BAŞBUĞ’UM!

Asena Kınacı Moral

YAZMAK

Atilla ÇİLİNGİR

OLMADI SAYIN GENEL BAŞKANIM OLMADI…

Bu haber 14 Ocak 2016 - 18:50 'de eklendi ve 750 kez görüntülendi.

Bu mücadeleyi kırıp dökmeden, düşmanlığa, herhangi bir kutuplaşmaya mahal vermeden birlik içinde” yapılmasına özen göstermemiz şarttır. Aksi halde milletin karşısına çıkacak yüzümüz olmaz.

Gültekin Öztürk

 

Sayın Genel Başkanım bu tutum ve bu sözler sizin gibi birine yakışmadı hem de hiç yakışmadı.

Bilmelisiniz ki MHP sadece sizin değil; Aziz şehitlerimizin, gazilerimizin, fedakâr Ülküdaşlarımızın ve hayatını bu yola adamış benim gibilerin, anlayacağınız yalnızca sizin ve yol arkadaşlarınızın değil “Ülkücü iradenindir.”

“Kaç imza getirirlerse getirsinler olağanüstü kurultaya gitmiyorum….” Sözlerini nasıl söylersiniz? Hangi hakla, hangi yetkiyle bunu yapacaksınız Sayın Bahçeli?

Bu yetmezmiş gibi “Olağanüstü kurultay isteyenlerin bundan böyle gidecekleri yer sulh hukuk hâkimliğidir..” sözleri ile bir de tuz biber ekiyorsunuz.

Kurultay Delegelerinin “Ülkücü İradeyi” temsil ettiğini bilmez misiniz Sayın Başkan?

Kaç imza gelirse gelsin o imzalar Ülkücü İradeyi temsil eden Büyük Kurultay Delegelerine aittir. Eğer bu imzalar sahteyse söylersin, anlarız. Ancak imzalar gerçek ve geçerliyse sahte değilse başın üstüne koyacaksın Başkanım başının üstüne….Ne demektir onlara mahkemeyi adres göstermek Sayın Bahçeli, siz söylediklerinizin farkında mısınız?

Olmadı Sayın Genel Başkan olmadı…hem de hiç olmadı..

Bugüne kadar size ve yol arkadaşlarınıza karşı yürütülen muhalefette; kişiliklerinize yönelik hakaretlere, iftiralara, sosyal medyada yapılan yakışıksız paylaşımlara, edebe ve adaba aykırı her türlü söz ve davranışa karşı çıktım. Çünkü sizler bulunduğunuz makamlarda “Bahçeli, Semih, İsmet, Celal, Şefkat’i…” temsil etmenin yanında MHP’yi ve MHP’ye oy veren milyonları da temsil ediyordunuz. Sizlere “haklı gerekçelerle de olsa” söylenen her kötü söz kurumsal kimliğe de söyleniyor, kurumsal kimliğin zedelenmesine ve hareketimizin itibarsızlaşmasına yol açıyordu. Bu sebeple aslında sizi değil de MHP kurumsal kimliğini korumak maksadıyla sizlere söylenen kötü sözlere hep karşı çıktım, gövdemi kurumsal kimliğe siper ettim.

Ben gerçekte sizi ve yanlışlarınızı değil; 47 yıldır hiçbir karşılık beklemeden hizmet ettiğim ve kutsal saydığım “Milli Ülkümü, Milli Davamı” savunuyordum/savunacağım da…

Anlayacağınız sizleri savunurken ben ne yaptığımı niçin yaptığımı çok iyi biliyordum ya siz kurultay talepleri karşısında bu son tavrınızın hareketimizi nereye sürüklediğini biliyor musunuz?

Daha net sorayım Sayın Bahçeli; Siz “Olağanüstü kurultay isteyenler sulh hukuk hâkimine gitsin” diyerek ne yaptığınızı, kime karşı bir tavır aldığınızı biliyor musunuz?

Sayın Genel Başkan daha açık söyleyeyim; “Olağanüstü kurultay isteyenler sulh hukuk hâkimine gitsin” derken “Ülkücü İradeyi” yok saydığınızı, tanımadığınızı, önemsemediğinizi söylediğinizi biliyor musunuz?

Hayır bilmiyorsunuz!

18 Yıllık birikiminize de sizin için düşündüklerime de yazık ettiniz Sayın Genel Başkanım. Zira söylediğiniz bu sözlerin anlam ve adresini bilen bir genel başkan, benim Ülkücü Asistanlar Derneğinden tanıdığım Devlet Bahçeli bunları asla söylemezdi.

Siz bu sözlerle bize, yani “Ülkücü İradeye” mahkemeyi adres göstererek ne yazık ki tetiği çekip mermiyi “Ülkücü İradenin” kalbine gönderdiniz.  Artık bu noktadan sonra ne siz ne de hedef alınan Ülkücüler için geri dönüş yoktur.

Bilinmelidir ki Milliyetçi Harekette “Ülkücü İrade” her şeyin ve her kesin üstündedir. Elbette sizin ve MYK’nızın da tabi ki….

Ok yaydan çıkmıştır. “Ülkücü İradeye” mahkemeyi adres gösterenlere “Ülkücü İradenin” de çıkış kapısını göstereceğinden hiç şüpheniz olmasın.

Kendini genel merkezci ya da Bahçelici diye niteleyen arkadaşım; Ülkücü asla kişilerin adamı, kölesi, şakşakçısı olmaz/olamaz.

Ülkücü asla konjoktürel yaşamaz, rüzgâra göre hareket etmez.

Ülkücü her zaman inandığı davasından, haktan/adaletten yana tavır koyar ve asla bunlardan taviz vermez.

Bu sebeple “Hepimizin derhal Ahmetçiliği, Aliciliği vs..-ciliği” bırakması şarttır.

Bugün başta Genel Başkan olmak üzere Genel Merkez Yönetimi çok vahim bir yanlış yapmıştır.

Olağanüstü veya olağan genel kurul hiç fark etmez Ülkücü İrade gereğini yapacak ve edebe/adaba uygun düzgün bir mücadele ile bu yönetimi görevden uzaklaştıracaktır.

Aziz Dava arkadaşlarım;

“Bu mücadeleyi kırıp dökmeden, düşmanlığa, herhangi bir kutuplaşmaya mahal vermeden birlik içinde” yapılmasına özen göstermemiz şarttır. Aksi halde milletin karşısına çıkacak yüzümüz olmaz.

Sizden isteğim lütfen hislerle, militan taraftarlık ruhuyla, günlük beklentilerle değil akıl ve izan ile hareket etmemiz ve birliğimize helal getirmememizdir.

Allah yardımcımız olsun…. 

Gültekin ÖZTÜRK
Gültekin ÖZTÜRKgzsiva@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments