Bu suretle mahkûm olup da, aleyhlerindeki hükümler kesinlik kazanmamış olanlarla, diğer suçlardan hüküm giyenlerin tutukluluk ve hapisleri süresince, yerlerine vekil atanır. Böyle görev yapılması halinde maaşın yarısının asile, yarısının da vekile ödenmesi için Vakıflara yazı yazılır.

Madde:15 –  On dördüncü maddede yazılı sebeplerden başka görevlinin görevden  alınmasını gerektiren hallerde, durum Meşayih Komisyonlarınca enine-boyuna incelenerek, görevlinin ve diğer icabedenlerin ifadeleri alındıktan sonra, görevden alınmayı gerektiren fiilin tespiti halinde anılan komisyon tarafından görevli, geçici olarak görevden uzaklaştırılarak, konuya ilişkin evrak, ilk posta ile Meclis-i Meşayih’e gönderilir. Konu Meclis – i Meşahih’te incelenerek, olayın özü ve hukuka aykırılığı ve görevden alınmayı gerektirdiği anlaşılırsa, görevine son verilir ve usulüne göre yeni birisi atanır.

 

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Tekkeler

Madde: 16 – Tekke iki kısımdır. Biri resmi tekke, diğeri özel tekkedir.

Resmi Tekke: Vakıflardan birinde, ücretsiz olarak (Allah rızası için) yahut Şeyhülislamlıkça atanan şeyhler tarafından idare olunan tekkelerdir.

Özel Tekke, tarikatlardan birinde görevli şeyhin verdiği vekâletle görev yapan ve tarikat ayini yapmak üzere, kendilerince tekke olarak yapılmış, alınmış ve kullanılan yerlerdir.

Madde: 17 – Resmi Tekkeler her yönü ile Meclis-i Meşayih’e tabidir. Özel tekke yöneticileri de ayin yapılması, telkin, tarikat usul ve âdâbı gibi diğer tarikata ait işlerde Meclis – i Meşayih’ in yönetmelik ve mevzuatına uymaya mecburdur.

Madde: 18 – Bu tüzük hükümleri yayımını izleyen günü takiben yürürlüğe girer.

Madde. 19 – Bu tüzük hükümlerini Şeyhülislam ve Vakıflar Bakanı yürütür.

 

 

Bu tüzüğün yürürlüğe konulmasını devlet tüzüklerine eklenmesini irade eyledim (uygun buldum).    6 şevval 1336 ve 15 Temmuz 1334

 

Şeyhülislam ve Vakıflar bakan Vekili       Sadrazam ve Dahiliye ve Maliye Nazırı Vekili

           Musa Kazım                                                                      Mehmet Talat

 

 

Adliye Nazırı ve Şurayı Devlet Reisi   Hariciye Nazırı    Bahriye Nazırı     Harbiye Nazırı  

           Halil                                   Ahmet Nesimi       Ahmet cemal            Enver

 

Posta Telgraf ve Telefon Nazırı     Ticaret ve  ziraat Nazırı    Nafıa Nazırı ve Maarif Nazır V.

           Hüseyin Haşim                              Mustafa Şerif                      Ali Münif       

 

TEKKELERDE TATBİK OLUNMAK ÜZERE KALEME ALINAN YÖNETMELİK

 

Mukaddime –  Terimler

Madde: 1 –  Tarikat:  Hak olan İslam akaidine inanmış, gerçek ve büyük bir inancı yaşayan olgun bir şeyhin irşad ve manevi eğitimi ile yüksek mertebe, menzil ve makamlara yücelmesi ve olgunlaşmasına vesile olan bir yoldur.

Madde: 2Şeyh ve Halife: Tarikat silsilesini, zincirleme suretiyle Peygamberlerin Sonuncusu Efendimiz Hazretlerine bağlı bir olgun üstat, mükemmel bir irşad ve ruhani bir eğitimle yüce tarikatların seyr ve sülûkünü uygulayarak, zahiren ve bâtınen yüksek bir ahlâk olgunluğu kazanarak insanların irşadına memur olan olgun ve yetişmiş insandır.

Madde: 3Derviş ve Mürid: Bir olgun mürşide bağlanıp, seyr ve sülûk ile meşgul olan kimselerdir.

Madde: 4 –  Muhib: Şeyhlerle dervişlere hürmet ve sevgi duyarak, birlikte olan ve sohbette bulunanlardır.

Madde: 5Tekke: Bir şeyhin maddeten ve mânen yönetimi altında olup, içinde derviş ve muhiplerin yaşadığı/ kaldığı, seyr ve sülûk ile ahlak güzelliği, feyz ve olgunluk kazandıkları bir hayır kurumudur.

Madde: 6 – Şeyhlerin, dervişlerin ve muhiplerin bir birlerinden farklı görevleri ve hizmetleri vardır.

Madde; 7 Şeyhlere ait görevler iki kısımdır. Biri içerdeki, diğeri dışarıdaki görevleridir. İçerdeki görevleri, tekkeleri içerisinde, dışarıdaki görevleri de tekkeleri dışında yapmakla yükümlü oldukları görevleri ve hizmetleridir.

 

BİRİNCİ BÖLÜM
İçerdeki Görevler

Madde: 8 –Şeyhler, tekkelerine bağlı ve uyulması önceden tespit edilmiş gerçek olduğu kabul edilen kuralları bulunan tarikatın, bilinen bu aslî kurallarına, âdâb ve erkânı ile belirli vakitlerde yapılması gerekli vird ve zikirlerini ve Vakfiyesinin geçerli şartlarını bihakkın yerine getirmekle görevlidir.

Madde: 9 – Tarikatın, hak olan İslam akaidi ve İslam gerçeğini ve hakikatini esas alarak kurulmuş olduğu daima dikkatlerde bulundurularak, derviş ve muhiblerin inanç ve yaşayışlarında, dinle ilgili konularda olgunlaşmalarına yardımcı olmak üzere, Kelam, Fıkıh, Ahlâk ve Tasavvuf eğitimine çalışmak, özellikle de çağın şüphelerinden Kelam’a ait meselelerin ve dinî inançların arındırılması  ve korunmasına özen göstermek şeyhlerin görevleri cümlesindendir.

Madde: 10 – Tekkelerde yaşayan ve ikamet eden dervişlerin inanç ve yaşayış bakımından her kadın ve erkeğin bilmesi gereken dinî konulardaki cehalet/bilgisizliklerinden şeyhler sorumlu olacaklardır.

Madde: 11 – Tekkelerde bulunan diğer görevlilerden, belirli zamanlarda yapılması gereken işleri tekke şeyhleri kontrol ederek yapılmasını sağlayacak, kusurlu olanlarla ve tembelliği sebebiyle yapmayanları Meclis-i Meşayih’e, taşralarda Meşayih Komisyonlarına bildireceklerdir.

Madde: 12 –Binası, yeri ve imkânları müsait olan tekkelerde, bölgelerinde bulunan komşular için okuma, dini bilgiler, Kuran talimi ve medenî bilgilerle ilgili gece kursları açılmasına ve bunların devam ve ilgilerini temin etmek için etkili teşvikler yapmaya şeyhler tarafından gayret edilecektir.

Madde: 13 – Tekkelerde zikir, ibadet, eğitim, Kuran kıraatı,  ihvan[15]lar arasında ziyaret ve sohbet için toplantılar yapılması, toplantı sona ererken de, güzel edâ ve sedalı birisi tarafından, toplantının hayırlı olması dileği olarak (aşr-ı şerif) Kuran’dan bir bölüm okunmasına daima dikkat edilecek ve hazır bulunanlar da hürmet ve sessizlik içinde bunu dinleyeceklerdir.

 

İKİNCİ BÖLÜM

Dışarıdaki Görevler

Madde: 14 – Tekkelerin şeyhleri halkla[16] olan her türlü ilişkisinde merhamet, vakar, şefkat, sükûnet, af, cömert, ikram, fedakâr ve yardım severlik gibi İslam’ın en güzel ahlakının muhafazasını son derece itina ile yaşadığını göstererek, bu şanlı meslekte bütün derviş ve muhipler için birer örnek olmaya dikkat edeceklerdir.

Madde: 15 – Tekkelerin bölgelerinde bulunan fakir ahaliye –imkânlar ölçüsünde-  hizmet etmek ve yardımda bulunmak, hastaları ziyaret etmek suretiyle sağlıklarına kavuşmalarına ve teselli bulmalarına çalışmak ve tedavileri için yol göstermek;  dul ve yetimlerin[17], Müslüman mücahit ve gazilerin ailelerinin korunması için din kardeşlerinin yardımcı olmalarına yol gösterici olmak şeyhlerin manevi sorumluluklarının gereğidir.

Madde: 16 – Şeyh ve dervişler, cenaze merasimlerinde, sadece cenaze merasimlerine uymak, dinî görevlerin sevabına ulaşmak için halkın içinde bulunabilirler. Bu gibi merasimlerde hükümetçe şeyhler adına özel bir heyetin katılması gerekli görülürse, bu heyet Meclis-i Meşihat tarafından düzenlenir.

Madde: 17 –  Şeyhler, sûfiye mesleğine leke getirecek sıradan davranışta bulunmaz ve dinî veya hukukî bir zorunluluk olmadıkça halktan sadaka almazlar.

Madde: 18 – Tekkelerin şeyhleri, Meclis-i Meşayih’e bilgi vermeden ve yerlerine uygun bir vekil bırakmadan tekkelerinden ayrılamazlar.

Madde: 19 – Şeyhler, toplantı ve mahfillerde yaşlarına göre büyük olanların öne geçmeleri için kendi yerlerini ikram ederek,  hürmet ve saygı gösterirler.

 

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Derviş ve Muhiplerin Görevleri

Madde: 20 – Tekkelerde bulunan dervişler, belirli vakitlerde dinle ilgili görevlerini ve vakfiye şartlarının yerine getirilmesini ve Meclis-i Meşayih yönetmelik ve diğer kararları ile konulmuş emirler ile şeyhleri tarafından verilecek görevleri yerine getirmeye mecburdurlar.

Madde: 21 – Görevlerini yapmayan, emir ve hükümlere uymayanlar, şeyhleri tarafından tekkelerde yatıp kalkmaktan ve ikametten men edilirler.

Madde: 22 – Bir tekkeden diğer bir tekkeye geçen dervişler, ellerinde daha önce kaldıkları tekke şeyhinin vereceği belge olmadan kabul edilmezler.

Madde: 23 – Tekkelerde yaşayan dervişler görevlerini yapıp işlerini bitirdikten sonra, vakitlerini boş geçirmeyerek akıllarının erdiği ve güçlerinin yettiği ölçüde, şeyhlerince uygun görülen belirli zamanlarda, kamu yararına hizmet eden birer meslek ve zanaat öğrenmek ve bu meslek ve zanaatta yükselmek ve uzmanlaşmak için çalışmakla yükümlüdür.

Madde: 24Dervişler, tekke dışında töhmet altında kalmaktan ve tarikat mensuplarına yakışmayacak uygunsuz davranışlardan kaçınmak zorundadır.

Madde: 25Muhibler tekkelerde bulundukları zaman, tekkelerin özel kurallarına saygı göstermek ve uymakla mükelleftir.

Madde: 26 – Semahanelerde, vird ve zikirlere katılmadan, zikir halkasının dışında bulunanlarca, gülmek ve konuşmak gibi uygun olmayan hal ve hareketten kaçınmak ve korunmak lazımdır.

Madde. 27 – Bu yönetmeliğin tekkelerde, en güzel şekilde uygulanmasına merkez ve tekkelerin şeyhleri ile Meclis-i Meşayih Müfettişleri nezaret edeceklerdir.

 

         MECALİS-İ MEŞAYİH TÜZÜĞÜ
                                               UYGULAMA YÖNETMELİĞİ

 

(Başkan ve Üyeler için

GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ )

BİRİNCİ BÖLÜM

Madde: 1 –  Meclis-i Meşayih Kurulu tatil günleri dışında her gün Şeyhülislamlık (taki çalışma yerinde) toplanarak çalışır.

Madde: 2 – Meclis kararlarını gerektiren konular ve işler meclis kararına dayanılarak ve Meclis kararını gerektirmeyen konular doğrudan doğruya Başkan tarafından yerine getirilir.

Madde: 3 – Meclis-i Meşayih ’in yapacağı toplantılarda, hazır bulunan üyelerin adları, müzakerenin özeti ve karar başkâtip tarafından tutanak olarak yazılacak ve toplantı sonunda Başkan ve üyelerce imza edilecektir.

Madde: 4 – Her toplantı sonunda, gelecek toplantının gündemi belirlenir.

Madde: 5 – İlmi Komisyona üç kişi seçildikten sonra, geri kalan dört üyeden biri Meşayih’e ait sicilleri düzenlemeye, bir üye Vakfiyelerin tertip ve düzenine, bir üye içerde ve dışarıda bulunan[18] her türlü tekkelere dair geniş bir tespit ve sayım cetveli düzenleyerek koruyacak ve bir üye de merkezlerin ve müfettişlerin raporlarını tetkik ile inceleme özetleri ile kanaatını Meclis’e bildirecektir.

İKİNCİ BÖLÜM

İlmi Komisyon Çalışmaları

Madde: 6 – İlmi Komisyonun görev alanına giren konuların programı genel kurul[19]ca düzenlenir.

Madde: 7 – Halen tarikat adıyla tekkelerde yapılmakta olan usul, âdâb ve ayin ve seyr ve sülûkün klasik özünün tespiti ile uygulanmasına ilişkin anılan usul çeşitlerini birer risale şeklinde telif ederek Meclis-i Meşayih’e verilmesi, farklılıkların ayrıntılarının da anlaşılmasına vesile olacaktır.

Madde: 8 – Anılan risale İlmi Komisyon tarafından incelenerek, genel kurulca tasdik edildikten sonra, göre işlem yapılmak üzere tarikat mensuplarına tebliğ edilir ve bütün teşkilata da dağıtılır.

Madde: 9 – Yukarıdaki madde gereğince, bütün tarikatların usul ve âdâbı hakkında ilmi araştırma yapıldıkça Meclis-i Meşayih tarafından toplanıp yazılarak, her türlü sufiyenin tertibine özen gösterilecektir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Tekkelerin Sınıflandırılması ve Derecelendirilmesi

Madde: 10 –İstanbul’da bulunan tekkeler mesafe itibariyle mıntıkalara ayrılacak ve her mıntıkadaki tekkelerin önemi dikkate alınarak bir merkeze bağlanacaktır.

Madde: 11 – Merkezler, mıntıkaları içerisinde bulunan tekkelerin şeyhleri tarafından birer sene müddetle seçilen ikişer kişinin katılması ve yardımları ile mıntıkalarda bulunan tekkelerde, gerek Şeyhülislamlığın ve gerekse diğer eğitim ve çalışmaların yerine getirilip getirilmediğine nezaret edecekler ve her ay mıntıkalarına ait işlerin, kendi mütalaalarını da ekleyerek birer rapor vereceklerdir.

            Madde: 12 – Mülhak Tekkelerin yoklama, alem ve haberleri merkezlerden ve merkezlerin alem ve haberleri de müfettişler tarafından tasdik edilecektir.

Madde:13 – Merkez ve Müfettişlerin raporlarıyla yoklama alem ve haberleri Meclis-i Meşayih tarafından esas kabul edilerek, tekkelere yapılacak yiyecek ve diğer tahsisatın dağıtımı için her yıl Vakıflar Bakanlığınca tasdikli bir yoklama cetveli verilecektir.

Madde: 14 – Sûfilik mesleğine girmiş olanların dinî eğitim ve mânevî feyizlerinden bütün Müslümanların yararlanabilmesi için merkezlerde haftada bir tarikatlara mensup irfan sahiplerince, güzel vaazlar verilmesi için gereği Meclis-i Meşayih’ce yapılacaktır.

 

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Meclisin Yazı işleri

Madde: 15 – Meclise havale edilen evrak “gelen” defterine kaydedildikten sonra Mecliste okunur. Verilen önergeler “müzakere tutanağı”na geçirilerek, alt kısmı heyet tarafından imza edilir. Önergenin yazışma ve kayıtla ilgili işleri derhal yapılarak “Sadıra” (Yüksek Makam) defterine kaydedilerek, gerekenler Şeyhülislamlığa takdim olunur.

Madde: 16 –  Tüzüğün beşinci maddesi gereğince tekkelerin sınıf ve derecelere ayrılmalarına ve şeyhlerle vakfiyelerin sicil kayıtlarına mahsus üç ayrı sicil defteri düzenlenecek, bunlarda silinti ve kazıntı bulunmayacaktır. Yanlışlık halinde, okunabilecek şekilde çizilip üzerine veya yanına doğrusu yazılacak ve bu düzeltme başkatip ve başkan tarafından imza edilecektir.

Madde: 17 – Siciller, özel yerlerde ve İlmi Komisyon’dan gelecek kararlar ve yazılacak makale müsvetteleri ile sınav evraklarının özel ciltlerinde ve tercüme-i hallerin teferruatı ile birlikte ayrı ayrı açılacak dosyalarında korunmalarına itina olunur.

Meclis-i Meşayihe ait resmi evrak, başkâtibin sorumluluğundadır. Meclis kararı ile merkez tekkelerine ve diğer dairelere yapılacak tebligat ve haberleşme için Başkanlıkça tezkire yazılır.

3 zilkade 337 ve 10 ağustos 334

 

TAŞRA MEŞAYİH KOMİSYONLARININ VAZİFELERİ YÖNETMELİĞİ

 

 BİRİNCİ BÖLÜM

                                                     Komisyonların Kuruluşu

          Madde: 1 – Her merkezde bulunan ilim adamları ve şeyhler, mahalli müftülerin başkanlığında toplanarak, Meşayih Komisyonu üyelerini gizli oyla seçerler. Sonuç komisyon başkanı tarafından Meclis-i Meşayih’e bildirilir.

