betexper
ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü Ocaklarıdövizakpchpmhp
DOLAR
8,5345
EURO
10,0631
ALTIN
481,34
BIST
1.418
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
27°C
İstanbul
27°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Az Bulutlu
26°C
Cumartesi Az Bulutlu
29°C
Pazar Sağanak Yağışlı
26°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
31°C

MHP’DE AJAN OLMAK

MHP’DE AJAN OLMAK

Ali ALPARSLAN

alialparslan78@gmail.com

 

 

Muhsin’in yolunda olması gereken  kardeşimiz Şehsuvaroğlu’nun da  yapması gerekli olan şey budur! Bu sonradan çıkma ve evvelinde hepimizin kişiliği ile oynayan gazetelerde  MHP’yi  bu kadar tartışmaya açmanın hiçbir anlamı yoktur. Bizler MHP’de politika yapıyoruz;  burada böyle  uluslararası ajan falan olmaz! Hele hele kendini  genel başkan olacak  kadar  ileriye taşıyan arkadaşlarımızdan öyle bahsetmek bile  çok çirkindir! Elbette bazı şeylerin  şâyiası vukuundan beterdir! Ümit Özdağ, Sinan Oğan ve Meral Akşener’e kim birşeyler yapıştırırsa yapıştırsın bunlar ülkücülüğünü ispat etmiş seçkin  MHP’lilerdir! Tıpkı Devlet Bahçeli gibi! 

 

 

Bizim MHP’de her dakika herşey olmak mümkündür; bu husûsiyetimiz geçmişimizden gelern kötü bir hastalıktır. Hele evvelki zamanlarda ocak bucak başkanlığı yapan, fakat kaç yıldan beri başka kulvarlarda  koşuşturan  hakikatten “ağabey” durumda olması gereken  dostlarda  bu hastalık  artık hiper boyutlara varmıştır. Halbuki kendilerini MHP’nin dışına atan bu arkadaşların MHP ile ilgili konularda  konuşma hakkı yoktur. Hasbelkader  bir gazete  köşesi yakalamış bu dostlar gerçekten amacını aşan beyanlarla  çok ileri gitmektedirler. Özellikle suçlamalarda hâlâ parti içinde politika yapanların bile dikkatli konuşması ve ayarlı yazması gerekiyor. Herşeyden evvel geçmişimiz  bunu gerektirmektedir.

 

2 Kasım’da MHP başarısız oldu; maalesef MHP ve ülkücülerin okuduğu bir gazetenin köşe yazarı Devlet Bahçeli’nin istihbarat tarafından yetiştirilmiş bir görevli olduğunu ilân etti! Gerçekte bu iddialerı ileri sürenlerin aynı açıdan  tetkik edilmesi gerekiyor! Sıradan bir siyasi partinin lideri bile  zaman zaman devlet organlarının her kademesi ile görüşmeler yapabilir. Hele arkasında  zinde bir güç ve üzerinde milliyetçilik gibi bir ateşten gömlek bulunan MHP lideri ülkenin devlet dengelerini gözetmek zorundadır. Siyasi hayatta etkili bir  partininin genel başkanı olup da  böyle temaslar yapmayan ve ülke meseleleri hakkında  ilk ağızlardan bilgi almayanlar ancak sorumsuz insanlardir. Yıllardan beri her türlü kurulu düzen ve iktidarları sürekli eleştiren CHP’nin durumu budur. Öyle olunca bunlar tarafından reçete olacak görüşler de ortaya konmamaktadır. Yıllardan beri CHP’ye bu suçlama yapılır! Son seçimlerde herşeye “hayır” demenin faturasını da MHP hâlâ  ödemektedir!

 

Mahalli seçimlerden son seçimlere kadar merkez medya denilen CHP zihniyetli gazete haberleri ve yazarları sürekli olarak MHP’yi CHP’ye  yapıştırmaya çalıştılar. Mahalli ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri bu havada geçti.  Güya iki parti işbirliği yaptı! Halbuki bu yakınlaşmadan CHP kârlı çıktı ve birçok Belediye aldığı gibi, ülkücü yetişmiş adam transferleri de  gerçekleştirdi. MHP bunlara sadece bozuk atmakla yetindi, belki çok sonraları işin oyun olduğu farkına vardı. Kârlı mı çıktın, hiçbir şekilde böyle bir görüşü savunmak mümkün değildir! Üstelik CHP’ye kayanlara aşırı tepki gösterilince  parçalanmalar da oldu.

 

Şimdi de aynı işi “yandaş medya” denen havuz medyası yapıyor! Maalesef bir takım  geçmişinde ülkücülük olan, fakat çok zaman önce bu safları terkeden  bazı şahıslar da bunun başını çekiyor! Geçmişte  beş vakit namaz gibi günde  kaç vakit Türkeş ve ülkücülere “kâfir, putçular, inançsızlar” diyen bu zihniyet  şimdi ülkücülerin kahramanlığını destanlaştırmaktadır. Ne yazık ki bu işte faydalandıkları şahıslar da bizim  hâlâ  saydığımız eski arkadaşlarımızdır.

 

Şimdi iktidar çevrelerinde “devleti kurtarma” gibi önemli bir husus sürekli tekrar ediliyor, bu iş için  hep MHP ve ülkücülere çağrı yapılıyor! Öyle ki  sanki devleti bu hâle ülkücüler getirmişlerdir! Bu sütûnlarda avazı çıktığı  kadar  bağıran bir adam var: Ali Bademci, son yazılarını bilhassa okumak lâzımdır. Konuya yeteri kadar dikkat çekiliyor; bizim konumuz  bu daire içinde  olmakla beraber biraz farklıdır. Özet şudur ki  yeniden devlet kurtarma  heveslerimizde  birbirimizi çok kırıyor ve abuk subuk lâflarla daha fazla bölünüyor ve parçalanıyoruz. Şu son incilere lütfen bakınız: Ümit Özdağ İsrail’in ajanıymış; Sinan Oğan Rus ve İran ittifakı üzerinde çalışıyormuş, paralel yapı Meral Akşener’i MHP’ye genel başkan yapmak istiyormuş! Bunları konu eden bir yazı  Lütfi Şehsuvaroğlu imzası  ile  yandaş medyada; Vahdet Gazetesi’nin  11.03.2016 tarihli  nüshasında yer aldı. Elbette  yazıda  nakiller ve şikâyetler var; hiçbir şekilde sayın Şehsuvaroğlu’nun aynı kanaatte olduğunu söyleyemeyiz! Fakat  lâf sahibinden çoğalıyor ve bu işlere ülkücüler kolayca inanıyor; ne de olsa  komplo teorilerine çok meraklıyız.

 

Sayın Şehsuvaroğlu, Muhsin Yazıcıoğlu’ndan sonra Ülkü Ocakları Başkanlığı yaptı! Yaşı bizlerden bir hayli küçük, eli kalem tutan bir yazar, üstelik şairliği ve sanıyorum romancılığı da var! Kafes filmi onun aynı adlı romanından uyarlanmış! Bir defa Türkeş adı geçmiyor, dediler diye seyretmedim! Bu konularda pek tutucuyuz; hâlâ bizim dünyamız Türkeş ekseninde dönüyor! Yazıcıoğlu başlattığı siyasi hareket ile  bunu aşamadı; aşmak istediğine dair sert  duyguları olabileceğini de sanmayız! Bizim gelenekte başkanlar bir önce ve bir sonrayı aşmayan halef-selef geleneğine pek tutkundur! Şehsuvaroğlu’nun eserlerine baktım da  ülkücülükten sonra bayağı yollarını bizlerden ayırmış! İşte Nurettin Topçu filan! Halbuki Muhsin Bey öyle değildi! Bizler MHP’de ısrar ettiğimiz için kendişlerinin ağabeyi olarak siyasi hareketlerine davet gibi  nezaketsizlikte bulunmadığı gibi, Türkeş Bey ile ilgili  fikirlerinde de mezara kadar değişiklik olmadı ve hep saygılı davrandı! Elbette siyaset ile ülkücülük arasına böyle bir kalın çizgi koymak gerekliydi ve rahmetli bu işi  hakkıyla  yaptı! Hiçbir zaman MHP’nin iç işlerine  bulaşmadı!

 

Muhsinin yolunda olması gereken   kardeşimiz Şehsuvaroğlu’nun da yapması gerekli olan şey budur! Bu sonradan çıkma ve evvelinde hepimizin  kişiliği ile oynayan gazetelerde MHP’yi bu kadar tartışmaya açmanın hiçbir anlamı yoktur. Bizler MHP’de politika yapıyoruz;  burada böyle  uluslararası ajan falan olmaz! Hele hele kendini  genel başkan olacak  kadar ileriye taşıyan  arkadaşlarımızdan öyle bahsetmek bile çok çirkindir! Elbette bazı şeylerin  şâyiası  vukuundan beterdir! Ümit Özdağ, Sinan Oğan ve Meral Akşener’e kim birşeyler yapıştırırsa yapıştırsın bunlar ülkücülüğünü ispat etmiş seçkin  MHP’lilerdir! Tıpkı Devlet Bahçeli gibi!

 

Muhabbetle!

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Porno Gratuit Porno Français Adulte XXX Brazzers Porn College Girls Film érotique Hard Porn Inceste Famille Porno Japonais Asiatique Jeunes Filles Porno Latin Brown Femmes Porn Mobile Porn Russe Porn Stars Porno Arabe Turc Porno caché Porno de qualité HD Porno Gratuit Porno Mature de Milf Porno Noir Regarder Porn Relations Lesbiennes Secrétaire de Bureau Porn Sexe en Groupe Sexe Gay Sexe Oral Vidéo Amateur Vidéo Anal