DOLAR
8,2364
EURO
10,0327
ALTIN
484,93
BIST
1.441
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Gök Gürültülü
24°C
İstanbul
24°C
Gök Gürültülü
Pazar Parçalı Bulutlu
21°C
Pazartesi Az Bulutlu
19°C
Salı Az Bulutlu
20°C
Çarşamba Az Bulutlu
23°C
Milliyetçi Hareket Partisi Lideri Devlet Bahçeli, resmi Twitter hesabı üzerinden İsrail’in dün akşam Yatsı Namazı esnasında, Mescid-i Aksa’da toplanmış din kardeşlerimize ses bombası ve plastik mermiyle saldırmasına sert tepki gösterdi. Bahçeli, “Ramazan ayı boyunca Filistinli kardeşlerimizin inanç ve ibadet özgürlüğüne musallat olan, Harem-i Şerif’in statüsünü hedef alan İsrail hükümetini lanetliyorum.”...
ÜLKÜCÜ ŞEHİT BEKİR YÜCEL’E SONSUZ RAHMETLE…  Efendi BARUTÇU  “Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor; Bir hilal uğruna Ya Rab, ne güneşler batıyor!” Türk İslâm Ülküsü davasının 1970’li yıllardaki Ülkücü gençlik liderlerinden,  Bursa Ülkü Ocakları’ndan yakın çalışma arkadaşımız, okul arkadaşımız, kardeşimiz, Bekir Yücel’i şehadetinin 42. yıl dönümünde dinmeyen gönül acılarımızla, sonsuz rahmetle...
YUNUS EMRE’YLE HASBİHAL-7    Ahmet URFALI        Yunus bana buğday gerek demişse, bu insanın önce karnının doyması, yani yaşaması gerektiğinin vurgulanmasıdır, bu dünyanın hakkını vermenin kaçınılmaz olduğudur, çünkü himmetle ulaşılan yüce değerlerin taşıyıcısı biyolojik varlığımızdır. Buğdayı aldıktan sonra da himmeti istemesi buğdaya takılıp kalmadığını, dünyaya bağlanmadığını, maddeyi aşmaya hazır olduğunu gösteriyor.   ...
EMİNE IŞINSU ABLAMIZA VEDA Efendi BARUTÇU 6 Mayıs 2021 Perşembe günü ahiret yurduna yolcu ettiğimiz sanatçı, edebiyatçı, yazar Emine Işınsu Öksüz’ün 1970’li yılların Ülkücü Türk Milliyetçisi gençliğinin fikrî şahsiyetinin oluşmasında büyük bir payı vardır. Her biri bir başka güzellikte ölümsüz eserleri ve -o tarihlerdeki yazar kadrosuyla -fikrî seviyesine günümüzde bile...

Cumhuriyet İçin Yaptıklarımız Yetmez Mi?

Cumhuriyet İçin Yaptıklarımız Yetmez Mi?
29.10.2012
0
A+
A-

GÜLTEKİN ÖZTÜRK

Her yıl Cumhuriyet Bayramını görkemli törenlerle kutladık, devletin ileri gelenlerine, yabancı misyona Köşkte davet verip Cumhuriyet baloları düzenledik.

Cumhuriyete bağlılık yeminleri edip yüceltme sözü verdik ve“ebediyen payidar kalacaktır” dedik.

Aydınlar/yazarlar/akademisyenler/sanatçılar Cumhuriyetimizin 30 muhteşem sembolünü belirlemiş ve bunlarla Cumhuriyet müzesini kurmuşlar.

Gazetemizde yazılana göre 89 yılda 30 muhteşem eser verdik/vermişiz.
Bunların bazılarını önemleri nedeniyle bu yazıda kullandık. (*)

Cumhuriyetimizi ebediyen yaşatmak ve gurur duyacağımız bir yüceliğe ulaştırmak için ne/neler yaptığımıza bir bakalım;

Bale, golf ile tanıştık, balolarda dans edebilmek için vals/tango öğrendik.
Bale ayakkabısı, golf elbisesi edindik.

Senfoni orkestraları kurup Kars’ta, Van’da, Sinop’ta, Adana’da, Uşak’ta “Verdi/Mozart/Bach”dinledik/dinlettik.

Mini etek, İspanyol paça pantolon, fötr şapka giyip favorilerimizi uzatarak modern/çağdaş insanlar olduk.

Zeki Müren kostümlerini özendirip sanat güneşleri yaratarak erkeklerimize etek ve topuklu ayakkabı giydirdik.

Çocuklarımıza sömürgeciliğinin medeni insanın bir yardım şekli olduğunu, her şeyin “kazan, kazan yine kazan anlayışına” göre yaşamaya bağlı olduğunu, hayatımızı buna göre planlamamız gerektiğini öğrendik/öğrettik.

Şimendifer yapamadık ama Cumhuriyetin anısına şimendifer ve ay-yıldız kabartmalı “Serkısof” cep saatleri yaptırıp başarılı insanlarımıza veya onurlandırmak istediğimiz kişilere hediye ettik.

Patenti, motoru yabancı, işçiliği-montajı bizden “Anadol” arabalarımız ile gurur duyup yerli malı haftalarımızı iptal ettik.

Altmış seneyi aşkın “Necefli Maşrapa” ile açılış yapan tek kanal TRT’de yılbaşlarında dansöz seyretmek için vaziyet aldık.
Ve dünyayı/ülkemizi hükümetin sesi TRT’den dinleyip bu hizmet için de her yıl vergi ödedik.

Eliyle “sus” işareti yapan hemşireden hastane adabını, büyüklerimize bankaların dağıttığı kumbaralara para attırarak tasarruf yapmayı öğrendik/öğrettik.

Sayılamayacak kadar çok Atatürk heykeli/büstü dikip her yere Atatürk resimleri asarak, Türkiye’yi Atatürkçü/Cumhuriyetçi yaptık.

Milli bayramlarımızın kutlama törenlerinde Nutuk’tan bölümler okuduk, Onuncu Yıl Marşını coşkuyla söyledik.

Cumhuriyet Balolarında, eğlence veya mezuniyet gecelerine “Çıktık açık alınla” diyerek başladık “Türk’e durmak yaraşmaz, Türk önde Türk ileri!” diye bitirdik.

Bayramlarda gündüz “Yaşasın Cumhuriyet!” diye bağırıp gecesinde “Yıldırımlar yaratan bir ırkın ahfâdıyız” diye kükreyerek Harbiye Marşıyla fener alayında askerlerimizle beraber yürüdük.

Sürekli “Bir millet uyanıyor, söz milletindir” dedik, bu uyanışın kitaplarını yazdık, afişlerini bastık, filmlerini yaptık ancak her 10 yılda bir darbe yapıp darbeciyi Cumhura “Başkan”, milletin seçtiğini ise “idama sehpasına” gönderdik.

Yasaklara “yasak” koyarak apoletlileri zindana atıp sultanımızın gözetiminde ve denetiminde “İleri demokrasiyi, Çağdaş Cumhuriyeti” inşa edip çevre ülkelere ihraç etmeye başladık.

Milletvekillerinden, Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanlarından, gazetecilerden / sanatçılardan / akademisyenlerden / öğrencilerden / memur-işciler-esnaflardan / Kürtlerden / Türklerden sayısız terörist, aç/sefil ama mutlu milyonlarca “Türkiyeliden” çağdaş uygarlığa öncü bir Cumhuriyet yarattık.

Her 29 Ekim’de Atamızın huzurunda saygı duruşu sonrası Anıtkabir Özel Defterine “Büyük Atatürk, ilkelerinin takipçisi Cumhuriyetin bekçisiyiz rahat uyu” diye yazdık… Bu 29 Ekim’de de benzeri şeyler yazacağız.

Biz 89 yılda ancak bunları yapabildik ve yarın da Gazi Meclisin önüne “Seferberlik Yürüyüşü” yaparak bize emanet edilen Cumhuriyeti koruma/kollama görevimizi layıkıyla yerine getirmiş olacağız.

Daha ne yapmalıydık yetmez mi?

Çağdaş-Laik-Demokratik-Milli Türk Cumhuriyetinin kuruluşunun 89.yılını kutlarım.

Cumhuriyetimizin kuruluşunda/yaşatılmasında hizmeti/emeği geçenlerin, aziz şehitlerimizin/gazilerimizin huzurunda saygıyla eğiliyorum.

Başta Atatürk olmak üzere O mübarek insanları sevgiyle, saygıyla, şükranla anıyorum.

Ne mutlu Türkçü/Türk Milliyetçisi/Türk Ülkücüsü olana!

Ve
Ne Mutlu Türk’üm diyene!

(*) 28 Ekim 2012 tarihli Hürriyet gazetesi