KAŞIKÇI

Ali BADEMCİ

İYİ PARTİDE İYİLEŞME

Bu haber 27 Eylül 2018 - 15:57 'de eklendi ve 854 kez görüntülendi.

Recep SAVRAN

     recepsavran49@gmail.com

 

Sayın Akşener şüphesiz Genel Seçim sonuçlarını iyi incelelemiş ve şu neticeye ulaşmıştır: Bütün teşkilâtları yenilemek ve kendi kadrosunu oluşturmak. İşte doğru yol budur. Peki kendi kadrosu kim? Elbette ikitidar ile içli dışlı ilişkileri olan ürkek DYP kadroları değil yiğit ülkücülerdir. Doğru yol budur; adına ne derseniz deyin halk bu partiyi MHP’nin bir parçası hatta nüvesi olarak görüyor. Katılırsınız katılmazsınız, ama teşkilât toparlanırsa İyi Parti çok önemli görev yapacaktır. Bekliyor ve dikkatle izliyoruz.

 

İYİ PARTİDE İYİLEŞME

 

Biz ülkücü askerler için MHP ve İyi Parti’ye mesafe eşittir, bunu ilk günden beri yazdık. İyi Parti’ye netice itibariyle ülküdaşlarımız rey verdi, evet umulan neticeyi ortaya koyamadı, hatta %10 barajını bile aşamadı; ama Adana gibi hareketin potansiyel güç durumunda bulunduğu yerlerde MHP’i ikiye katladı. O sebeble ve elbette, partizan olmamak kaydı ile İyi Parti ile de özellikle ilgiliyiz. Netice itibariyle “Hanımefendi” bu hareket içinde yetişmiş ülkücü bir şahıs; mutlak olarak bu yönü ile de ilgiliyiz. Birbirimize ve harekete borçlarımız, belki eskiden gelen kadim haklarımız da vardır. İşte bu sebeplerle ilk gün söylediğimiz gibi İyi Parti’yi önemsiyoruz.

 

Öyle sanıldığı gibi tenkit bir hastalık değildir, aksine uyarıcılık ve geleceği tahmin gibi bilimsel bir metotdur. Nedense bizim camiada biri veya birilerine iyi derseniz hemen size bir şey yapıştırırlar, kötü derseniz hain ilân ederler! İşte esas rahatsızlık budur, tenkide de takdire de alışkın olmak gerekmiyor mu? Maddi bir rabıta veya beklenti olmadıktan sonra herkes partizan olmaz, olmamalıdır! Çünkü partizanlık insanların gözlerini kapatıyor ve her zaman doğruyu görmelerini mutlak olarak engelliyor. Camiayı mahveden en kötü huyumuz bizce budur!

 

Sayın Meral Akşener çok zorlu bir yola girdi, MHP içindeki ısrarlı mücadelesi de her türlü takdirin üzerindedir. Bütün gazeteler partileşme sürecinin ilk anın popülaritesinin yüksekliğini yazmışlardır. Hanımefendi bunu gördü, fazla havaya girdi. Bu hava ile partileşme sürecinde maalesef çok hata yaptı. Elbette çoğumuz DP kökenli âilelerin çocuklarıyız, lâkin o günler çok gerilerde kaldı. İdeolojiler ayrılık unsuru olmaktan ziyade birleştirci bir aşamaya koşmaktadır; milliyetçilik din duygusundan sonra dünyanın en önemli itici gücü. Din duyguları diyoruz bu da pek önemli; çünkü başedilemez milliyetçilik duyguları ancak dini duygularla normal çizgiye çekilebiliyor. Hatta çoğu zaman dini görüşler milliyetçilik ateşini söndürmede kullanılıyor, isteseniz de istemeseniz de bu sosyolojik gerçeği görerek ona göre hareket etmek zorundasınız. Kabile hayatına dönülmeyeceğine göre asrın sosyolojik aşamalarını yaşamak zorundayız.

 

Sayın Akşener resmi bu şekilde görmedi, siyasette gözlerini DYP’de açmıştı, evvela o dallara sarıldı. Halbuki bu hareketin artık genç sürgünleri yoktu, kurumuş yeşilsiz bir hâl almıştı. Yani DP-DYP hareketi çeşitli şekillerde dönüşmüş MHP-AKP hatta CHP olmuştu! Malum Demireller’in damadı İlhan hem ülkücü hem DP’li hem de CHP’lidir ve donanımlı bir şahsiyettir. Hocahanım bu kadar tepelere tırmanamadı ve güya yeni nesil ile kocamışlara sarıldı, kurucuları onlarla donattı, lakin kuru dallar yeşermedi ve parti kadük kaldı! Ne oldu işte tam ülkücü bir parti haline geldi!

 

İyi Parti, Koray Aydın ve Ümid Özdağ ile ülkücü karekterini ortaya koymuştu, ama Genel Seçimler’de birçok ülkücüyü harcadı. Elbette kasıntı akademisyenlerden bahsetmiyoruz, Halaçoğlu da Yeniçeri da siyasette mevtadır. Koray malum, Ümid Bey sosyoloji yazıp duruyor ama ne delegede ne de halkta karşılığı yoktur, sevilmiyor! Anlamak mümkün değil ama bu da ayrı bir mesele! Akşener şaibeli adamı öyle bir yere getirdi ki Teşkilât Başkanı yaptı, işte onun için son seçimlerde teşkilat döküldü! Sebeb, sebeb şu! Koray Bayındırlık Bakanlığı’ndan kadrosunu sahneye sürmüştü; katiyen tutmadı. Adana örneğinde olduğu gibi Koray gölgesi olmayan yerlerde büyük farkla seçim kazanıldı.

 

Sayın Akşener şüphesiz Genel Seçim sonuçlarını iyi incelelemiş ve şu neticeye ulaşmıştır: Bütün teşkilâtları yenilemek ve kendi kadrosunu oluşturmak. İşte doğru yol budur. Peki kendi kadrosu kim? Elbette ikitidar ile içli dışlı ilişkileri olan ürkek DYP kadroları değil yiğit ülkücülerdir. Doğru yol budur; adına ne derseniz deyin halk bu partiyi MHP’nin bir parçası hatta nüvesi olarak görüyor. Katılırsınız katılmazsınız, ama teşkilât toparlanırsa İyi Parti çok önemli görev yapacaktır. Bekliyor ve dikkatle izliyoruz.

 

Muhabbetle.

Recep SAVRAN
Recep SAVRANrecep.savran@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments