YOLLARDA

Kemal Çopuroğlu

Suriye’de Geriye Dönüş Olur mu?

Bu haber 27 Temmuz 2014 - 16:23 'de eklendi ve 763 kez görüntülendi.

Peşinen söyleyelim ki, Suriye’de eğer oğul  Beşir Esad, Baba Hafız Esad’ın yolunda devam etmek istiyorsa artık bu mümkün değildir. Esasen hatayı daha  başta Fransızlar yapmışlar; çünkü manda idaresine dayalı da olsa, “Suriye” de tarih boyunca “Milli Devlet” teşkili  kesinlikle mümkün olmamıştır. Osmanlı idaresi bile vilâyet sistemine dayayan gevşek bir ademî merkeziyeti andırıyordu. Çünkü Suriye’de karışık bir din ve mezhep yapısının yanında  coğrafyanın her yanına dağılmış milliyet mozaiği mevcuttur. Özellikle Selçuklu, Memlûk ve Osmanlı devirlerinde ülkenin “Türkler” eli ile idâre edilmesi için “Türkmenler” özellikle  ülkenin her yanına âdeta buğday taneleri gibi serpilmiştir. Bu hususu  Irak için de söyleyebiliriz. Halbuki bir dereceye kadar Arapların dışında diğer milliyetler idareye iştirak etmedikleri için  yaşadıkları bölgeler az çok sabit kalmıştır. Milliyet olarak Kürtler, din ve mezhep olarak da Hıristiyanlar-Dürziler-Nusayriler böyledir. Selâhiddin Eyyubi devrinde Kürtler de bir parça dağıtılmışlardır; lâkin bunun sebebi idare değil rahat durmayışlarıdır. Bu rahatsızlık meselesi el-Cezire veya Yeni-il Türkmenleri için de geçerlidir. Bu sebeple Bayır-Bucak’ın dışında bir arada kemiyet ifâde eden Türkmen zor bulursunuz.

ABD istihbarat kaynaklarına göre, hâlâ Suriye’den günde 11.000 kişi göçmektedir ve bunun 3.000’i Türkiye’ye gelmektedir. Türkiye’de göçmen sayısı kamplar ve evlerde yaşayanlar olmak üzere 2 milyon kişiye yaklaşmıştır. Bunun ancak kamplarda 150 bin, evlerde 100 bin olmak üzere 250.000’i Türkmen’dir. Ülkeyi terk etmeyenlerin kendilerini savunacak kadar güçleri var. Geçmişin en büyük organize gücü  olan “Müslüman Kardeşler”, daha Baba Esad zamanında 1982’de sindirilmişti; bu örgütün Türkmenlerden de taraftarı vardı. Şimdi maceraperestler ve Selefiler’in dışında Türkmenlerin de içinde bulunduğu samimi Müslümanların maalesef  sığınacak limanları yok. Bu sebeple çaresiz vaziyette Beşir Esad’ı “Ehven” görüyorlar. Şam-Golan-Hama-Hums-Lazkiye Türkmenleri böyledir. Aynı  bölgelerde Kürt-Arap ve diğer Sünni unsurlar da böyledir. Buna karşılık bazı Aleviler Esad’ı terk ediyor.

Türkiye bağırıyor, çağırıyor ama ABD Suriye’den nedense uzak duruyor. Suriye’nin Türkiye ve İran için maalesef riski çok fazladır. Elbette bir daha dikta olmaz ama, Suriye’nin geleceği öngörülemiyor. Küresel güçler Irak-İran’dan Akdeniz’e güvenli geçiş yolları arıyorlar.

Adına ister “PYD” deyin ister “Rojava”, Kürtler başkent olarak gördükleri Kamışlı’ya tam olarak hakim değiller. Propagandaya aldanıp Türkiye’de Suriye Kürtlerini yanlış tarif ediyorlar. Adamakıllı Ortadoğu uzmanı olan ABD’li akademisyen Judith S. Yaphe, bölgeden sıcağı-sıcağına  saha çalışmalarına dayanarak,  Suriye Kürtlerinin Türkiye’yi istediğini yazıyor. Çünkü Kürt Bölgesi IŞİD’in eline geçmiş en önemli petrol  sahası olarak ekonomik değer pek yüksektir.

Şu anda Suriye’de Esad güçleri sadece havadan nokta ateşleri  ile ihbarlara dayanarak  birçoğu yanlış hedeflere ateş ediyorlar.Geçen hafta Bayır-Bucak köylerine ölümlerle sonuçlanan saldırılar yapılmıştır. Bu sebeple belki mümkün değil ama bir yıl önce ABD’nin düşündüğü “Uçuşa Yasak Bölge”, aslında Suriye’yi de rahatlatır. Çünkü elinde av tüfeği olanlara  yanlış ihbarlarla helikopter ateşi yapılıyor. ”Uçus Yasağı”, kaçışları da mutlaka durduracaktır. Çünkü kimse durduğu yerde yaşadığı toprakları terk etmez.

Sağlıcakla kalın.

Ali Alparslan
Ali Alparslanalialparslan78@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.