22.05.2018 - Ülkücü Kadro - Ülkücü Haber Sitesi

İttifaklar kuruldu, Yiğitler çıktı meydana

İttifaklar kuruldu,  Yiğitler çıktı meydana

Kenan EROĞLU

 

 Odgurmuş: Eeeeee ne olacak şimdi.

            Biz 4 Cumhurbaşkanını birden mi seçeceğiz.

            Tayyip Erdoğan fiilen Cumhurbaşkanı,

            MHP ve Devlet Bahçeli ile Cumhur ittifakı adı altında AKP ile birlikte meydana çıkıyorlar.

            Kemal Kılıçtaroğlu sahneye çıkmadı en muhalif ve cengâver silahşorunu sahaya sürdü. Cumhurbaşkanı olsun diye.

 Muharrem İnce çok iddialı.

            Meral Akşener Baştan beri zaten aday. Hem Akşener daha önce de Başbakan olacağım diye meydan toplantılarında dillendirmişti.

Akşener de, iddialı adaylardan birisi.

            Mutlaka kazanacağım diyor.

            Sırada birde yeni bilge aday Temel Karamollaoğlu var. O da iddialı.

            Kayda değer bir aday daha olsaydı, Beşi bir yerde diye adlandırabilirdik.

                Bakın ayrıca Anavatan Partisi, Doğru Yol Partisi, Hak ve Adalet Partisi ile Adalet Partisi 2019 seçimleri için ittifak yapacaklarını açıkladı.(02.03.2018 tarihli Hürriyet int. Sitesi)

Monşer-Usta: Ne var bunda tabii ki herkes aday olacak. Herkesin aday olmak veya Cumhurbaşkanı olmak hakkı vardır.

            Odgurmuş: Elbette herkes aday olabilir, elbette bir takım ittifaklar yapılabilir. Buna kimse bir şey diyemez. Esasında kanunlarımız da seçim ittifaklarına izin veriyor. Bu yüzden isteyen aday olur ve Türk Milleti olur verirse Cumhurbaşkanlığı makamına da oturur. Bizde biliyoruz ve siz de bilmelisiniz ki insanlar geçicidir, makamlar kalıcıdır. O makamlardan daha pek çoook insan gelir ve geçer. Makamlar kimseye baki değildir. Fakat görüyorum ki çok sabırsızsınız. Ben 5 tane mi Cumhurbaşkanı seçeceğiz diyorum siz ise başka şeyler söylüyorsunuz.

            Monşer-Usta:  Bırak şimdi 5 taneyi. Elbette çok sabırsızım, sattılar savurdular, 15 senedir ensemizde boza pişirdiler. Elimize bir fırsat geçti. Artık durum değişmeli. İttifaklar yapılmalı, bir araya gelinmeli ve hedefe kilitlenip yürümeliyiz. Bak önemli bir köşe döndük ve 4 önemli parti ile bir araya geldik. Gerçi ortak aday üzerinde anlaşamadık ama ortak hedef doğrultusunda muhalefetin gücünü göstereceğiz onlara.

Şu Selo’yu da dışarı çıkartabilseydik Muhalefetin 5 atlısı olarak hedefe yıldırım hızıyla giderdik.

Odgurmuş: Siz siyasetçiler elmalarla armutları toplayıp aynı sepete koymayı çok seversiniz.

Elmaları ayrı, armutları ayrı toplamadan genel yekûn alır.

Yaptığınız mühendislik harikası toplum mühendisliğindeki maharetlerinizi gösterir. Masa başında hesaplar yapar, toplar çıkartır böler ve de hatta çarpar ve derken istediğiniz neticeyi çıkartırsınız. Bu söylediklerim Cumhur ittifakı için de geçerlidir. (Seçim sonucu hiç kimse için garanti değil.)

            Hele bazıları var ki zoraki damatlığı çok sever.

            Yahu anlamadığım şey, hadi bir eve bir tane damat alınır. Bu 15 tane damat neyin nesidir. Bir evde evlenme çağında 15 kişi mi varmış. Ya da bu damatlar geçici miydi?

            Monşer-Usta: Herkes hesap yapar ne var bunda? Bak sen göremiyorsun ama ben sana bir kere daha küçük bir hesap yapayım.

Biz hepimiz şimdi muhalefet cephesinde toplanmış bulunuyoruz. O zaman hesaba, toplamaya, çıkartmaya, bölmeye ve en sonunda çarpmaya buradan başlayalım: Cumhur ittifakının alacağı oy oranı %40 ı geçmez.

