KAŞIKÇI

Ali BADEMCİ

FINDIKÇILAR NASIL ZENGİN OLUR?

Bu biyografi 27 Mayıs 2018 - 23:33 'de eklendi ve 773 kez görüntülendi.

H. Nurcan YAZICI

 

Fındıktan bir zenginlik ve gelecek bekliyorsak eğer, fındığı ve sorunlarını eni koyu konuşmalıyız… Hele de dünyadaki rakiplerimiz tek tek çoğalırken.

17 Nisan Dünya Çiftçilerinin Uluslararası Mücadele Günü’nde Türkiye, Gürcistan ve İtalya fındıkçıları İtalya’nın Nepi kentinde bir araya geliyor… Türkiye adına “toplantıdan bir şey çıkar mı?” diyorsanız, bol laf; “tak sepeti koluna, herkes kendi yoluna” havasından başka bir şey yok!

Sonuç,  Türkiye fındığı verimsiz ve de kazanç getirmiyor. Ortada, fındık çiftçisine umut olacak bir girişim de yok.

ŞİMDİ, fındığın ne durumda olduğunu bilmezsek, ne yapmamız gerektiğini de konuşamayız. Durum şu; Türkiye fındık üretiminde, dünya lideri ama “Dekar başına alınan verimde dünya sonuncusu. Dekara ortalama verim ülkemizde 104 kilogram iken İtalya ve İspanya’da dekarda 250 kilograma yakın fındık verimi elde ediliyor.

Fındık fiyatlarımız her dönem aynı dalgalanmayı yaşarken, fiyatların kimler tarafından belirlendiği belli değil. Yıllardır aynı terane, fındık üreticileri için iyi bir fiyat ortamı oluşturulamadı. Bir yıl 9-10 lira, başka bir yıl 13 lira veya 7 lira oluyor. Bu da fındıkla ilgili beklentileri sıkıntıya soktuğu gibi, üreticisini fındıktan soğutuyor.

Türkiye üreticisini zor da bırakan ve bırakacak sorunlar; Türkiye’nin dünya fındık pazarında ki payından rahatsızlık duyan diğer fındık ülkeleri,  kendi fındık alanlarını gittikçe büyütüyor. Dolayısıyla Türkiye’nin dünya fındık pazarında ki payı da gün ve gün küçülüyor. Ülkemizde uygulanan yanlış tarım politikaları yüzünden fındık ekim alanları gittikçe daralıp elimizden çıkıyor. Fındık üretiminde kullanılan tüm girdiler artarken fındık fiyatlarının gerilemesi, fındık çiftçisinin fındığını maliyetine satmasına neden oluyor.

Fındık-SEN, “Fındık fiyatları ihracat bazında 2014 yılından bu yana son beş yıllık dilimde 12.37 dolardan 6.33 dolara kadar gerileyerek hem fındık çiftçisi hem de ülke ekonomisi kaybetmektedir.“ diyerek uyarıyor.

Biz bize, milli ve yerli çözümler ortaya koyamayınca, ithal akıllarla yol almaya çalışıyoruz. İtalya başta olmak üzere diğer üretici ülkeler, ülkemiz topraklarındaki fındık alanlarını yoğun bularak, bunun fındık kalitesini azalttığını, fındık ağaçlarının seyreltilmesi yönünde baskı kuruyor… Onları kırar mıyız hiç?  Biz bir adım daha öteye geçiyor ve fındık bahçelerini tamamen yok ediyoruz.

Üretici mutlu değilse, ortada ciddi bir sıkıntı var demektir. Bu belirsizliğe bir umut olarak “FINDIK Borsasının yapabileceği bir şeyler var mı?” diye araştırdığımda, Giresun Sanayi Odasında varlığını sürdüren Fındık borsasına ulaştım. Öğrendiklerim kısmen mutlu edici… Borsanın, üretici ile alıcıları buluşturması, taşıma ve depolama konusunda çiftçiye hizmet vermesi güzel… En azından üreticiye depolama ve pazar konusunda bir adres olmuş. Lakin bu hizmet sadece Giresun ve çevresine… Dolaysıya Trabzon ve çevresinde fındığın hala bir adı yok!

