25.05.2018 - Ülkücü Kadro - Ülkücü Haber Sitesi

YENİ AMERİKAN OYUNU

YENİ AMERİKAN OYUNU

Recep SAVRAN

recepsavran49@gmail.com

 

Cumhurbaşkanımız  sırf moral  vermek için ÖSO’yi “Kuvayı Milliyeciler” olarak  adlandırdı; elbette Suriye yönünden bu görüş doğrudur; peki biz ne yapıyoruz ve bizim için Afrin-Carablus-Menbiç ne ifâde ediyor? Tam yüz yıl önce Filistin Cephesi’nden gelen yorgun ordumuz  bu çizgide durmuş ve “Milli Mücadele” o güç, o silâhlar ile  bu çizgide başlamış ve  vatan sathını kaplamıştı! O sebeble ÖSO’dan önce TSK için  harekât bir “Kuvayı Milliye” harekâtıdır. Şuurlarımzı böylece fiziğe  çevirebiliriz.

 

YENİ AMERİKAN OYUNU

 

“Fırat Kalkanı  Harekâtı”nda  Türkiye Amerika’yı dinlemiş  ve Menbiç vaatlerine inanmıştı; ne oldu, burası Kandil’in bile beyni ve siyaset merkezi haline geldi! O sebeble olası Menbiç harekâtı birkaç kat  zorlaşmıştır! 14 gün önce başlayan  Afrin operasyonunda Türkiye Amerika’yı hiç dinlemedi! Aslında çok gecikmiş olan bu harekât belki de Carablus’dan önce yapılmalıydı; o zaman  herhalde bu kadar tünel kazılmamış ve tahkimat yapılmamış olacaktı! Üstelik Afrin şehir harekâtı TSK’yı bu kadar düşündürmeyecek şehrin çoğunluğu olan Türkmenler ve Araplar da  tehcir edilmiş olmayacaktı! Afrin’e yerleşen terörizm  Kürt olmayan ve kendilerini  dinlemeyen unsurlar tarafından dört yöne kaçırıldı! Şimdi Kırıkhan-Kilis ve Gaziantep’de dünya kadar  işinde gücünde Afrin’li Kürt var! Düzgün ve namuslu insanlar! Sahada birebir bunlarla görüştük ve düşüncelerini öğrendik; bizden veya ÖSO’dan fazla  PKK/PYD’den  nefret ediyorlar!  Bir gün  boyunca dinlediğimiz Afrinli Marangoz Kürt Mehmed’i konuşturalım: ”Ben Kırıkhan’da  düzen kurdum, çocuklarım çok rahat, annem babam orada ama  tekrar dönmeyi bir hayli düşünürüm.”

 

Afrin operasyonu devam ediyor, terörist unsurlar çok büyük dikkat ve itina ile tek tek seçiliyor, sivillere katiyen zarar verilmiyor! Devlet Başkanı hergün Menbiç’i işaret ediyor ve ucu nereye giderse gitsin  temizlikte kararlı olduğumuzu  açıklıyor! ABD de Fırat’a kadar 30 km.derinlik ve uçuşa yasak bölge teklif ediyor; halbuki Türkiye  işin başından beri “Güvenli”  bölge adı ile  bunu savunuyordu! Fakat o zaman 5000 tır silah, uçaksavar ve lojistik hudutlara yığılmamıştı. Şimdi durum çok değişti, bırakın Suriye sınırını Türkiye İran sınırlarına, belki de  sonuna kadar gitmek mecburiyetindedir! ABD siyaset bilimcileri hedefin Türkiye değil İran oluğunu belirtiyor ama “ha bana ha komşuma” misali Türkiye için bu durumun birbirinden farkı yoktur! Anadolu’nun güvenliği  tarih boyunca İran’dan geçmiştir!

 

Açık oturumlarda şimdi ABD’nin çok sıkıştığını ve harekât kabiliyetinin  kalmadığını ileri sürüyor! Ne dereceye kadar doğrudur iyice hesap etmek gerekiyor! Anlaşılan odur ki önce Türkiye lehinde tavır sergileyen Avrupa ülkeleri de  şimdilerde kıç atmaya başladı! Elbette ABD’nın yanındadırlar ve olmaya  devam edeceklerdir. Peki böyle bir durum Türkiye’yi kararlılığından döndürebilir mi? Zor görülüyor ve bu iş geri dönülmez safhadadır! O sebeble iç mihraklar harekete geçirilmiştir! Görülüyor ki sadece laf edebilmek için  İP ve SP bile  tavır ortaya koymaktadır! CHP zaten alttan gelen isyanları ve marksist hezeyanları  oynamaktadır.

 

Gündemden düşmeyen en önemli mesele harekât ne zaman bitecekmiş? Açıkça ifâde edilmiyor ama  kullanılan  dil PKK/PYD’nin Avrupa  internet medya, radyo ve TV’lerinden çok farklı değildir! ABD’nin  Türkiye’yi hesaba almayan tutumu bölgeye Rusya’yı getirdi! Elbette Rusya Karadeniz’deki hâkimiyetini korumak ve Ortadoğu hinterlandına sahip çikmak zorundadır! Çünkü yeniden süper olma yoluna çikan Rusya için Türkiye bir beka alanıdır! Tabii ki İran da öyle! Yoksa Rusya’nın tarihi bir politika olarak  Türkiye’yi bölme ve sahiplenme gibi  bir amacı  olduğu sezilmemektedir’ O sebeble gelişen olaylaın daha geniş persektiften incelenmesi şarttır!

 

Devlet başkanımız, en üst seviyede, ABD’nin 20 yıldan beri Afganistan ve Irak’da bulunduğunu, Suriye’de de kalıcı olmak için IŞID ve FETÖ gibi tuzaklar kurduğunu açıklamaktadır! Ülkesini sevenlerin neden bunlara kulak vermeyip de tamamen terörist ağzı ile konuştuklarını veya düşündüklerini anlamak mümkün değildir! Herhalde  Türkiye’nin bölgede  dik durmasının ABD işgalinden daha haklı gerekçeleri vardır! Sınırlarımızda ordu kuracak kadar çıkarları bulunan ABD karşısında Türkiye’nin haklılıkları neden  görmemezlikten geliniyor! Türkiye’nin beka alanını tesbit hakkı yine Türkler’indir, bu hususta herhangi bir danışma yapmak milli siyaseti ortadan kaldırır! Elbette savaş son çaredir, ki Afrin operasyonu bu şartlar  altında başlamıştır ve aynı minval üzere devam etmektedir! Türkiye 11 Eylül saldırılarına nasıl karşı tavır aldıysa ABD Kilis ve Reyhanlı’nın  roketatarlarla bombalanmasına da o derece karşı olmalıdır! Fakat günümüzün  insanlık kurallarında böyle bir şey yazmıyor!

 

Cumhurbaşkanımız  sırf moral  vermek için ÖSO’yi “Kuvayı Milliyeciler” olarak  adlandırdı; elbette Suriye yönünden bu görüş doğrudur; peki biz ne yapıyoruz ve bizim için Afrin-Carablus-Menbiç ne ifâde ediyor? Tam yüz yıl önce Filistin Cephesi’nden gelen yorgun ordumuz  bu çizgide durmuş ve “Milli Mücadele” o güç, o silâhlar ile  bu çizgide başlamış ve  vatan sathını kaplamıştı! O sebeble ÖSO’dan önce TSK için  harekât bir “Kuvayı Milliye” harekâtıdır. Şuurlarımızı böylece fiziğe  çevirebiliriz.

 

Muhabbetle.

Sosyal Ağlarda Paylaşın :
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