betexper
ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü Ocaklarıdövizakpchpmhp
DOLAR
8,6580
EURO
10,1795
ALTIN
488,66
BIST
1.419
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
29°C
İstanbul
29°C
Az Bulutlu
Pazar Sağanak Yağışlı
26°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
31°C
Salı Gök Gürültülü
26°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
25°C

TÜRKMEN MÜSLÜMAN DEĞİL Mİ?

TÜRKMEN MÜSLÜMAN DEĞİL Mİ?

  Ali ALPARSLAN

alialparslan78@gmail.com

 

Konar göçerlikten gelen Türkmen kültüründe  günde yirmi dört  saat namaz kılmak yoktur! Dedelerimiz çobandı, keçileri sulamaktan, onların karınlarını doyurmak için yedi dağ gezdiklerinden  günlük ibadetlerini yapamazlardı! Fakat cumalara mükemmel gider, bayram ve cenaze namazlarını  mutlaka kılar, orucunu bir lokma bir hırka  mükemmel tutar ve gelenek olarak teravih namazlarına gitmek  için yarış yaparlardı. Kur’an bilenimiz de yoktu; ama,  acaba sure bilirler miydi! Sünni-Hanefi’yiz! Bizim ecdadımız  Müslüman değil miydi? Hâlâ bu durumda olan çobanlara  ne diyeceksiniz!  Müslüman olmak için ille de Nur ihtisası mı gereklidir? Türkmen ile  bahse girerseniz ölünce kadar oruç tutar, kafasını bozarsanız  secdeden kalkmaz! Ne derseniz deyin biz böyleyiz! Canım milletim;  Allah’ın dininde hile bilmez, ehveni şerre gitmez,  bid’ata yaklaşmaz!   Irkım canım benim!

 

Son yüz yılda  Türk kültür hayatında  İslâmi kavramlar   büyük ölçüde eski ve doğru anlamlarını kaybetmektedir. Bir taraftan sosyal değişimler, diğer yandan ekonomik kuralların ve kazanç şekillerinin  değişmesi, bir diğer yandan  iletişim araçlarındaki  teknolojik gelişemeler, hepsinin ötesinde  siyaset,   doğru İslam’a ait kavram ve kurumları sulandırmıştır. Maalesef  algılayabildiğimiz bu hiper saldırıların bir kısmına karşı  gösterilen  ve ilmî olmayan  tedbirlerin de durumu değiştirdiğini göremediğimiz gibi, “Muhafazakârlık” gibi bir kavram da problemi çözememiştir. İşin ilginç yanı  az-çok  ekonomik durumu yerinde olan ve kendini “Mufazakâr” olarak  nitelendirilen   çevreler daha çok etki alanı içindedir. Esas “Muhafazakârlık” eskiden beri bizim kültürümüzde  kırsal kesimlerde  inatla korunurdu. Şimdi kontrolsuz  şehirleşme,   böyle bir  birikimi de ortadan kaldırmıştır. Çünkü köyler, küçük kasabalar, mezralar tamamen tasfiye olmuştur. Herşey endüstrinin  seri  üretim cenderesinde  köylü adını bile ortadan  kaldırmıştır. İşte önemli olan bu sosyal merhaledir.

 

Bugün toplum hayatımızda ancak %5-6 kadar bir nüfus köylerde oturmaktadır, ki  ulaşımın kolaylaşması sebebiyle onların da  bir ayakları daima  şehirdedir. Tarım ve hayvancılık arazilerimiz artık bomboştur; köy hayatı tamamen unutulmaya yüz tutmuştur. Yeni yeni düşünülen karşılıksız kredi gibi  devlet tedbirleri ile belki çare aranılıyor ama bu çok geç kalmış bir  düşüncedir. Çünkü eski tarım ve hayvancılık kültürünü nesilden nesile taşıyan bilge adamlar çoktan  öbür dünyaya  göçmüştür. Ellerine verilen paralarla asri anlamda  bir şey yapmak zaten mümkün değildir. Herşeyin hilelisinin fabrikasyon imalâta geçtiği ülkemizde organik bir üretim yapmak zaten mümkün değildir. Böyle bir durumun  kültür hayatımızda açtığı  yaralar ise  telâfi edilmeyecek düzeydedir Bu yazıda sadece  dinî geleneklerimizden bir kaçı ve ortaya çıkardığı siyasî görüntülerden  behsetmek istiyoruz.

 

Şüphesiz ki  Türk Milleti  X. asırdan beri  samimî  Müslümandır. Evet Hacc’a gitmek farz ibadetiydi; ama çoğunluk Müslümanlar  bu ibadeti yerine getirecek durumda değildir. Hiç  merak etmeyin şimdi de aynıdır; fakat  Umre ve Hacc farizesinin icrasında  muazzam kuyruklar vardır! İnsan acaba bu ülkede 1000 yıldan beri Müslüman yok muydu da böyle sıralar ve kur’alar oluştu, diyesi ve düşünesi geliyor! Belediyeler gibi haramzade kuruluşlardan emekli olan ve büyük birikimi olan insanlar Kâbe civarından tapu ediniyor ve senenin yarısını  burada geçiriyor! Zavallı işçi emeklisi 1200 lira emekli aylığı alıyor ama  yemiyor içmiyor Hac ve Umre’ye  gidiyor! Elbette eski Köy Enstitüsü kafası ile “Hicaz’a gideceğine okul yaptır”gibi materyalist bir düşünceye itibar etmiyoruz! 1000 yıldan beri  dinî kültür hayatımıza, herhalde senede birkaç sefer “Kutlu Doğum Haftası” kutlanmazdı! Mübarek gecelerde özellikle vekiller ve ellerinde şarap kadehi eksik olmayan kirli politikacılar gecelerimizi kirletircesine  ve bizi de  küfre  teşvik edercesine  mesaj yağmuruna tutuyorlar!  Acaba  ülke sosyal hayatında bu gelişmeler ciddi mi, dalga mı, şaka mı yoksa gösteriş mi?

 

Çok ilginçtir ki müberak gecelerimizi tebrik eden siyasetçiler yılbaşı ve daha bilmem ne  gibi tamemen yabancı dinî kültürlere ait günlerde de aynı şeyleri yapıyorlar! Politikacıların Hacc ve Umre ibadetleri de öyle! Rüşvet yemesini ve hırsızlık yapmasını çok iyi beceriyorlar da aynı para ile utanmadan Peygamber efendimizin   yüzüne nasıl bakıyorlar, şaşmamak mümkün değildir! Şahsen ne gittim, ne de gördüm, âilemde Hacc’a gidecek kadar imkânı olan bulunmadığı için bu ibadeti yapan da yok! Samimi söylüyorum, soyumda sopumda işçi emeklisi eşi olan bir kızkardeşim yeni Umre’ye gitti geldi!  Ne anamın, ne babamın ne dedemin, ne de ecdamının Hacc’a gitmek isteğini hiç duymadım! Şu sahte tebrikâtı da âilemizde görmedik! Yani bizler Müslüman âilelerin çocukları değil miyiz? Anayurdun göbeğinden gelen, Hoca Ahmed Yesevi’nin hayır duasını almış, bildiğimiz kadarı ile Savrani’yiz. Camiden başka dinî mekânın adını bilen  ceddimiz yoktur! Ama fukara ve yoksul insanlardır, kıt kanaat karınlarını doyurdukları için  Hacc ibadetini yapamadan göçmüşlerdir!

 

Konar göçerlikten gelen Türkmen kültüründe günde yirmidört saat namaz kılmak yoktur! Dedelerimiz çobandı, keçileri sulamaktan, onların karınlarını doyurmak için yedi dağ gezdiklerinden günlük ibadetlerini yapamazlardı! Fakat cumalara mükemmel gider, bayram ve cenaze namazlarını mutlaka kılar, orucunu bir lokma bir hırka  mükemmel tutar ve gelenek olarak teravih namazlarına gitmek için yarış yaparlardı. Kur’an bilenimiz de yoktu; ama,  acaba sure bilirler miydi! Sünni-Hanefi’yiz! Bizim ecdadımız Müslüman değil miydi? Hâlâ bu durumda olan çobanlara ne diyeceksiniz! Müslüman olmak için ille de Nur ihtisası mı gereklidir? Türkmen ile bahse girerseniz ölünceye kadar oruç tutar, kafasını bozarsanız secdeden kalkmaz! Ne derseniz deyin    biz böyleyiz! Canım milletim; Allah’ın dininde hile bilmez, ehveni şerre gitmez,  bid’ata yaklaşmaz!   Irkım canım benim!

 

Muhabbetle.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Porno Gratuit Porno Français Adulte XXX Brazzers Porn College Girls Film érotique Hard Porn Inceste Famille Porno Japonais Asiatique Jeunes Filles Porno Latin Brown Femmes Porn Mobile Porn Russe Porn Stars Porno Arabe Turc Porno caché Porno de qualité HD Porno Gratuit Porno Mature de Milf Porno Noir Regarder Porn Relations Lesbiennes Secrétaire de Bureau Porn Sexe en Groupe Sexe Gay Sexe Oral Vidéo Amateur Vidéo Anal