ARAPNÂME

Ali BADEMCİ

SURİYELİ ÖFKESİ

Bu haber 02 Aralık 2018 - 12:32 'de eklendi ve 585 kez görüntülendi.

     Ali BADEMCİ

      alibademci@gmail.com

 

Akademi  milliyetçileri bunları bilmez; bilse de  söyleyemez, hocalarına ters düşerler! Şunu kesin olarak biliniz ki batıda bütün Türk devletleri  Suriye insanı orijinlidir! Akademi kafasına bakarsanız üç günlük “Irak Kürt Baharı” bir Kürt İmparatorluğuna gidiyordu da, ne oldu? Devletimizin tırmanışları size bir şey ifâde etmiyor mu? İslâm dünyasında İmparatorluk olgusunun kimlere ait olduğu bilinmiyor mu? Bilhassa ülkücü şahıslar çok yanlış düşünüyor, Suriyeli bizim insanımızdır;  Arabı, Türk’ü ve hattâ Ermenisi ile! Şöyle bir Suriye gezebilirseniz özellikle Halep’de en iyi dostlarınızın  Anadolu Ermenileri olduğunu göreceksiniz! “Turan Turan” diyorsunuz da, “Mısır” Turan, Moskova “Kızıl Elma” değil mi?

 

 

SURİYELİ ÖFKESİ

 

Sayın Ümit Özdağ’ın vakî açıklamaları üzerine bu sütûnlarda yazdığımız “Suriyeli Düşmanlığı” başlıklı yazı ne yazık ki en fazla ülkücü şahıslar tarafından tenkit gördü. Baştan beri karşı duruş sergileyen  sol  ulusalcılar  bu konuda  tıpkı bizim gibi düşündülerini ortaya koydular. Almanya’dan M.K. Çelikkıran’a teşekkür etmeliyim. İtiraf ve teslim edelim ki demek bu ülkenin alternatif  değil de mihenk zekâsı  onlarmış! Lâkin bizler hâlâ onları o Amerikan algısı ile görmeye ve değerlendirmeye çalışıyoruz: Marksistler!

 

Osmanlı’nın son devir nimetlerini Kafkasyalılar’ın,  Cumhuriyet dönemini ise “Suyun öte yanı” diye adlandırılan  Avrupalı  muhacir Türkler’in  yediğini çok iyi biliyoruz! Bilmesine biliyoruz da  devâsa imparatorluk Türklüğüne “Ana” olan Anadolu  nerede? Millî Mücadele iskeletinde sayılı Anadolulu lider var ki  bizim ülkücüler de onları çok sevmez; meselâ  yüzde yüz Anadolulu olan  İsmet Paşa, sanki yabancı bir “el” miş gibi  “Karabağlı” diye  ötelenir! “Çanakkale Şehitleri”ne bakın o ulu  mekânda en fazla Halepli yatıyor! Acaba kaç Kafkasyalı var diye hiç düşündünüz mü? Azdır, neden acaba? Çünkü onlar Osmanlı’nın  “Saraylıları”dır! Şöyle sadece  Şâir Nazım Hikmet’in  soyuna bakın! Elbette kınamıyoruz, çünkü “Osmanlı” olgusu  bu idi! Başka türlü değerlendiremeyiz, hatâ yaparız!

 

Bugün Suriye Türkleri veya Türkiye’nin Suriye parçasına Türk etnolojisinde   genel olarak “Şamlular”  veya “Halep Türkmenleri” denilmiştir. Konya’da ne kadar “Karamanî” varsa konuştuğumuz  Bayır-Bucak’da  fazlası ile mevcut! Yakın örnek vereyim, bugünkü Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfi Savaş! Âilesi hâlâ tıpkı Karamanîler gibi Türkiye Bayırı’nda  “Kömürcü”dür! Bir gazeteci Lütfi Doğan vardı, bizlerin ağabeyi, Allah uzun ömürler versin, o da Karamanî bir anadan doğmadır, hani şu bizim İskenderun’un  Eski Efsane Belediye Başkanlarından Mete Aslan’nın  dayısı!

 

İlginçtir 15.yüzyılda  Şeyh Cüneyd’in toparladığı ve torunu  Şah İsmail’in devletleştirdiği  Şamlular (Halep Türkmenleri) ve Karamanîler’in başı çektiği  büyük Türkmen muhaceretini düşünün!  Akkoyunlu Hasan’ın  bacısı  Begüm  ile evli olan Şeyh Cüneyd’in  devlet düşüncesi nerede  doğdu? Faruk Sümer Hoca’yı lütfen okuyun da  bugün herşeyi ile yerli yerinde duran  Suriye’yi öğrenin!  “Suriyeli” diye öfke ile  baktığımız, bugün içimizde bulunan  ve  çoğu zaman  aşağıladığımız  insanların  dedeleri nerede yatıyor? Bu algı ile  tarihe ve şühedamıza hakaret etmiyor muyuz? Anadolu’da onların da Orta Anadolular kadar hakkı ve hattâ hukuku yok mu? Nasıl onları ülkenin dilencileri, hattâ daha hayasız ifâde ile “Fahişe” olarak görürüz! Bu ülkenin her bakımdan başkenti İstanbul’dur, o mütareke günleri fahişelerini hatırlamak varken  bu ifrat nedir? Yazık çok yazık!

 

Biz o toprakların çocuğuyuz;  zamanına göre doğru görülebilen, fakat yanlış olan Cumhuriyet  algısı  ile bizde milliyetçilik duyguları “Arap nefreti” ile başladı, ki öyle bir kritik zamanda  ve bilhassa Hatay’da “Mezhepçilik”e  dönüştü.  Bu algı doğru muydu? Bugün anlamış olmalıyız ki  herşeyden evvel o “Mezhep” telâkkileri yanlıştı! Bize öğretilen “Hâin Aleviler”in artık vatansever olduğunu pekala öğrendik iyi ki varlarmış! O görüşler  Suriye’de %10 tabana dayanan “Baas”ın yıllarca  iktidar olmasını sağladı! Bugün Esad’ın yanında olan aydınların yarısı İTÜ mezunudur, ki  bilenler  şu “Muhaberat”ın analizini yapsın!

 

Tarih boyunca  Türkler birilerinin arkasında gitmek yerine arkalarında   her halktan insan sürüklemişlerdir, ki kültürel süreçte bunlar “Türk” diye adlandırılmıştır!  Ortadoğu’da imparatorluklar öncesi   Türk asılı “Hanedan” veya “Asker” devletlerinin başka türlü îzahını yapamayız! Suriye’ye Yesevî ruhu İran iklimi veya Fars Müslümanlığı ile gelmiştir! Yani şimdi öfkelendiğimiz  “Arap Müslümanlığı” Türkler’in ne ilk ne de sonuç karakteri değildir!

Bizi tanımayan bazı bilgisiz gençler “Arapçı” olduğumuzu ifâde ediyor! Bu gibilerde hakkım varsa  katiyen helal etmem, Cumhuriyet tarihinin sabıkaya dönüşmemiş “Irkçı “diye nitelendirilen mahkeme kararı elimdedir, bilenler bilir de bilmeyen veya bilmek istemeyene ne diyeyim! Allah akıl ve fikir, her şeyden önce bilgi nasip etsin! Ben onlara kızamıyorum bile!

 

Akademi  milliyetçileri bunları bilmez; bilse de  söyleyemez, hocalarına ters düşerler! Şunu kesin olarak biliniz ki   batıda  bütün Türk devletleri  Suriye insanı orijinlidir! Akademi kafasına bakarsanız  üç günlük “Irak Kürt Baharı”  bir Kürt İmparatorluğuna gidiyordu da, ne oldu? Devletimizin tırmanışları size bir şey ifâde etmiyor mu? İslâm dünyasında   İmparatorluk olgusunun kimlere ait olduğu bilinmiyor mu? Bilhassa ülkücü şahıslar çok yanlış düşünüyor, Suriyeli bizim insanımızdır;  Arabı, Türk’ü ve hattâ Ermenisi ile! Şöyle bir Suriye gezebilirseniz özellikle Halep’de en iyi dostlarınızın Anadolu Ermenileri olduğunu göreceksiniz! “Turan Turan” diyorsunuz da, “Mısır” Turan, Moskova “Kızıl Elma” değil mi?

 

Muhabbetle.

Ali BADEMCİ
Ali BADEMCİalibademci@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments