ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü Ocaklarıdövizakpchpmhp
DOLAR
8,4548
EURO
9,9713
ALTIN
483,77
BIST
1.427
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
27°C
İstanbul
27°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Az Bulutlu
26°C
Cumartesi Az Bulutlu
29°C
Pazar Sağanak Yağışlı
26°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
31°C

HALEP DEDİĞİNİZ

HALEP DEDİĞİNİZ

Ali ALPARSLAN

alialparslan78@gmail.com

 

 

1866-1908 arasında Devlet-i Aliyye 33 Vilâyet Salnamesi (Devlet Yıllığı) neşretmiştir. Bunlarda Halep Vilâyeti ve bağlı Sancaklar hakkında nüfustan ekonomiye kadar her türlü bilgi ve istatistik mevcuttur. BOA bunların çoğunu yeni harflere çevirmiştir. Özellikle şu “Aydınım” diyenler  bunları mutlaka görmelidir. 2006 yılında yapılan bir akademik çalışmaya göre 1570 yılında  Haleb’in nüfusu 114.000 kişidir ki  bunun 55.000’i Türkmendir (A.Canbolat YT.). 1960 yılında yapılan bir çalışmaya göre (Prof. C. Orhonlu) Haleb’in  80 mahallesinin 34’ü Türkmendir ve  hiçbir zaman Türk nisneti %25’in altına düşmemiştir.1908 Salnamesine göre 906.574 kişi olan şehir nüfusunun 771.400’ü  müslümandır. Müslümanlar ile iki milliyettir Türkmenler ve Araplar! 1917’de sadece   Azez’de Türk nüfusu 30.000’dir. Halebin 300 üzerindeki köyü Türkmendir, bunlar Halep Ovası ve Afrin, yani Türkiye-Kilis hudududur. Suriye’nin Türkmen hattı Afrin’den başlar (Kilis), Asi Deltasında  İdlib, Cisrişuğur (Sağda Bayır-Bucak-Lazkiyye) – Hama – Humus – Şam – Golan – Lübnan! Araştırın bakın ve Suriye ile birlikte Haleb’i mutlaka öğrenin.

 

Halep şüphesiz ki bir İslâm şehri; üstelik Türk şehridir! Suriye’nin sigortası olan bu kent Türkler’in gelişi ile birlikte  önceki Suriye ahâlisinin  geleceğini de sağlamıştır. İşte bu unsurlardan biri de Araplar’ın Arap olarak kabul etmedikleri  Nusayri zümresidir. Bunlara “Arab-ı bâide” deniyor ki menşe itibariyle  Arap olmadıkları  halde sonradan, özellikle  lisanen  Arap görülenler demektir. Abbasiler devri Türk menşeyli valilerden Selçuklu  sultanlarına kadar geçen  devrede  Emeviler devri Arapça icbarının kaldırılıdığını tarih açık ve kesin dille ifâde ediyor.

 

Halep medeniyet insanlığının çok easki bir merkezi, MÖ 3000 yıllarına kadar çıkıyor! Şehir ismi Halaba-Halman-Hawan-Hape-Halep gibi değişikliklere uğramış! Arapça’da, “Oyulmuş patlıcan, patlıcan dolması, kuru patlıcan”, Sami dillerinde de “Taze Süt” anlamına geliyormuş! Nerede okumuştum hatırlamıyorum ama Doğu Türkçesinde “Akşam Yemeği” demekmiş! Bugün Türkçe’mizde, Halep ÇamıHalep ÇıbanıHalep KeçisiHalep MazısıHalep MazisiHalep ÇıbanıHalep ÇamıPinus HalepensisHalep MazısıHalep Orda İse Arşın Burda, dibi  deyimler de bulunuyor. Yani şöyle bir baksak  ata hafızamızda daha birçok  şey, şarkı ve türkü bile bulabiliriz.

