EKMEĞE DAİR

Efendi Barutçu

Cumhuriyet İçin Yaptıklarımız Yetmez Mi?

Bu haber 29 Ekim 2012 - 18:55 'de eklendi ve 5.343 kez görüntülendi.

GÜLTEKİN ÖZTÜRK

Her yıl Cumhuriyet Bayramını görkemli törenlerle kutladık, devletin ileri gelenlerine, yabancı misyona Köşkte davet verip Cumhuriyet baloları düzenledik.

Cumhuriyete bağlılık yeminleri edip yüceltme sözü verdik ve“ebediyen payidar kalacaktır” dedik.

Aydınlar/yazarlar/akademisyenler/sanatçılar Cumhuriyetimizin 30 muhteşem sembolünü belirlemiş ve bunlarla Cumhuriyet müzesini kurmuşlar.

Gazetemizde yazılana göre 89 yılda 30 muhteşem eser verdik/vermişiz.
Bunların bazılarını önemleri nedeniyle bu yazıda kullandık. (*)

Cumhuriyetimizi ebediyen yaşatmak ve gurur duyacağımız bir yüceliğe ulaştırmak için ne/neler yaptığımıza bir bakalım;

Bale, golf ile tanıştık, balolarda dans edebilmek için vals/tango öğrendik.
Bale ayakkabısı, golf elbisesi edindik.

Senfoni orkestraları kurup Kars’ta, Van’da, Sinop’ta, Adana’da, Uşak’ta “Verdi/Mozart/Bach”dinledik/dinlettik.

Mini etek, İspanyol paça pantolon, fötr şapka giyip favorilerimizi uzatarak modern/çağdaş insanlar olduk.

Zeki Müren kostümlerini özendirip sanat güneşleri yaratarak erkeklerimize etek ve topuklu ayakkabı giydirdik.

Çocuklarımıza sömürgeciliğinin medeni insanın bir yardım şekli olduğunu, her şeyin “kazan, kazan yine kazan anlayışına” göre yaşamaya bağlı olduğunu, hayatımızı buna göre planlamamız gerektiğini öğrendik/öğrettik.

Şimendifer yapamadık ama Cumhuriyetin anısına şimendifer ve ay-yıldız kabartmalı “Serkısof” cep saatleri yaptırıp başarılı insanlarımıza veya onurlandırmak istediğimiz kişilere hediye ettik.

Patenti, motoru yabancı, işçiliği-montajı bizden “Anadol” arabalarımız ile gurur duyup yerli malı haftalarımızı iptal ettik.

Altmış seneyi aşkın “Necefli Maşrapa” ile açılış yapan tek kanal TRT’de yılbaşlarında dansöz seyretmek için vaziyet aldık.
Ve dünyayı/ülkemizi hükümetin sesi TRT’den dinleyip bu hizmet için de her yıl vergi ödedik.

Eliyle “sus” işareti yapan hemşireden hastane adabını, büyüklerimize bankaların dağıttığı kumbaralara para attırarak tasarruf yapmayı öğrendik/öğrettik.

Sayılamayacak kadar çok Atatürk heykeli/büstü dikip her yere Atatürk resimleri asarak, Türkiye’yi Atatürkçü/Cumhuriyetçi yaptık.

Milli bayramlarımızın kutlama törenlerinde Nutuk’tan bölümler okuduk, Onuncu Yıl Marşını coşkuyla söyledik.

Cumhuriyet Balolarında, eğlence veya mezuniyet gecelerine “Çıktık açık alınla” diyerek başladık “Türk’e durmak yaraşmaz, Türk önde Türk ileri!” diye bitirdik.

Bayramlarda gündüz “Yaşasın Cumhuriyet!” diye bağırıp gecesinde “Yıldırımlar yaratan bir ırkın ahfâdıyız” diye kükreyerek Harbiye Marşıyla fener alayında askerlerimizle beraber yürüdük.

Sürekli “Bir millet uyanıyor, söz milletindir” dedik, bu uyanışın kitaplarını yazdık, afişlerini bastık, filmlerini yaptık ancak her 10 yılda bir darbe yapıp darbeciyi Cumhura “Başkan”, milletin seçtiğini ise “idama sehpasına” gönderdik.

Yasaklara “yasak” koyarak apoletlileri zindana atıp sultanımızın gözetiminde ve denetiminde “İleri demokrasiyi, Çağdaş Cumhuriyeti” inşa edip çevre ülkelere ihraç etmeye başladık.

Milletvekillerinden, Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanlarından, gazetecilerden / sanatçılardan / akademisyenlerden / öğrencilerden / memur-işciler-esnaflardan / Kürtlerden / Türklerden sayısız terörist, aç/sefil ama mutlu milyonlarca “Türkiyeliden” çağdaş uygarlığa öncü bir Cumhuriyet yarattık.

Her 29 Ekim’de Atamızın huzurunda saygı duruşu sonrası Anıtkabir Özel Defterine “Büyük Atatürk, ilkelerinin takipçisi Cumhuriyetin bekçisiyiz rahat uyu” diye yazdık… Bu 29 Ekim’de de benzeri şeyler yazacağız.

Biz 89 yılda ancak bunları yapabildik ve yarın da Gazi Meclisin önüne “Seferberlik Yürüyüşü” yaparak bize emanet edilen Cumhuriyeti koruma/kollama görevimizi layıkıyla yerine getirmiş olacağız.

Daha ne yapmalıydık yetmez mi?

Çağdaş-Laik-Demokratik-Milli Türk Cumhuriyetinin kuruluşunun 89.yılını kutlarım.

Cumhuriyetimizin kuruluşunda/yaşatılmasında hizmeti/emeği geçenlerin, aziz şehitlerimizin/gazilerimizin huzurunda saygıyla eğiliyorum.

Başta Atatürk olmak üzere O mübarek insanları sevgiyle, saygıyla, şükranla anıyorum.

Ne mutlu Türkçü/Türk Milliyetçisi/Türk Ülkücüsü olana!

Ve
Ne Mutlu Türk’üm diyene!

(*) 28 Ekim 2012 tarihli Hürriyet gazetesi

Gültekin ÖZTÜRK
Gültekin ÖZTÜRKgzsiva@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments