İşte herkesin konuştuğu güvenli bölge

Bu haber 16 Ocak 2019 - 13:25 'de eklendi ve 127 kez görüntülendi.

ABD Başkanı Donald Trump, önceki gün Twitter üzerinden yaptığı  açıklamada, Suriye’de “20 mil”lik (32 kilometre) bir güvenli bölge kurulmasından  söz etmişti.

Trump ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün telefon görüşmesi  yaparak konunun detaylarını değerlendirdi.

Erdoğan, bugün AK Parti’nin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı  konuşmada, söz konusu hat için, “Suriye’de Türkiye sınırı boyunca bizim  tarafımızdan oluşturulacak güvenli bölge dahil, hatırlayın Obama döneminden  itibaren benim vurguladığım, bu güvenli bölge konusu 20 mil olarak kendisi  tarafından da ifade edildi ki bu da 32 kilometre derinlikte bir güvenli bölge.”  ifadesini kullandı.

AA’nın harita alan ölçümlerine göre, Türkiye-Suriye sınırında 32  kilometre derinlikte oluşturulacak bölge, 460 kilometrelik bir hattı kapsıyor.

Rakka ve Haseke’nin kuzeyindeki yerleşimleri kapsayacak bölge, batıdan  doğuya Sırrin, Ayn İsa’nın kuzeyi, Suluk, Resulayn, Tel Temr’in kuzeyi,  Derbesiye, Amude, Kamışlı, Verdiyye, Tel Hamis, Kahtaniyye, Yerubiyye ve  Malikiye’den geçiyor.

Şuyuf Tahtani, Aynularab (Kobani), Tel Abyad, Derbesiye, Amude,  Kahtaniye, Cevadiye ve Malikiye ilçeleri idari olarak tamamen bu hattın içinde  kalıyor.

Hat, batıda, Münbiç’in doğusundaki Sacur çayı kıyısından başlıyor.  Münbiç ilçe merkezi, 32 kilometrenin dışında kalıyor.

Diğer taraftan, 32 kilometrelik alanın fiziki olarak içinde kalan  Haseke ilinin Kamışlı ilçe merkezinde, Beşşar Esed rejimi varlık gösteriyor.

GÜVENLİ BÖLGE İHTİYACI

Güvenli bölge, ilk olarak Erdoğan tarafından Mayıs 2013’teki ABD  ziyaretinde dile getirilmişti. Erdoğan, dönemin ABD Başkanı Obama’ya; Suriye’de  uçuşa yasak bölge ilan edilmesi, siviller için güvenli bölge oluşturulması ve  koalisyon güçleriyle ortak kara operasyonu yapılmasından oluşan 3 aşamalı bir  plan sunmuştu. Türk yetkililer, Suriye ile ilgili her aktörle görüşmesinde konuyu  dile getirdi.

Türkiye’nin gündeme getirdiği güvenli bölge, Suriye’deki çatışmalardan  kaçan sivil nüfusun can güvenliğinin sağlandığı barınma alanı oluşturulmasını  öngörüyor. Türkiye bölgeyi, tüm Suriye’den göç eden sivillerin toplanabileceği ya  da Türkiye’ye geçmiş Suriyelilerin arzu etmeleri halinde yerleşebileceği bir  bölge olarak tasarlıyor.

Zira Suriye’de iç savaşın durması halinde dahi Suriye halkının,  barınma, iş ve sosyal hizmetlerden mahrum kalmasından ötürü başta Avrupa ülkeleri  olmak üzere dış göçe devam etmesine kesin gözüyle bakılıyor. Bu durum en fazla,  Avrupa ülkelerini endişelendiriyor.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments