GÖKTÜRKLER ÜZERİNE

Celil Altınbilek

Ahmet Yesevi Şaman mıydı?

Bu haber 26 Temmuz 2014 - 21:19 'de eklendi ve 1.298 kez görüntülendi.

Hoca Ahmed Yesevî’nin  doğum zamanı  olarak kabul edilen 11. asır ortalarında,  1035-1040 yılı olarak düşünülürse,  asrın tam yarısı onun gençlik yıllarıdır. Goktürkler’den  sonra Uygurlar zamanında bu devlet, Türkler’i bir bütün olarak sahiplenmeyip bir taraftan Kırgız diğer taraftan Karahıtaylılar’ın sıkıştırması sonucu  özellikle Oğuz boylarının eski Batı Göktürk bölgelerinde yerlerinde kalmayı başardıkları hususunda tarihçiler ittifak hâlindedir. Hattâ batıda Musevî Hazarlar ve Rus Slâvları ile Bizans’ınTürkistan Oğuzları’na geçit vermediğini, bunun gibi Kıpçak Bulgarları’nın da İbni Fadlan verdiği bilgilere göre bunların da İslamiyet’e meyletmeleri sebebiyle Orta Asya ile Batı arasında tampon bile olamadıklarını bilmekteyiz.

Öyle sanıldığı gibi Karahanlılar devrinde Türk ırkının çok büyük bir külliyet olarak Müslüman oldukları görüşü tabii ki yanlıştır. Batıda Peçenekler  ve Tuna Bulgarları gibi Hıristiyan unsurlardan tutun da, ortada, Musevî Hazarlar’dan,  ilk Türk vatanında Şamanizm ve Budizm’e kadar bir sürü dinlerin taban bulduğunu iyice hatırlamak lâzımdır. Dolayısıyla Yesevî zamanında Türkistan’da bile dini bir bütünlük olmadığı, bu sebeple  Hoca’nın Buhârâ’da Hemedanî’ye intisab ettiğini ve İslâmi düşüncelerini böyle geliştirdiği zaten en sağlam bilgilerimiz arasındadır. Emeviler zamanında Maverünnehr’e adım atan Araplar yukarıda zikrettiğimiz durumlardan ötürü Türkistan’da Samanoğulları, Doğu ve Güneydoğu’da ise Karahanlı ülkelerini aşamamışlardır.

Henüz Müslüman olmayan Türkler’in yardımları ile Çinliler’i Talas’da yenmişlerse de onlara çok zararlarının dokunduğu kesinlikle söylenemez. İlk Selçuklu Dukak’n ve Oğuzlar’ın çok samimi  “Şaman” olduklarını ve hiçbir şekilde tâbi oldukları iddia edilen Hazarlar’ın Museviliği’ne yakın durmadıkları ciddî kaynaklarda  yer almaktadır.
Bu şartlar altında kendisinin de Oğuz olduğu kuvvetle muhtemel olan Hoca Ahmed Yesevi’nin bizzat “Şaman” olduğu söylemek mümkün olmasa da âilesinin bu dine mensup olduğu ve âileden gelen inançların kafasında gelenek olarak teşekkül ettiğini rahatlıkla  söyleyebiliriz. Hoca Ahmed belki Oğuzlar arasında ilk Müslüman dalgasının mensubudur. Çünkü onun yarattığı “Türk Halk Müslümanlığı” Anadolu’ya bile  “Şamani” inanç ağırlıkları ile taşınmıştır. Anadolu kültürü ve sosyal hayatında “Horasan Erenleri” diye adlandırılan unsurların tam anlamı Müslüman olduğunu söylemek hiç bir şekilde  mümkün değildir.

Her ne kadar “Şamani” inançlar bazı hususlarda İslâmi prensiplerle örtüşüyorsa da ilk Müslüman olan Oğuz Selçuk, daha ziyâde hakimiyet duygusu ile  din değiştirmiş ileriduruşları  ile 200 sene sonra tezahür eden “Halk Müslümanlığı” içersindeki ”Batıni” inançlar bu gerçeği ziyâdesiyle ispata yeterlidir.

Bu şartlar altında Oğuzlar’ın Müslüman oluşu  ile Hoca Yesevî’nin doğumu aynı yıllarda örtüştüğüne göre acaba âile hayatında “Şamanizm”i yaşamış mıdır şeklinde bir soru ister istemez insanın aklına gelmektedir. Hoca dervişlerinden özellikle batıda en uçlara kadar ulaşan “Babai – Vefai – Kalenderî – Melâmi – Bektaşî”  dervişlerinin bıraktığı izler dikkatle  incelenirse bu suale tam olmasa bile  miktar müspet cevap vermek gerekecektir. En azından, mutlak olarak din değiştirdiği ve Müslüman olduğu belli olan Yesevî’nin yaşadığı cemiyetin hâlâ eski inançları ve “Şamanizm”i yaşadığını rahatlıkla ifâde edebiliriz. Bugün Türklerdeki değişik İslâmîanlayışın herhalde kökenleri de burada yatmaktadır.

Ali Alparslan
Ali Alparslanalialparslan78@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.