ENVER ALTAYLI

Bu haber 30 Eylül 2018 - 21:42 'de eklendi ve 969 kez görüntülendi.

Ali ALPARSLAN

   alialparslan78i@gmail.com

 

Bilmiyoruz ama “Yargı”nın elinde daha tutarlı şeyler olmalıdır! Böyle dedikodu ve fısıltı suçlamalarla bir insanı mahkum etmek mümkün değildir. Sayın Devlet Başkanı da Yargı’yı işaret ederek, taraf olmadıklarını açıkça belirtmiştir. Enver Altaylı suçlu bulunsa da bulunmasa da ona Can Dündar muamelesi yapmak veya öyle görmek çok yanlıştır, böyle görenler vebal altında kalır.

 

 

ENVER ALTAYLI

 

Devlet Başkanımız daha Almanya’da, evvelki gün Merkel ile birlikte bir basın toplantısı yaptılar. Kasıtlı sorulara verdiği cevaplar çok itina il seçilmiş cümlelerdi. Enver Altaylı ile ilgili bir soruya yargıyı işaret ettiler. Lakin mekan Almanya, konu da FETO ve ABD olunca durumdan vazife çıkaran bazı mihraklar hemencecik Altaylı’nın FETOCU ve CIA ajanı olduğuna karar verdiler. En azından bendenize haber edenler böyle aktardılar. Bu konuda birçok yazı yazdık, elbette her beşer gibi Enver Altaylı da suç işleyebilir ve suçunun cezasına çekmesine de kimse bir şey diyemez.

 

Elbette Yargı’ya akıl verecek halimiz yok, haddimize de değildir. Yalnız yargı sonucu da gösterecektir ki Altaylı “FETOCU” değildir ve olamaz da! Neden, çünkü çocukluğundan itibaren kendisi ve aileinin hayatını biliyoruz! Baba Türkistan’da iken Duşenbe’de “Komsomol” üyesidir, yetişme şekli de köktendinciliğe geçit vermez, o devir de yaşadığı bölgenin böyle salgın bir hastalığı da yoktur! Baba Şakir Altaylı Türkiye’de Özbek asıllı ve cumhuriyetin aydını din adamı zamanın Osmaniye Müftüsü Nasrullah Kavuncu’nın kızı ile evlenmiştir. Bu Cumhuriyet din adamı o zaman ilçede görev yapan Atilla İlhan’ın babası ile dostluk yapmış, hatta “Çolpan” adı da Müftüefendi’den geçmiştir. Baba Şakir Altaylı o yıllardan başlayarak Alparslan Türkeş’in de yakın dostudur. Böyle bir insanın nasıl “FETÖCÜ” evladı olabilir?

 

Baba Şakir ile 20 yıl aralıksız görüştük, çok konuştuk! Bendenize “Evlâdım” derdi. Birgünden birgüne ağzından dini bir nasihat duymadım. Ne sahte cumaacılık, ne sahte Ramanzancılık, ne de belli hitaplarına hiç rastlamadım. Onun her sözü Türkiye ve Türkistan idi! Yaşadığı tecrübelerden ötürü Türkiye’nin Türkistan gibi olmamasını, komünizan hareketlerin önüne geçilmesini isterdi. Alparslan Türkeş ile şahit olduğumuz uzun telefon konuşmlarında da konu hep bu idi!

 

Enver Altaylı’ya gelince bizim çocukluk ve gençlik yıllarımız birlikte geçti; ağabeyi benim de hâlâ en çok saygı gösterdiğim dünyanın düzgün adamdır ve üniversite yıllarında solcu idi; o sebeble hiç de dini görüşleri öne çıkaran bir aile fertlerini tanımıyoruz! Böyle bir aileden herşeyden evvel sosyolojik olarak “FETÖCÜ” çıkması mümkün değildir. Enver eski bir TSK mensubudur, fakat ihtisası istihbarattır! O devlet parası ile “Sovyetelog” olarak yetiştirilmiştir. Dünyada örneği var mıdır, ki kaç “Sovyetolog” FETÖCÜ’dür. Bunların çoğu dünya görmemiş, eğitimsiz saf halk çocuklardır. Hiç de Enver gibi bir yetişme şekilleri yoktur.

 

Enver’in istihbarat ve MİT yıllarını bilmem! Adam yaradılış olarak aceleci, heyacanlı, panik atak bir adamdır. İstihbarat mesleği biraz nankör olunca herşey söylemek mümkündür. Bizim ülkemizde istihbarat mesleği kendi arkadaşlarına karşı işlenen faili meçhullerle doludur. Ne söylenebilir ki! Hemen hemen eski meslektaşına “İyi” diyen bir istihbaratçı bulmak mümkün değildir! O sebeble yazılanlara inanmıyorum; ortada Altaylı’nın “Oyun kuruculuğu”nu gösteren ve devletine bağlılığını işaret eden dünya kadar yaşanmış hikayesi vardır.

 

Enver’in CIA’ya çalıştığı çok gülünç bir şeydir; çünkü böyle bir şey varsa herşeyden evvel MİT’in ayıbıdır. Bir süre aynı gazetede çalıştık, onun vatanseverlik anlayışına öyle bir şeyin sığacağına inanmak mümkün değildir. Rahmetli Türkeş ile çok yakın görüşüyordu; öyle bir şey varsa Türkeş Bey’in bilmemesi mümkün mü? Evet Ruzi Nazar ile hemşehrilik, bilmiyoruz ama belki de akrabalık dolaysiyle çok yakınlıkları vardı! Elbette bunlar üzerinden bir tahmin yapılamaz! Enver Ruzi Bey’i hiç bırakmadı ve ölünceye kadar da yanında oldu ve cenazesini bile kaldırdı. Ruzi Bey’in de de Türkeş Bey’e çok yakın olduğunu ve yaşıt olduklarını biliyoruz.

 

Bilmiyoruz ama “Yargı”nın elinde daha tutarlı şeyler olmalıdır! Böyle dedikodu ve fısıltı suçlamalarla bir insanı mahkum etmek mümkün değildir. Sayın Devlet Başkanı da Yargı’yı işaret ederek, taraf olmadıklarını açıkça belirtmiştir. Enver Altaylı suçlu bulunsa da bulunmasa da ona Can Dündar muamelesi yapmak veya öyle görmek çok yanlıştır, böyle görenler vebal altında kalır.

 

Esen kalın.

 

Ali Alparslan
Ali Alparslanalialparslan78@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments