ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü Ocaklarıdövizakpchpmhp
DOLAR
8,4548
EURO
9,9713
ALTIN
483,77
BIST
1.427
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
27°C
İstanbul
27°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Az Bulutlu
26°C
Cumartesi Az Bulutlu
29°C
Pazar Sağanak Yağışlı
26°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
31°C

MHP – BAŞKANLIK – ÜLKÜCÜLÜK

MHP – BAŞKANLIK – ÜLKÜCÜLÜK

        Ali ALPARSLAN

alialparsan78@gmail.com

 

 

İşte bizler de yanlış üstüne yanlış yapan partimizin kararlarına uymayacağız! Bu kadar yoğun  ülke meseleleri karşısında parti içi meseleler de bizi ilgilendirmiyor! Kim Genel Başkan olursa  olsun! Biz Fahreddin Paşa gibi  Milli Mücadele önderi olabilecek  Mustafa Kemal arıyoruz! Her ülkücü  Atatürk olmaya lâyıktır! Arif Niyat ne diyor; “Küçük görme hor görme delikanlım kendini.”

 

MHP’nin ölümsüz lideri ve  bir neslin babası Alparslan Türkeş siyaset hayatının  ilk günlerinden itibaren  “Başkanlık Sistemi” adı altında  içi doldurulmamış bir sistemi sürekli olarak telâffuz etmiştir. O günleri yaşayan bizler açılımı ile ilgili bilgilerden yoksun olmuşuzdur. Dolayısiyle  Türkeş      bu görüşleri siyaseten mi yoksa düşünerek mi söylediği hakkında   sağlam bilgilere  sahip değiliz. Esasında  “Dokuz Işık”adlı görüşler içinde  mesela “Tarım Kentleri” gibi tartışılmamış görüşler de bulunmaktadır. Rahmetli Ecevit o dönemde “Cazibe Kentleri” demişti de Demirel, “Göç, göç başlıyor” diye bu söylemleri tek kelime ile bitirmiştir. Dokuz Işık umdeleri Milliyetçilik, Ülkücülük,  Ahlakçılık, İlimcilik, Toplumculuk, Köycülük, Hürriyetçilik ve Şahsiyetçilik, Gelişmecilik ve Halkçılık, Endüstricilik ve Teknikçilik gibi görüşler altında başlıklandırılmıştı.  Bu umdeler  bir dereceye kadar  Atatürk CHP’sinin altı umdesini  andırıyordu. Dolayısiyle öyle  anlatıldığı gibi  Türkeş Bey’e  izafe edilen ve siyaseten söylenen  “Başkanlık Sistemi” gibi  görüşleri MHP’nin  ana görüşleri sanmak  bir aldatmacadan öteye gidemez.

 

Bugünkü Amerika’da olduğu gibi  ülkenin  eyaletlere  bölünmüş  şeklini temel alan ve bir nev’i fedaralizmi andıran  görüşler herşeyden evvel MHP’nin varoluş sebebi olan  Milliyetçilik’e aykırıdır. Bir kere bugün ülkenin en çok tartışılan mevzusu haline gelen  sistemin ne olacağı, hattâ ne olduğu da  belli değildir. Bu görüşlere uluslararası anlam vermek  katiyyetle  mümkün değildir. Amerikan tipi mi, Fransız mı, Rus mu? Bunlar Cumhurbaşkanı’nın kafasında saklıdır! Başbakan güya Osmanlı mütehassısıdır ama Osmanlı’ya federal devlet  bile diyemezsiniz! Meselâ Osmanlı da  “Eyalet Sistemi” yok aksine “Vilâyet Sistemi” vardır; Haleb Vilâyeti, Şam Vilâyeti, Ankara Vilâyeti gibi! Tarih boyunca  gördüğümüz Türk devlet organizeleri  herm “Ulus” hem de “Üniter” devlettir. Emir Timur devlet bünyesinde iki divan teşkil etmiş  Türk ve Tacik! Selçuklu ve Osmanlı da  böyle bir şey de yoktur! Dolayısiyle “Başkanlık Sistemi” nin dayanacağı siyasi yapıyı  bilmeden  düzgün tahlil yapmak mümkün değildir!

 

Ülkemiz idaresinin muhalefeti baştan beri AKP’nin “Başkanlık” söylemlerinin karşısında durdu! Şükür ki Sayın Bahçeli de böyle bir hatâ  yapmadı! Ortadaki siyasi tabloyu temel alsak bile  insanlarımızn %50’si böyle maceralar istemiyor! Kaldı ki bu hususta AKP’ninn aldığı oylar da  blok oy değildir! Bu sebeble yeni aldatmacalar ve kandırmacalarla değişik tuzaklar kuruluyor! Sanki Anayasa’nın  dibacesi (dört madde) ile oynanmaması ve  bazı islâhat  karşılığında  en azından referandum  sayısı için  Sayın Bahçeli’nin  gönlü edilmişe  benzeyen bir durum var ortada! Tabii ki bunun karşılığında  yargı yolu ile MHP muhalefetinin  susturulması garantisi istenmiştir! Böyle bir garanti verilmiş midir? Bahçeli’nin “Bin imza da toplasalar da Kurultay’a gitmem.” restine  bakılırsa böyle bir garanti sözkonusudur! Üstelik Bahçeli “MHP’yi tasfiye etmek istiyorlar” gibi bir rüya görmüş ki, esas tasfiye AKP’nin arkasına takılmaktır! Daha evvvel  benzer durumlardan ötürü ülkücü seçmen  Bahçeli’yi çok ağır biçimde cezalandırmıştır:

 

Tayyib Bey “Parlementer Başkanlık”dan bahsediyor ki bunu anlamak hiç mümkün değildir! Çok tenkit ettikleri 1924 Anayasası’nda Mustafa Kemal  tek adamdı ve yanında vilâyetlerden seçimiş  milletvekilleri bulunuyordu! Sonra  bu sistemede  bir takım  muvazaalı siyasi partilerin kurulmasını kolaylaştırdılar ki o da yürümedi  ve Atatürk ölünceye kadar  demokratik bir “Başkan-Reis” olarak kaldı! Acaba Tayyib Bey Enver Paşa falan derken  Mustafa Kemal’e mi özeniyor! Fakat unutulmamalıdır ki  ne Enver Paşa ne de Atatürk bu ülke de  otuz bilmem kaç etnik unsur olduğunu  söylemedi ve kabul etmedi.

 

Durum açık seçik önümüzde duruyor;  nasıl referandum ile  Cumhurbaşkanı olunduysa  aynı yollarla  o heyula “Başkanlık”  getirilecek ve adı da millet istedi, ona itimadınız yok mu olacak! Kör müyüz yani! Kendinizi akıllı başkalarını ahmak mı sanıyorsunuz!  Demokrasilerde  devlet başkanlarının halk tarafından  seçilmesi  ancak  çok şuurlu ve ileri cemiyet yapısına sahip olan ülkelerde uygulanabilir! Bizim gibi aydınları dahi, düşünme yeteneğinden yoksun, İslâm yapısı ile kaderciliğin  ön plana çıkarıldığı  ülkelerde  sağlam sonuçlar alınmaz! O sebeble Müslüman ülkelerde demokrasi uygulama alanı bulamıyor! Böyle bir ayrıcalığı sadece Atatürk Cumhuriyeti ile Türkiye yakalalamıştır ki onu da ortadan kaldırmak  ve “Krallık” a çevirmek istiyorlar! Ne yazık ki bu işi de herşeyde olduğu gibi  milliyetçi insanların rızası ile  yapmak istiyorlar! Aynen Öcalan’ın getirilmesi ve idam edilmemesinde de  yine  ülkücü onayı  alınmıştır.

 

Son elli yılda ülkemizin en enerjik ve şuurlu kitlesinin  “Ülkücüler” olduğu  dış basında bile konu edilmiştir! Seçim programlarında  açık olarak birçok ülkücü olmayan şahıs  ülkede MHP’nin en az %35 potansiyeli olduğunu  söylemiştir. Üstelik Türkiye’de  ülkücülerin kolayca etkileyebileceği %85’lik bir milliyetçi  kitle olduğunu  herkes kabul ediyor! Öyle horlanan, kendi partisinde itilip kakılan , kendileri boş ve  kimsesiz olarak düşünmemelidir! Ülkücüler Yüce Türk Milleti’nin  ta kendisi, umudu, ırkı, soyu, dini  ve kültürüdür! “Ravzai Mutahhara”da Hicaz Komutanı  Fahreddin Paşa (Türkden) Devlet-i Aliyye’nin, İngilizler’in   Mondros kararına uymayacağını çünkü “Hilâfet Merkezi”nin   işgal altında olduğunu savunmuştu. Sonunda “Ya Resullah  gitmek, huzurundan ayrılmak istemiyorum ama zorla götürüyorlar.” diyen o Paşa gönüllü Peygamber hizmetkârlığını bırakmak  zorunda  kalmıştı!

 

İşte bizler de yanlış üstüne yanlış yapan partimizin kararlarına uymayacağız! Bu kadar yoğun  ülke meseleleri karşısında parti içi meseleler de bizi ilgilendirmiyor! Kim Genel Başkan olursa  olsun! Biz Fahreddin Paşa gibi  Milli Mücadele önderi olabilecek  Mustafa Kemal arıyoruz! Her ülkücü  Atatürk olmaya lâyıktır! Arif Nihat ne  diyor; “Küçük görme hor görme delikanlım kendini.”

 

Muhabbetle

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Porno Gratuit Porno Français Adulte XXX Brazzers Porn College Girls Film érotique Hard Porn Inceste Famille Porno Japonais Asiatique Jeunes Filles Porno Latin Brown Femmes Porn Mobile Porn Russe Porn Stars Porno Arabe Turc Porno caché Porno de qualité HD Porno Gratuit Porno Mature de Milf Porno Noir Regarder Porn Relations Lesbiennes Secrétaire de Bureau Porn Sexe en Groupe Sexe Gay Sexe Oral Vidéo Amateur Vidéo Anal