            Madde: 2 – Komisyon üyelerinin, mahallinde bulunan şeyhlerden irfan ve faziletleri ile meşhur, tarikat ehlinin itimat ve güvenini kazanmış olarak bilinen kimselerden seçilmiş olmaları lazımdır.

            Madde: 3 – Komisyon üyeliğine seçilenler, Meclis-i Meşayih’in görüş ve kararı alınmadıkça değiştirilemez.

            Madde: 4 – Meşayih Komisyonlarında, merkezin ismini taşıyan resmi bir mühür bulunacak ve bu mühür bir muhafaza içinde, Başkan ve üyelerden birinin mührü ile birlikte kullanılmak üzere Başkanın yanında tutulacaktır.

            Madde: 5 – Meşayih komisyonu üyelerinden birisi komisyon yazı işlerini idare eder.

            Madde: 6 – Tüzükte yazılı görev ve hükümlerin yapılabilmesi için lüzum görüldükçe Başkanın daveti ile belirli zamanlarda komisyonlar toplanır.

 

İKİNCİ BÖLÜM

Komisyonun Görevleri

Madde: 7 – Her merkezde bulunan tekkeler ve zaviyeler Meşayih Komisyonlarının daimi denetimi altında bulunacaktır.

Madde: 8 – Meclis-i Meşayih’in tekkelerde, daha sonra kısım kısım düzenleyip tebliğ edeceği yönetmelik ve diğer emirler ile vakfiyenin şartları içinde görev yapılıp yapılmadığına dair Meşayih Komisyonu heyetleri tekkelere nezaret edeceklerdir.

Madde: 9 – Birden çok tekke ve zaviyeyi bulunduran merkezler, gözetim ve denetimin ve diğer işlerin kolaylaştırılması ve yürütülebilmesi için birden çok mıntıkalara ayrılacak ve her mıntıka içindeki tekke ve zaviyeler önemli bir dergâh merkez kabul edilerek, merkeze bağlanacaktır.

Meşayih Komisyonları heyetleri bu merkezler vasıtası ile gözetim ve denetim görevlerini yerine getireceklerdir.

Madde: 10 – Merkezler her üç ayda bir mıntıkalarında bulunan tekkelerin görevleri ve diğer işleri hakkında Meşayih Komisyonlarına birer rapor vereceklerdir. Meşayih Komisyonu heyetleri idareleri dahilinden bulunan tekkeler hakkında altı ayda bir kere Meclis-i Meşayih’e umumi bir rapor göndereceklerdir.

Madde: 11 – Gerek merkezlerin raporları ve gerek merkez olmayan yerlerde bizzat Meşayih Komisyonunun muamelat ve gözlemlerine dayanarak tüzük hükümlerine göre, komisyonların vazifelerinden olan iş ve işlemler mahallince yerine getirilecek ve gerekli görülenler Başkanlıklarca Meclis-i Meşayih’e bildirilecektir.

Madde: 12 – Tekkelere ait vakfiyelerin suretleri Vakıflar idaresinden ve Vakıf kurucu ve/ya yöneticilerinden alınarak, Komisyonlarda hıfzedilecek ve bunların birer sureti kısım kısım Meclis-i Meşayih’e gönderilecektir.

Madde: 13 – Her merkezde bulunan tekkelerin ismini, bânisini, kuruluş tarihini hangi tarikata mensup ve meşrut[20] olduğunu, içinde bulunan diğer yönlerini, özelliklerini, muayyen bölümlerini mazbut veya mülhak vakıf oluşunu, şeyhin isim ve şöhreti ile tahsil  durumunu, halife ve dervişlerinin sayılarını ve içlerinde bulunan görevli (memur) isim ve şöhretlerini havi bir defter Komisyonlarca düzenlenecek ve bunların birer tasdikli sureti Meclis-i Meşayihe gönderilecektir.

Madde: 14 – Her merkezde bulunan tekkelerde haftada birer saat irfan sahibi birisi tarafından tarikatın gayesi, amacı İslam ahlakının faziletine dair herkese açık çağdaş dinî konuşmalar yapılmasına Komisyonlarca özen gösterilecektir.

 

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Özel Tekkeler

Madde: 15 – Özel tekkelerin sahiplerinin isimlerini, (tekkeleri) hangi tarikattan aldıklarını açıklayan birer defter Komisyonlarca saklanacaktır.

Madde: 16İnanç ve ibadet yönünden her bir müminin bilmesi gereken dini konuları bilmeyen özel tekkelerin sahipleri Meclis-i Meşayih Tüzüğünün on yedinci maddesi gereğince Meşayih Komisyonları tarafından usulüne göre yaptıkları işlerden men edilirler.

 

MERKEZ TEKKELER YÖNETMELİĞİ

Madde: 1 – Ayin-i şerif ve tarikat âdâbı gibi konularda merkez dergâhlarının, diğer tekkelerden farkları yoktur.

Madde: 2 – Meclis-i Meşayih Tüzüğü Uygulama Yönetmeliği on birinci maddesince her bölgede bulunan şeyhler kendi merkezlerinde toplanarak, gizli oyla içlerinden iki kişiyi bir sene müddetle seçerler. Bu kişilerin katılım ve yardımlarıyla gerek Şeyhülislamlık görevlerinin, gerekse diğer İlmiye’ye mensup görevlilerle işçilerin yapmaları gereken işleri yapıp yapmadıklarına merkez şeyhleri nezaret edeceklerdir.

Madde: 3 –  Tekkelerin yoklama bilgi ve haberleri merkezlerce, merkezlerin bilgi ve haberleri de müfettişler tarafından tasdik edilecektir.

Madde: 4 – Mülhak Tekkelerin yoklama, bilgi ve haberleri merkezlerde hıfzedilerek senede bir kere umumi ve tasdikli bir yoklama cetveli merkez şeyhleri tarafından Meclis-i Meşayih’e verilecektir.

