ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü Ocaklarıdövizakpchpmhp
DOLAR
8,3603
EURO
9,9283
ALTIN
488,04
BIST
1.400
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Sıcak
36°C
İstanbul
36°C
Sıcak
Salı Sıcak
36°C
Çarşamba Sıcak
35°C
Perşembe Sıcak
35°C
Cuma Sıcak
35°C
Fuat Yılmazer     Türklerde toprak namustur inancı hâkim bir inançtır. Son yıllarda ona uymayan davranışlar sergilense de bu inanç Türk insanının genlerinde olan ve hiç unutulmayacak bir imandır. Toprak vatandır, vatan İstiklal ve istikbalinizin özgürce haykırıldığı yerdir. Toprak vatandır, vatan namustur. Namus inancı, Türkün özünde sökülüp atılamayacak kadar yerleşiktir. Türkün...
Asena Kınacı Moral Caddede, sokakta, kahvehanede, iş yerinde, her yerde bildiğini de bilmediğini de, üzerine vazife olanı da olmayanı da sürekli, boş ve gereksiz konuşanlar için Türkçemizde bir cümle icat etmişiz. Herkes ve her şey hakkında bilerek- bilmeyerek, anlamlı-anlamsız konuşanlar için söylenen “Ağzı olan konuşuyor.” cümlesi  “halk felsefesi(!)”ne ait güzel...
Kenan EROĞLU             Diyarbakır’daki Müze evden               Şişlideki Müze eve selâm!               Büyük düşünürümüz Ziya Gökalp konusuna devam ediyoruz.               Daha önceki paylaşımlarda da belirttiğim gibi; Ziya Gökalp Milli Mücadeleden sonra Diyarbakır’a dönmüş ve “Küçük Mecmua”yı çıkarmaya karar vermişti. Fakat çaresizlik içerisinde kitaplarını satmak mecburiyeti ile karşı karşıya kalmış ve işin en ilginç tarafı...
MHP Lideri Devlet Bahçeli Türkgün gazetesine verdiği röportajda ezber bozdu. Suriyeli göçmenler konusunda yapılması gerekenleri sıraladı. Milliyetçi Hareket Partisi Lideri Devlet Bahçeli, ”Ülkemizde 500.000’e yakın Afgan mülteci olduğu tahmin ediliyor. Elbette önümüzdeki riskli ve tehlikeli süreçte göç dalgasının sınırlarımıza iyice dayanacağı, ülkemizi zorlayacağı görülüyor. Düzensiz göç, adı konmamış bir istiladır,...

MHP AKP’LİLEŞİR Mİ?

MHP AKP’LİLEŞİR Mİ?

Hamza ALPARSLAN
SMS:542.311.1564

Şu durumda ülkücülerde “İlle de MHP” diye bir kanaat yok; atadan gelen gelenek CHP’ye meyyaliyetin önünde set! Fakat artık bu partizanlığı biz de, CHP de bıraksın diyenlerin sayısı çok fazla! Bize kalırsa olmayan MHP yerine aydınların çoğu CHP’ye kaymış vaziyette! Hiç kimsenin Uğur Dündar ile alıp veremeyeceği şey yok! Dünkü programdan sonra Sayın Akşener’i en güzel ve en veciz şekilde değerlendirmiştir! İşte aydınlık, cumhuriyetçilik, hatta Atatürkçülük budur! Peki sesi duyuldu mu? Kısmen, arayan bulur ve gerçek aydını görür! Velhasılı kerem ülkücüler bir yere doğru gidiyor, ama nereye? Vakit erken hele bir seçim kokusu gelsin biraz daha siyaset netleşir, kamuoyu yoklamaları başlar, işte o zaman doğruları görebiliriz! Fakat kusura bakmayın, Bahçeli MHP’si kendini ipe çekti! Bu işte “Devlet” için mantığı da yanlış; lâkin dönmek ve düzeltmek için vakit çok geç!

 

Türkiye gerçekten olağanüstü günlerden geçiyor; halk tedirgin ve kararsız; iktidarından muhalefetine, küçüğünden büyüğüne kadar siyasi partiler bunalımda! Demokrasi ve cumhuriyetin keskin kılıcı olması gereken medya da şaşkın vaziyette! Kahramanlık iyi bir şey de hep efsanelerde kalıyor ve biraz da usandırdı! Yandaş medya “Pişmanlıklar”ı oynarken, esas görevi rejimi korumak olan “Merkez Medya” havanda su dövüyor; âdeta basit bir kavgada “Cemaat” parmağı arıyor! İşin aslına bakmak varken bu kadarı da fazla değil mi? İ.Melih bir yandan “Cemaate çok yardım ettim, devlet arsası verdim” derken bir taraftan da, Türkiye siyasi parti parti geleneklerine uymayacak şekilde sivrilen şahıslara bühtanda bulunuyor ve yeni mağdurlar yaratıyor! Maalesef bunlardan biri MHP muhalefetini temsil eden Meral Akşener! Aslında İ.Melih gibilerin şarlatanlığına kapılmadan, yargılanması gerekiyor; en azından “Merkez Medya” mânen mağdur olanları koruması gerekiyor! Ne yazık ki Türk matbuatında böyle bir gelenek yoktur ve hep “Abalı”ya vurarak “Çuhalı”yı göremiyor! Öyle ki mağdurların telefonla aleylerindeki programlara katılmalarını bile engelliyorlar! Altta kalanın canı çıksın, yaşasın demokrasi!

