19.04.2018 - Ülkücü Kadro - Ülkücü Haber Sitesi

YÖRÜK KIZI

YÖRÜK KIZI

YÖRÜK KIZI

Yörük kızı bir kıl çadırda doğar

Beşiği ardıçtan, çuhadan bezi

Ne halıcı tüccar görür ne terzi

Mevsim gelir yağmur yağar, kar yağar

Tabip bilmez, ilaç bile tatmamış

Bir çatının gölgesinde yatmamış
Yörük kızı gece halleşir ayla

Gündüzün fidanlar söyler yaşını 

Seçer çiçeklerden arkadaşını

Bin bir güzelliği yayarken yayla

Tarar saçlarını, eğmiş başını

Öğrenir dağları bastırmadan kış

Yapmayı doğayla sonsuz bir barış
Yörük kızı basınca on üçüne

Basma elbiseye bürünsün ister

Yaylada salınıp görünsün ister

Kilim dokur devenin hörgücüne

Kara gözleriyle öğünsün ister

Al gömlek üstünde altın dizili

Yandan atar diz üstüne dizini
Yörük kızı şu dağlara nâm salar

Derler başı dolaşır zirvelerde

Çıkar falı aydınlık telvelerde

Görünce sarsılır kopar kayalar

Çınarlar âh edip düşerler derde

Yaşı erer gelin olma çağına

Kaç yiğit düşecek gönül ağına
Yörük kızı amca oğluna varır

Eder oba iki yaylada düğün

Çimenin yeşili, mavisi göğün

Gelin alayının yoluna varır

Rüzgâr zurna üfler, davul çalar, gün

Gelin al giyinmiş güzelden güzel

Endâmı dillerde ezelden güzel
A. Yılmaz Soyyer

Sosyal Ağlarda Paylaşın :
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