GÖKTÜRKLER ÜZERİNE

Celil Altınbilek

BİR ZAMANLAR KIBRIS…

Atilla ÇİLİNGİR

Birgül Sönmez

Bu haber 26 Ağustos 2014 - 9:36 'de eklendi ve 1.471 kez görüntülendi.

Prof. Birgül Sönmez, tıp doktoru ve kalp cerrahıdır; fakat yıllardan beri kendine göre çeşitli yönlerden “Sarıkamış” üzerine derlemeler yapıp programlara çıkmaktadır. Şahsen bu konularla ilgili birisi olarak bu çalışmalardan tam olarak haberdar olduğumu söyleyemem. Fakat meseleyi iyi bilenler tarafından çok tasvip edilmediği, ”Sarıkamış Gerçeği”ni magazine dönüştürdüğü bilinmektedir. 93 Harbi’nin bir rövanşı olarak “Sarıkamış”tan şüphesiz olarak ders alacağımız çok yön bulunmaktadır. Elbette bir “Kalp Cerrahı”ının bu hususu görmesi ve tanımlaması mümkün değildir. Bu zat, yıllardan beri yıldönümlerinde Sarıkamış’a gider  ve orada “Şov”a yakın  görüşler sergiler ve bu durum insanlara hoş da gelirmiş. Şahsen bugüne kadar onun çalışmalarından faydalananı görmediğimiz için  meselenin seviyesinin bundan yukarılarda olmadığını sanıyoruz.

Evvelki günkü nefreti anlamak mümkün değil! Demek isteyenler yanında istemeyenler da varmış! Çünkü Birgül Sönmez gibi bir hocanın, yöre halkı ve ileri gelenleri ile başka hiçbir meselesinin olduğu düşünülemez. Birgül Hoca’nın yörede Enver Paşa’yı çok sevenlerle de bir muhabbeti yoktur. Mesela ülkücüler de onu sevmiyor ve görüşlerini sürekli olarak eleştiriyor. Hoca’ya silahlı saldırıda bulunan şahsın Sarıkamış’ın eski AKP’li Belediye Başkanı olduğu sanılıyor ki, zaten hadiseden sonra gözaltına alıınmıştır. Bu kişinin “Kürtçü” olmamakla birlikte Kürt olduğu ve onun da  Enver Paşa’dan hazzetmediği, fakat esas meselenin  Hoca’nın buralara Belediye’ye rağmen bir takım hizmetleri getirmesi imiş! Elbette sebebi ne obursa olsun, böyle bir hareketi tasvip etmek mümkün değildir. Hoca da, zaten bilgi ve belgeden ziyade boş işlerle uğraşıyor ve bilgisizliğini harp tarihi gibi süzgeçten geçmiş kesin hükümlere kafa tutuyordu.

Gerek Türk ve gerekse Rus arşivleri, Sarıkamış belgelerini genel olarak açıklamıştır. Türkiye’de bu konuda henüz bir kamuoyu mutabakatı sağlanmamışsa da, yayınlanan belge ve bilgilere göre “Sarıkamış”ın bir hezimet olmadığı, Rusların yargılayıp da mahkûm ettiği, komutanlarından anlaşılması mümkün olmakla birlikte, bizim neyi tartıştığımız belli değildir. Şartlar ne olursa olsun, Sarıkamış mağlubiyetinin gerçek sebebi,  Köprülülü Şerif’in ve bazı komutanların ihaneti ile Damat Hafız Hakkı Paşa’nın emirlere uymayarak kendini ispat etmek istemesi sonucu taze kuvvetleri Allahuekber Dağları’na vurmasıdır. Hafız Hakkı Paşa’nın canı ile ödediği bu harekete ait hatıraları yayınlanmamış olarak Sayın Murat Bardakçı’nın elindedir. Şahsen bunları görme ve tetkik etme gibi bir mutluluğumuz olmuştur, ama tam olarak gerçek ancak bu hatıraların yayınlanmasından sonra ortaya çıkacaktır. Bütün bunlara rağmen savaş müddetince, II. Abdülhamid’in “Hamidiye Alayları” yerine teşkil edilen, bugünkü “Korcuculuk”un provası olan  “ Kürt Alayları”nın da hiçbir işe yaramadığı gerçektir. Bu sebeple, Malazgirt’in bir “Kürt” boyutu olduğu halde Sarıkamış’ın maalesef yoktur. Zaten hadise de bu sebeple zuhur etmemiştir. Takip ediyoruz ve mutlaka değişik boyutu varsa öğreneceğiz.

Muhabbetle.

Ali Alparslan
Ali Alparslanalialparslan78@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.