betexper
ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü Ocaklarıdövizakpchpmhp
DOLAR
8,7669
EURO
10,3284
ALTIN
492,75
BIST
1.401
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
21°C
İstanbul
21°C
Parçalı Bulutlu
Cumartesi Parçalı Bulutlu
24°C
Pazar Az Bulutlu
26°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
25°C
Salı Parçalı Bulutlu
22°C

3 MAYIS  ÖZLEMLERİ

3 MAYIS  ÖZLEMLERİ

    Ali ALPARSLAN

alialparslan78@gmail.com

 

Biricik ülkemiz çembere alınmış, vatanın bir bölümünde dünya kadar kan akıyor! Biz neredeyiz, ne düşünüyor, ne yapmak istiyoruz? İşte 3 Mayıs 2016’yı  bu düşüncelerle  karşılamalı  ve artık kendimize gelmeliyiz! Lafla peynir gemisi yürümüyor, biz 12 Eylül mahkemelerini çoktan  unuttuk; sizler de şu 1944’ün mahkemelerini unutun!  Türkçülük ne o zamandadır ne de o görüşleri tartışacak vaktimiz var! Artık o devreyi aştığmızın farkında olmalıyız!

 

 

3 Mayıs, Türk Milliyetçileri tarafından, yetmiş yılı aşkın  zamandan beri, Türkçüler Günü  veya Türkçüler Bayramı adı ile kutlanmakta ve anılmaktadır. Elbette  hoş karşılamayan insanlara keyif vermeyen   tarih safları için  kutlama yerine  anma, hatırlama deyimi kullanırız; 3 Mayıs 1944’ün elbette  bayram sayılacak, yani ders alınacak veya kudsiyet îzafe edilecek yanları da az değildir. Türk Ocakları Salihli Şube  Reisi  dostumuz Ersin Aybar yer yıl  bu işi mükemmel tarzda yaparak güzel bir dergi çıkarıyor. Sağolsun bizleri de hem arar  hâl hatır sorar hem de  yazı ister! Biz de bu işi  keyifle yaparız! Ne yazalım; bize göre artık klâsik ve insanların uykusunu getiren  anlatımlardan uzaklaşmak lâzım! Üniversitelerimizin öğrenci kulüpleri, dernekler arıyorlar da, “Hocam 3 Mayıs konuşur musunuz?  Bizler neler olduğunu bilmiyoruz,” diyorlar. Anlayacağınız bizlerden sonraki kuşaklara  daha  3 Mayıs’ın anlamını  kazandıramamışız? 3 Mayıs 1944’de neler olmuş, kim neye karşı  mücadele etmiş? Sizce yıllardan beri bu basma kalıp  hadiseleri hatırlamak  çok önemli mi? Yoksa bu hereketin getirdiklerini, Türk Milliyetçiliğini taşıdığı yeri, milliyetçiliğin dünkü ve bugünkü meselelerini iyice kavramak gerekmiyor mu? Hepsinden evvel XX. Yüzyılın son günlerinde değişen Türk dünyası haritası, Türkçü’lüğümüzün temeli hatta  mihenk taşı olan  Anadolu dışındak Türkler’i konuşmamız icab etmez mi?  Dolayısiyle  Türkçülüğün bugünkü anlamı nedir, nereye, nasıl taşınmıştır, bulunduğu durum ve yarını aydınlatılabiliyor mu? Siyasetin neresindeyiz, ülkemizdeki  manzara nedir, siyasete dönüşmeyen fikirlerin ne kadar önemi vardır? İşte bütün mesele budur!

 

Selçuklu, Harezmşah, Timurlular, Osmanlı  dörtgeninde  500-600 yıllık  bir dönem mutlak olarak Türklüğün  ihtişam yıllarıydı!  Alparslan’dan  Sultan Sencer’e, Ertuğrul Gazi’den  II.Abdülhamid’e, Emir Timur’dan Babur ve Şah İsmail’a kadar tarihin tezahürü  elbette Türklüğün  dev aynalarda görüntüsü idi! Ve daha XVIII. Yüzyılda başlayan inkıraz XX.yüzyıl başında  tam olarak cinnete dönüştü! Umumi Türk tarihi nazarı ile bakacak olursanız  Türklüğün sükûtu Türklçülüğün  durağanlaşması anlamına gelmiyor muydu? Türklüğün  yok edilmesine  önce Türkistan  ve diğer Türk vatanlarından  başlandığı bir gerçektir! Zaman zaman oyuncular değişmiştir; mesela Asya’da  Çin’in yerini Ruslar almış, Anadolu’da düşmanların sayısı “Yedi Düvel” diye adlandırılmaya başlamıştır. İtiraf etmek lâzımdır ki,  tıpkı batılılar gibi  vatanları işgal edilen Anadolu dışı  Türkler ve aydınları da Osmanlı’yı kapalı, bağnaz, millet ve milliyet mefhumunu tanımayan bir devlet sanmışlardır! Onun için II. Abdülhamid zamanında  Pan-Türkizm ve Pan-İslâmizm deyimleri hiç de doğru olmadığı gibi bir nesli ortadan bölmüştür! Bugün hemen hemen herkesin iştirak ettiği görüşe göre  I. Dünya Savaşı, 93 Harbi’nin  rövanşından başka bir şey değildir! II. Abdülhamid  eksiklikleri görerek modern-askeri eğitim kurumları kurdurdu; burada   askerden başlayarak   yeni bir nesil yetişti. Abdülhamid çağdaşı ve zamanın en büyük İslâm mütefekkiri olan  Cemaleddin Afganî’ye neden itibar etmedi de, adamın ölümünden bile sorumlu tutulacak kadar düşmanlığı olduğu  ortaya çıktı! Çünkü o “Türkizm-İslâmizm” gibi kalıplar yanlıştı! Hâlâ tartışıyoruz, bir kısmımız  İslâmcılığın bir kısmımız da  Türkçülüğün  imparatorluğu dağıttığını  söylüyoruz!

 

İşte size sun’i bir görüş daha: Turancılık.  İlk olarak Türkiye ve Türkleri iyi tanıyan Vambrey ve Tekinalp takma adlı Moiz Kohen telâffuz etmiş! Vambrey’in Abdülhamid ile görüşerek Türkistan gezisi ve Cohen’in  Gökbayrak adlı   kitabı ortada! Efendim bunlar telâffuz etmiş diye  işin içinde mutlaka bir kurgu veya  komplo teorileri mi aramak gerekiyor! Böyle bir şey de yok, o eğilim biraz da  Osmanlı softaları ve katiyyen II. Abdülhamid’i tanımayanlara aittir! Ama pekâla ders alabilir, böylece de   önümüzü  daha rahat  görmemizi sağlayacak  sonuçlar çıkarabiliriz! Bizde bu iş böyle olmadı, Kırım-Kafkasya-İdil Ural’dan  ülkemize sığınan  Türk asıllı  devlet ve ilim adamları, sanki Türkiye’de bilen ve düşünen  adam yokmuş gibi, benzer  görüşleri abartılı biçimde  anlattılar! Türkiye’de ilk Türkçü olarak nitelendirilen  Hüseyinzade Ali Bey böyle bir adamdır! Allah rahmetsin! Halbuki  Türkiye’de alt yapısı çok kuvvetli olan bir askeri bürokrasi teşekkül etmişti ki, Balkan Savaşı’ndan sonra  “Hasta Adam”ı dirittiler ve harikalar yarattılar! I. Dünya Savaşı  bir destan iken biraz da  bizdeki  hasta ruhlular tarafından  zillete dönüştürüldü! Bunlar daha sonra  Milli Mücadele’yi de  mezcettiler!

 

Misâl mı istiyorsunuz; hepimizin  kendisinden birşeyler aldığı  Necip Fazıl! Aslında  bu ziniyetteki insanların haklı tarafları da  vardı! Osmanlı’nın ideologyasını kavrayamayan  bizim misafir Türkler  İslâmiyet karşısında  kayıtsız kaldılar! Bu görüşlerini  son Osmanlı kuşağına  kabul ettiremediler  ama  Cumhuriyet üzerinde çok etkili oldular! Öyle olunca da II.Abdülhamid-İttihat Terakki-Cumhuriyet çizgisinde  arızalar ortaya çıktı, ki sonraki kuşaklar olarak  hâlâ bu sıkıntıyı çekiyoruz! Gerçekte  bu üç devir ve üç kuşak arasında  hiçbir şekilde düşünce ayrılığını  ileri sürmek mümkün değildir! Artık Babıali Baskını, Resneli Niyazi, Yakup Cemil hikâyeleri tutmuyor; Osmanlı’yı da  İttihadçılar’ın  batırmadığı, Cumhuriyetin de  zillet değil  fazilet olduğu anlaşılmıştır!