Madde: 5Merkezlerde haftada birer saat irfan sahibi birisi tarafından tarikatın gayesi, amacı İslam ahlakının faziletine dair herkese açık çağdaş dinî konuşmalar yapılmasına özen gösterilecektir.

Madde: 6 – Her bölgedeki şeylerle dervişlerin birlik ve beraberliklerini sağlama amacıyla, din kardeşliğinin kuvvetlendirilmesine çalışmak merkez şeyhlerinin görevlerindendir.

Madde: 7 – Tekkelerin Şeyhlerinden devlet dairelerinden, gerektiğinde istenilen bilgi ve haberler önce merkezlerce, sonra Meclis-i Meşayih tarafından tasdik olunur.

Madde: 8 – Merkez şeyhleri uygun birini vekil ederek, Meclis-i Meşayih’den izin almadıkça görevden çekilemezler.

Madde: 9 – Merkez şeyhleri her ay, bölgesinin işlerine ilişkin, kendi şahsi görüşlerini de ekleyerek, Meclis-i Meşayih’e bir rapor verecektir. Gerektiğinde diğer şeyhlerle de ile danışıp tartışarak sûfiliğin yaşaması ve yücelmesi için kişisel görüşlerini de ekleyerek Meclis-i Meşayih’e bildireceklerdir.

11 zilkade 337 ve 18 eylül 334

 

HER TÜRLÜ TEKKEDE UYGULANACAK KORUYUCU SAĞLIK VE TEMİZLİK YÖNETMELİĞİ

Madde: 1 – Dergâhların semahaneleri ile odalarının sürekli temiz tutulmasına fevkalade uyulacaktır.

Madde: 2 – Dervişler ve ziyaretçilerin bulundukları hücre[21]lerle odalara sürekli temiz hava girmesi ve sigara dumanlarının temizlenmesi için, her icap ettikçe pencere ve kapıların açılmasına özen gösterilecektir.

Madde: 3 – Dergâhlarda bulunan mutfaklarda suların ve kullanılacak kap ve diğer vasıtaların ve pişirilecek maddelerin her yönü ile temiz ve şüpheli olmaktan uzak bulunmalarına dikkat olunacaktır.

Madde: 4 – Dervişlerin yemek sofraları, yemek kapları, kaşıkları, su bardakları ve diğer kullanacakları gereçlerin ve içecekleri suyun son derecede temiz ve her türlü şüpheden uzak olmasına özen gösterilmesi ve imkânlar ölçüsünce, ayrı ayrı kaplarda yemek yenilmesi, özellikle de çorbanın ayrı kaplarda verilmesine özen göstermek gereklidir.

Madde: 5 – Dudaklarında ve vücutlarında şüpheli yaralar bulunanların, dervişler arasında bulundurulmamalarına son derece ihtimam olunacaktır.

Madde: 6 – Dergâhların hiçbir tarafında, tükürmek kesinlikle caiz değildir. Şeyhler bu konuya daima dikkat edecek ve sık sık bu konuda uyarılarda bulunacaktır.

Madde: 7 –Dergâhlarda kalan veya dergâhların içinde evleri olanların sinek, bit, pire ve tahtakurusu gibi zararlı haşerelerden korunmasına fevkalade dikkat edilecektir.

Madde: 8 – Abdest alınacak yerlerin ve apteshane (tuvalet) lerin her an temiz olmasına çaba gösterilecek ve itina edilecektir.

Madde: 9 – Dergâhlarda yaşayan dervişlerden, her hangi bir hastalığa yakalandığında, derhal belediye tabiplerine müracaat etmesi ve Müslüman Gureba[22] hastahanelerine gönderilmesi gerekir.

Madde: 10 – Bu yönetmeliğin birer sureti dergâhlarda uygun bir yere yazılacak ve dikkatlice uygulanması merkez tekke şeyhleri ve Meclis-i Meşayih Müfettişleri tarafından denetlenecektir.

12 zilkade 1336 ve 19 ağustos 1334

 

GEREKÇE

Sürekli olarak taat ve ibadet üzere bulunmak insanların sağlıklarını korumaları için tabib el kulûb-u ümmet[23]  Peygamberimiz Efendimiz Hazretlerinin emirleri ve vasiyetlerine uyanların her türlü tehlike, maddi ve manevi hastalıktan korunmak buyurulduğundan tekkelerde koruyucu sağlık tedbirlerine önem veren bir yönetmelik çıkarılması Meclis-i Meşayih tarafından uygun görülmüş ve harfiyen tatbiki şiddetle istenmekte ve zaruri görülmektedir.

Tarikata mensup kişiler her hal ve her mahalde bâtınen ve zâhiren her yönü ile temiz olması gerektiğinden, dergâhların her tarafında bu açık gerçeğin göz önünde bulundurulması ve bugün taharet ve temizliğin veba, kolera, kara  humma, lekeli humma gibi pek çok tehlikeli ve bulaşıcı hastalıklara karşı yegâne korunma tedbiri olması ve dünyayı kasıp kavuran anılan hastalık taşıyıcılarının “mikroplarının” temizliğe karşı tehlikesinin olduğunun sabit bulunması nazar-ı dikkate alınarak birinci madde düşünülmüş ve kararlaştırılmıştır.

İnsan günlerce gıdasız yaşayabilirse de havasız, yani teneffüs etmeksizin beş dakika yaşaması âdetullah’a muhalif[24] bulunduğundan hava cereyanının bulunması sağlanmamış derviş odalarında, birden çok insanın yatması hem havanın azalmasını ve hem de insan nefesinden çıkan zehir ile bozulmasını önleyeceği için ikinci madde düzenlenmiştir.

