GÖKTÜRKLER ÜZERİNE

Celil Altınbilek

12 Eylül Falakacıları

Bu haber 13 Eylül 2014 - 10:36 'de eklendi ve 1.068 kez görüntülendi.

Üzerinden 34 yıl geçmesine rağmen 12 Eylül 1980 İhtilâli ile ilgili düzgün bir araştırma yapılmamış olması, cidden demokrasi adına üzülecek bir durumdur. İstihbaratçıların kaynak sağlayarak yazdırdığı düzmece kitaplar,  şarlatanlıktan başka bir şey içermemektedir. Bunlar viski yudumlarken yazılmış tam anlamı ile  it iti ısırmaz kurguları ile doludur. Öyle hadiselerin içinde bulunup da,  adam gibi bir demokrasi örneği veren yiğit kalem aramaya çıkmak lâzımdır. Özellikle Ülkücülere yönelik jenosit annelerin ve babaların şuurlarında düğümlenmiştir.

Okudunuz mu bilmiyorum ama bu site sütun komşumuz Ali Bademci’nin, geçen yıl 12 Eylül  yıldönümünde ortaya koyduğu 12 Eylül İşkencesinde Ülkücü Bir Gazetecinin Dramı”* bir başlangıç kitapçığıdır. Kendi şahsı ile ilgili bilgileri dobra dobra ve mertçe anlatmış, gerekli belgeleri eklemiş, bilhassa artık adı sanı duyulmayan kahramanları öne çıkarmıştır. Kendisi hiçbir şekilde kahramanlığa yeltenmemiş, bu yönü ile kitap bir hatırattan ziyade “Belgesel”e dönmüştür. Aynı zamanda hepimize güzel ve leziz bir edebi üslupla milliyetçilik dersi vermiştir.

Geçen AKP hükümetleri devrinde, 12 Eylül’ün iki ihtiyarının yargılanmasına dair bir kanun çıkarılmıştı. Şimdi bu yargılamalar devam ediyor; ne yapıldığı bile belli değildir; bilinen o ki, devlet mağdurlara tazminat ödeyecekmiş! Ne olur ödese veya ödemse? Yaraları sarabilecek,  işkenceden ölenleri veya sakat kalanları ayağa kaldırabilecek mi? En fazla iki ihtilalciye hapis cezası verilecek ve bu cezaları evlerinde çekecekler! Belki bu vesile ile Bölücübaşını da,  aynı statüye çekecekler! Neyi ifade eder bunlar, hiç kafanız alıyor mu? Hâlbuki işkence yapan polis ve ordu mensupları hâlâ aramızda dolaşıyor! Boy boy bunların listeleri veriliyor ve suçları ortaya dökülüyor! Onları alıp yargılayın da, görelim sizi! Paralel yapı diye bir sürü insanı sigaya çekiyorsunuz da,  bu adamları neden görmüyorsunuz? Adamlar, muhtemelen emekli olmuş deniz sahilinde Ordu veya Polisevlerinde devlet kesesinden keyif çatıyorlar! Zavallı mağdurlar da  Amele” çavuşluğuna devam ediyor ve değnekle geziyor! Adalet bu mudur, ileri demokrasi bu mudur?
Avrupa II. Dünya Savaşı sorumlularını yargıladı, mahkûm etti de,  siz neredesiniz? Hiç kimse savaş suçluları için Hitler’i aramadı; elleri ile koydukları gibi general-çavuş-er demeden buldular ve kodese soktular! Birçokları da, dört duvar arasında öldü, geberdi gitti! Batı dünyada en alçak, en şerefsiz, en namussuz işin insanın insanı ezmek olduğunu, yani işkence olduğunu çok iyi biliyor!

Bizde demokrasi Ateşten Gömlek! Kanunları nereye çekersen oraya gidiyor! Vergi mevzuatı adı altında bölücü affı çıkıyor, kanun adı ve sanı yok, Torba yasa! Ne güzel değil mi? Bir vekil çıkıp da, “Yasa çuvala konur mu” demiyor! Türkiye’de, zaten ”Faziletli” bir rejim olma özelliğini günden güne kaybeden demokrasiye inanç gittikçe azalıyor. Çünkü belli hesaplarla çıkarlara çalışıyor!

Hoşça kalın.

*12 Eylül İşkencehanesinde Ülkücü Bir Gazetecinin Dramı, Ali Bademci, Ötüken Neşriyat, İstanbul, Aralık 2013


12 Eylül Dönemi İşkencecileri:
Ankara’da; Emniyet Görevlileri Zeki KamanDürüst OktaySefa Nar ile dönemin Mamak Cezaevi Müdürü Albay Raci Tetik.

Adana’da; Vali Hayri Kozakçıoğlu, Siyasi Şube Müdürü Oray Çığ, emniyet görevlileri Hayri Açıkyol ile Mustafa Birincioğlu.

İstanbul’da; Emniyet Amiri Dursun Hocaoğlu, emniyet görevlileri Çelebi Şahinoğlu, Ruhi Nergis, İlhan Özgür, Türker Yazı, İbrahim Alaçam ve Tahsin Demir.

Bursa’da; Birinci Şube Müdürü Orhan Çankaya, İstihbarat Şube Müdürü Halis Bilir, Sorgu Birim Amiri Erol Kaya, polis memurları Zihni Yavuz, Hüseyin Uçar, Burhanettin Ercan, İlhan Kuş, Kani Koçak, Abdülbekir Koçkar, Zeki Çatalkaya, Boncuk Nuri ile Sıtkı.

Ali Alparslan
Ali Alparslanalialparslan78@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.