Hâlbuki fındık bizim için sadece bir tarım ürünü değil… Kültürümüzün, muhabbetlerimizin, geleneklerimizin kaynağı… Fındığı yaşatırsak, vereceği zenginlik hem maddi, hem de manevi… Dolayısıyla fındığımıza sahip çıkmak, kendimize, yerel kimliğimize sahip çıkmak oluyor. Doğru gübreleme ve ziraatla ve de ağaçları gençleştirerek; fındık tarımında dekar başı üretimi ve verimi artırabilmek mümkün. Fındıkla ilgili yerel sorunlarımızı ve pazar endişemizi çözmek için verimlilik ve kalite olayını aşmamız lazım. Bu bölge fındığımıza olan talebi artırırken,  çiftçimize para ve zenginlik olarak dönecektir.

Yoksa dünya fındık üretiminde 1. sırada olan Türkiye, 20 bin ton üretim ile dünyada 6. sırada yer alan İspanya’ya, fındık dallarından yapılmış fındık toplama sepeti satarak, teselli olmak zorunda kalacaktır.

 Bir an evvel, “Fındığın, bölgenin kaderi ve geleceği” olduğunu idrak etmek, tarlasından pazara, fındığın ve üreticimizin yolunu açmak zorundayız. Şunun projesi, bunun projesi derken, “fındığımız sepet yoluna gitmesin!..”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

SİYASETİN GÜNDEMİNDE SAĞLIK YOK!

H. Nurcan YAZICI   Mevcut iktidarın hastaneler üzerinden dile getirdiği, “…'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' düsturundan hareketle geleceğin Türkiye'si için sağlık adına çok önemli projeler ve yatırımlar hayata geçirdik, sağlık sorununu hallettik ” söylemi “insan sağlığına” yönelik çalışmaların ne eksik olduğunun ve hafife alındığının ifadesidir. Çünkü sağlık ve hastalık tıbbi olduğu kadar sosyal ve kültürel alanların da konusudur. Dolayısıyla iktidarın sağlıkla ilgili ortaya koyduğu çalışmalar, toplumu oluşturan bireylerin ruhsal, bedensel ve sosyal açıdan, bir iyilik hali içinde olmalarına hiçbir katkı sağlamamaktadır. Yıllardır “eğitim şart” diyor ve nasılsa içini bir türlü dolduramıyorsak, bugün, “sağlık…

Devlet Bahçeli’den Türk düşmanlarına “Andımız” tepkisi, Türküm demek suç mu?

Devlet Bahçeli AKP'den bölücü Kürtçülere Danıştay'in Andımız kararına karşı çıkanlara ağır tepkisini Twitter üzerinden duyurdu: Milli Eğitim Bakanlığı 1933 yılında yayımladığı bir genelgeyle ilk ve orta dereceli okullarda Andımızın okutulmasına karar vermiş ve konuyla ilgili tutum ve duruşunu çok net göstermişti. Andımız uygulamasına 2012 yılında ortaokullarda, 2013 yılında da ilkokullarda son verilmişti. 8 Ekim 2013 tarihli Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1.maddesi Danıştay 8.Dairesi’nin oy çokluğuyla aldığı karar sonucunda iptal edildi. Yargı süreci tamamlanmamış olsa da, okullarımızda Andımızın okutulması artık mümkün hale gelmiştir. Yargı kararın…

TCMB Beklenti Anketi açıklandı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Beklenti Anketi'ne katılanların yıl sonu 2018 yıl sonu dolar kuru beklentisi 5.9894 TL oldu. Bir önceki ankette beklenti 6.5938 seviyesindeydi.Aynı ankete göre cari yıl sonu TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 19,61 iken, bu anket döneminde yüzde 24,22'ye yükseldi.Merkez Bankası Beklenti Anketi sonuçlarına göre, 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 14,46 iken, bu anket döneminde yüzde 17,03 olmuştur. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 11,42 ve yüzde 12,70 olarak gerçekleşti.ANKETTE ŞU SONUÇLAR ORTAYA ÇIKTI:"2018 yılı Ekim ayı için tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 2,05 iken, bu anket döneminde yüzde 1,99 olmuştur. …

Son dakika: Bitcoin ile ilgili flaş açıklama! Yıl sonuna kadar…

Önde gelen dijital para yatırımcılarından Michael Novogratz, kurumsal yatırımcılar giriş yapmadığı sürece Bitcoin fiyatlarında büyük hareketler beklemediğini tekrarladı.Novogratz, kurumsal yatırımcıların Bitcoin pazarına giriş yapmasına ilişkin -bir ihtimalle- gelecek yılın ilk yarısını işaret ediyor.Novogratz, Bloomberg Television ile gerçekleştirdiği mülakatta “Bu süreçte öğrendiğiniz şey, her şeyin umduğunuzdan biraz daha uzun sürdüğü.” dedi.Novogratz, Bitcoin ile ilgili fiyat tahmininde “Yıl sonuna kadar 10 bin doları kırmasını beklemiyorum.” dedi.Türkiye kripto para yatırımlarında bölgenin lideri!Türkiye’nin kripto para yatırımları konusunda bölgenin lideri olduğu biliniyor. Ortadoğu ülkeleri ve Avrupa'da yaşayan kişilere oranla T…

‘Otomotiv pazarı 2019’da 450-500 bin düzeyinde dengelenecek’

Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bilaloğlu ve ODD Genel Koordinatörü Hayri Erce, derneğin yeni çalışmaları ve geleceğe yönelik projeleri hakkında bilgi vermek amacıyla basın mensuplarıyla bir araya geldi. Toplantıda, ODD'nin yeni logosu da tanıtıldı.Toplantıda yaptığı konuşmada, yeni yönetim kurulu olarak otomotiv sektörünü daha ileri götürmek için gereken alt yapıyı sağlamayı hedefleyerek yola çıktıklarını anlatan Bilaloğlu, bu kapsamda dernek çalışmalarını aktarmak amacıyla toplantılar yapacaklarını söyledi.Bilaloğlu, ODD'nin 1987'de 5 üye ile faaliyete geçtiğini anımsatarak, "O dönem, pazar sadece üretim demekti ve yaklaşık 140 bin adet seviyelerindeydi. 30 yıl sonra bugüne geldiğimizde ODD olarak 47 uluslararas…

BİLMEDİĞİNİ BİLMEYENDEN KAÇINIZ!

H. Nurcan YAZICI     BİLMEDİĞİNİ BİLMEYENDEN KAÇINIZ!   ''Her meseleye cevap veren, her gördüğünden bahseden ve her bildiğini anlatan bir kimse gördüğünde, bu haliyle onun cahil olduğunu anla.'' İbn Ataullah İskenderî Son zamanların en tehlikeli insan modeli işte bu; bilgi sahibi olmadan kendini “her şeyi bilen” ilan eden; “ilkesizlik, bilgisizlik, ufuksuzluk, amaçsızlık, duyarsızlık” sarmalında ve cehaletin pençesinde kalan insan. Hâlbuki insanın bilmediğini bilmesi “bilmemek değil, öğrenmemek ayıp” diyebilmesi kıymetli bir erdemdir. Bu erdemden yoksun birinin, “bilmese de biliyormuş gibi davranması” sadece cahillik değil elbet, bu aynı zamanda sahtekârlık ve düzenbazlık oluyor. Bu halleriyle insanları aldattıklarını zann…

GÜNLÜK HABER AKIŞI

SON DAKİKA HABERLERİ