(Tanrı’nın) temizlik emrine dikkatsizlik,  bugün her tarafı sarmış olan firengi gibi bulaşıcı tehlikeli hastalıkların yegâne vasıtasıdır. Böyle firengi gibi hayati bir hastalığı mahvedici ve çocuklara ve nesillere de bulaşıcı bu hastalığı “ onlar ki, ırzlarını korurlar[25] emri ilahisi hükmü gereği iffet ve ismetlerini korurlar. Zaten koruyor iseler de, dervişane bir safiyetle bu hastalıklara yakalanmış olanlarla temasta bulunanların,  kardeşlik duygularıyla temas eden ellerini, ağızlarından sigaralarını alıp çekmek ve ağızlarına değdirdikleri bardak ve kaşığı mühimsemeyerek kullanmak gibi, kayıtsız davranmaları, insanları bu illetin kahreden pençesine düşürür, Böylelikle toplum gözünde kötü duruma düşmesi bir yana, ailesi, akrabası, dostları yanında hoş olmayan durumlarla karşılaşır ve bu pis hastalığı eşine, çocuklarına ve kendisinden sonra gelecek nesline de bulaştırmış olur. Bu durumun önlenmesi amacıyla da üçüncü, dördüncü, beşinci maddeler düzenlenmiştir.

Dikkatsizlik, sadece yukarda izah edilen frengi değil,  verem gibi ilacı olmayan bir hastalığın da bulaşmasına sebep olduğu, bugün bu hastalıkların önlenmesi, ancak koruyucu tedbirlerle mümkün olabileceği anlaşıldığından, öksürüp tükürenlerin, ifrazatlarından son derece kaçınmaları lazım geldiği, edeb ve terbiye gereği olmasa bile, tarikat ehlinin uygulaya geldiği “insana kötülük yapmamak” kuralına uyarak, yerlere tükürmek gibi kötü davranışlardan şiddetle kaçınmaları gereği hatırlanarak, altıncı madde düzenlenmiştir.

Bit, pire ve bunlara benzer haşerelerin pis ortamlarda oluşması ile bunların lekeli humma, kolera, karahummanın, sıtmanın ve karakabarcığın göz hastalığının ve diğer bir çok bulaşıcı ve tehlikeli hastalıkların bulaşma yolu olduğu, “temizlik imandandır” hadis-i şerifi gereği tarikat mensupları arasında dervişlerin beden ve elbiselerinin temiz olduğunu gösterecek şekilde bulunmaları icap ettiğinden yedinci madde kaleme alınmıştır.

Hela ve hamam gibi taharet yerlerinin temiz olmasını, ayrıca anlatmaya gerek yoksa da, özel madde olarak konunun önemi sebebiyle kaleme alınmıştır.

Tekkelerde kalıp yaşayan dervişlerden her hangi bir hastalığa tutulanları, bulaşıcı olma ihtimali gözönüne alınarak, hemen muayene ettirmek ve hastahanelere yatırmak lüzumuna binaen dokuzuncu madde yazılmıştır.

11 zilkade 1336 ve 18 ağustos 1334

 

MECLİS-İ MEŞAYİH TÜZÜĞÜNÜN ONÜÇÜNCÜ MADDESİ GEREĞİNCE DÜZENLENEN YÖNETMELİK

Madde: 1 – İstanbul’da Meclis-i Meşayih ve taşralarda Meşayih Komisyonları heyetleri, her türlü tekkelere ait görevlilerin en güzel şekilde devam ve hareket etmeleri için bizzat veya bilvasıta gerekli denetimleri sürekli yapacaklardır.

Madde: 2 – Tekke şeyhleri, tekke içindeki diğer görevlilerin başkanıdır. Bu sebeple görevlilerden aşağıda gelecek madde hükümlerine,  sıfat ve vazifelerine aykırı hareket edenleri İstanbul’da Meclis-i Meşayih’e ve taşralarda Meşayih Komisyonlarına bildirmeleri mecburidir.

Madde: 3 – Yönetmelikler gereği Şeyhülislâmlıkça atanmış olan görevlilerinin görevlerini hakkiyle yapmalarına, merkez şeyhleri ve merkez şeyhlerine de Meclis-i Meşayih heyeti ile müfettişleri nezaret edeceklerdir.

Madde: 4 – Görevliler, görevlerini şahsen ve düzgün olarak yapmaya mecburdurlar. Haklı bir sebep ve meşru bir özrü olmadan görevini düzgün yapmamayı, usullere aykırı olarak vekil bulundurmamayı alışkanlık haline getiren görevlilerin, Meclis-i Meşayih Tüzüğünün on üçüncü maddesi gereğince, bu yönetmelik hükümlerine göre görevlerine son verilir.

Madde: 5 – Haklı bir sebep ve meşru bir özrü olduğu için (acil olarak) görevlerini yapamayacak olanlar, o işi yapmaya ehliyeti olan bir vekil bulundurmaya mecburdurlar. Bu şekilde meydana gelecek göreve devamsızlık üç günü, sayılı günlerde yapılması gereken işlerde bir birini müteakip iki defadan fazla olamaz. Aksi halde, İstanbul’da Meclis-i Meşayih’e ve taşradalarda Meşayih Komisyonlarına bilgi verilerek (mezuniyet[26])  izin alınması ve vekilin de ehliyetini belgelemesi ve vekâletinin kabulü gerekir.

Madde: 6 – Görevlilere verilecek mezuniyet, hacca gidecekler için verilecek izin hariç, dört aydan fazla olamaz. Bu süre Meclis-i Meşayih ve Komisyonlarca görülecek lüzuma göre uzatılabilir. Mezuniyet süresini meşru bir mazeret ve haklı sebeplere dayalı olmadan geçirenler istifa etmiş sayılır.

Madde: 7 – Usulüne uygun izin almadan görevini yapmayanlar ve beşinci maddeye muhalif davrananlar hakkında yapılacak işlem aşağıdadır:

Birinci defasında: Tembih[27]

            İkinci defasında: İhtar

Üçüncü defasında: Görevine karşı aylık alıyorsa aylığının; ücretini yıllık alıyorsa bir aylığına düşen kısmının yarısına kadar olan miktarının kesilmesi

Dördüncü defasında: anılan aylığının yarısından tamamına kadar kesilmesi

Beşinci defasında: Görevine son verilir.

Bu cezaların uygulanması devamsızlıkların ve sıfat ve vazifeye aykırı hal ve hareketlerin bir yıl içinde cereyan etmesine bağlıdır.

