MHP-AKP ORTAKLIĞI

Hamza ALPARSLAN

NİYAZİ BERKES

Bu haber 06 Ekim 2018 - 10:16 'de eklendi ve 623 kez görüntülendi.

  Recep SAVRAN

     recepsavran49@gmail.com

 

Nakledecek çok şey var; bunların her biri bir slogan gibidir. O sebeble artık sol-sağ demeden okumalar yapmalıyız. Her âlimin ilmi vardır ve bizlerin faydasına sunulmuştur. Tamamen algı ürünü olan sağ sol değerlendirmeleri  berrak düşüncelere ulaşmamızı her zaman engeller. Ve Berkes “Sevr Osmanlı’nın mezar taşıdır” diyor. Rahmet diliyoruz!

 

NİYAZİ BERKES

 

Niyazi Berkes geçen asırda özellikle sosyolojide en önemli Tük bilim adamlarımızdan birisidir; kendisi 1908 Lefkoşe doğumlu, ömrünü  Türkiye’de geçirmiş, fakat rahat bırakmadığımız için 80 yaşında   İngiltere’de ölmüştür. Anlayacağınız biz var ya tam kasap bir devlet anlayışına sahibiz.  Daha yeni yeni bağımsız olmaya çalışıyoruz ama bu fikir ve düşünce düzeyine inmiş değildir, yani devlette  cemaat yapısını bir türlü silemiyoruz. Ah o Amerikan algısı kendi insanımızı tanımıyoruz;  o sebeble günümüzü aydınlatması gereken geçmişi de net göremiyoruz. Halbuki hatalarını bilmeyen, görmeyen toplumlar  aynı şeyleri tekrarlamaya devam ederler! Acaba kurtulacak mıyız diye soruyorsanız cevabımız  “İnşaallah” olur! Anlayacağınız  işimiz  Tanrı’ya kalmış!

 

İşte size Niyazi Berkes’in “Wiki” bilgileri: ” Lefkoşa’da başladığı orta öğrenimini, İstanbul Erkek Lisesi’nde tamamladı İstanbul Erkek Lisesi’nden sonra 1931’de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nü bitirdi. Bir süre değişik işlerde çalıştı ve 1935’te İ.Ü. Edebiyat Fakütesi’nde sosyoloji asistanı oldu. Aynı yıl,  Behice Boran’la birlikte ABD’de Chicago Üniversitesi’ne toplum bilim çalışmaları için gitti. 1939’da Türkiye’ye döndü, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinde sosyoloji doçenti olarak göreve başladı. O dönemde “solculukla” ve “komünistlikle” suçlandı. 1948’de DTCF’nin tasfiyesi sırasında Pertev Naili Boratav ve Behice Boran’la birlikte Niyazi Berkes de görevinden uzaklaştırıldı.

1952’de Kanada McGill Üniversitesi’nde öğretim üyeliğine başladı ve aynı üniversitede Türkiye’nin tarihsel ve toplumsal evrimiyle ilgili sayısız çalışmalar yaptı. Berkes, 1975 yılında emekli oldu ve Birleşik Krallık’a yerleşti.”

 

Fuat Köprülü “Sovyet Şuralar Akademisi” üyesi idi, fakat bize oradan Barthold’un ürkek ve korkak fikirlerinden başka bir şey getirmedi! Türkiye’de konuşturulan bu âlimin(1928) ilminin her zerresinde “Bolşevizm”in ürkeklikleri bulunuyor ya biz onu bile göklere çıkardık! Adam “Türkistan Türk Tarihi” diyemedi de “Orta Asya Tarihi” deyiverdi ve konuşma bu adla kitap yapıldı. O yılların yetişkini olan  Niyazi Berkes’i vatan düşmanı ilân ettiğimiz sonraki yıllarda, o “Batılı tarih kuramı  Türk  düşmanlığı üzerine kuruludur” diyordu.(Bk. Atatürk ve Devrimler) Köprülü çok kasıntılı biriydi ve hiçbir zaman Atatürkçü olmadı, tıpkı bizim önderlerimiz olan onun öğrencileri gibi! O sebeble bizim Türkçülüğümüzün  önemli kanadı kırıktır! Yine Berkes der ki “Türkiye’de gericilik  diye bir şey yoktur.”(a.e.)

 

Niyazi Berkes’in en muhteşem eseri “Türkiye’de Çağdaşlaşma”dır, Cumhuriyetimizin 50. yılına armağan olarak onun Amerika günlerinde hazırlanmış ve yayınlanmıştır. Bu kitapta neler yok ki, “Cumhuriyet, Atatürk, Son Osmanlılar(19.yy.sonundan günümüze), İttihat Terakki! Araplık-Müslümanlık, İslâmcılık, Kafkasyacılık, eksik milliyetçilik! Son devir Osmanlı din adamları, hurafe vs.  Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi, “Araplar’a saygı İslâma ve Müslümanlara saygılı olmanın gereğidir.” dermiş! Halbuki Peygamber’in “Arapları sevmek kafirliktir” diye sözü varmış! Bunlar da nereden çıktı demeyin, öyle! Şu din çevrelerinin siyonizme karşı olduğuna da çok inanmayın diyor Hoca, onlar her halükarda düşüncenin içindedirler! İşte tarikatlar! Sebataistler v.s. Yine Hoca derki  “İttihatçilar siyonizme şiddetle karşıdırlar”(Çağdaşlaşma, s.408.) O sebeble İttihatçılar, II. Abdülhamid’in T. Herzel’e “Musul teklifini” tamamen devletten silmek için  “Memaliki Şahane”yi devletleştirmişler ve millileştirmişlerdir. Sakın Ermeniler’e verdiler demeyin, çünkü Ermeniler Siyonistler’den kat be kat  iyidir!

 

Berkes “Rusya hariç hiçbir Avrupa Devletinde Müslüman yoktur (Tanzimat) diyor ve devam devam  ediyor:” Hıristiyalık bir kilise dinidir ve hoşgörülü değildir. Katolik ve Proteston batının Ortadoksluğunun Hıristiyanlığıdır, O sebeble Şark Sorununun bir yanı Hıristiyanlıktır. Türkiye’de İncil basımı ve dağıtımı serbesttir. Böyle bir özgürlük Hıristiyan ülkelerde yoktur. İslâmiyeti 19.yy. dinler ve kiliseler şurası öne çıkardı. Protestan ve katoliklik Anadolu’da Hıristiyanlığı İslâm aleyhine birbirine düşürdü.”

 

Nakledecek çok şey var; bunların her biri bir slogan gibidir. O sebeble artık sol-sağ demeden okumalar yapmalıyız. Her âlimin ilmi vardır ve bizlerin faydasına sunulmuştur. Tamamen algı  ürünü olan sağ sol değerlendirmeleri  berrak düşüncelere ulaşmamızı her zaman engeller. Ve Berkes “Sevr Osmanlı’nın mezar taşıdır” diyor. Rahmet diliyoruz!

 

Hıoşçakalın.

Recep SAVRAN
Recep SAVRANrecep.savran@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments