ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü Ocaklarıdövizakpchpmhp
DOLAR
8,4548
EURO
9,9713
ALTIN
483,77
BIST
1.427
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
27°C
İstanbul
27°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Az Bulutlu
26°C
Cumartesi Az Bulutlu
29°C
Pazar Sağanak Yağışlı
26°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
31°C

MİLLİYETÇİLİĞİN SİYASET DÖNEMECİ

MİLLİYETÇİLİĞİN SİYASET DÖNEMECİ

        Ali ALPARSLAN

alialparslan78@gmail.com

 

Çağımızda  milliyetin teşekkülü ters istikamete dönmüştür; önce  milliyet adlı lokomotif üzerine inşaa edilen  devlet düşüncesi, şimdi devletin ortaya çıkışından sonra  ancak milliyete yer vermektedir. Dolayısıyla  ırk gibi dil unsurunun da en azından millet oluşumunda istikameti değişmiştir. Bu şartlar altında artık  milliyetçilik dönemecin en  keskin virajı oluşmuş  ve hemen hemen devlet oluşumu çok ağır şartlara bağlandığı gibi  zaman olarak da yıllara yüzyıllara sari hale gelmiştir.

 

 Temel atma töreni Fransız İhtilâli’nde yapılan Milliyetçilik çağımızda  yegâne ve tam bir  ideoloji haline gelmiştir. Ekonomi, tarihi ve kültürel özlem  gibi  sosyal  hareketler içinde  birt asır kadar gizlenen  bu sevimli canavar, artık  bütün haşmeti, güzel ve çirkin yüzü  devletlerin  ideoloji tahtına oturmuş ve   gün geçtikçe de yerini sağlamlaştırmıştır. Fransız Ernest Renan ve Émile Durkheim’in  hayatı din tefekkürü  gibi  bir sosyal bilim  düşüncesiyle  başlamıştır. İkisi de bu düşünceleri temel alarak sosyolojik kavramlar yarattılar. Sonradan adı ne olursa olsun  düşünce dünyalarının ana motfi din idi böyle  bir eğitim görmüşlerdi! Aileleri de öyle idi! Renan Millet deyimini ırk esası üzerine oturtarak  bir tarif yaparken Durkheim  modern sosyolojinin kurucusu oldular. İlginçtir ki  kuramları evrensel olma kabiliyetinden yoksundu; işte bu sebeble Tarihi Materyalizm  bir ihtiyaç olarak doğdu ve  kısa zamanda evrenselleşerek  XX. yüzyıl ilk çeyreğinde  Rusya’da iktidara geldi. Elbette  yeni oluşum  Engels ve Marks’ın  düşünceleri  Bilimsel Sosyalizm  için kendine  taban bulamazken Materyalizm despotluk üzerinden toplum üzerine oturdu. Stalin’den sonra  Marksizm ve Komünizm  öyle bir hâle geldi ki Rusya’nın  karmaşık etnik yapısı Çarlar’ı arar duruma geldi! Marks’ın ekonomik  görüşleri  daha yüz yılını doldurmadan iflâs etti ve bir İmparatorluğun başını yedi!

 

Komunizm’in iflâsında din çok tartışıldı; fakat hiç hesaba katılmayan dinî düşüncelerin yeni yeni milliyetler yarattığının da ancak 1992’den sonra farkına varıldı! Günümüzde demokratik ve hür ortamda din düşüncesinin ortaya çıkardığı ve milliyetçiliğe dönüşen en önemli gelişme dini düşüncelerdir. Devlet milliyetçiliğinin ana kaynağı mutlak olarak dine ve din gerçeğine dayanmaktadır. Elbette siyasi başarıların tetikçisi dindir ve başarıyı, siyaseti elinde tutan batının ideası hıristiyanlıktır. Uzun yıllar dünya siyasetinin belirleyicisi olan İslâmiyet lokommotif unsurların arızası neticesinde  cazibesini kaybetmiş ve bu görevi  hıristiyanlık devralmıştır. Bu sebeble dünya liderliğini çok kaba hatları ile bunlar elegeçirmiştir. Fiili işgal ekonomik sömürgeciliğe tahvil olmuş, girilen çıkılan sokaklar hep devletlerin ve bu devletlerin temsil ettiği toplumların ana düşünceleri emrine girmiştir ki, modern milliyetçilik de budur. Yani her toplumun müşterek unsurları   milliyetin belirleyicisi hâline gelmiştir. Bugün batı tipi modern devlet  düşüncesinde Renan da, Durkheim da unutulmuştur. Dolayısiyle millliyet düşüncesinin hem sahibi  hem de  takipçisi  teşkilâtlenmış toplum anlamına gelen organize gücün yani Devlet düşüncesinin eline geçmiştir. Devlet olmadan milliyet tezahürünün ortaya çıkması hemen hemen mümkün değildir.

 

Elbette kültürel milliyet düşüncesi insanların gurup gurup ayışmalarından itibaren vardır. Konfederatif devletler ırk unsurunu ortadan kaldırmıştır; özellikle şark sosyolojisinde bu husus teşkil edilen devletlerin birer imparatorluk olması hesabiyle daha çok dikkat çekmektedir. İmparatorluklarda dil mefhumu  çok büyük önem teşkil etmiyordu; o sebeble mahalli lisanlar yanında devlet dili  sosyal tepkiye de yol açmıyordu. Fakat batı tipi millet tarifi  dilin belirleyici olduğunu ortaya koydu. Buna karşılık önümüzde bir Birleşik Devletler  gerçeği duruyor ki sün’i olan evrensel bir dilin de  çok itibarlı olmadığı  ortaya çıktı. Osmanlı’dan ayrılan Arap Devletleri en az Emeviler kadar Arap lisanına önem verdiler ama yine de bir milliyet yaramadılar; Irak-Suriye gerçeğinde olduğu gibi parçalanmak ve dağılmak zorunda kaldılar. Osmanlı devrinde Arap coğrafyasında  devlet dili kullanma mecburiyeti ve mahalli dillere izin verilmemiş olması herhangi bir tartışma yaratmamıştı. Fakat günümüzde Kürt gibi unsurlar basit diller üzerine milliyet ihdas etmeye çalışıyorlar.

 

Çağımızda  milliyetin teşekkülü ters itikamete dönmiştür; önce  milliyet adlı lokomotif üzerine inşaa edilen  devlet düşüncesi, şimdi devletin ortaya çıkışından sonra  ancak milliyete yer vermektedir. Dolayısiyle ırk gibi dil unsurunun da en azından millet oluşumunda istikameti değişmiştir. Bu şartlar altında artık  milliyetçilik dönemecin en keskin virajı oluşmuş ve hemen hemen devlet oluşumu çok ağır şartlara bağlandığı gibi  zaman olarak da yıllara yüzyıllara sari hale gelmiştir. Ortalama insan ömrü artık yeni bir milliyetin teşekkülünü ortaya  koyamayacak kadar kısadır. Bu sebeble milliyet ateşinin düştüğü her yer cayır cayır yanıyor; çünkü takib edilen ve bu mefhumdan anlaşılan maksatın içeriği değişmiştir. İşte müslüman ülkeler bu sebeble  sosyalizasyonda bunalım geçirmektedir. Müslüman ülkeler ve milliyetler  1437 yıldan beri  İslâm’ın evrenselliği ve milliliği hususunda karar verememişlerdir. Hz. Muhammed’den sonra ekonomik kazanımlarla evrenselleşen İslâmiyet, Abbasiler ile birlikte belli  bir ideoloji yaratmışken şimdilerde tekrar başa  dönülmüştür. Bu sebeble cazip görülen bir önceki, yani Selef düşüncesi kesinlikle İslâm’ın tek milletliğe dönüşünden başka bir şey değildir. İşte Müslüman ülkelerde bu milliyet dönemeci aşılıp da modern görüşlere  kavuşulamamasını bu nazardan incelemeli  ve sağlam sonuçlar çıkarmalıyız. O zaman yeni hususlar ortaya çıkacak belki önümüzü daha rahat göreceğiz. Modern batı tam olarak İslâmı ortadan kaldırmak içim Selef düşüncesini  teşvik etmekte ve korumaktadır. Hesabını Müslümanlar yapmalıdır.

 

Muhabbetle.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Porno Gratuit Porno Français Adulte XXX Brazzers Porn College Girls Film érotique Hard Porn Inceste Famille Porno Japonais Asiatique Jeunes Filles Porno Latin Brown Femmes Porn Mobile Porn Russe Porn Stars Porno Arabe Turc Porno caché Porno de qualité HD Porno Gratuit Porno Mature de Milf Porno Noir Regarder Porn Relations Lesbiennes Secrétaire de Bureau Porn Sexe en Groupe Sexe Gay Sexe Oral Vidéo Amateur Vidéo Anal