Sen benim hesabıma bak. Başlıyorum.

CHP şu kadar, %25

İyi Parti bu kadar, %20

Saadet partisi öteki kadar. %5

Demokrat parti kıratın böğründe kazanıp kaybettiği tüm oylarla muhalefet cephesinde yerini almış bulunuyor. %5

Selo’nun partisi de katılsaydı %15 de oradan gelirdi.(Bu yüzdeler partilerimizin gönlünden geçen yüzdelerdir.)

Şimdi topla bakayım nereye ulaşıyor. Bak ben topladım gözlerime inanamadım, o yüzden kendim bir daha toplamadım.

Odgurmuş: Monşer Usta bana Necip Fazılı hatırlattınız. “Bu hesabı kurt yapmaz kuzulara şah olsa”. Siz nasıl yaptınız. Uzay çağı hesabı gibi. Sizin hesaba göre oy oranı % 110 oluyor.

Monşer-Usta: Lütfen sözümü kesme, şurada küçük bir hesap yapıyoruz. Şu yandaki uzun uzun masaları görüyor musun? Hepsini yeni yaptırdım.

Odgurmuş: Elbette görüyorum, üzerlerinde de çeşitli hesaplar yapılmış tomarla kâğıtlar var.

Monşer-Usta: Evet dikkatli bak o kâğıtlara, hepsi benim hesaplamalarımla dolu. Günlerdir artı-eksi hesabı yapıyorum sonra bölüyor-çarpıyorum, karesini alıyorum.

Ben salak veya aptal değilim.

Odgurmuş: Estağfurullah efendim.

Monşer-Usta: Evet elbet salak değilim her türlü hesabı yaptım tam tamına 987 tane (!) mükemmel ve de muhtemel sonuç çıkardım.  Mesela:

CHP %25 yerine  %24.299 alırsa,

İyi Parti %20 yerine %19.99 alırsa,

Saadet partisi %5.1 alırsa,

Adalet Partisi % 5.02 alırsa.

Gibi ihtimalleri hiç göz ardı etmedim.

Bütün bunların yanına Selo’nun HDP partisi de %15.79 alırsa sonuç ne olur onu çıkardığım gibi bu saydığım partilerin birde daha az (daha az diyorsam da % 0.1 veya 2 gibi milimetrik rakamlar) alırsa onları bile hesap ettim. Sonuçta ulaştığım nokta şu: Biiiiizzzzz Cumhurbaşkanlığı seçimini çooook ezici bir çoğunlukla ka-za-nı-yo-ruz. Anladın mı? Cumhur ittifakçıları avuçlarını yalasınlar. “Yeter artık, biter artık bu tekerlek bu tümsekten geçer artık”. Bak sloganım da bu.

 “Yeter artık, biter artık bu tekerlek bu tümsekten geçer artık”

Bak yukarıdaki en gerçek olan rakamları toplayıp kendim ufak da olsa bir gurura kapılmaktan korkuyorum. Hiç belli olmaz benim elde ettiğim bu toplam rakamlar “göz değmesine” uğrar ne yapar vebal altında kalırım. Her şeyi bırakır beni suçlu ilan ederler.

Bunun için de ben yine tedbirimi aldım, şu uzun uzun masalarda yaptığım bu hesaplamalarımı kasaya kilitleyip üzerine de nazar değmesin diye kurşun döktüreceğim.

Odgurmuş: İyi güzel de bir de öteki ittifaka baksak, onlar ne diyor, ne yapıyorlar. Daha düne kadar birbirleri aleyhinde konuşuyorlardı.

Monşer-Usta: Siz benimle dalga mı geçiyorsunuz. Bu iş bitti diyorum. Hesaplamalarımı gördün. Bu hesaplamalarda bir yanlış varsa söyle. Bu hesaplamalarda yanlış çıkma ihtimali kesinlikle yok. Tüm verileri topladım, çıkardım, böldüm ve kendi çarpanıyla çarptım bu sonuçlara ulaştım.

Son olarak bir de şu hususu halkımıza ifade etmek istiyorum. Ortaklaşa hareket eden bu siyasi partilerimizin meydana getirdiği bir de “sinerji”olacak. O zaman bak sen sandıklara. Sandıkların hepsini patlatacağız. Sandık görevlileri bile oyları sayamayacak.

 

Sosyal Ağlarda Paylaşın :
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