YOLLARDA

Kemal Çopuroğlu

BAHÇELİ VE HARAM MEFHUMU

Bu haber 04 Ekim 2014 - 15:03 'de eklendi ve 778 kez görüntülendi.

Hamza Alparslan

 

Devlet Bahçeli’nin  siyasî hayatını tartışabilirsiniz; başarılı veya başarısız da bulabilirsiniz. Gerçi bu hususları tartışmak da parti disiplini açısından çok iyi şeyler değildir. Fakat istesek de istemesek de özellikle sosyal medyada büyüklük hakkı düşünülmeden  bu şeyler yapılıyor. Hatta bazen  tâyin mercileri kendileri imiş gibi  “git artık yeter” gibi terbiyeye sığmayan davranışlar da sergileniyor! Gerçekten her şeyden evvel ülkücü bir  şahıs olarak sayın Bahçeli bunları hakketmiş midir?

Devlet Bahçeli  bütün tenkitlerin üzerinde ülkücüdür ve bu dâvâyı kendine bir hayat şekli olarak benimsemiştir. Kişiliğine hiç kimsenin bir şey söylemesi mümkün değildir. Ondaki nezaket, terbiye, insanlık, ahlâk telâkkileri günümüz insanının çoğunda olmadığı gibi  bu hususu siyasî kişiliklere teşmil ederseniz hemen hemen karşılığını hiç bulamazsınız. Peki siyasî uygulamaları buna paralellik arzediyor mu derseniz  bu noktada bir miktar düşünmemiz gerekiyor; çünkü gerek teşkilâtlar ve gerekse  seçilmişlerde kendine mahsus bu özellikleri ne yazık ki bulamıyoruz. Belki bu noktada tercih kaynaklarının iyi çalışmadığını bir mazeret olarak ileri sürebiliriz, ki bu düşünce hiç de yanlış değildir. Çünkü aynı hataları hepimiz yapıyor, bugün iyi dediklerimizi yarın protesto edecek kadar kusurlu buluyoruz. Elbette bu hareket de yanlış değildir; zira hiç kimsenin içini ve gelecekteki davranışlarını tahmin etme imkânına sahip olamıyorsunuz.

Bahçeli’nin zayıf görüldüğü İslâmi ölçülerde de aslından, işin özünden uzak değildir; çünkü İslâmiyeti  politikada bir istismar unsuru olarak istemiyor. Tıpkı Atsız Beğ gibi; fedakâlıkları da gösteriş için yaptığı söylenemez. İslâmi vecibeleri ve kuralları da böyle uyguluyor. Duydum ki  koalisyon devrinde meşru paralarlar yapıldığına inanmadığı bir MHP il binasının bugüne kadar ısrarla merdivenlerinden bile çıkmamış ve binanın içini dahi görmek istememiştir. Şahsi bütçesinden yaptığı çeşitli yardımların da özellikle, duyulmasını, hattâ basına intikalini de yasaklamıştır. Söylemek isteriz ki Sayın Bahçeli şu ilginç örnekte de görüldüğü gibi “haram” mefhumuna karşı oldukça duyarlıdır.

Başarısızlık parti teşkilâtları ve seçilmişlerin icraatlarında görülen sui-istimallerdir. Ne yazık ki Özal devrinden beri siyaset müessesi bir geçim ve zengin olma  yolu olarak seçilmiştir. MHP bu işlerin cezasını koalisyon devrinden sonra barajı aşamayarak ödemiştir. Şimdi aynı hususların Belediyeler’de   zuhur etmesi  korkunç bir felâketin habercisidir. Şahsen Sayın Bahçeli’ye ihbar ediyoruz ve çâre bekliyoruz: Adana Büyükşehir Belediyesi  ve bağlı kuruluşlarda yapılan icraatlar iyi gitmiyor. Bunu tesbit ve ispat için  mahalli yazılı basını bir hafta tâkip etmek yeterlidir. Geçmişteki sui-istimal vakaları cezalandırılacağına, özellikle hizmet işi yapan şirketlerden, işe gelmeyen imtiyazlı hanımlar için geriye dönük maaş ödemeleri “Şahinler” tarafından taleb edilmektedir. Elbette bu kötü bürokratların hesabını siyaset müessesesi verecektir. Adana ASKİ, zamanın İstanbul’unun İSKİ’si olma yolundadır.

Sağlıcakla kalın.

 

Hamza ALPARSLAN
Hamza ALPARSLANhamzaalparslan8@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.