 

İslâm Orduları Hz. Peygamber zamanında  sâdece Bizans ve İranlılar’a  karşı savaşlar yaptı. Hz.Muhammed Peygamber olmadan önce de Suriye’yi tanıyordu. Bu sebeble İslâm Orduları Suriye’nin alt kısımlarına  Asr-ı Saadedde  sahip olmuşlardı. Hatta ilk valiler de Hz.Peygamber’ın Uhud savaşından silâh arkadaşlarıydı. Sanıyoruz ki ilk Suriye Valisi ve Başkumandan Halid Bin Velid’dir. Fakat esas Suriye fethi Hz. Ömer zamanındadır ve ülke yani Vali ve Başkumandan Ebu Ubeyde bin Cerrah  tarafından 638 tarihinde   bugünkü Maraş’a kadar fethedilmiştir. İşte İslâmi dönem de böyle başlamıştır. Biliyoruz ki Hz. Ali’den sonra kanlı Emeviler dönemine Suriye ve Şam başkentlik yapmıştır. Dolayısiyle  ilk İslâmi bunalımlar ve jenosid de   bu zamanda ortaya konmuş ve ülke kan gölüne dönmüştür. Dolayısiyle İslâm’ı ortadan bölenler de  işte bu sırada  yani Emeviler zamanında  Suriye’den  çıkmıştır. Aynen bugünkü gibi! Zaten IŞİD güruhu da Yezid’den farklı değildir!

 

Türkler İslâm’a Abbasiler devrinde Selçuklu Kınık Türkmenleri ile müdahil oldular! Fakat İslâm’ı Emeviler’in elinden Abbasi ordusuna  paralı asker olarak katılan Türkler’in çoğunluk teşkil ettiği Ebumüslim Horasani komutasındaki ordu kurtardı ve keyfi idareye son verdi. Merv’li olduğu ve Horasan’a dayandığı için Müslim’e de Türk diyenler de vardır. Müslim bir Şiî idi, fakat Abbasiler Sünnî olarak ortaya çıktı! Bu sebeble Abbasiler onun kellesini almakta gecikmediler!

 

Abbasiler’in orta devrinde  Suriye’ye bu sefer  bugünkü Kahire’nin  Fustat adı ile kurcusu olan Fergana’nın  Karlukları  sarktılar. 878’de Ferganalı  Mısır Valisi  Tolunoğlu Ahmed Haleb’i işgal, istilâ ve Türkler adına fethetti. Bu işi Bağdad Abbasi halifesine rağmen yapmışlardı; şehir 884’de yeniden  Araplar’ın eline geçti ki onlardan Şiî Karmatiler aldı. Fakat bu sefer de, 936 yılında yine Ferganalı bir Karluk Türkü olan Muhammed b.Tuğc el-İhşid Haleb’i Karmatiler’den temizledi. Bundan sonra Haleb hep Sünnî olarak kaldı ve Şiî Fatimiler devrinde de değişmedi. Abbasi hakmiyeti bitmişti ama  Fatimiler  Haleb’in dinî yapısına çok dokunamadılar. Çünkü en şedid biçimde  Bizans  saldırıları devam ediyordu! İmparator Romanos Diogenes 1068-1071 arasında  Halep üzerine iki zorlu sefer düzenledi. Bizans orduları karşısında  Türkmenler’den başka  savaşan kalmamıştı. Fatimiler’in göstermelik Valisi el-Mirdasi Bizanslılar’ı durduramadı. Esasen Haçlı Savaşları’nı bu tarihten başlatmak gerekiyor; fakat herşeye rağmen Bizansa karşı koyan Türkmen Emir Sanduk 1069’de Haleb’e girmeyi başardı ve Türkmenler kaç gün şenlikler yaptılar!  31 Temmuz 1070 gününden itibaren de Halep camilerinde Sultan Tuğrul adına  hutbe okunmaya başlandı. Ancak Halep sürekli  olarak mahalli hanedanlar arasında el değiştiriyordu. İşin ilginç yanı bu mahalli hanedanlar da  Fatimiler adına hareket eden Türk hanedanlardı ve onlar da Abbasi Selçukluklular’ı gibi Sünniydi; sadece mahalli hanedanlar tel iplikle Şiî Fatimiler’e  bağlı görülüyorlardı! Mesela müfrit Şii Karmatiler ile kanlı kinli düşmandılar!

 

Herşeye rağmen Sultan Alparslan  Mısır Seferi’ne giderken Haleb’i kuşattı ve anahtarlarını aldı. Fakat esas fatih Selçuklu Meliki Tutuş zamanında oldu ve 1079’da yeniden şehir savaşla teslim alındı. Tam bu sırada Emir Atsız da Şam’a hakim olmuştu. 1080 yılında  yeni bir Selçuklu operasyonu daha oldu ve  Arap hanedan şehirden kovuldu. Haleb’e tacizler durmayınca  bugünkü devletimizin kurucusu Kuralmışoğlu Süleyman Antakya’yı Bizanslılar’dan temizleyerek  Haleb’i kuşattı ve 20 Haziran 1085’de teslim aldı. Ancak  mevcut  şehir kumandanı Sultan Melikşah’a anahtar teslim edebileceğini söyleyince  kuşatma kalktı. Şehir Kumandanı Şeerif el-Huteyd  Tutuş ile Süleyman Şah’ın arasısını bozarak savaşlarına sebeb oldu ve Halep kalesi önünde Süleyman Şah canını verdi. Kardeş kanının devam edeceğini düşünen Melikşah 3 Aralık 1086’da bizzat Haleb’e gelerek şehri teslim aldı. Aksungur Şehir Şahnesi, Nuh et-Türki kumandanlığa getirilerek  şehir her bakımdan  Türkmen idaresine kavuştu. Bundan sonra Selçuklu hanedanında  çıkan taht kavgalarından Haleb de nasibini aldı, yanılmıyorsam Fatimî idaresini kabul eden  valiler de oldu.

 

1096’da meşhur Haçlı Savaşları başladı ki hedef önce Suriye idi. Suriye’nin imdadına kendileri de Türkmen ve Kayı olan Artukoğlu İlgazi ve Arslantaş Alpı yetişti. Zayıf düşen Büyük Selçuklular Haleb’e yardım edemedi ve bunun üzerine meşhur Türkmen Atabeğler dönemi başladı. Anadolu Selçukluları Haçlılar’a karşı muazzam mücadele ettilerse de Hristiyanların Haleb’i tacizinin önüne geçemediler. Nihayet kendisi de bir Avşar-Zengi Memluku olan  Selahiddin Eyyubi 1186’da  Haleb’e  sahip oldu ve Suriye  Mısır toprağı haline geldi. Sonraki yıllar Moğol istilası dönemidir; fakat Moğollar Suriye’ye sahip olamadı ve Eyyubiler’den sonra başlayan Türk Memluk Devleti veya el-Türkiyye Suriye’ye sahip oldu.

 

1516’da Yavuz Selim ile Haleb ve Suriye, Mısır ile birlikte Osmanlı toprağı oldu ve Türk idaresi 1918’e kadar devam etti. 1866-1908 arasında Devlet-i Aliyye 33 Vilâyet Salnamesi (Devlet Yıllığı) neşretmiştir. Bunlarda Halep Vilâyeti ve bağlı Sancaklar hakkında nüfustan ekonomiye kadar her türlü bilgi ve istatistik mevcuttur. BOA bunların çoğunu yeni harflere çevirmiştir. Özellikle şu “Aydınım” diyenler bunları mutlaka görmelidir. 2006 yılında yapılan bir akademik çalışmaya göre 1570 yılında  Halebin nüfusu 114.000 kişidir ki  bunun 55.000’i Türkmendir (A. Canbolat YT.). 1960 yılında yapılan bir çalışmaya göre (Prof. C.Orhonlu) Haleb’in  80 mahallesinin 34’ü Türkmendir ve  hiçbir zaman Türk nisbeti %25’in altına düşmemiştir. 1908 Salnamesine göre 906.574 kişi olan şehir nüfusunun 771.400’ü  müslümandır. Müslümanlar ile iki milliyettir Türkmenler ve Araplar! 1917’de sadece Azez’de Türk nüfusu 30.000’dir. Halebin 300 üzerindeki köyü Türkmendir, bunlar Halep Ovası ve Afrin, yani Türkiye-Kilis hudududur. Suriye’nin Türkmen hattı Afrin’den başlar (Kilis), Asi Deltasında  İdlib, Cisrişuğur (Sağda Bayır-Bucak-Lazkiyye)-Hama-Humus-Şam-Golan-Lübnan! Araştırın bakın ve Suriye ile birlikte Haleb’i mutlaka öğrenin.

 

Muhabbetle.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Porno Gratuit Porno Français Adulte XXX Brazzers Porn College Girls Film érotique Hard Porn Inceste Famille Porno Japonais Asiatique Jeunes Filles Porno Latin Brown Femmes Porn Mobile Porn Russe Porn Stars Porno Arabe Turc Porno caché Porno de qualité HD Porno Gratuit Porno Mature de Milf Porno Noir Regarder Porn Relations Lesbiennes Secrétaire de Bureau Porn Sexe en Groupe Sexe Gay Sexe Oral Vidéo Amateur Vidéo Anal