Uzun yıllardan beri Devlet Bahçeli’nin MHP’yi AKP’ye payanda yaptığı, söylenir ve tenkid edilir! Son zamanlarda “Devlet Bey devleti için partisini fedâ ettti” gibi tamamen bir sloganın arkasına sığındılar; bazı kafası karışık âlim bozuntusu görevlilere de tasdik ettirip, âdeta kanunlaştırdılar! Bazı şeylere inanmadık ama, MHP’nin Devlet Bahçeli eli ile iktidar partisine payanda yapıldığı ortaya çıktı! Muhterem şimdi “Makam-ı Âli”nin en muteber şahsiyeti! İki dudağı arasından çıkacak veya ima edilecek,”Bizim partinin cemaatçısı” gibi bir cümle bizi bile içeri attırmaya yeter! Geçen gün Akşener-Özdağ-Oğan “Tırsıyor” diye bir lâf etmiştik de muhteremlerin alındığını duyduk! Vallahi çok ağır geliyor ama buna “Korkuyorlar” da diyebiliriz ve bu işte haklı sayılabilirler de! Özellikle Akşener için yandaş medyada böyle bir gayret olmadığını söylemek mümkün değildir!

MHP’de herkes birbirine soruyor, ülkede “Olağanüstü Hal” var kongre süreci devam edecek mi, ne olacak? Sayın Bahçeli hemen kükrüyor ve “Kurultay 2018’de” diyor! Gerçekten durum bu mu? Akşener ve arkadaşlarına “Parti kurun” diyorlar da, Ümit ve Sinan bu yola girmez de, o da “Siyasi hayatımı sonlandırmak gibi bir durum olursa burada sonlandırırım” diyor! Öyle saçma sapan şeylerle uğraşmaya gerek yok, camia “Ülkücü” olan Meral ve arkadaşlarına ilgi gösteriyor, başka bir çatının asla tutması mümkün değildir! Ülkücüler gitmez, çeyrek MHP’yi böyle bir oluşuma tercih ederler! Ufukta seçim yok, olursa ne olur, olmayacak şeyi tartışmak olur! Çok anlamlı değil! Durumu şartlar belirleyecek!

Ülkücülerde son zamanın Tayyib Bey’ine karşı açık bir hayranlık var; fakat bu liderlik anlamında değildir! Çünkü o anlamda ülkücülerin kafası boş ve kararsız! Peki ülkücüler AKP ile bütünleşir mi? Halihazırdaki gibi işin başını Devlet Bahçeli çekerse hiç bir şey olmaz, kimse yerinden oynamaz ve muhalefete devam eder! Böyle bir dağınıklığın mevcut siyasi ortama zararı da olabilir; çünkü bu camia her müdahale veya ihtilalde hep mağdur edilmiştir! Şimdi göreceğiz neler olabilir, ne olacak? MHP’den AKP’ye tabanda şiddetli bir kayma olur! Hatta dini cemaatlerin yerini ülkücüler de alablilir! Fakat bizzat Bahçeli’nin düşmanlık yaptığı “Yeminliler” ve “Ağabeyler” den giden olmaz! Çünkü bunlar hareket noktası olarak daima geçmişi alırlar ve “Tarihçilik” yönleri de kuvvetlidir; kahramanlık gösterisini severler!

Şu durumda ülkücülerde “İlle de MHP” diye bir kanaat yok; atadan gelen gelenek CHP’ye meyyaliyetin önünde set! Fakat artık bu partizanlığı biz de, CHP de bıraksın diyenlerin sayısı çok fazla! Bize kalırsa olmayan MHP yerine aydınların çoğu CHP’ye kaymış vaziyette! Hiç kimsenin Uğur Dündar ile alıp veremiyeceği şey yok! Dünkü programdan sonra Sayın Akşener’i en güzel ve en veciz şekilde değerlendirmiştir! İşte aydınlık, cumhuriyetçilik, hatta Atatürkçülük budur! Peki sesi duyuldu mu? Kısmen, arayan bulur ve gerçek aydını görür! Velhasılı kerem ülkücüler bir yere doğru gidiyor, ama nereye? Vakit erken hele bir seçim kokusu gelsin biraz daha siyaset netleşir, kamu oyu yoklamaları başlar, işte o zaman doğruları görebiliriz! Fakat kusura bakmayın, Bahçeli MHP’si kendini ipe çekti! Bu işte “Devlet” için mantığı da yanlış; lâkin dönmek ve düzeltmek için vakit çok geç!

Muhabbetle.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.