ŞEHİR VE İNSAN

Ahmet URFALI

BAŞBUĞ’UM!

Asena Kınacı Moral

YAZMAK

Atilla ÇİLİNGİR

NİHAYET BİRLİKTE ÇÖKTÜLER….

Bu haber 23 Nisan 2016 - 1:49 'de eklendi ve 592 kez görüntülendi.

Gültekin ÖZTÜRK

“Ergenekon terör örgütü yoktur”

Evet, Yargıtay böyle dedi ve davayı esastan da usulden de bozdu. 2007’de başlayan seri operasyonlar ve dava sürecinde bu davayı savunanlar hiç utanmadan sıkılmadan halen konuşabiliyor, yazabiliyorlar…. Biz o zaman “Biraz izan, biraz akıl biraz insaf ve vicdan…” dediğimizde bize “Sen de mi Ergenekoncusun yoksa!” diye aba altından sopa göstermişlerdi.

Ben de bu utanmaz vicdansız millet düşmanlarına 08.03. 2010 tarihinde yazdığım bir yazı ile cevap vermiştim. Dava bozulunca yeni bir yazı yazmak yerine o yazımı sizlerle paylaşmak istedim….

ERGENEKON VEYA AGARTA -1

Gündeme geldiği andan itibaren, milletimin hayat damarlarından birinin kesilmek istendiği endişesi taşıdığım “Ergenekon Soruşturmasını hep yazmak istedim ancak çeşitli sebeplerle yazamadım.

Dış kaynaklı bir sindirme projesi olduğu kesinleşen bu proje hakkındaki düşüncelerimi bir dizi yazı ile okurlarımla paylaşmak

istiyorum.

Önce neden bugüne kadar yazamadığımı anlatayım:

1-Gerçekten, devlet içinde bir çeteleşme olduğunu düşünüyordum. Bu düşünce nereden kaynaklanıyor derseniz? “Yaşadıklarımdan” Derim. Bu çeteler, örgütlerine gizemli bir hava kazandırmak ve bu yolla güç kazanmak amacıyla “Agarta” adını kulanmış, Tuncay Güney adlı, kimliği ve kişiliği şaibeli, ancak ajan-provakotör olduğu bence kesin bir kişinin sözleriyle de, bu çetenin “Ergenekon” diye adlandırıldığını düşünüyordum.

Eğer bu düşüncemde haklı isem devletimiz, çetelerden temizlenir, güçlenir böylece milletimizin ona güveni bir kat daha artar inancı taşıyordum. Bu nedenle kısa sürede “Ümraniye Soruşturması /12.Ekim.2007 “ diye başlayan operasyona “Ergenekon” denmekten vazgeçilir diye umuyor, ateşe odun taşımak istemiyordum. Bu

düşüncelerimde, kısmen haklı olduğum bugün anlaşılmıştır. Ancak soruşturma, kısa bir süre sonra nitelik ve kapsam değiştirmiştir. Adeta örümcek ağı gibi ülkeyi ve her kesimi içini alacak şekilde genişlemiştir. Türkiye’yi

dönüştürme, karşı koyanları yok etme, sindirme, kurumları ele geçirme projesi olduğu, uygulamalar

sonucu görülmeye başlanmıştır. İşte bu gelişme, konu ile ilgili yazamamamın ikinci sebebini oluşturdu.

2- Bu soruşturma ve kovuşturma öyle dallandı budaklandı ki anlatılamaz. Bu örgüt nerdeyse Cumhuriyet döneminde ne kadar fitne, fesat, lanet varsa hepsini yapmıştı. Bu akıl almaz duruma itiraz mı ettiniz ! Tamam, sizde Ergenekoncu Çete mensubu, ya da yandaşıydınız. O halde, atın içeri. Evet bugüne kadar yazmamamın ikinci nedeni buydu. Kendi adıma değil, ailem için korkmuştum. ANCAK, ARTIK, KORKMUYORUM ! Gördüğünüz gibi yazıyorum ve yazacağım da ! Bağımsızlık Destanımız Ergenekon var ya; İşte ben , O Ergenekoncuyum ! Ve bunu gururla haykırıyorum !

Yazımın bu son bölümünde, Ümraniye-Agarta-Ergenekon’un doğuşuna, kısaca değinmek istiyorum. Ergenekon örgütlenmesi, ilk kez, 07.01.1997’de Can Dündar ve Celal Kazdağlı’nın TV programında, Erol Mütercimler tarafından dile getirildi. E.Mütercimler “Ergenekon örgütünün, Pentagon ve CIA tarafından, 27 Mayıs 1961’den sonra kurdurulduğunu, 1991’de Dev-Sol tarafından öldürülen, Tümgeneral Memduh Ünlütürk’den duyduğunu”söyledi.( Bu şahıs şu anda Ergenekon Davasının tutuksuz sanığıdır !) Daha sonra gerçek kimliği konusunda efsaneler bulunan, şu an Kanada dolaylarında olduğu söylenen, MİT ile çalıştığı kesinleşen Tuncay Güney, devlet içindeki bu gizli örgütlenmeye Ergenekon dendiğini söyleyerek, milli destanımızı bir terör örgütü olarak adlandırmıştır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı A.C Engin’de haklı olarak, sanıkları kaynak göstererek bunu tescillemiştir. Böylece benim “Bağımsızlık Destanım” bir terör ve fitne çetesinin adı olarak lekelenmiştir. Lekelemiştir diyorum çünkü, bugün 75 milyon insanımıza “Ergenekon nedir?” diye sorulsa, yüzde doksanı “Terör örgütü bir çete” olduğunu söyler .

Yanılıyor muyum?

Hayır !

Bundan eminim. Kesinlikle yanılmıyorum ve buna sebep olanları lanetliyorum!

Evet sevgili okurlarım, haftaya gerçek anlamda, kaynaklardan, kendi yorumlarımla Agarta ve Ergenekon-2 yazımda buluşmak üzere güzel günler için, kalın sağlıkla diyorum.

(08.03.2010)

Gültekin ÖZTÜRK
Gültekin ÖZTÜRKgzsiva@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments