GÖKTÜRKLER ÜZERİNE

Celil Altınbilek

BİR ZAMANLAR KIBRIS…

Atilla ÇİLİNGİR

MHP FOTOĞRAFI

Bu haber 16 Eylül 2014 - 0:23 'de eklendi ve 694 kez görüntülendi.

 

30 Mart ve 10  Ağustos seçimleri artık gerilerde kaldı. MHP yönünden başarı ve başarısızlık hâlâ tartışılıyor; bu tartışmalar yeni hizipleri de arkasından getiriyor. En tehlikeli hizip “İnadına” cepheleri teşekkül ediyor. Şüphesiz ki sorumluluk taşıyan Genel Merkez bu oluşumların farkında  ve gerekli tedbirleri de düşünüyor. Sanki  olağan  “Kurultay” beklenmeyecek ve belki 2015’in ilk aylarında “Olağanüstü Kurultay” geliyor. Tabiî olarak gerçek durumu bilmiyoruz.

MHP’de şu anda en önemli mesele üye kayıtlarının  güncellenmesi ve buna göre teşkilâtların delegelerini yenileyerek  hizip veya ekip  vesayetine son verilmesidir. Artık kayıtlar ve delegeler üzerinde “Saltanat”ın sürdürülmesi mümkün değildir. Bazı illerde, bazı uçlar iyice kangren olmuşlardır. Bunları teşkilât başkanlığı iyi bilmektedir; ki beklemekle problemin kendiliğinden çözüme kavuşması elbette mümkün değildir.

Ülke gerçekten çok ağır bir dönemden geçmektedir. Bir taraftan okulların açılması ile  okuyacak sınıf, yani derslik bulunamadığı için kilometrelerce öte okullara gönderilen öğrencilere karşılık, bir tarafta Doğu Ve Güneydoğu Anadolu’da “Çözüm Süreci” şımarıkları güzelim okulları yakıp-yıkıyor, devletin sembolü olan bayrağı  ve okul tabelâlarnı söküp,  etnik anlayışa göre sınıfler ve derslikler düzenliyor. Hükümet bu hareketleri görmemezlikten geliyor.

Hudutlar kalbura dönmüş, rengarenk bayrakların biri asılıp diğerleri kaldırılıyor. 900 kilometrelik hududun öbür tarafında  eski vatandaşlarımız olan insanlar tedirgin ve mülteci olmak için sınırları zorluyor. Bölücüler ve ayrılıkçılar mutlak olarak bu durumu istismar edip sınır ötesi ve berisinde başıboşluk ortamını gün geçtikçe yaygınlaştırıyorlar. Belki ufak bir kıvılcım ile ülkede hiç sınır tanınmayacak bir anda 5-10 milyon gibi insan  akını  ülkenin içlerine doğru akacak.

Bugüne kadar Cumhuriyet hükümetlerinin en büyük düşüncesi olan 900 kilometrelik hududun öte tarafında kalan  ve “Türkmen” diye adlandırılan soydaşlarımız her türlü tehlikeye göğüs gererek bulundukları toprakları terketmiyor ve Türkiye sınırlarını da zorlamıyorlar. Sanki Sincar’da “Yezidi” tehcir ediliyor da aslı ve  esası Türk olan “Sincar Türkmeni” sıkıntı çekmiyor! Halbuki tam hududumuzda bulunan Türkiye’nin Irak kapısı Sincar tarih kitaplarında Selçuklu Sultanı Sencer’in adı ile izah ediliyordu. Maalesef hızla gelişen olaylar bizlere haklarımız  gibi halklarımızı da unutturdu.

İşte ülkenin içinde bulunduğu bu durumu en iyi kavrayan mutlaka  MHP’li ülkücülerdir. Bu sebeble partilerinde iki katlı bir yapı istemiyorlar. Partide şahıs olarak kendilerini değil  fikir ve ideallerini görmek istiyorlar. Hiçbir şekilde meseleleri, kişilik seviyesine indiren insan yoktur. Onun için Erbakan tabiri ile kendi partilerine “Kerhen” rey vermek durumunda bırakılmak istemiyorlar. Bu hususu en bariz şekilde Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde gördük. 120 gün ara ile oylar yarı yarıya dümüştür. Bunu görmemek mümkün değildir!

Eski kurtlar yine sahnede ve çeşitli tertiplar içindedir. Bu insanlar kaç defa denenmiştir. Kendiliğinden çekilmeyeceklerine göre  MHP kamu oyunun nabzı tutularak bunlar resen sahne dışına alınmalıdır. Vasıfları bellidir; çalışmıyorlar ama çalışıyor görünüyorlar; başka fikrin adamıdırlar ama ülkücü görüntü veriyorlar. Bol bol mesaj atarak  güya insanları kandırmaya çalışıyorlar. Gerçekte bu işlerin zamanı geçmiştir. Onların mübarerk gece, milli gün gibi lâflarına kimse inanmıyor. Mübarek gece ve milli gün  MHP’nin hakkı olan yere gelmesidir. Din ve Allah inancı ülkücünün gönlündedir; hiçbir şekilde mukallid ve muvakkat insanların hatırlatmalarına gerek yoktur. Başta bu insanlar bana mesajları kessinler de; MHP’yi taşıdıkları  bir merdiven yukarıdan bahsetsinler. Yemin olsun kimse bunlara rey vermeyecek.

Sağlıcakla kalın.

Ali Alparslan
Ali Alparslanalialparslan78@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.