DOLAR
8,4047
EURO
10,1808
ALTIN
507,39
BIST
1.461
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Gök Gürültülü
26°C
İstanbul
26°C
Gök Gürültülü
Pazartesi Gök Gürültülü
23°C
Salı Gök Gürültülü
23°C
Çarşamba Gök Gürültülü
22°C
Perşembe Gök Gürültülü
25°C
SÜMEYYE’NİN İMANI Asena Kınacı MORAL Ben milletim uğruna adamışım kendimiBir doğrunun imanı, bin eğriyi düzeltir.Zulüm Azrail olsa, hep Hakk’ı tutacağım                                                          Mukaddes davalarda ölüm bile güzeldir....
Manisa’nın Bilinen ve Bilinmeyen Değerlerinden Merhum Halil Yurtseven  (1928/2017) 36 yıllık meslek hayatımın 10 yılını ilçelerinde, 20 yılını da Manisa merkezde icra ettim.  Manisa’yı sevdim. Manisa’ya hizmet edenleri her zaman takdir ettim. Unutulanlar, unutanları asla affetmezlermiş.  Söz uçar, yazı kalır, düşüncesiyle ben de gerek hayatta olanlarla gerekse vefat etmiş, Manisa’ya ve...
OSMANLI, NEDEN GERİ KALDI? – 2 Safter TANIK “Doyum-tatmin-kendini üstün görme ve bunun hep böyle devam edeceğini sanma rahatlık-rehaveti; rahatlık-rehavette, geri kalışını getirdi. Bu nedenle; Kanuni dönemi, Osmanlı’nın hem zirvesi, hem de geri kalışının miladı oldu.  1595’e kadar genişlemesini sürdürmesi; gelişimi ile değil, geçmişin birikimi ve Avrupa’daki konjonktürle ilgilidir.”.  Üçüncü...
YUNUS EMRE’YLE HASBİHAL – 12 Ahmet URFALI        Çünkü aşk, ab-ı hayattır. Surete can veren aşktır. Yunus, bu fermanı geçenin ve aşk mührünü alanın boyut değiştirdiğini, mevcut durumu içinde boyut kazandığını söyler.   Aliye Çınar 34. Bir ikindi vaktidir Sakarya’nın Porsuk’u konuk aldığı zaman Gölgelerin ötesinden gelir sancılı doğuşların müşfik sesleri Evcil...

KÖPEK SALYASI MANKURT LEŞİ!

KÖPEK SALYASI MANKURT LEŞİ!

Recep SAVRAN

       SMS:5423111564

 

 

Ve bu nesebsiz adamı engelledim! Tartışmayı  ve konuşmayı bile gerekli görmüyorum! Bunlara sakın kıymet verip de  muhatap almayın!  Lehçeye bakarak   soydaşımız olduğunu da sanmayın. Kendine göre uyduruk kaynaklar vermiş, onlar da kendi gibilerin ürünüdür! Tarih ortada olduğu gibi coğrafya da meydandadır. Eğer Türk  bilim adamlarımıza inanmıyorsanız adam gibi ciddi batı tarihçileri ve Türkologları okuyunuz’

 

 

KÖPEK SALYASI MANKURT LEŞİ!

 

Şu “Mankurt” deyimini yazılı basında  ilk olarak   karışık adam  S.Yalçın’da gördüm. Ne anlama geldiğini doğrusu çok iyi bilmiyorum! Ama Özbekler arasında öteden beri KGB ajanları ile  milliyetçiler arasında böyle bir atışmaya şahid oluruz! Özbek milliyetçilerine göre “Kurtlar” var; bunlar bizim de bildiğimiz efsanelerimiz ve destanlarımızdan alınmış görüşlerdir! Elbette tarihi bir vesika olamazlar, fakat netice itibariyle  lisan bilimi ile   milliyet bilimi kültürel olarak birbirini tamamlar! Türk literatüründe  dünyada olduğu gibi tarihçi tarihçidir, edebiyatçı ve lisaniyatçı ise “Türkolog”dur! Tabii olarak Türkoloji “Türklük Bilimi” anlamına geldiği için  bunlar da  tarihçiler kadar  tarih bilmek zorundadır! Tarihçiler ise  edebî metinlerden  faydalanarak  ele geçirdikleri  vesaiki kuvvetlendirirler! O bakımdan Türkoloji  bir kültür bilimi olduğu halde  tarih daha somut ve açık bilgilere ve yazılı belgelere dayanır!

 

Şu “Mankurt” işinde  tartışma tarih vesikalarında değil işte efsanelerden oluşan  destanvari mataryaller üzerinde yapılıyor! O sebeble kimi “Bozkurt” kimileri de “Oğuz” ile dalga geçip  salya akıtıyor ve  kafaları bulandırıyorlar! Elbette  bu işler bilerek yapılmamışsa  tartışılır ve bir sonuca bağlanır, kaynaklandırılmış tarih  bir bilim ürünü olarak ortaya çıkar! Bizim bilim adamlarımız “Adam sen de” deyip bu işe girmezler ve üstelik “Polemiğe gerek yok” gibi cümlelerle  geçiştirip giderler! Halbuki bu şaşırtmaca ve aldatmacalar  tarih boyunca hep olagelmiş, silâhtan da önemli bir milletler ve milliyetler arası savaş aracıdır! Bir zamandan beri bu kara ve kirli propagandanın  siyasete uyarlanmış şekline “Algı yönetimi” diyorlar ki, olmayan ve olamayacak şeyleri  olmuş gibi göstermek demektir!

 

Şu mesaja bakınız o kadar yumuşak yaklaşıyorlar ki sanıyorsunuz samimi ve bilgili insanlar: ”Selamün aleyküm hocam. Daha yeni Cengiz ve Moğol üzerine başlıklı makalenizi okudum. Siz bazı sorgulamalar yapmışsınız haklı olarak. Benim sizin sözlerinize ilâve olarak söyleyeceğim şey Cengiz Kağan’ın mensubu olduğu Kıyatlar yani Kaylar, Hun hanedan boyudur. Togan’ın ve Avrupalı tarihçilerin Osmanlı’nın etnik menşei konusunda söylediklerine dikkatinizi çekerim. Ayrıca Kaylar Karahanlılar ve Gazneliler, Gurlular gibi müslüman devletlerin de kurucusudur.(Bu iddialar ispatlanmamıştır). Ayrıca tarihteki Med imparatorluğunu kuranların da yine Kaylar olduğu orta çıkmış olup Persepolis ve Asur kitabelerini okununca dilin Tatarca olduğunu Avrupalılar itiraf etmiştir.( Bu da yalandır tatarlca diye bir dil yoktur, sadece bugün değil M.Ö. bile Türkçe konuşurlar) Biz Moğollar sıradan bir millet değil nice medeniyet ve küçüklü büyüklü bir çok devletin kurucusuyuz. Moğol demek Hun demektir, Moğol demek İskit (Bu da yalan İskitler İrani’dir) demektir. Moğol demek Çinliler’in kendilerine verdiği ad olan zhou isminin kökeninde yatan Kayların Çin’in ilk hanedanı olmasıdır. (Tang devri ile bulandırıyor) Ayrıca Ermeni tarihçiler kendilerini adlandırdıkları isim olan “HAY” ile Kay bağını farkedip araştırmalarını sürdürüyorlar. (Kuruklu yalan Ermeni tarihi görmemiş) Yani Moğol Kaylar onlara yardımcı olup zamanla hristiyanlığa geçen Kaylar %49 gibi bir Ermeni nüfusunu teşkil etmektedir. Kısacası önünüzde Türk tarihi olarak gösterilmiş ve gösterilmekte olan bir Moğol tarihi yatmaktadır. Şunu diyebilirim ki artık Anadolu’ daki Moğollar ama yavaş ama hızlı bir bilinçlenme içerisinde. Ayrıca net olarak söyleyebilirim ki europidden yeniden Mongoloid ırk özelliklerimize kavuşma gelişmeleri var. Biz ölüp gittiğimizde Anadolu artık eski anadolu değil bir Moğol gerçeğine uyanmış Anadolu olacaktır.”

 

Önce adam sanıp  ve “Bazı görüşlerinize  katılamam, buna rağmen  konuşalım” diye cevap verdik ise de  adam cesaret buldu,  bakın nasıl devam ediyor: ”Türkmenler’ in oluşumu Türkmen halkını döretmekde yerli esas bolan Horasanlılar Yevropeoidlerdir. Gelmişik esas bolanlar bolsa, Fars-Mogol etniki tofarlar şol sanda Oguzlar, Mongoloidlerdir. Asırların dovamında bu iki cins biri-birileri bilen özara gatışıpdır, şuna göre-de türkmenleri belli bir antropologik tireden edip görkezmek bolmayar. Türkmenlerin kebir tayfalarında Yevropeoidlik kebirlerinde bolsa mongoloidlik sıfatlar agdıklık edyer. Alililerde, Garadaşlılarda, göklenlerde, Yomutlarda ve Tekelerde Avropeoidlik sıfatlar güyçli bolsa, Abdallarda, Arsarılarda, Çavdırlarda ve İgdirlerde mongoloidlik sıfatlar has eşger saygarılyar. Diymek türkmenler yarım Yevropeoid ve yarım Mongoloidlerdir. Tugrul begin ve Alp-Arslanın basıbalışlarının barşında, oguz ilinin 24 tayfasının uruglarıdır tirelerinin ep-esli bölegi, Türkmenler adı bilen günorta tarafa: İrana, Iraga ve günbatar tarafa: Zakavkazıya hem kiçi Asiya aralaşıp şol tövereklerde mekan tutyar. Oguzların belli bir ulı tofarı-da, hazırki Türkmenistan tofraklarına ımıklı ornaşyar. Oguzlar ve oların dürli tayfaları, agalık edici etniki tofar, guramaçı hamırmaya hökmünde, yerli Horasan ilatı hem-de sonra gelip yerleşen beyleki Fars-Mogol tayfaları bilen, durnuklı gatışıp, türkmen halkının kemala gelmeginin irki dövrüni tamamlayarlar.fars-moğol melezi olan türkmenler ve kendine türk diyen ama tarihte hiç var olmamış bir milletten kendini sayanlarda türkmen tarihçideki şuur yerine farsi bir şuur var.o yüzden türkler aryandır,beyazdır gibi tezler ortaya sürerek aslında kendilerini aşağı hiseden kavimlerle bir tutmaktalar.neticede bütün dünya bizim kölemizdi. buna aryanlarda dahil.türkiyedeki tarih uydurma bir tarih.bu yüzden çocuklar masal niyetine dinleyip türkçü olurken aklı erince nedense birden bire kominist veya ümmetçi oluyorlar.” (Yorum imla hataları düzenlenmeden alıntılanmıştır.)

 

Araya girerek “Sizi samimi bulmuştum ama yanılmışım. Halt ediyorsunuz” dedim. Fakat “Sünni-Hanefi bir mezhebe oturtulup yürütülen bir milliyetçilik var. Yani Hanefi-Sünni isen etnik kökenin ne olursa olsun Türk olarak sayılıyorsun. (Böyle ilmi bir kural yok, görüşler tamamen siyasi) Hristiyan olan Gagavuzlar vs Hristiyan denilip Türklükten çıktılar denilirken Balkanlarda ne kadar müslüman Slav, Arnavut varsa yurda getirildi. Bu gün Bosna Hersek’ten daha çok Boşnak, Gürcistan’dakiler’den daha çok Gürcü Anadolu’da yaşıyor. Her ne hikmetse bunları bir türlü asimile edemeyen kendine Türk diyenler birden bire Moğollar Türkleşti diyebiliyor. Açın okuyun Yazıcıoğlu’nun Oğuznamesini. Orada görün Oğuzların Türklerin nasıl Farslaştığını ve hem dil olarak hem de görünüm olarak Fars’laştıklarını okuyun.” (Sormak gerekmiyor mu, şimdi bu Moğollar nerede?)

 

Ve bu nesebsiz adamı engelledim! Tartışmayı  ve konuşmayı bile gerekli görmüyorum! Bunlara sakın kıymet verip de  muhatap almayın!  Lehçeye bakarak   soydaşımız olduğunu da sanmayın. Kendine göre uyduruk kaynaklar vermiş, onlar da kendi gibilerin ürünüdür! Tarih ortada olduğu gibi coğrafya da meydandadır. Eğer Türk  bilim adamlarımıza inanmıyorsanız adam gibi ciddi batı tarihçileri ve Türkologları okuyunuz’

 

Muhabbetle.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.