ENVER ALTAYLI, AKREP, SERÇE ve KARINCA | Ülkücü Kadro

ENVER ALTAYLI, AKREP, SERÇE ve KARINCA

ENVER ALTAYLI, AKREP, SERÇE ve KARINCA

Prof. Dr. Orhan KAVUNCU

 

Yeni öğretim yılı başladı, öğrencilerimize başarılar, öğretmenlerimize de kolaylıklar, hilm, sevgi ve belagat diliyorum. Bendeniz de yazı yazmaya daha az vakit ayırabileceğim. Hiç yazmayacağım değil tabii ki; ama yaz aylarına kıyasla çok daha az yazacağım.  Bu arada sevgili kuzenim Cemal Altaylı’nın abisiyle ilgili yazılarını okuyabilirsiniz. Ben de onun yazdıklarını paylaşırım.

***

Hukukun üstünlüğüne vurgu, bizim irfanımızda “şeriatın kestiği parmak acımaz” sözüyle yapılmıştır, hem de batıda hukukun üstünlüğü kavramı kamu dimağında yokken. Enver Altaylı için de her zaman dediğim gibi yine diyorum ki “şeriatın kestiği parmak acımaz”. Tabii ortada şeriatın keseceği parmak, yani Enver Altaylı’nın bir cürmü varsa…

Günümüz Türkiye’sinde sorgulanması gereken unsur, kesilecek parmaktan önce şeriat, yani hukuk ve uygulayıcılarla toplumun bu hukuku ne kadar özümsediğidir.

Suçun şahsiliği prensibinin bu Enver Altaylı olayında ve benzerlerinde iki açıdan ayaklar altına alındığına şahit oluyoruz:

Bir tarafta, arkasında hissettiği iktidar gücüne dayanarak bütün aileyi karalama niyeti ve eylemi. Bu zulümdür.

Diğer tarafta “yahu bu Enver Altaylı ile Orhan hocanın (veya başka bir yakınımızın) da akrabalığı varmış; Orhan hocayla ilişkimizi eskisi gibi devam ettirsek (veya yeni bir işe girişirsek) başımıza bir iş gelir” diyenler olduğu kulağımıza çalınıyor. Bu da cahillik, basitlik veya zalimler karşısında yılgınlıktan kaynaklanıyor olabilir. Böylelerine de, başkalarına olduğu gibi, elimizden gelen yardımı yapmaya devam edeceğiz. Bu yardım ahlaki meşruiyeti tartışılmayacak her konuda olabilir; vicdani, manevi ve fikri eksiklerini gösterme ve sonra da giderme noktasında daha çok yardımcı olmak isterim tabii.

Bunları yazmamın sebebi, bir solcu yazarın, “Akşener hareketi tutmayacak, ama Recep Tayip Erdoğan da kazanamayacak, yeni bir kahraman çıkaracaklar” mealindeki sözüm ona kehanetidir. Bir defa kahraman çıkarılmaz, kendisi çıkar. Akşener hareketinin yakaladığı dip dalgayı başarıya taşıyabilmesi hukukun üstünlüğünü ne derece benimsedikleriyle sıkı sıkıya ilgilidir. Şartlar gerektirirse, yani Akşener tutmazsa, bu büyük Türk Milletinin içinden elbette bir kahraman çıkar. Bu kahraman olmaya ehil milyonlarca ülkücünün varlığından ben eminim.

Bu gibi solcu yazarların Enver Altaylı’nın tutuklanma fırsatını ganimet bilerek ülkücü hareketi ve rahmetli Türkeş’i karalama kampanyasını ibretle müşahede ediyor ve sebeplerini anlayabiliyorum. Kendilerini bir yerlerden servis edilen bilgileri yazmakla görevli sayanları da ayırt ediyorum. Kuyruk acısı olan küçük hesapların adamı tiplere ve mayasında habislik olanlara da aşağıdaki hayvan masallarını anlatayım bari:

***

Enver Altaylı’nın zamanında yardımcı olduğu ve dost bildiği güruhtan şimdi aleyhte yazanlara:

Akrep nehrin kenarında karşıya geçecek ama yüzme bilmiyor. O sırada bir kurbağa görüyor:

  • Kurbağa kardeş karşıya geçemiyorum. Beni sırtına alsan da geçirsen çok memnun olurdum
  • İyi ama sen beni sokarsın
  • Suyun üstünde niye sokayım? Sen ölürsen ben de suda boğulurum. Yani ikimiz de ölürüz.

Kaplumbağa bu mantığa itiraz edemez ve akrebi alır sırtına. Nehrin ortasına geldiklerinde akrep kuyruğunun ucundaki iğneyi dışarı çıkarır ve kuyruğunu havaya kaldırır. Belli ki kurbağaya saplayacaktır. Bunu hisseden kurbağa sorar:

  • Hani ikimiz de ölürüz diyordun?
  • Doğru ama, huyum kurusun. Akrebim işte fırsatını bulunca gözüm hiçbir şey görmüyor.

           ***

Bu da haset gibi duygularla veya kuyruk acısıyla bir şeyler yazan küçük adamlara, yani serçelere:

 

Malum Hazreti İbrahim’i mancınığa bağlamışlar. Aşağıya da kocaman bir odun yığını yığmışlar. Nemrut işaret edince ateşi yakacaklar ve mancınıktan Hazreti İbrahim’i fırlatacaklar. Karınca minicik ağzında bir su damlasıyla ateşi söndürecek suyu çoğaltmaya koşmuş. Serçe de gagasında bir saman parçasıyla ateşi güçlendirmeye…

 

Ben bu hikâyedeki karıncayım. Serçeler de kendilerini biliyordur herhalde. Şunu da söyleyeyim ki, tanıdığım ve sevmediğim herhangi birisi de haksızlığa uğrasa, onun da ateşine su taşırım. Bu da Enver abinin ateşine su taşımayan karıncalara…

Burada haşa, teşbihten başka bir muradımız yoktur. Enver Altaylı’yı Hz. İbrahim’le kıyas etmek? Allah esirgesin. Yıllar önce bir dostumla Türkiye Özbekistan ilişkileri üzerine sohbet ediyorduk.

  • Yıldırım ile Timur’un arasını açan bozgunculardan olmayalım
  • Ortada Yıldırım mı var? Timur mu var? Dedi.
  • Yıldırım da yok, Timur da yok, ama bozgunculardan olmayalım

Yani Hz. İbrahim yok, Nemrut da yok, ateş de yok. Ama o kıssada anlatılan ateş, zulümdür, Hz. İbrahim mazlumdur, Nemrut da zalim. Ortada Hz. İbrahim yok, Nemrut da yok; ama zalimler var, mazlumlar var, serçeler ver karıncalar var.

Sosyal Ağlarda Paylaşın :
izmirescort ankara escort izmir escort hal saha yapan firmalar