Mustafa Kafalı

Prof. Mustafa Kafalı için bizim kuşak,  haklı olarak,Hocaların Hocası demektedir.Gerçekten bugünbirçok tarih hocası ve bizim gibi bu işlerle uğraşanAlaylılar üzerinde pek çok emekleri vardır.Allah kendilerinden iki dünyada da razı olsun.Kafalı Hoca,1934 Konya doğumlu;hukukçu bir ailenin çocuğu vetam anlamı ile bir Bozkırlı”dır.Nasılsınız dediğimiz zaman “Eh Türkiye kadar iyimderler.Ankara Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü mezunudur (1960); ve Prof. Akdes Nimet Kurat’ın başarılıöğrencilerindendir.İngilizce ve Rusça bilmektedir.

Kafalı Hoca, Dil Tarih’ten mezun olduğu yıl,  İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Umumi Türk Tarihi Kürsüsüne Prof.Zeki Velidi Togan’a asistan olmuştur.Sanıyorum onun akademisyen olarak hayatta yegâne öğrencisidir. Dolayısıyla Kafalı’nın tarih görüşleri bu iki muhteşem Hoca’nın şekillendirmesinden ibarettir.

1961 yılında Adana eşrafından Niyazi Çöktü’nün kızı ve kendilerinin de aynı kürsüde öğrencisi olan Sevgi ileevlenen Mustafa Hoca,  böylece Adanalılar’ın “Küregen”i olmuştur.Kafalı Hoca,1965 yılında “Ötemiş Hacı’ya Göre Cuci Ulusu’nun Tarihi adlı tezi ile tarih doktoru unvanını almıştır. 1971-1972 yıllarında bir yıl, üniversite kontenjanıyla Londra’ya giderek ilmî incelemelerde bulundu. Yurda dönüşünde tamamladığıAltın-Orda Hanlığı’nda Sayın Han Sülâlesi Devri (1227-1360)” adlı tezi ile 1973 Kasımı’nda doçent olmuştur.
1974 Kasımı’ndan itibâren, mensup olduğu Türk Tarihi Kürsüsünün 3-6. sömestr öğrencilerine, sırasıyla:Altın-Orda ve Çağatay Hanlıklarıyla, İlhanlı Devleti; 7-8. sömestr talebelerine ise, Timur ve Timurlular Tarihiayrıca Tarih Metodu derslerini verdi; “Kaynaklar” ve Osmanlıca Metinler üzerine seminer çalışmaları yaptı. 1975-1977 ders yıllarında ise, Bağdat Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde, davetli öğretim üyesi olarak tedrisatta bulundu.

M. Kafalı, Türkoloji kongrelerine de katıldı. Profesörlük takdim tezi olarak sunduğu Çağatay Hanlığı (1227-1345)” adlı eseriyle 24 Mayıs 1982’de bu unvanı aldı.

Halen emekli olup Ankara’da yaşamaktadır.

Kafalı Hoca’nın en muhteşem eseri Altın Orda Hanlığının Kuruluş ve Yükseliş Devirleri” adlı kitabıdır (İstanbul 1977). Bugün hâlâ dünyada kendi konusunda kaynak eser olarak kullanılmaktadır. Aynı konularla uğraşan akademisyen ve araştırmacılar Kafalı Hoca’nın şöyle derli toplu ve zamanın teknolojik imkânları ile donanmış yeni baskılarını beklemektedir.

Mustafa Kafalı’nın biyografisinde bilinmeyen veya hikâyeye dökülmeyen en önemli hususiyeti asistanlık yıllarında intisap ettiği Nihal Atsız öğrenciliğidir. Bu yönü ile kendileri ve muhterem eşleri, Atsız’ı yakından tanımış hayatta olan en önemli şahsiyetlerdir. Keşke bu hatıralar kâğıda dökülse de yeni kuşaklar bunlardan haberdar olsa ne kadar iyi olur.

Kafalı Hocam,  çok yönlü düşünen ve muhteşem bir kişiliğe sahiptir. Çocukluğumuzdan itibaren hep bizlere nasihatler etmiş ve mutlaka bir şeyler öğretmeye çalışmıştır. Şahsen doğup büyüdüğüm  Suriye Türkmeneli” topraklarını bile kendilerinden öğrenmişizdir. Fakat ara sıra bizlere tatlı-sert göründüğü zamanlar da oldu. On yıl önce bir MHP Kurultayı’nda evlerine misafir olmuştum. İlk gece epeyce konuştuk ve tarihi sohbetler yaptık. Fakat yine de Yol yorgunusun hadi yat da yarın gece bir sabahlayalım dedi. Ben erken, sabah namazında kalktığımda Hoca ayaktaydı. Eşofmanımı giydiğim zaman “Nereye” diye sordu.Hocam yürüyüşe spora gidiyorum dediğimde başını salladı ve alaylı alaylı güldü. Bir buçuk saat yürümüş ve yorulmuştum. Ertesi gün beraberce “Kurultaya gittik. Akşam şöyle bir konuşalım dediler ama ben saat sekiz de yemekten sonra kepmişim; konuşamadık. Ertesi gün ablamı (Bizden çok büyük olmamasına rağmen ona anne de deriz) da alıp Adana yoluna revan olunca Hocam sordu, Ali nereye? Oğlum hiç konuşamadık. Akşam geldin tavuk gibi yattın. Sabah kalktın katır gibi yürüdün. Nerden öğrendin bu işi? demez mi? Güldük!

Bayan Sevgi Kafalı hasta ve Konya’da yatıyor; Hocam Ankara’dan takip ediyor! Allah onlara uzun ömür versin! Onlar bizim gibi anasız babasız büyüyenlerin her şeyi olmuşlardır. Elbette bizler de onlar gibi torun seviyoruz. Allah daim etsin, tek evlâtları Dr. Ertuğrul Kafalı ve torunlarını onlara bağışlasın.

Muhabbetle.

Ali Alparslan
Ali Alparslanalialparslan78@gmail.com

YORUM ALANI

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.