ÜLKÜCÜNÜN BAYRAMI

Bu haber 24 Eylül 2015 - 13:41 'de eklendi ve 496 kez görüntülendi.

Ali BADEMCİ

alibademci@gmail.com

 

 

 

Ülkücülük elbette bir dünya görüşüdür; ülkücüler ise bu deryanın  yılmaz savaşçılarıdır. Günümüzde “Savaş” deyimi oyuncak oldu; kalleşliğe ve ihanete de  artık “Savaş” diyorlar. Aydınları iflâs etmiş, iktidarı şaşırmış bir ülkedeyiz! Otuz beş gün sonra  bir seçim daha idrak edeceğiz; hep bir  ağızdan ve bütün güçler ülkücüleri parçalamaya ve ülkücülüğü yok etmeye çalışıyor. Zavallı ülkücüler kendi düşüncelerinde bile  dışlanmışlar! Millet gibi  milliyetçiliği bayrak yapan ülkücüler sistemin dışına atılıyor! “Ülkücüyüz” diyenler de  gaflet içinde; yeni bir bayram bekliyor! Ne zaman, maalesef  Allah takdir ettiği zaman! İşimiz yaradana kalmıştır! Beklemekten usanmadık, yanlışlardan ikrah ettik. Yaz-boz tahtası olduk; ailede yabancılaştık;  üvey evlât olduk, unutulduk mecburiyetlere kurban edildik!

Bakınız yine ayaktayız; ölmedik yaşıyoruz! Bitmez ülküler, baş edilmez umutlarla doluyuz! Herkes yanlış yapıyor; fakat  ve mutlaka  ülkücülük doğrudur! Ne yaşamasını ne de yaşamayı bilmiyoruz! Ölüme kolay gidiyor canımızla imtihan veriyoruz! Bunu kim anlıyor, kim ülkücülüğün şuurunda hiç biliyor muyuz? Elbette “Yiğitler toprakda” ülkücü geçinenler en önde! Konuşsak da konuşmasak da  kendi dünyamızda yabancıyız! Doğru söylediğin zaman dokuz köyden kovuluyorsun! Ne zamana kadar? Elbette “Kol kırılır yen içinde” ama ne güne kadar? Yetmez mi katlandığımız esaret! Lokman Hekim’in çare  bulamadığı ölüme çare bulamayacak mıyız! Hangi kırılası kafalar engel oluyor?  Ülkücülük yaşamak ve ölüme çare bulmak istiyor da neden aldıran olmuyor? Ah ömrümüz bitti, gerçekten sona geldik; hiç Atsız’ı hatırlamamak mümkün mü? İşte ülkücülük o idi! Siyaset mi o istememişti, ama bizler hep politize olduk ve kazığı hep politikadan yedik! Hep öteki bahara diye  teselli ettiler bizleri! Bitmez mi bu öteki bahar? Evet  ve elbette  “Sona Doğru”yu özlüyoruz ve hiç olmazsa bayramlarda o dize ile teselli buluyoruz:

   Bilsin cihan ki ben bu cihanın nesindeyim:

            Bir ülkünün mehabetinin zirvesindeyim.

            Dünya denen mezellete dalsın her isteyen;

             Ben ırkımın şeref taşan efsanesindeyim.

             Herkese bir özleyişle yaşar…

            Ben de öylece Altaylar’ın ve Tanrıdağ’ın çevresindeyim.

             Merdanelikle şöyle bakıp ayrılıklara

            Son menzilin hüzün dolu kaşanesindeyim.

            Artık veda zamanına pek fazla kalmadı;

            Yorgun ve kimsesiz ölümün bahçesindeyim…

 

İşte bu duygularla ülkücülerin bayramı  mübarek olsun.

Ali BADEMCİ
Ali BADEMCİalibademci@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments