ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü Ocaklarıdövizakpchpmhp
DOLAR
8,4434
EURO
9,9725
ALTIN
484,90
BIST
1.434
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
27°C
İstanbul
27°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Az Bulutlu
26°C
Cumartesi Az Bulutlu
29°C
Pazar Sağanak Yağışlı
26°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
31°C

SURİYE – TÜRKMEN – ÂDİL ŞAN

SURİYE – TÜRKMEN – ÂDİL ŞAN

Hamza ALPARSLAN

hamzaalparslan@gmail.com 

Cumhuriyeti suçlamak muzır bir görüş; ancak bu kadar başarılabilmiş ve Hatay gibi Suriye ve Türkmen’in omurgasının başı kurtarılmıştır. Mustafa Kemal’den sonra siyaset  ihanet etmişse  milli mücadelecilerin ne kabahati vardır?  Sonra Baas iktidarına kadar bizler  Irak ve Suriye’ye hükümetlerini hâlâ eyalet valiliklerimiz olarak gördük. Daha Arab’ın  çirkin ve kara yüzü, Kürd’ün nankörlüğü  görülen şekilde değildi! Meseleyi  biraz da bu pencereden görün  ve Baas’a kadar iki ülkenin  devlet adamlarını iyi tahlil edin! Göreceksiniz ki bunlar en azından Osmanlı idi! Bugünkü IŞİD’ın  fikir ve eylem babası olan  Şerif Hüseyin adlı Türk’ün kancık köpeğinden Mustafa  Kemal  korkup da  Suriye’yi terketmez!

 

Bizim çocukluğumuz Suriye Dağları havaları ile geçti! Yitirdiğimiz Suriye  üzerine  “Ezogelin” gibi  büyük aşklarımız, “Karadağ’ın boz yılanı gelir dolanı dolanı, yüzbir sene   mahkum olsam  bulurum  beni vuranı” gibi  Barak deyişleri ve yiten Suriye’yi  kaçak mekânı  olarak gören duygularımız  var! Bizim yörede Cumhuriyete sarkan derebeylik  döneminde  haksızlığa uğrayıp da kanunlara karşı gelen yiğidin  mekânı Suriye Dağları’nın arkası idi! Bizlere konferanslarda hep sorarlar: “Hocam şu  kendimiz için fazilet dediğiniz şu cumhuriyet Suriye ve Azerbaycan’ı   nasıl sattı?” diye. Ah yavrucuklarım   cumhuriyet sihirli değnek miydi ki? Lozan’a koyduğun Irak Türkmeneli’ni nasıl kaybettin? Hep siyaset değil mi, Irak’ı şöyle bir beklemeye alın, Azerbaycan’ı da. Burnumuzun dibindeki  Suriye’yi düne kadar bilen var mıydı? Halep büyük bir Arap şehriydi de  Bayır Bucak adını duymuş muyduk?

Cumhuriyeti suçlamak muzır bir görüş; ancak bu kadar başarılabilmiş ve Hatay gibi Suriye ve Türkmen’in omurgasının başı kurtarılmıştır. Mustafa Kemal’den sonra siyaset ihanet etmişse milli mücadelecilerin ne kabahati vardır?  Sonra Baas iktidarına kadar bizler Irak ve Suriye’ye hükümetlerini hâlâ eyalet valiliklerimiz olarak gördük. Daha Arab’ın çirkin ve kara yüzü, Kürd’ün nankörlüğü  görülen şekilde değildi! Meseleyi biraz da bu pencereden görün  ve Baas’a kadar iki ülkenin  devlet adamlarını iyi tahlil edin! Göreceksiniz ki  bunlar en azından Osmanlı idi! Bugünkü IŞİD’ın  fikir ve eylem babası olan  Şerif Hüseyin adlı Türk’ün kancık köpeğinden  Mustafa  Kemal  korkup da  Suriye’yi terketmez! O şerefli bir şekilde ve ağırlıkları ile (Silah ve Cephane)  kimsenin burnunu kanatmadan Yıldırım Orduları’nı Adana’ya çekti! Öldüğü güne kadar da Suriye Türk çeteciliğini Maraş’dan takip etti! İşte bugünkü Bayır ve  Halep ruhu o ruhtur! Zina çocuğu olmak çeşit çeşittir; sadece aynı babadan olmayanlar zina çocuğu değildir;  Osmanlı dağılırken mütareke mandacılığı adı ile  “Din”i kullanıp Müdafai- Milliye’ye kötü gözle bakanlar da   başkalarının çocuğu olmanın dikâlâlığıdır! Sadece Hatay plebisitini düşünün, Vakıflı Ermenileri ve komple Arapça  konuşan Nusayriler  Türkiye taraftarı ve öyle oy kullandı,  kendini Hilâfetçi sanan sözüm ona Türk diye adlandırılanlar  Şerif Hüseyin çakallığı yapmadı mı?!  O günleri unuttuk mu?

Biz bu defteri kapatmıştık; tartışmak da istemiyoruz; lâkin devleti elinde bulunduranların yanlarında bu uzantılar var! Ne yapalım ki on tane devletimiz yok; bir tanedir ve onun da yanında olmalı, onları da öte beriye ezdirmemeliyiz! Bize göre Türk milliyetçileri yeni bir emri vaki değil yeni ve büyük tehlikenin farkında olmalıdır!  Suriye’den Türkiye’ye insan seline dikkat edin! İki buçuk milyonu çoktan aşmış! En azından yönleri batıdır, neden, niçin diye sorguladınız mı? Bunlar Arap değil bizim insanımız, bir parçamızdır! Durum sanıldığı kadar da kötü değildir! Bugün Hatay’ın Yayladağı, Altınözü, Kırıkhan, Hassa, Belen, Dörtyol, Erzin yörelerinde Suriye – Turkiye Türkmen etkinlikleri yapılıyor. Ayıntap yine merkez, belli bir kültür, edebiyat ve musiki iştiraki meydana gelmiş! Hiç merak etmeyin Urfa da öyle! Suriye’den gelen hanımlar Türkiye’de evleniyor, 37.000 çocuk olmuş, hiç korkmayın bunlar “Ekrad” olmaz, mutlaka “Etrak”ın yanında olur!

Size değişik bir hikâye sunayım: Âdil Şan. 12 Eylül 1980 günü Halep’de doğmuş bir Türkmen! Aynı gün Türkiye’de komiteci isyanı olduğu için baba  adını o adamdan almak istemiş ama  bizlerden akıllı davranmış ve “Âdil” koymuş. Beş çocuklu âilenin ortanca oğlu! İki yaşındayken annesini yitirmiş. üvey anne elinde büyümüş. “Üvey anne över beni tokaç ile döver beni.”  diyor. Okul hayatı olmamış, Türkçe okuma yazmayı TRT’de yayınlanan Susam Sokağı adlı çocuk programından öğrenmiş. Küçük yaşta sesinin güzelliğini fark eden büyükleri onu köyden köye düğünlere götürmeye başlamışlar!  Suriye tufanından çok önce Anteb’e dayılarının yanına gelmiş onlarda büyütülmüş ve sonra da evlendirilmiş! Şimdi Türkmen kültürü üzerine üç albüm bir de kitabı bulunuyor! “Suriye Türkmen Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü için çalışıyorum” diyor! Eğitim yok açık ortaokulu yeni bitirmiş, himmet etmişler de Büyükşehir Belediyesi’nde taşeron işçi yapmışlar! Âdil Şan adlı bu delikanlı daha evvel Türkiye’de bulunan akrabaları ile hep sınırdan el sallayarak konuşur, hasret giderirmiş. Fakat bu  hasrete dayanamayıp 2003’de  temelli gelmiş!. “Bir ara Hatay’da turizm rehberi olarak çalıştım, fırsat buldukça sahneye çıktım. Uzun zaman Halep ile Gaziantep arasında gelip giden heyetlere tercümanlık yaptım. Türk vatandaşı olabilmek için çırpınırken Hızır Aleyhisselam kılığında Ankara’dan gelen güçlü bir bürokrata derdimi anlattım ve vatandaş oldum. 2015 Türkvizyon şarkı yarışmasında kendi eserimle  Suriye Türkmenlerini temsil ettim ve iki armağan aldım.. Daha sonra TRT’nin  Diriliş Ertugrul dizisinde Bayır Bucaklı ozanı canlandırarak tanındım.” diyor! İşte size bir destan, yeni bir Suriye ve Türkmen olgusu geliyor! Hazır olun katı yapın!

Muhabbetle.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Porno Gratuit Porno Français Adulte XXX Brazzers Porn College Girls Film érotique Hard Porn Inceste Famille Porno Japonais Asiatique Jeunes Filles Porno Latin Brown Femmes Porn Mobile Porn Russe Porn Stars Porno Arabe Turc Porno caché Porno de qualité HD Porno Gratuit Porno Mature de Milf Porno Noir Regarder Porn Relations Lesbiennes Secrétaire de Bureau Porn Sexe en Groupe Sexe Gay Sexe Oral Vidéo Amateur Vidéo Anal