 

İlginçtir ki, Mustafa Kemal’den sonra   Türkçülükle  savaş halinde olan   softa takımına  komünist, sosyalist, hümanist, solcu,  sosyal demokrat, eyyamcı gibi unsurlar da dahil oldu! İşte Nihal Atsız  ve  arkadaşlarının 3 Mayıs 1944’de yiğitçe  ortaya çıkmaları bir çemberi  kırmanın düşüncede, fikirde, siyasette  Türklüğün yeni bir  Ergenekon’dan çıkışı oldu. O günleri sadece bir işaret olarak değerlendirmeliyiz! Dikkat çeken  önemli bir taraf da  bu hareketin ideolojisini, yani Türkçülüğü tarif ve takdim ederken  bazı cumhuriyetçilerin  sanki etkisi altında kalınarak  İslamî düşüncelere ve değerlere  fazla yer verilmedi! Güruh zaman  zaman Atsız Bey’i de kızdırdı  ve  Orkun ile, sonradan da Ötüken’de herhalde amacını aşan yazılar çıktı!  Ama şu unutmayın  ve arşivlere bakın o dergilerde  Atsız Bey’in  asabîyeten ifâde ettiği  görüşlerin tam aksine değerlendirmeler de  çoğunluktadır. Fakat işi  böyle  görenler ve yanımızdaki taraftarlara da söylenecek çok şey yoktur! Herkes biraz aklını kullansın!

 

Alparslan Türkeş 1944 3 Mayıs’nın genç bir subayı idi; hasbelkader 27 Mayıs 1960  ihanet hareketine karıştı ve bir anda kendini işin göbeğinde gördük! Bizler o yılları yaşadık, elbette 27 Mayıs ile 3 Mayıs’ın hiçbir ilgisi yoktu! Çünkü İhtilal’in gerçek kahramanları  başta darağacına giden mağdurlardı! İhtiali tertip eden irade ve onun maşalarını millet de iki kuruşluk karşılığı da bulunmuyordu! Hatta  mağdurların  kahir ekseriyeti Osmanlı’nın son kuşağı, gerçekten “Atatürk’ün askerleri” idi. Canlı bir örnek vereyim, belki teferruattır ama tarih yazsın!  Alparslan Türkeş’in radyoevini teslim aldığı  iktidar subayı  bu satırların yazarının öz amcasıdır: Mehmet Ali Okan! Sırf  Türkeş Bey’e güvenerek  çok zorluk çıkarmamışlardır! Hatıraları elimdedir, ölünceye kadar  devletine ve milletine hizmet etti. O ihtilâl denen mazarrat ileriki yıllarda Türkçüleri böldü ve milletin arasında  derin münakaşalar başlattı! İhtilâli bu yönünü hiç inceleyen oldu mu? Eğer öyle olmamış olsaydı  Türkeş Bey daha 1963’de  “Milli Kahraman-Başbuğ” diye  karşılanırdı!

 

Ah nankör kader, “Çirkin Amerikalı”, sâdece  bir devri kapatmakla kalmadın, sonradan gelen kuşakları da böldün, parçaladın hanesini viran ettin! Şimdi bizi düşünün amcanızın yanında mı yer alırsınız Türkeş Bey’in mi? Biz  tereddütsüz  yine o yüce şahsın kişiliğine sığınarak  yanında yer aldık; onu hiç de bırakmadık; hâlâ da öyle! 12 Eylül işkencelerine  birlikte katlandık;  kimseyi öldürmemiştik, devlet ve millete düşmanlık da yapmamıştık; fakat bir anda avucumuzda kanlar gördük, sokaklardan korkmamıştık, ölümden de korkmadık! O mübarek arkadaşlarımız  tıpkı 1961’dekiler gibi  ipe çekildiler ve  mutlak olarak şehadet mertebesine eriştiler! “Kemik yalayıcıları” diye  birileri çıktı, makam mansıp sahibi oldu; yanında durdukları adam  gördüğü yerde Türkeş’i bile tanımadı! Türkçüler’i belâların içine çektiler; hep öldüler, öldüler, öldüler! Vatan sağolsun “Yaşasın Türklük!”

 

Siz dünya tarihinda hiç böyle bir hikâye okudunuz mu? Hep zarar eden bir tüccar misali durmadan eriyen bir ırk! Bırakın Türkiye’yi nerede iyisiniz! Fâni dünyada  300 milyon Türk yaşıyor;  sözde müstakil olan herhalde yedi Türk devleti var! Bunların dışında  çoğunluk olduğu halde hürriyet asrında  hürriyetsiz, haksız, hukuksuz  yaşayanlar var! Yüz yılda  Avrupa’yı boşalttık, şimdi oralarda hizmetkârız! Avrupa Türkiyesi, Türkiye’nin,  arazi bakımından üçte birini, nüfus bakımından da  beşte birini teşkil ediyordu! Demokrasinin beşiğinde  tehcire uğradılar ve yollarda  helâk oldular! Türkiye hâlâ göç alıyor, yakın misafirlerimiz çoktan   üç milyona dayanmış! Avrupa’dan gelenlere “Muhacir” dediler, Suriye ve Irak’dan gelenlere de  “Mülteci” veya “Sığınmacı, yahud da “Suriyeli Arap” diyorlar! Gerçekten merak ediyorum bu Araplar neden  Arabistan’a değil de  Türkiye’ye  veya batıya geliyorlar! Ürdün ve Lübnan’a giden çok sayıda insan  var da   bunların yönü neden Türkiye? Hiç merak düşünen veya  araştıran oldu mu?  “Suriye’de Türk yok, Bayır Bucak’da üç beş bin Türkmen  var” diyorlardı; resmi  Bayır Bucak’lı Türkmen rakamı  367.000’dir! Ya sokaklarda, akraba evlerinde, otellerde kalan Bayırlılar?

 

Aziz dostlar, vallahi böyle bayram da olmaz gün de!  Yahudiler gibi oturup bir ağlama duvarı yapalım ve ağlayalım! Neredeyiz, ne durumdayız? Sahi siyasette var mıyız? Hiç sanmıyoruz! Bir kere kendine “Türkçü” diyorsan  şöyle  siyasete tepeden bakacak, siyasetçileri aşağılayacak, bilgisiz  ve donanımsız insanlar olarak göreceksin? Her siyasete girecek fakat hiçbir siyasi görüşü onaylamayacaksın! Müslüman mısın, sorusuyna karşılık “Milletim öyle olduğu için” diyeceksin! Maalesef  şimdi en mülâyim düşünenler bile, “Şimdilik gereği yok,” diyecek  ve ahir ömürde bir Hacc’a gidip işi işi bitireceksin!

 

Biricik ülkemiz çembere alınmış, vatanın bir bölümünde dünya kadar kan akıyor! Biz neredeyiz, ne düşünüyor, ne yapmak istiyoruz? İşte 3 Mayıs 2016’yı  bu düşüncelerle  karşılamalı  ve artık kendimize gelmeliyiz! Lafla peynir gemisi yürümüyor, biz 12 Eylül mahkemelerini çoktan  unuttuk; sizler de şu 1944’ün mahkemelerini unutun!  Türkçülük ne o zamandadır ne de o görüşleri tartışacak vaktimiz var! Artık o devreyi aştığmızın farkında olmalıyız!

Muhabbetle.

 

_____________

İlk yayını 3 Mayıs 2016

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Porno Gratuit Porno Français Adulte XXX Brazzers Porn College Girls Film érotique Hard Porn Inceste Famille Porno Japonais Asiatique Jeunes Filles Porno Latin Brown Femmes Porn Mobile Porn Russe Porn Stars Porno Arabe Turc Porno caché Porno de qualité HD Porno Gratuit Porno Mature de Milf Porno Noir Regarder Porn Relations Lesbiennes Secrétaire de Bureau Porn Sexe en Groupe Sexe Gay Sexe Oral Vidéo Amateur Vidéo Anal