Madde: 8 – Tembih ve ceza işleri, inceleme ve teftiş evrakına göre, İstanbul’da Meclis-i Meşayih’in ve taşralarda Meşayih Komisyonlarının kararları ile olur. Maaş kesilmesi uygulaması Meclis-i Meşayih tarafından Vakıflar Bakanlığına ve Komisyonlar tarafından mahalli Vakıflar Müdür ve Memurluklarına bildirilir.

Madde. 9 –  Bir görevlinin görevine son verilerek, başka birinin tayinine ait kararlar üzerine, kayıtları ve vakfiyesi bu karara göre düzeltilmek üzere Meclis-i Meşayih tarafından Vakıflar Bakanlığına ve Komisyonlar tarafından da tetkik ve tasdik edilmek üzere Meclis-i Meşayih’e bildirilir.

26 zülkade 336 ve 2 eylül 334

 

ŞEYHLERCE HALİFEYE VERİLECEK İCAZETNALER YÖNETMELİĞİ

Madde: 1 – Şeyhler tarafından “halife[28]”ye verilecek icazetname[29]lerin Meclis-i Meşayihce makbul ve geçerli sayılması için aşağıdaki hükümlere uyulacaktır.

Madde:  2 – Şeyhülislamlıkça atama yapılacak tekkelere talip olacak kişilerin ellerinde “tezkiye-i nefs ve tasfiye-i kalp[30]” ile seyr ve sülûk eğitimini tamamlamış ve irşad[31]la ilgili görevlendirildiklerini açıklayan hilafet diplomalarının bulunması lazımdır. Yalnız tarikata mensup olduğunu ve tarikata bağlı olduğunu gösteren ve teberrüken[32] verilmiş icazetname sahipleri, Şeyhülislamlıkça ataması yapılan şeyhlik görevlerine atanamazlar.

Madde: 3 – Birden çok tarikat şeyhinden teberrüken alınmış icazetnamesi olanlara, hangi tarikatın usul ve zikirleri üzerine, seyr ve sülûk ile hangi tarikattan diploma almış ise ancak o tarikata bağlı -Şeyhülislamlıkça ataması yapılan- bir tarikata atanabilir.

            Madde: 4 – Seyr ve sülûk eğitimini tamamlayan kimseye, hilafet diploması verilmeden önce öz geçmiş belgesi ile birlikte, İstanbul’da Meclis-i Meşayih ve taşralarda Meşayih Komisyonlarına bilgi verilecek ve diploma töreninde üyelerden bir görevli bulunacaktır.

Madde: 5 – Diploma alacak kişinin, tekkelerde uygulanmak üzere gönderilen 17 zilkade 336 ve ağustos 334 tarihli genelgenin ikinci maddesinde  gösterilen nitelik ve şartları taşıdığı incelendikten sonra memur üyenin teklifi üzerine diploma, İstanbul’da Meclis-i Meşayih ve taşralarda Meşayih Komisyonlarınca resmi mühür ile tasdik edilecek ve Komisyonlarca bilgi için Meclis-i Meşayih’e bildirilecektir.

26 zilkade 336  ve 2 eylül 334

 

TEKKELERİN TEFTİŞ YÖNETMELİĞİ

Madde: 1 – Meclis-i Meşayih’ce tekkelerin sürekli denetim altında bulundurulması ve gerekli teftişlerinin yaptırılması için, bir teftiş kurulu atanıncaya kadar, üyelerden ve yazı işlerinde çalışanlardan ve Şeyhülislamlık çalışanlarından uygun görülenlerden kimselerle bu görev yerine getirilecektir.

            Madde: 2 – Teftişlerde görevlendirilecekler ile teftişin usul ve mevzuatı çerçevesinde iyi bir şekilde yapılmasına, Meclis-i Meşayih Tüzüğünün uygulamasına dair 6 zilkade 337 ve 11 ağustos 334 tarihli yönetmeliğin beşinci maddesi gereğince, üyelerden raporların incelenmesiyle görevli olan sorumlu olacaktır.

Madde: 3 – Müfettişlerin verecekleri raporların içindeki bilgi ve belgelerin mahallerinde derlenecek belgelere dayanması gerekir.

            Madde: 4 – Raporlar öncelikle görevli olan üye tarafından incelendikten sonra, ek mütalaa ile Meclis’e verilecektir.

Madde: 5 –  Müfettişler tekkelerde tüzük ve yönetmelik hükümlerine aykırı görecekleri hal ve hareketleri usulüne uygun olarak Meclis’e bildirmeye mecburdurlar.

Madde: 6 –  Her ay merkezlerden gelecek raporlar memur üyenin başkanlığında teftiş kurulu tarafından incelenip onandıktan sonra Meclis’e sunulacaktır.

7 eylül 1334

 

DİPNOTLAR:

[1] (Takvim-i Vekayi ile neşir Tarihi: 9 Şevval 1336 ve 18 Temmuz 1334 Numarası:3296)  (1918)

[2] Meşayih: Şeyhler, tekili şeyh.

[3] Makam –ı Meşihat: Şeyhülislamlık Makamı.

[4] İrade-i seniyye: Kararname.

[5] Daru’l Hilafetül Aliyye: ”Yüce Halifenin evi/makamı” demek olan bu deyim, İstanbul anlamında kullanılırdı. Tıpkı “mutluluk evi” anlamındaki Dersaadet kelimesi gibi.

[6] Encümen-i Meşayih: Şeyhler Komisyonu.

[7] Ümmet-i Muhammed: Müslümanlar

[8] Seyr ve Sülûk: Tarikatta, dervişlerin ilim, ahlak, irfan ve nefis terbiyesi gibi konularda yükselip olgunlaşması için başvurulan tasavvufi eğitim mertebeleri. Seyr ve Sülûk, sadece Bektaşilerde yoktur. Onlar, Ahmet Yesevi’nin yüksek sevgi ve bilim gücü ile bu mertebeleri “İkrar”la birlikte, dahil oldukları aşkla kazandıklarını kabul ederler.

