ARAPNÂME

Ali BADEMCİ

AFRİN’E GİRMEYİN!

Bu haber 09 Mart 2018 - 12:18 'de eklendi ve 242 kez görüntülendi.

     Recep SAVRAN

     recepsavran49@gmail.com

Türkiye Münbiç’e girmek ve burayı da terörizmden temizlemek zorundadır; aynı zamanda Fırat’ın doğusunda Irak sınırlarımızın son noktasına kadar güçlerimizin sağlamlaştırılması şarttır. Her tehlikeye karşı demir bir yumruk gibi hareket edilmesi mecburiyeti önümüzde durmaktadır. Afyon ile iş bitmiyor, Suriye Hatay hududumuz İdlip ve Lazkiye vilayetleri hudutlarının aynı sağlamlığa ihtiyacı vardır. Türkmen Dağı Hatay’ın anahtarıdır, Hatay ise Türkiye’nin dolayısiyle Ortadoğu’nun anahtarıdır. Kehanetler doğru çıkmaması sınırlarımzıın halinden belli değil mi?

 

AFRİN’E GİRMEYİN!

 

Kılıçdaroğlu’ndan sonra iyi Parti Genel Başkan Yardımcısı Ümit Özdağ da devlete nasihatta bulundu: ”Afrin’e girmeyin.” Anlaşılan devlete nasihat ediyorlar! Peki devlete nasihat edilir mi? Bir buçuk aya yaklaşan zaman içinde ÖSO ile TSK acaba Afrin istikametine ezbere mi hareket ettiler! Endişenin kaynağı nereden geliyor? Acaba devletin bilmeyip de bu efendilerin bildiği bir şey mi var? Eğer Böyle bir şey varsa, bunu devlet ile hükümetten saklıyorlarsa, söyleyecek tek şey var: İhanet.

 

Türk kamuoyu Sayın Ümit Özdağı Ortadoğu uzmanı olarak tanımaktadır! MHP’de bir marifetini görmedik, Sayın Bahçeli ile de bir türlü yıldızları barışmadı! Neden acaba? Uzun yıllar Özdağ’ı istemeyen Bahçeli acaba bir keramet var mıdır diye onu vekil yapmadı mı? O zaman ki Özdağ’a göre bırakın yurt içindeki ayrılıkçı terörü bölgede ve özellikle Kuzey Irak’ta Kürt siyaseti önlenemez bir yükselişe geçmişti. Sayın Özdağ TV’lerde katıldığı açık oturumlarda Kürlerin bir devlet olduğunu Merkez Bankası gibi devlet teşkilatı kurduklarını, merkezi hükümeti tanımadıklarını yeraltı kaynaklarını hükümetten habersiz pazarladıkları gibi iddialarla görüşlerini sağlamlaştırıyordu. Şimdi Kuzey Irak’tan bir Kürt devleti yok, buharlaştı uçtu! Evet uçtu uçtu kuş uçtu, ama uçan kuşlar muhayyel devletin başkanı Barzani idi! Şimdi artık sözü edilmez oldu. Bu konuda Özdağ gibi kehanette bulunanların acaba hali nicedir? Bardağı bağımsız referandumu mu taşırdı;  yoksa Amerika Kürtleri sattı mı? İyice bir düşünün kararı siz verin!

 

Sayın Kılıçdaroğlu Suriye olayları başladığından itibaren sakın Suriye’ye girmeyin, Dünya Savaşı çıkar, orası bir bataklıktır bataklıkta boğulursunuz, en iyisi Beşar’a yardım etmek ve onunla beraber olmaktır! Bu sözleri unuttuk mu? Hiç merak etmeyin İyi Partili Sayın Ümit Özdağ da böyle konuşuyordu. Hatta sizi bataklığa çekmek istiyorlar sakın girmeyin girerseniz çıkamazsınız kâbilinden sözler de ediyordu! Ne oldu Türkiye Suriye’ye girdi ve başarı ile Fırat Kalkanı harekâtını icra etti. Aslında küresel güç Amerika da bu dostlar gibi düşünüyordu! Türkiye kesinlikle Suriye’ye girmemeliydi, tıpkı Irak’a girmediği gibi! Devlete nasihat edenler Fırat Kalkanının başarısı karşısında sustular Amerika ise alternatif politikalar üretti bölücü örgüte tam olarak sarıldı! Amerika da dostlar gibi Türkiye’nin Afrin’e girmesini istemiyor. Peki ne yapalım Kilis’e Reyhanlı’ya roketler düşmeye devam etsin! Adana Osmaniye ve Dörtyollular Amanoslar’daki yaylalarına çıkmasınlar mı? Amanoslar terörist kaynıyordu. Bunlar nereden geliyordu herhalde Kandil’den değil belli ki silâhlarını Afrin’de kuşanıyorlar pikniğe çıkar gibi Amanoslar’a yayılıyorlardı.

 

Afrin Harekâtı Son sürat devam ediyor!  Fırat Kalkanı Harekâı’nda edinilen tecrübeler hakkıyla değerlendiriliyor Diğer yandan Güneydoğu Anadolu’da mazgalları dönen sokaklardan da ibret alınmış ve tecrübe sahibi olunmuştur; ordumuz Fırat Kalkanı’na göre daha atak daha akıllı hareket ediyor. Dışarıdan durumdan vazife çıkaran birtakım insanların nasihatine ne Ordu’nun ne de devletimizin ihtiyacı yoktur. Elinde bilgi kafasında donanım olan zat bizzat ilgililerin kapısını çalarak ikazlarını yapabilir Afrin üzerinden hükümeti tenkid etmek Devleti tehdit ile aynı anlamdadır. Çünkü şartlar ne olursa olsun ordumuz savaş halinde, şöyle böyle dememeliyiz, gerçekten bir beka meselesi ile karşı karşıyayız. Elbette tünelin ucu görülmüştür son yüzyıllık tarihimizden dersler de alınmıştır Bu sebeple bilerek hasar yapılması mümkün değildir, kimsenin telâşlanmasına gerek yoktur.

 

Ister AKP’li ister MHP’li isterseniz de CHP veya İyi Partili olun, silâhlı kuvvetlerimizin savaş halinin yanında olma mecburiyeti vardır! Barış zamanlarındaki gibi iç siyasete dönük iki ileri bir geri bir geri iki ileri söylemlerle olmaz! Afrin’de ordumuzla beraberiz deyip de aklına sakın girmeyin. Olağanüstü şartlarda iç siyasete dönük tenkitler silahlı kuvvetlerimizi yıpratır, dışarıya karşı itibarımızı zedeler! Türkiye sınırlarını sağlam tutmak zorundadır, içeride provokasyon istemiyorsan terör istemiyorsan olduklarımızla sahip olmak mecburiyetindeyiz O sebeple Afrin de yeterli olmayacaktır, gösterilen hedeflere şimdiden kilitlenmek en az iktidarı kadar muhalefetin de yükümlüğündendir.

 

Türkiye Münbiç’e girmek ve burayı da terörizmden temizlemek zorundadır; aynı zamanda Fırat’ın doğusunda Irak sınırlarımızın son noktasına kadar güçlerimizin sağlamlaştırılması şarttır. Her tehlikeye karşı demir bir yumruk gibi hareket edilmesi mecburiyeti önümüzde durmaktadır. Afyon ile iş bitmiyor, Suriye Hatay hududumuz İdlip ve Lazkiye vilayetleri hudutlarının aynı sağlamlığa ihtiyacı vardır. Türkmen Dağı Hatay’ın anahtarıdır, Hatay ise Türkiye’nin dolayısiyle Ortadoğu’nun anahtarıdır. Kehanetler doğru çıkmaması sınırlarımızın halinden belli değil mi?

 

Muhabbetle.

Recep SAVRAN
Recep SAVRANrecep.savran@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments