DOLAR
8,4056
EURO
10,1871
ALTIN
506,53
BIST
1.461
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Gök Gürültülü
23°C
İstanbul
23°C
Gök Gürültülü
Salı Gök Gürültülü
22°C
Çarşamba Gök Gürültülü
22°C
Perşembe Gök Gürültülü
26°C
Cuma Gök Gürültülü
27°C
OSMANLI’NIN LAİKLİĞE BAKIŞI Volkan Yaşar BERBER             Osmanlı son dönemlerinde yeni çağa ayak uydurabilme babında bir takım önergelerde bulunmaktan geri kalmamıştır. 1872’de Eyvah draması birden fazla evliliğe karşı, 1875 yılında Açık Baş isimli komedisi halkı dini alet ederek sömürenlere karşı sunulmuş olup destekte görmüştür. Avrupa’dan alınan her şeyin red edilmeyip bilakis...
ZİYA GÖKALP   Kenan EROĞLU              Bir süredir paylaştığımız Ziya Gökalp konusuna Kadircan Kaflı’nın görüşleri ile devam ediyoruz.            Yazı okunurken 1956 şartlarında yazıldığı unutulmamalıdır. Tek parti döneminin zapturapt uygulamaları, inanç ve fikir yönünden toplumun Batılılaşma-Çağdaşlaşma gibi belirsiz bir yöne doğru evirilmeye çalışıldığı zamanlardan de geçilip 1956’lara gelindiği de unutulmamalıdır.              Garip ve çeşitli uygulamalarla...
SÜMEYYE’NİN İMANI Asena Kınacı MORAL Ben milletim uğruna adamışım kendimiBir doğrunun imanı, bin eğriyi düzeltir.Zulüm Azrail olsa, hep Hakk’ı tutacağım                                                          Mukaddes davalarda ölüm bile güzeldir....
Manisa’nın Bilinen ve Bilinmeyen Değerlerinden Merhum Halil Yurtseven  (1928/2017) 36 yıllık meslek hayatımın 10 yılını ilçelerinde, 20 yılını da Manisa merkezde icra ettim.  Manisa’yı sevdim. Manisa’ya hizmet edenleri her zaman takdir ettim. Unutulanlar, unutanları asla affetmezlermiş.  Söz uçar, yazı kalır, düşüncesiyle ben de gerek hayatta olanlarla gerekse vefat etmiş, Manisa’ya ve...

EFKAN ALA

EFKAN ALA

Hamza ALPARSLAN
SMS:542.311.1564

Kendine gelme sözde değil özde olmalı! Esasında yeni asrın başından beri ideolojik mücadele din alanına kaymış; ne yazık ki intibak sağlayamadığımız bir tarafa, orada da eski kurtlara payanda olduk! Adamlar kendi içinde hesaplaşıyor, zararı millete fatura ediliyor! Sabah sabah Akit Medya İçişleri Bakanı’nın istifası veya görevden alınmasını Diyanet’te operasyon yapılmamasına bağlıyor! Bakalım daha neler göreceğiz

EFKAN ALA

2007’deki Başbakanlık müsteşarlığından beri kamu oyunun tanıdığı İçişleri Bakanı Efkan Ala dün âniden istifâ etti; biribirin iyi tanıyan İslâmcı medyanın dışında hemen hemen yorum yapan yok! Akit Grubu’nun sabah haberlerindeki iddialarına göre sür’atle görevinden alınmıştır! Helâl olsun ki bu işler devlet katımızda çabuk gerçekleşiyor! Şimdi durup dururken; güvenlik kuvvetlerimiz sınır dışında cansiperâne bir mücadele sürdürürken ne oldu? Ala, uzun yıllar Güneydoğu’da valillik yapmış, bölgeyi tanıyan birisi! İlkin de olduğu gibi ikinci bakanlık döneminde de sözlerini dikkatle seçen sâkin yaradılışta bir insan görünümünde! Dolayısiyle bu âni değişikliği kolay anlamak mümkün değildir! İşin adını doğru ifâde edersek 15 Temmuz İslâmcı görüntülü kalkışma şartlar ne olursa olsun bu gurubun bir iç meselesinden başka birşey değildir! Biz millet olarak çok farkında değilsek de dış basın veya umumî literatürün görüşü budur. Eski Genel Kurmay Başkanlarımızdan İlker Başbuğ’un “2012’den sonra Cumhurbaşkanı yalnız bırakıldı.” şeklindeki açıklamalarını da sanıyorum iyi düşünmek ve devlet katı lehine müsbet sonuçlar çıkarmak mümkündür.

Elbette Cumhurbaşkanı’nın çizdiği yol doğrudur; millet olarak fıtratımızda “Ulûl emre itaat” mutlaka canlıdır; lâkin devlet başkanına verilen destek bunun çok üzerindedir! O sebeble temelinden geldiği “İslâmcı” düşünceleri sırf duygusal sebeblerle masum veya taraftar olarak görmemelidir. Bizler tanımıyor ve bilmiyoruz, vaki hareketlerin iç durumunu, birlikteliği veya karşıtlığını da kavrayabilmiş değiliz! Ala, İmam-Hatip menşeyli, acaba bizlere bir mesaj verebilir mi? Sanmıyoruz, çünkü âilelerimizde böyle birer, ikişer örnek var; ama akıldan de geçmiyor değil! Bizler İmam-Hatipler’i gerçek islâmı tanımak için ilmî bir müessese olarak gördük, İlâhiyat Fakültelerini de öyle! Ama özellikle aydınlar olarak bilgilenemedik ve doğru yolu bulamadık ki 15 Temmuz olayı meydana geldi; birçok bölücü-yıkıcı terörist gurup ülke bütünlüğünü bozmak için kollarını sıvayarak ellerine silâh aldı! Çok garip değil mi?

Vallâhi halk olarak biz bir şey yapmadık; kuzu kuzu kurban derilerini bunlara verdik, her bakımdan da yardım ettik! Bütün bunları elbette bize namlularını doğrultsunlar, dış güçlerle ülke düşmanlığı yapsınlar, bölücülere akıl versinler diye yapmadık! Allah’ın rızası için yaptığımıza inandık ama “Mesih”in rızası için şühedâ cenazelerini kucaklarımızda bulduk! Doğrusu ne yaptığımızı acıma ve merhamet duygularımızn ne gibi sonuçlar ortaya çıkardığını hâlâ anlayabilmiş değil! Acaba Efkan Ala da böyle mi, doğru da olsa inanmak istemiyoruz! Fakat gözü yaşlı eski Başbakan Yardımcısı, yüzünden şeytanlık akan Adalet ve Milli Eğitim bakanlarının böyle olduğu hakkında kamu oyunda tam bir mutabakat vardır! Adları sürekli olarak kayıplara karışıyor ama üç gün sonra da Çankaya’da ağırlanıyorlar!

Herhalde eski solcular ve eyyamcıların düşündüğü gibi bütün “İslâmcılar” hâin değildir, çünkü bu devletin bir “Diyanet” teşkilâtı vardır! Yine de, ne bilelim millet olarak görevimiz devletine vergi vermek ve kendine acındıranlara yardım etmek! Aslında Cumhurbaşkanı’nın kurbanlarını “Kızılay”a bağışlaması bir işaret değil mi? Neden camilere ve cemaatlere vermedi de “Kızılay”a verdi? Bizce bu husus çok önemlidir! Efkan Ala’nın yerine liberal bir çevreden gelen Süleyman Soylu’nun İçişleri Bakanı yapılması da cidden çok ilginç! Dolayısiyle Soylu İmam-Hatip mezunu veya “Milli Görüş” kökenli değil! Demek ki bu dev kadroda “Cemaate” bulaşmayan yok, al birini vur ötekine!

Şu ülkücülere de yazıklar olsun, oturdukları zaman bir dönümlük yere sığmıyorlar ama, gerçekten “İslâm-İslâmcılık” hikâyelerinin de içi boşmuş! Bir soldan bir sağdan etkileniyorlar; bazen Nazım’dan şiiler bazen de Bediüzzaman’dan risaleler okuyorlar! Tuğrul, işte göstermelik bir başbakan yardımcısı ve bakan! Hükümette ne iş yapar bilen var mı? Dünya kadar kurum kendisine bağlı; sanıyorum önceki görevi de Türkî Cumhuriyetler idi; o zaman soralım Bay Türkeş’e İslâm Kerimov öldü mü? Merak eden çok da, açıklar mısınız? Dönelim şu ülkücülerin İslâmcılığına! Bu camiayı tanıyorlar mı? Tövbe estafurullah! Birader birçok adam saf değiştirmiş” Kafes”e girmiş ve Rahmetli Türkeş için “Dansöz oynatıyor, viski içiyor” diyenlerle aynı sütûnları paylaşıyor! Yanında, yazık ki MHP’de vekillik yapanlar da var! Bunlar mı ülkücükler ile İslâmcılar arasında köprü olacak! Güldürmeyin adamı Allahaşkına, bunlar doğru dürüst idealleri olmayan ve sürekli konum değiştiren kara güvercinler! Ülkücüler ne yapmalı; İslâm’ı ve İslâmcılığı iyi tanımamalı, şu sol “ulusalcılığı” da elinin tersi ile def etmeli! Varsın Zeybek ve Okuyan boy göstermeye devam etsinler, belki beğenen bir dul bulurlar!
Kendine gelme sözde değil özde olmalı! Esasında yeni asrın başından beri ideolojik mücadele din alanına kaymış; ne yazık ki intibak sağlayamadığımız bir tarafa, orada da eski kurtlara payanda olduk! Adamlar kendi içinde hesaplaşıyor, zararı millete fatura ediliyor! Sabah sabah Akit Medya İçişleri Bakanı’nın istifası veya görevden alınmasını Diyanet’te operasyon yapılmamasına bağlıyor! Bakalım daha neler göreceğiz?

Muhabbetle.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.