[9] Ceride-i İlmiye, Şeyhülislamlıkça yayımlanan  gazete. Eğitim ve dinle ilgili mevzuat, tebliğ ve ilmi çalışmalar bu resmi gazetede yayımlanırdı. Ne yazıktır ki, bu güne kadar  İlahiyat Fakülteleri dahil, hiçbir üniversite ve sosyal bilimler enstitüsünde  Ceride-i İlmiye hakkında yapılmış her hangi bir çalışma yoktur.

[10] Ceride-i İlmiye, Şeyhülislamlıkça yayımlanan gazete. Eğitim ve dinle ilgili mevzuat, tebliğ ve ilmi çalışmalar bu resmi gazetede yayımlanırdı. Ne yazıktır ki, bu güne kadar İlahiyat Fakülteleri dahil, hiçbir üniversite ve sosyal bilimler enstitüsünde Ceride-i İlmiye hakkında yapılmış her hangi bir çalışma yoktur.

[11] Vakıf üyeliği, Mütevellilik

[12] Talip:Tarikata girmek isteyen kimse. Tarikata ilgi duyan. Bektaşilikte tarikata girişte ilk basamak, dervişlik olgunluk ve hizmet makamı kabul edilir.

[13] Tevcih-i Cihat: Tevcih, Tevcihat memuriyete tayin anlamında kullanılır bir tabirdir. Osmanlı döneminde Tanzimat’tan önce bütün tayinler bir yıl müddetle ve şevval ayında yapılır ve görevden almalar da genellikle bu ay gerçekleşirdi. Tevcihattaki bu usul Tanzimat’la değişti. İlmiye sınıfının (eğitin, din ve tasavvufla ilgili memurların) tevcihlerini Padişah’a Şeyhülislam, diğer memurların tevcihlerini de Sadrazam arzederdi. Tevcih-i Cihat Tüzüğü, Devlet Atama Tüzüğü.

[14] Şûrayı Evkaf: Vakıflar Şurası.

[15] İhvan: Kardeş, kardeşlik anlamında kullanılır Arapça bir sözdür. Tekkelerde tarikat kardeşliği, yoldaşlık anlamında kullanılır.

[16] “Halkla” tabiri yerine, Müslümanlarla veya Müslüman halkla denilmemiş, Müslüman olan ve olmayan bütün halkla denilmiştir. Bu doğru ve yerinde bir ifadedir. Bu ifadeye dikkat çekmek istedik.

[17]Maddedeki ifadelere dikkat edilirse, buraya kadar sayılanlar arasında din farkı olmadığı görülür. Bu son derece önemlidir.

[18] Bunu İstanbul ve Taşra şeklinde anlamak mümkün olduğu gibi, ülke içinde ve dışında şeklinde de anlamak mümkündür.

[19] Metinde geçen “heyet-i umumiye” genel kurul olarak ifade edilmiş olup, bundan maksat Meclis-i Meşayih’in bütün üyeleri ile yapacağı toplantıdır. Başkaca genel kurul yoktur.

[20] Meşrut olduğu: şartlı olduğu. Daha çok Vakıflarda kullanılır bir tabirdir. Tekkelerin de büyük çoğunluğu vakıftı. Vakfedenlerin bir takım şartları olurdu, Cuma günü kırk fakire yemek verilmesi, her yıl kırk fukaranın masrafları karşılanarak evlendirilmesi gibi. Tekke şeyhlerinin de bu şartları yerine getirmelerinden bahsedilmektedir.

[21] Hücre: Dervişlerin kişisel olarak tarikat görevlerini yaptıkları küçük, özel oda.

[22] Gureba: Garip, kimsesiz kelimesinin çoğulu gureba, Vakıf Gureba Hastahanesi gibi.

[23] Ümmetin kalplerinin tedavi edicisi, doktoru, Hz. Peygamberin sıfatlarındandır.

[24] Adetullah’a muhalif: Allah’ın koyduğu tabiat kanunlarına aykırı

[25] Kuran-Kerim:23/5 (El Mü’minûn:5)

[26] Mezuniyet: Paralı izin

[27] Tenbih:Uyarma

[28] Burada bahsedilen halife, tarikat şeyhinin halifesidir. Şeyhin yokluğunda veya gidemeyeceği yerlere gönderildiğinde şeyh adına tarikatı yetkili olarak yönetir. Bektaşilerde Baba Vekili de bir çeşit halife sayılır. Şu farkla ki, o geçici bir denenmek üzere bu işi yapar, başarılı olduğunda Baba olarak, asaleten görev verilirdi. Bir de Babalık ile Dedebaba arasında Halife Baba unvanı vardır ki, bunlar Dede Baba olmak için önü açık ve Dedebaba’nın Halifesi anlamındadır.

[29]İcazet: Şehadetname, diploma; Sadece tarikatlarda değil, eskiden eğitim sistemimizde de kullanılan ve daha çok tek hocadan ders alan ve dersini tamamlayan öğrenciye hocasının verdiği belge için de kullanılır bir deyimdir.

[30] Tezkiye-i nefs ve tasfiye-i kalp; nefsini dünyevi hırs, menfaat ve şeytanın yanıltmalarına karşı nefsi arındırma ve kalpteki kötülüklerden kalbi temizleme anlamındaki bu tabir,tarikatlarda  oruç, riyazat (çile) gibi bir takım özel eğitim metotlarıyla  ulaşılan bir mertebedir. Buna, seyr ve sülûk denilen eğitim basamaklarından çıkılır.

[31] İrşad: Toplumu aydınlatmak; dinî esaslarla birlikte kelam, felsefe,vaaz ve hitabet gibi konularda uzmanlaşmış kişilerce yapılan toplumu aydınlatma amaçlı konuşmalar.

[32] Teberrük, Teberrüken: hatır için, uğur olsun diye, gönül almak amacıyla.

 

Dr. Abdülkadir Sezgin
Abdülkadir Sezginbilgidrsezgin@hotmail.com
1946 Yozgat doğumlu. Kamudan emekli.Sosyoloji doktoru.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments