BU CEHALETTEN KİM SORUMLU?

Hayriye Nurcan Yazıcı

HERGÜN – TÜRKGÜN

Bu haber 14 Ekim 2018 - 12:38 'de eklendi ve 1.762 kez görüntülendi.

O yıllarda “Hergün”ün gerek bir avuç çalışanı gerekse okuyucusu gerçekten canları ile imtihan verdiler, bu gazeteyi okuduğu için  onlarca ülkücü   şehid edildi! Fakat yollarından dönmediler; çoğu zaman  cansız cesetleri üzerine bu gazete örtü oldu ve “Hergün” bu durumu ile  “Efsane Gazete” adını aldı; anlayacağınız yayın tarihimizdeki durumu budur!

Ali ALPARSLAN
alialparslan78@gmail.com

 

 

Bizler bu kalite ile “Türkgün”ün daha donanımlı çıkmasını ve özellikle satmasını istiyoruz. Genel Başkan’a arz etmek istediğimiz husus şudur;  gazetenin adını koymak yetmiyor,  Türkeş Bey aynı zamanda takip ederdi, tenkid edenlerin görüşlerini  kıymetlendirirdi! Sanki burada böyle bir şey yok, aksine tenkidlerden çok alınıyorlar, o zaman gazete tamamen kişisel tatmin aracı olmak gibi bir fasit daireden kurtulamıyor!

 

HERGÜN-TÜRKGÜN

 

Adı Devlet Bahçeli tarafından konulan  Türkgün Gazetesi 25 Eylül 2018 tarihinden beri yayın hayatında. Acaba kaç satıyor, tiraj listelerinde yer almadığına göre çok düşük,  “Ortadoğu’yu andırıyor” diyorlardı, onun da listelerde adı sanı yok! Peki bu gazete neye çıktı, elbette camiadaki boşluğu doldurmak için! Muhalif “Yeniçağ” 50 bin civarında tiraja sahip, hiç de fena değil! Demek ki Türkgün de bir eksiklik veya yanlış uygulama var, çünkü camia kabul etmiyor ve ilgi göstermiyor!

 

Elbette Türkgün bir parti gazetesi ve parti yayın organı! Peki aynı durumda olan diğer  gazetelerin durumu nedir derseniz, işte rakamlar: Yeni Şafak 112.000, Aydınlık 50.000,Milli Gazete 25.000, Orta Doğu 3000. Türkiye ve Merkez Medya’nın lideri elbette 297.000 tirajı ile Sabah Gazetesi! Öyle anlaşılıyor ki yeni gazetemiz Ortadoğu’nun da altında! Neden acaba  şu ülkücüler hiç mi okumaz, çağın dışında mı yaşamaktadır? Halbuki öyle değil ziyaretlerde arkadaşların masaları günlük gazetelerle dolu, yani ülkücüler hiç de okumayan adamlar değil!

 

Cumhuriyet tarihimizde  birçok parti gazetesi denemesi var, şimdi bunlardan Cumhuriyet hariç  yayına devam eden yok, o da eski yolunda değil! Geçmişte CHP bu konuda başarılı olmuştur! Neden başarılı olmuştur derseniz, gazetelerin başında  birikimi olan dev adamlar vardı. “Ulus” hiç unutulur mu, bir Hüseyin Cahit Bey’i yok sayabilir misiniz? Bu konuda çok güzel örnekler var ki saymakla bitiremeyiz, ama  başarılarının sırrı donanım ve birikim, yani kadro. Bu konuda başarılı yıllar   elbette   Osmanlılı nesiller ve aydınlar idi.

 

Geçmiş tecrübemiz “Hergün Gazetesi” idi, ona şimdilerde yabancılar bile  “Efsane Gazete” diyorlar. Rotatifte basılıyordu ve böyle bir tesis bile idealistlerin kanını satarak  kurulmuştu: 1975. Bu gazetenin de ilk sahibleri  bugünkü Ortadoğu’nun babaları idi! Sahip Siirt’li bir âileden geliyordu ve  Türkeş Bey’in Yedey Subay’da  askeri imiş, Allah rahmet etsin! MHP’den iki yıl evvel  yani 1973’de “Milli Görüş” Milli Gazete” adlı bir parti gazetesi çıkarmaya başlamıştı, süper lüks ve  koalisyonda devlet imkânları ile   teçhiz edilmişti; MHP’de bu fırsatı yakaladı ama  harama  tenezzül etmedi.

 

Elbette özellikle  manşetlerde  “Hergün” de  Başbuğ’dan icazetli idi; fakat  yanılmıyorsam bir kere bu icazetin dışına çıktı ve tiraj patlaması yaşadı: 180.000 satış! MHP Hükümet ortağı idi ve  çöktü; çünkü diğer ortak MSP’nin  tayin ettiği Diyanet İşleri Başkanı’nın “Ermeni”, en azından “Dönme” olduğu iddia ediliyordu! Hergün’ün yayını ve tekniğinden  başta  kulağı çınlasın Sadi Ağabey ve ekibi memnun değildi, Gün Sazak Bey savunuyor, Türkeş Bey de GİK’in tenkidlerinden  yakınıyordu! Aykırı gazeteciler 12 Eylül’den sonra da  olsa cezalarını çektiler; fakat Necdet Sevinç rahmetli hemen kovuldu. Ali Bademci Yedek Subay’a kaçtı! Muhabir Abdurrahman da kovulmuştu; lakin Bademci’ye  askerden sonra  yeniden görev verildi: Türkeş Bey’in seçim Bölgesi Adana! Tabii olarak buradan da  12 Eylül zindanlarına!

 

O yıllarda “Hergün”ün gerek bir avuç çalışanı gerekse okuyucusu gerçekten canları ile imtihan verdiler, bu gazeteyi okuduğu için  onlarca ülkücü   şehid edildi! Fakat yollarından dönmediler; çoğu zaman  cansız cesetleri üzerine bu gazete örtü oldu ve “Hergün” bu durumu ile  “Efsane Gazete” adını aldı; anlayacağınız yayın tarihimizdeki durumu budur!

 

Görülüyor ki ülkücüler ne okumayan takımdır ne de birikimi olmayan insanlar; eksiklik odur ki bu iş  siyasetle at başı gitmiyor! Eskiden beri muhalif olanların yoğunlukta olduğu Yeniçağ pekâla 50 bin satabiliyor ve birçok konuda medya tarafından ülkücülükte referans olarak gösteriliyor. Eski Hergüncüler’den  mesleği dışında bulunan yoktur, hatta  birkaç eser vererek  kendini geliştirenler de çok! Demek ki  kusur camiada değil başka yerlerdedir! Bunu bilmiyor muyuz, elbette biliyoruz ama hareket içinde  ifade etmek çoğu zaman kolay olmuyor!

 

Bizler bu kalite ile “Türkgün”ün daha donanımlı çıkmasını ve özellikle satmasını istiyoruz. Genel Başkan’a arz etmek istediğimiz husus şudur;  gazetenin adını koymak yetmiyor,  Türkeş Bey aynı zamanda takip ederdi, tenkid edenlerin görüşlerini  kıymetlendirirdi! Sanki burada böyle bir şey yok, aksine tenkidlerden çok alınıyorlar, o zaman gazete tamamen kişisel tatmin aracı olmak gibi bir fasit daireden kurtulamıyor!

 

Muhabbetle.

 

 

Ali Alparslan
Ali Alparslanalialparslan78@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments