DOLAR
8,2415
EURO
10,0359
ALTIN
485,56
BIST
1.441
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
19°C
İstanbul
19°C
Açık
Salı Az Bulutlu
20°C
Çarşamba Az Bulutlu
22°C
Perşembe Az Bulutlu
25°C
Cuma Az Bulutlu
25°C
YENİ ANAYASA YAZILIRKEN Fahrettin Masum BUDAK     Bir süreden beri, bazı partilerde yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğuna dair  görüş beyanatları duymaya ve bu demeçleri gazetelerde okumaya başlamıştık. Bu doğrultuda MHP ile AKP’nin biraz daha  ön alarak yeni anayasa taslakları hazırlamak için kolları sıvadıkları gelen haberler arasındaydı. Nitekim bunun sözde kalmadığını ve ete...
 YUNAN İTTİFAKI VOLKAN YAŞAR BERBER         23 ocak 1913 tarihinde sadrazamlığa getirilen Mahmut Şevket Paşa, Balkan savaşının lehte netice vermeyeceğini sezerek kişisel gayretlerde bulunmuştur. Yıldız sarayında Maliye nazırı ile beraber ön istişaresini yaptıktan sonra diğer nazırlarla beraber topluca yemek yerler. Nazırlar odasında toplanılarak ilk defa bilahare kendileri Yunan ittifakı metnini açık...
ZİYA GÖKALPLE İLGİLİ ANILAR  Kenan EROĞLU               Büyük mütefekkirimiz Ziya Gökalp konusuna devam ediyoruz.               Daha önce de belirttim. Ziya Gökalp gibi büyük bir düşünürümüzü ne yazık ki yeteri kadar tanıyamıyoruz. Onun vefatından sonra 20 yılı geçkin bir süre kendisinin neredeyse unutulmaya terk edildiğini, hatta ders kitabı olarak yazdığı bazı eserlerinin basılmak...
ANNELER UNUTULMAZ Asena Kınacı MORAL “Ana başta tac imiş   Her derde ilaç imiş   Bir evlat pir olsa da   Anaya muhtaç imiş.”  Anne kucağı bebeğin ilk kundağıdır. Anne bebeğin ilk oyuncağıdır. Anne bir çocuğun acıyı, tatlıyı öğrendiği ilk durağıdır. Anne, evladın kolu-kanadıdır. Evlatların büyürken öğrendiği en güzel ilk söz ”anne”dir....

Sinan OĞAN, Mecliste AKP’nin Suriye Politikasını Yerden Yere Vurdu

Sinan OĞAN, Mecliste AKP’nin Suriye Politikasını Yerden Yere Vurdu
Milliyetçi Hareket Partisi Iğdır Milletvekili Dr. Sinan OĞAN, 21 Ocak Salı günü TBMM Genel Kurulu’nda AKP’nin Suriye politikasıyla ilgili konuştu. OĞAN, AKP’nin Suriye politikasıyla ilgili yanlışları gündeme getirerek, izlenen yanlış dış politikayı yerden yere vurdu.
Sinan OĞAN, “20 Ocak 1990 tarihinde Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de Sovyet orduları tarafından yapılan katliamı bir kez daha burada, huzurunuzda kınayarak konuşmama başlamak istiyorum.” diyerek sözlerine başladı.
OĞAN AKP’nin Suriye politikasındaki yanlışları dile getirdiği konuşmasında şöyle konuştu; “AKP’nin Suriye politikasının yanlışlarını konuşuyoruz bu araştırma önergesiyle, yalnız AKP’nin Suriye politikasının doğruları var mı ki acaba, doğrularının yanında bir de yanlışlarını konuşalım? AKP’nin Suriye politikasının elle tutulur herhangi bir yanı olmadığını ifade etmek lazım. Dünden beri basında Esad rejiminin işkenceyle katlettiği binlerce sivilden, binlerce askerden ibaret resimler gösteriliyor. Elbette bu vahşete dur demeliyiz, elbette bu vahşeti kınamalıyız; ama bir o kadar da ciğer sökenlerin, insan kafası kesenlerin ve sınırımıza kadar dayananların uyguladığı vahşeti de kınamalıyız.
Suriye’de bugün iktidarından muhalefetine her kesim âdeta insanlığını unutmuş bir kan gölü içerisinde debelenip duruyor. Peki, AKP iktidarı olarak siz ne yapıyorsunuz? Siz bu vahşetin neresindesiniz? Bu sorunun da burada cevabının verilmesi lazım. Eğer yanı başınızda kan akıyorsa, yangın varsa ve siz oraya bir kova suyla değil, bir kova benzinle gidiyorsanız demek ki, o vahşette sizin de rolünüz var, demek ki o vahşetin, günahın içerisinde size de fatura edilmesi gereken bir hisse var.
Sayın Başbakan diyor ki: “Suriye’ye giden tırları siz hangi hakla durdurursunuz, hangi hakla onun aramasını yaparsınız?” ve bir başka isim, İçişleri Bakanı Efkan ALA diyor ki: “Suriye’ye giden tırlarda oradaki Suriye Türkmenlerine yardım yapılıyor.” Suriye Türkmenleri şimdi mi aklınıza geldi? Peki, Suriye Türkmenleri “Bize böyle bir yardım gelmedi.” açıklamasında bulundular, buna ne diyeceksiniz? Suriye Türkmenlerine herhangi bir şey yaptığınız yok, bari Suriye Türkmenlerinin ismini kullanmayın, hiç olmazsa ismini kötü emellerinize alet etmeyin. Suriye Türkmenleri bugün maalesef sahipsiz kalmıştır. Cenevre II Konferansı’nda Suriye’de Araplardan sonra ikinci en büyük topluluk olan Suriye Türkmenleri temsil edilmiyor. Peki siz, bostan korkuluğu musunuz? Oradaki bizim kardeşlerimiz herhangi bir söz hakkına sahip değil. Siz ahkâm kesiyordunuz, hani o bölgede her şey sizden sorulurdu? Ne oldu? Niye Suriye Türkmenlerine sahip çıkmıyorsunuz, niye Suriye Türkmenleri Cenevre 2’de temsil edilemiyor? Dolayısıyla da sizin Suriye Türkmeni gibi bir derdiniz yok. Hiç olmazsa Suriye Türklerini kötü niyetlerinize alet etmeyin. Bir faydanız yok, hiç olmazsa “Suriye Türkmenlerine silah gönderiyoruz.” deyip hem muhaliflerin hem Esad iktidarının hedef tahtası hâline getirmeyin. Bugün, Suriye’de kirli oyunlar tezgâhlanıyor ve siz de maalesef bu kirli oyunların bir tarafında yer alıyorsunuz. İş o kadar çığırından çıkmış, Türkiye’nin oradaki varlığı, gücü o kadar çok törpülenmiş ki, IŞİD diye ifade edilen El Kaideli terör grupları Suriye sınırına gelip teslim olan diğer muhalif grupların silahlarını isteyecek kadar cesaret bulabiliyorlar kendilerinde. Kaçakçılar atlarla, yüzlerce atlı birlikleri oluşturup Türkiye sınırına hücum edebiliyorlar.”
OĞAN, TBMM Genel Kurulunda bu sözlerinin ardından da sert eleştirilerine devam etti; “Türkiye, hiçbir dönemde bu kadar aşağılanmamıştı, Türkiye hiçbir dönemde sınırı bu kadar güvensiz olmamıştı, itibarı bu kadar yerlerde sürünmemişti, maalesef bunu siz becerdiniz. Suriye’de hala kan akıyor. Hem iktidarı hem muhalefeti bu kanın akmasında müsebbip. Buradan sormak istiyorum, Suriye’de iktidar şimdiye kadar niye devrilmedi biliyor musunuz? Arkasında İran iktidarı olduğu için. Peki, İran’a uygulanan ambargoyu delerek, bakanlarınız komisyon alarak İran’ın Suriye’ye daha fazla silah sevk etmesine sebep olmuyor musunuz? Oluyorsunuz.
Mavi Marmara baskını sonrasında İsrail’le artan ilişkilerimizi ben hayretlerle karşılamış ve soru önergesi vermiştim. Bakanınızın cevabı aynen şuydu: “Canım, ticaret başka, siyaset başka.” Yani Gazze’de her kurşuna ticaretinizle katkıda bulundunuz. Peki, şimdi Suriye’de akan kana aldığınız komisyonlarla katkıda bulunuyorsunuz. “Müslümanım” diyen vatan evladı, İran’a daha fazla silah göndermesine sebep olacak komisyonları, haram parayı nasıl yiyorsunuz? Ayakkabı kutularındaki o haram paraların Suriye’de daha fazla kan dökülmesine sebep olduğunu bilmiyor musunuz? Biliyorsunuz; ama sizin için aslolan nedir? Suriye’deki gariban vatandaşın kanının dökülmesi değil, ayakkabı kutularında daha fazla dolar, daha fazla euro biriktirmektir. Onun için Suriye konusunda samimiyetten burada bahsedemezsiniz. Siz o samimiyetinizi ayakkabı kutularının içine gömdünüz. Burada, Suriye’de kan dökülmesini, burada insanlık zulmünü falan geçiniz. Çünkü o kan sizin elinize bulaşmıştır. O kan, ayakkabı kutularından sizin elinize bulaşmıştır.
Maalesef, Suriye’de savaş devam ediyor ve bu savaşın devam etmesi küresel güçlerin işine geliyor. Bakınız, Libya’da gittiler bir kanalizasyon çukurunda Kaddafi’yi bulup imha ettiler. Aynı küresel güçler Suriye’de daha fazla iç savaş olsun ki, Suriye bölünsün ve İsrail için tehdit olmaktan çıksın diye uğraşıyorlar. Ve siz de, maalesef bu küresel oyunun bir piyonu hâlinde Suriye’de iç savaşın devam etmesi, Suriye’nin bölünmesi için habire yangına benzinle gitmeye devam ediyorsunuz. Küresel güçler isterse Suriye’de savaşı bugün durdurabilirler; ama istemiyorlar. İlk defa Cenevre II’de bir barış umudu doğdu hemen diğer kaynaklar devreye girdi, bu resimler iki gün bekletilip Cenevre’den sonra yayınlanmadı; Cenevre öncesinde “Aman, birden olur da barış gelir.” endişesiyle hemen yayınladılar. Siz de üzerine atladınız ve Suriye’de barışın bütün yollarını tıkadınız. Türkiye olarak bizim Suriye’de yapacağımız şey barışa destek olmaktır. Orada daha fazla kan dökülmesine değil. Suriye’de bizim yapmamız gereken bölgeye silah gönderen devletlerin yolunu kesmek, ayakkabı kutularına komisyonları doldurmak ve daha fazla insanın kanının dökülmesine sebep olmak değil. Bu sebeple, Suriye politikanız baştan sona yanlış. Sadece Suriye politikanız mı? Elbette değil. “Sıfır sorun” diye yola çıktığınız ve maalesef, Türkiye’nin önüne sorunlar yumağı, onlarca yıl çözülemeyecek sorunlar yumağı getirdiğiniz dış politika yanlışlarınız, baştan sona dış politika yanlışlarınız burada konuşulmalı. Dış politikada Suriye dâhil olmak üzere Yüce Meclise hesap vereceğiniz günler yakındır diyor, saygılar sunuyorum.

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.