KİRALIK SEÇMEN

Bu haber 27 Kasım 2018 - 22:04 'de eklendi ve 583 kez görüntülendi.

Recep SAVRAN

     recepsavran49@gmail.com

 

 

Esas bilimsel siyaset parti içinde birlik ve beraberliği sağlamaya yönelik kararlar vermek ve uygulamaya koymaktır.  Sallantılı Adana’da hizipçiliği bırakarak aslan gibi imtihan vermiş Adanalı bir ülkücüyü aday yapabiliyor musunuz? Teknokrat olursa elbette daha mükemmel olur! O zaman ne AKP’li, ne Aytaç Durak, ne de ülkücüler itiraz eder: Şart mı eski militan solcuları, mafya babalarını listelere koyup da ülkücülerden oy istemek! Bu işin mantığı var mı? Bahçeli’nin güzel bir sözü vardı, AKP karşısında uygulayamadı ama, ülkücülere karşı pekâla uygulamaktadır: MHP’lilere diyor ki ”Siz yolunuza biz yolumuza!”. Genel Başkanımıza hayırlı olsun!

 

KİRALIK SEÇMEN

 

Siyaset bilimselliğe mi yoksa klâsik metotlara mı yöneliyor; son gelişmelerden sonra bunu kestirmek mümkün değildir. Siyaset literatürümüzde bir “Ödünç oylar” deyimi vardı, şimdi “Kiralık seçmen” hâline geldi! Ödünç oylar zinciri kendiliğinden oluşuyordu ve benzer çizgilerdeki partiler arasında oluyordu! Şimdilerde kurallaşmaya doğru gidiyor; çünkü  “Ödünç” oyların bedeli olmazdı, fakat  “Kiralık” oyların bal gibi bedeli var! “Al karayı ver papazı”; nasıl iyi mi güzel mi, demokrasi mi, şantaj mı, şike mi,  burasını da sizler düşünün! Genel seçimlerde olduğu gibi  “Yasal” bir şekil yok!

 

Cumhuriyetçi CHP, ayrılıkçı HDP ile “Kiralık” işine girdiği gibi, işi dolaylı da olsa  SP ve İP’ye yaygınlaştırıyor! Anlayacağınız sıradan kağıt oyunu birden bire  pokere dönüveriyor! AKP Genel Başkanı Bahçeli’nin restini görmedi veya göremedi! Halbuki  kamu oyuna sorarsanız  “Bilimsel siyaset”i  Erdoğan yapıyor! Yani bilimsel siyaset,  isabeti kendinden menkul  anket sonuçları mı? Elbette değil, çünkü bilimsel siyasetin ölçüleri bellidir! MHP katılmadığı üç büyükşehirde kendinden esirgenen oyları AKP adaylarına nasıl kaydıracak? Böyle bilimsel bir yol olmadığı gibi seçmene saygı da bulunmuyor! O partili olmak varken sen benim helâl oylarımı çoğu zaman hoşlanmadığım insanlara vermemi neden istiyorsun? Yani ben senin malın mıyım, diyen çıkmaz mı? Bu iller Ankara-İstanbul-İzmir!

 

Adana işi daha hallolmadı, Cumhurbaşkanına hakaret eden, oldukça başarısız, üstüne üstlük katil Yılmaz Güney günleri tertip ederek kendi tabanını kaçıran, rakı festivali düzenleyecek kadar inançtan yoksun bir adama AKP seçmeni nasıl oy verecek? CHP Halil Avcı gibi Adana’nın yüz akı  bir işadamını görmemezlikten geldikten sonra  ne yapabilir?  Yine de CHP’nin çıkaracağı düzgün bir aday HDP ve İP desteği ile kolayca seçim alabilir, lakin Kürtler’in çoğunluğu tartışılan adama meyyal! MHP Adana’da aday değiştirir mi, biraz zor çünkü Bahçeli iki sefer açıkladı. Belediye borç batağında  yüklenicilerin teminatını iade etmiyor, yakarsa hiç şaşmayın! Mahkeme ile uğraşırsınız fazla bir şey de olmaz! Bırakın banka mektubunu  birkaç günlüğüne  elden yatırdığınız  nakit teminatı da vermiyor! Gerçi bu iş talimatla yapılıyor ama vatandaş ne yapsın? Karşısında  devlet kurumu var! İki üç kişinin katılımı ile ihaleler devam ediyor da; hani Belediye’nin parası yoktu! Neden Bahçeli Köprüsü iki ayakla Tanrı’ya yalvarıyor! Adana yerel basınına bakın  yolsuzluklar ayyuka çıkmış!

 

Aslında bilime uygun siyaset yapmak isteyenin işi çok zor değildir, yani ne âlim olmasına gerek var, ne de siyaset bilimci! Evet yerel basını şöyle bir tararsınız, teşkilatınızdan rapor istersiniz, halk arasında da  hiç olmazsa bin kişilik bir anket yaptırırsınız,  iş biter! Fakat MHP hiçbir zaman böyle bir şey yapmaz, hatta  kimseye danışmadan konuşmadan oylarını kiraya da verir! Bahçeli hep yüksek sesle ifâde eder ”Tek ses-Tek yumruk”, ne demek bu? Demokraside tek ses olur mu? Aksine demokrasi çok sesliliktir, sosyal bilim doktorası yapmış bir zat bunu söyler mi?

 

Neden Adana’da çok tartışılan adamda ısrar ediliyor, çünkü çoğunlukla söylenenleri kanunlu da kanunsuz da olsa yapıyor veya yapar görüyor! Gerçi Bakçeli’nin ameliyatında kendini halef olarak gördü ama artistliği fazla sürmedi, kısa zamanda zılgıtı yedi! Ayakta tutanlar, aracı olanlar beş yıldızlı otellerde ağırlanıyor! İşte meselenin önemli tarafı bu! Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı ne yapmıştı da azad edildi, demek ki yasal olmayan işlere yanaşmadı! Ayrıca  eskiden beri  Bahçeli karşıtı cephede yer almışmış, efendinin karşısında aday olanın  divan başkanlığına aday gösterilmiş! Siz kabahate bakın, adam istifa etti ve CHP-İP adayı olarak yarışa katılacak! Anlayacağınız  Mersin’de de  elinizi yüzünüzü yıkayabilirsiniz!

 

Esas bilimsel siyaset parti içinde birlik ve beraberliği sağlamaya yönelik kararlar vermek ve uygulamaya koymaktır.  Sallantılı Adana’da  hizipçiliği bırakarak aslan gibi imtihan vermiş Adanalı bir ülkücüyü aday yapabilir musunuz? Teknokrat olursa elbette  daha mükemmel olur! O zaman ne AKP’li, ne Aytaç Durak, ne de ülkücüler itiraz   eder: Şart mı eski militan  solcuları, mafya babalarını listelere koyup da ülkücülerden oy istemek! Bu işin mantığı var mı? Bahçeli’nin güzel bir sözü vardı, AKP karşısında uygulayamadı ama, ülkücülere karşı pekâla uygulamaktadır: MHP’lilere diyor ki ”Siz yolunuza biz yolumuza!”. Genel Başkanımıza hayırlı olsun!

 

Hürmetle.

Recep SAVRAN
Recep SAVRANrecep.savran@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments