Türk Ordusu tasfiye mi ediliyor? | Ülkücü Kadro
bursa escort bayan-beylikdüzü escort-bursa escort bayan-istanbul escort-escort istanbul-bodrum escort-denizli escort-marmaris escort-kayseri escort-sakarya escort-samsun escort-mersin escort-bursa escort-kocaeli escort

Türk Ordusu tasfiye mi ediliyor?

Bugünden itibaren dünyanın 3. büyük ordusundan söz edilemez hale gelmiştir. Çünkü Türk ordusunda disiplin en önemli güç kaynağıdır ve emir sorgulanmaz. Ordunun çeşitli birimlerinden bu disiplinin kaybı, ordunun kaybından başka bir şey değildir.

Türk Ordusu tasfiye mi ediliyor?

B. Kemal GÜRSOY

(29 EKİM 1938)

Zaferleri ve mazisi insanlık tarihi ile başlayan, her zaman zaferle beraber medeniyet nurları taşıyan kahraman Türk ordusu! Memleketini en buhranlı ve müşkül anlarda zulümden, felaket ve musibetlerden ve düşman istilasından nasıl korumuş ve kurtarmış isen, Cumhuriyet’in bugünkü feyizli devrinde de, askerlik tekniğinin bütün modern silah ve vasıtalarıyla mücehhez olduğun hâlde, vazifeni aynı bağlılıkla yapacağına hiç şüphem yoktur.

Bugün, Cumhuriyet’in on beşinci yılını mütemadiyen artan büyük bir refah ve kudret içinde idrak eden büyük Türk milletinin huzurunda kahraman ordu, sana kalbi şükranlarımı beyan ve ifade ederken büyük ulusumuzun iftihar hislerine de tercüman oluyorum.

Türk vatanının ve Türk camiasının şan ve şerefini, dâhilî ve harici her türlü tehlikelere karşı korumaktan ibaret olan vazifeni her an ifaya hazır ve amade olduğuna benim ve büyük ulusumuzun tam inanç ve itimadımız vardır. Büyük ulusumuzun orduya bahşettiği en son sistem fabrikalar ve silahlar ile bir kat daha kuvvetlenerek büyük bir feragati nefs ve istihkarî hayat ile her türlü vazifeyi ifaya muhayya olduğuna eminim. Bu kanaatle Kara, Deniz ve Hava ordularımızın kahraman ve tecrübeli komutanları ile subay ve eratını selamlar ve takdirlerimi bütün ulus muvacehesinde beyan ederim.

Cumhuriyet Bayramı’nın on beşinci yıl dönümü hakkınızda kutlu olsun!

Mustafa Kemal ATATÜRK





Türk Ordusu, iki bin iki yüz yirmi beş yıllık tarihi ile Peygamber (SAV)’in övgüsünü kazanmış, her bir ferdi, Peygamber’in adına izafeten “Mehmetçik” diye anılan ordudur.

Bu ordu, tarihte hiçbir zaman baş eğmemiş, teslim olmamış, son nefes, son nefer kalana kadar en zor şartlarda bile mücadele ve mücahede etmiştir. 

Ordunun eğilmez başı, 2002 yılında başlayan kumpaslarla (Sarı Kız, Ay Işığı, Atabeyler vb.) yakıştırma darbe planları; daha sonra Ergenekon, Balyoz, Askeri Casusluk gibi PC başında kotarılmış belgelerle eğdirilmiş; Genel Kurmay Başkanı “Silahlı terör örgütünün lideri olmak ve terör örgütünü yönetmek suçlamasıyla daha önce pek çok komutanın olduğu gibi derdest edilmiş, tutuklanmış ve Silivri’ye kapatılarak uydurma şahitler ve PKK ileri gelenlerinin ifadeleri doğrultusunda mahkum edilmiştir.

Bizler, şerefli subaylarımızın, özellikle terörle mücadeledeki başarıları ile mümeyyiz komutanlarımızın kumpasla suçlandıklarını haykırdıkça o zamanki Başbakan, “Ben Ergenekon’un savcısıyım. Bunlar darbe kültürüyle yetişmiş subaylardır” diyerek kumpasa destek çıkmıştı.

Komutanlar beşer altışar sene tutuklu kaldılar, içlerinde sağlıklarını kaybedenler oldu. Ordu ile ilişkileri kesildikçe yerlerine FETÖ’cüler tayin edildiler. O zamanda siyasi İslamcı bir terör örgütünün devleti ele geçirmeye çalıştığını başta Sayın Bahçeli olmak üzere anlattık, anlatmaya çalıştık. Zamanın Milli Eğitim Bakanı “Cemaat devleti ele geçirmişmiş. Buna kargalar güler” diyerek söylediklerimizi hafife almıştı. Devlet Bey, cemaatin şiddetli salvolarına hedef haline geldi.

Siyasi iktidarın Başbakan ve Bakanları, her vesile ile Fetullah Hocaefendi’ye medhiyeler dizdiler. Başbakan “sıla hasreti çekme, gel misafirimiz ol” diye davetiye çıkardı.

MEB, iki sene içerisinde 5 defa OKS sistemini değiştirerek devlet okullarında okuyan çocuklarımızın boşa vakit harcamasını ama Samanyolu  Kolejlerinde okuyan cemaat mensuplarının dört başı mamur yetişmelerini sağladı. Başkent Gündem Gazetesi’de 2006 yılında OKSA gerçeği ve Türkiye başlıklı yazımızla bunu ilgililere duyurmaya çalıştık.

Askeri Lise ve Harp Okullarının sınavları merkezi sisteme bağlanarak önceden cemaat referanslı kişilere sorular verilip derece ile bu okulları kazanmaları sağlandı.

YAŞ kararlarıyla ordudan tard edilen bir çok cemaat bağlısı subay, özlük hakları iade edilerek geri alındılar. Orduya cemaat mensubu komutan alırsanız, emri komutanından değil cemaatteki “Abi”sinden alır. Türk ordusunun oto savunma sistemi kapılarını her türlü siyasi yapılanmaya kapamıştır, bu yüzden.

Cemaatin ateşli yazarlarından Mübtezel Türktenöte, ordunun lağvedilmesi ve yerine yeni bir ordu kurulması savıyla ortaya çıkınca bazı mihraklar tarafından derhal destek görmüş, TESEV raporları ile bunun olması gerektiği savunulunca zamanın Cumhurbaşkanı konuyla ilgili raporlar hazırlatmıştır.

Her türlü milliyetçiliği ayaklar altına aldığını ilan eden siyasi iktidar, “kimse bize Türk diye gelmesin, Türklük ancak alt kimliktir” demiş; O zamanın Cumhurbaşkanı, Ne mutlu Türk’üm Diyene sözünün ayrımcılığı teşvik ettiğini beyanla, okullarda yasaklanmasını ve tehlike bölgesindeki tepelerden silinmesini temin etmişti.

16 Temmuz gecesi, TRT ve ATV-A Haber TV’lerinde bir reklam dönmeye başladı: “Ne mutlu Türk’üm, Kürdüm, Gürcüyüm, Lazım, Çerkezim, Abazayım, Rumum, Ermeniyim vb. ibareler taşıyordu ve sanki bir kabile devleti, kendi ordusuna karşı zafer kazanmış gibi devlet kimliği ile hiç bağdaşmayacak gereksiz propagandalara girişmişti.

Dün sabah Resmi Gazete’de yayımlanan KHK’ler ile tüm kuvvet komutanlıklarının Milli Savunma bakanı’na (buraya dikkat Bakanlığına değil) bağlandığı, GATA dahil tüm askeri hastanelerin Sağlık Bakanlığı’na devredildiği, tüm askeri okulların kapatıldığı ve bu yıl mezun olacak gençlerin nasbedilmeyeceği ve subay olamayacakları, dünyanın pek çok ülkesine kurmay yetiştiren Harp Akademilerinin kapatıldığı ve yerine MSB Üniversitesi kurulacağı ilan edildi.

Önceki gün Başbakan, Akıncı Üssü’nün kapatılacağı, kışlaların kapatılacağı müjdesini duyurdu Ankara/Kazan’da. “Akıncı Üssü kapatılacaaaak!” derken sanki Erivan’daki Rus üssünün kapatılacağını duyuruyordu.

İçinden sizlerin tayin ettiği bir kaç kendini bilmez subay çıktı diye Türkiye’nin en önemli üssü nasıl kapatılır?

O zaman binlerce mensubu darbeci olduğu gerekçesi ile işten el çektirilen Bakanlıklar da kapatılmalı. 

Bugünden itibaren dünyanın 3. büyük ordusundan söz edilemez hale gelmiştir. Çünkü Türk ordusunda disiplin en önemli güç kaynağıdır ve emir sorgulanmaz. Ordunun çeşitli birimlerinden bu disiplinin kaybı, ordunun kaybından başka bir şey değildir.

Bu arada, Adıyaman, Sivrihisar, Kütahya, İzmir, Ankara/Gölbaşı ve Ankara Haymana’da bir işareti ile ölüme gidecek binlerce müridi olan cemaatler için meydan tamamen boşalmıştır.

Sosyal Ağlarda Paylaşın :

Etiketler:

izmirescort ankara escort izmir escort hal saha yapan firmalar