18.06.2018 - Ülkücü Kadro - Ülkücü Haber Sitesi

OLCAY KILAVUZ: 19 MAYIS RUHU KİRLİ SENARYOLARI YERLE BİR EDECEKTİR

OLCAY KILAVUZ: 19 MAYIS RUHU KİRLİ SENARYOLARI YERLE BİR EDECEKTİR

Türk milleti var olduğu günden itibaren bağımsızlığa ve hürriyete aşık bir millettir. Düşman işgali, bu yüce millet için zillettir. Bundan tam bir asır önce ordularımız dağıtılmış, işgal kuvvetleri İstanbul’a demir atmış, yurdun dört bir yanı işgal girişimlerine maruz kalmıştı. Ümitlerin tükendiği, aziz milletimizin her bir ferdinin aç ve bitap düştüğü bu süreçte Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a ayak basması yeni bir kurtuluş ümidinin muştusu olmuştur.

Samsun’dan Amasya’ya, Erzurum’dan Sivas’a oradan da Ankara’ya ulaşan bu kutlu yürüyüş, imanlı ve inançlı kalabalık tek bir şeyi haykırmaktaydı: “Vatan bir bütündür parçalanamaz.” İşte bu irade Türk milletinin makus talihini değiştirecek kurt nefesli bir rüzgardı. Tarihin her döneminde olduğu gibi bu karanlık dönemde de Kurtkaya gibi elini çözen, apoletlerini milletin bekası için tereddütsüz bir şekilde söküp atan soylu Türk büyükleri “Milletin istikbalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” diye haykırarak bu kadim millete yeni bir ruh aşılamaktaydı. Sultan Alparslan’ın “Size öyle bir yurt alıyorum ki ebediyete kadar Türklerin olacaktır” sözüyle bütünleşen irade ne ise Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın “Misak-ı Milli sınırları içinde vatan bir bütündür” kararlılığı aynı membanın sonucudur. Bu memleket tarihte Türk’tü, halde Türk’tür ve ebediyete kadar Türk kalacaktır sözü ise şaşmaz düsturumuzdur.

Sakarya’da, İnönü’nde, Dumlupınar’da “Galip et, çünkü bu son ordusudur İslam’ın” yakarışlarını şanlı bir zafere eriştiren kahramanlık destanı Anadolu Türk kalsın diye bütün varlığını ortaya koyanların zaferidir. “Rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur, Sırtına Sakarya’nın Türk tarihi vurulur” dizelerine can veren çelikleşmiş irade; öz yurdunda garip öz vatanında parya olmak istemeyenlerin bize şanlı mirasıdır.

Bu mirasa bu emanete halel getirmemek, bu kutsal yurdu canı pahasına kazanan ruha kıyamete dek minnet duyup son nefesimize kadar sahip çıkmak en kutsal vazifemizdir. Türk istiklal ve cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa görevini genç nesillere bırakan Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Milli Mücadele’nin kahramanlarının emanetini namus bilip korumak en yüce ülkümüzdür. Muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur.

Türk milletinin üzerine oyunların oynandığı, Türklüğü bu topraklardan söküp atmak isteyen Haçlı zihniyetinin yeniden hortladığı günümüzde de varlığını Türk varlığından alan, Ne mutlu Türk’üm Diyene diye haykıran Türk Gençliği yedi düvelin karşısına aynı iman aynı inanç ve aynı kararlılıkla yine çıkacaktır. Ülkücü Türk Gençliği kuşatmaları kükremiş sel gibi yıkıp aşacak, 19 Mayıs ruhunu yüreğinde hissedenler kirli tezgahlara, karanlık senaryolara karşı Türk’ün gücünü sarsılmaz bir irade ile gösterecektir. “Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli” düşüncesinde olanlar Ülkü Ocakları’nın çatısı altında Ülkücü Türk Gençliğinin saflarında Gazi Mustafa Kemallerin, Milli Mücadelenin yiğit kahramanlarının emanetlerini sonsuza kadar koruyacak, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilelebet payidar kalması için var güçleriyle mücadele edeceklerdir.

Bu vesile ile bu vatan için hesapsızca mücadele eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının, sütüm sana helal olmaz saldırmazsan düşmana diyen yiğit Türk analarının, açlığa, yokluğa ve yoksulluğa aldırış etmeden düşmanın kurşunlarına kendini siper edip şehadet şerbetini içen şehitlerimizin, bu vatan için, bu millet uğruna çarpışıp Gazi olan yiğitlerimizin aziz ruhları önünde saygıyla eğiliyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun.

Sosyal Ağlarda Paylaşın :
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