DOLAR
8,5516
EURO
10,3789
ALTIN
511,41
BIST
1.443
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Gök Gürültülü
23°C
İstanbul
23°C
Gök Gürültülü
Perşembe Gök Gürültülü
25°C
Cuma Gök Gürültülü
26°C
Cumartesi Gök Gürültülü
27°C
Pazar Gök Gürültülü
26°C
Bir meselden çıkan ibret! Harun KILIÇ Adamın biri gitmiş Nasreddin Hoca’ya “Yahu hocam bizim ev pek dar, sığamıyoruz bir türlü, ama büyük eve de paramız yetmiyor, ne yapayım?” diye sormuş. Hoca bu abuk soru karşısında ne desin, kafasını karıştırmış biraz, düşünür gibi yapmış sonra da “Senin tavukların vardı değil mi?”...
Yumurta tavuk, tavuk yumurta hikâyesi Fuat YILMAZER Yaptıklarının farkındalar mı bilemem ama ülkemiz çok sıkıntılı döneme giriyor. İktidar bloğu da, muhalefet bloğu da sevgisizlik, ayrışma, kutuplaştırma politikalarını bilerek isteyerek sürdürüyor. Halk ekonomik anlamda perişan, sosyal ve siyasal anlamda hoşnutsuz, iktidar buna çözüm yolu üretmek, çare bulmak için çalışmak yerine futboldaki...
NATO ZİRVESİNE DOĞRU Efendi BARUTÇU ÇANLAR KİMİN İÇİN ÇALIYOR  Bugün Brüksel’de yapılan NATO zirvesinde gözler Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la ABD Başkanı Con Baydın arasındaki görüşmeye çevrilmiş durumda. Bu zirve ABD açısından yirminci yüzyılın yeniden tanzimi anlamını taşımaktadır. Bir önceki ABD başkanı Tıramp’ın Afganistan’daki Irak’taki ve dünyanın diğer muhtelif bölgelerindeki askeri varlığını...
OSMANLI’NIN LAİKLİĞE BAKIŞI Volkan Yaşar BERBER             Osmanlı son dönemlerinde yeni çağa ayak uydurabilme babında bir takım önergelerde bulunmaktan geri kalmamıştır. 1872’de Eyvah draması birden fazla evliliğe karşı, 1875 yılında Açık Baş isimli komedisi halkı dini alet ederek sömürenlere karşı sunulmuş olup destekte görmüştür. Avrupa’dan alınan her şeyin red edilmeyip bilakis...

YENİ PARTİYE GEL!

YENİ PARTİYE GEL!

Hamza ALPARSLAN

       hamzaalparslan.80@gmail.com

 

Yeni Parti veya  ortaya çıkacak partiyi  sürükleyenler  sadece MHP içindeki değil ülke düzeyinde  ideolojik ve dini guruplarla da  temas halindedirler! Söz gelimi  Aleviler, Menzilciler, Nakşiler, Nurcular vs.  Çok ilginçtir ki yeni, oluşumcuların düzgün adamlarla temasları yoktur! Denenmiş üç kağıtçılara  doğdukları veya gözlerini kestirdikleri   illerin emanet edildiği söyleniyor! Fakat Akşener  inatla böyle bir şey olmadığını ve kimseye sözünün bulunmadığını belirtiyor! Yolun başında doğru ve dosdoğru  konuşmak  gerekiyor! Bizler Sayın Akşener’i iyi tanıyoruz; o bizleri tanımıyor!  MHP’de kendine ait afişleri yırtıp  “kaldırın bu kadının resimlerini” diye ağır hakaretle bağıranları yanında taşımaya devam edecekse  güler güle! Zaten ilk seçimde hayal kırıklığına uğrayacak MHP gibi  mevta haline gelecektir! Akıl danıştıkları insanların %10’nu düzgün insanlar değildir! Arzu ederlerse isimlendirme de yapabiliriz! Ne yapalım bizden  bu kadar!

YENİ PARTİYE GEL!

 

Yeni kuruluyor diye mi; yoksa gerçekten adı  “Yeni Parti” mi olacak bilmiyoruz ama  Akşener cephesinde hummalı bir faaliyet var! Tevatürün bini bir para! Hangisi doğru ona da akıl erdirmek mümkün değil! Ülkemizde genel olarak dürüst siyaset peşinde olanlar   eskiden beri siyasete mesafeli dururlar! Tabii bu arada atı alan Üsküdar’ı geçer! Ülkemizde gerçekten  sağda da solda da  parti boşluğu var! İnsanımız AKP’nin karşısında MHP’de ve CHP’de kendini ifâde edemiyor! HDP’in ilk başarısı da buradan geliyordu; ama  adamlar  fırsatı değerlendiremedi ve  verilen mesajı ülkenin parçalanması olarak anladılar! CHP mesajı almıştı ama o da  solda bir ileri iki geri  nerede duracağını bilmiyor ve anlatmak istedikleri de çok net değil! Muhalefet olması gereken MHP tutturmuş bir yol gidiyor: Beka meselesi! Hiç de samimi değil. Bahçeli ara sıra başını kaldırıyor ama bu noktadan sonra  kabul görmesi mümkün değildir!

 

AKP kurulduğundan beri  ortada gezen oylar kesinlikle  MHP veya ülkücü tandanslı oylardır! Aksi takdirde bu partinin tek başına iktidara gelmesi  mümkün değil; bunu zaten kendileri de çok iyi biliyorlar! Hele bu saatten sonra   “İslâmcı” oylardaki düşme  dikkatleri biraz daha MHP oylarına çevirmiştir! MHP’deki “Kurultay” oyunlarında   sürekli olarak iktidarın can simidi gibi Bahçeli’nin  yanında olmasının gerçek sebebi budur! O sebeble Bahçeli de bir nev’i diyet borcunu ödemiştir ve canla başla ödemeye devam ediyor, yoksa o “Beka Meselesi”   hikâye-i maslahat! Doğrusu  malı götüren  Belediye Başkanlarının “Beka” ile ne ilgisi olabilir! Bir kere Bahçeli’nin dışında  yönetim dahil, MHP vekilleri, Belediye başkanları ve Meclis üyelerinin   silme ülkücü olduğunu  söyleme imkânı yoktur! Adam yetiştirme yurdunda “FETO” tarafından yetiştirilmiş, Meclis  kürsüsünden “Cemaatçı” olduğunu  söylemiştir;  fakat MHP’de  vekil! Ama lâfa gelince  ona buna FETÖ diye çamur atıyorlar; böyle ülkücülük olur mu?

 

MHP dışında bulunan ülkücüleri dört sınıfta toplamak mümkündür:

 

  1. Teşkilâtta bulunmayıp görüşleri ülkücülerle örtüşen vatanseverler,
  2. Teşkilâtta bulunup da dışlanmış veya kendini dışlamış, MHP’yi beğenmeyen ülkücüler,
  3. MHP saflarında yer bulamayınca  arayış içine giren ve ayak altında dolaşanlar,
  4. Siyasetten vazgeçemeyip de iğrenen gerçek ülkücüler.

 

İlk gurupta bulunanlar  genel olarak AKP’ye rey veren insanlardır; MHP gibi “Küçük olsun bizim kalsın” gibi  küçük MHP onları tatmin etmemiş ve AKP’yi büyük MHP olarak görüp  o saflara gitmişlerdir. Bunlar birkaç sefer MHP’yi denedi ama sonuç alamadılar  ve tekrar orta yere  döndüler. İkinci gruptakiler Bahçeli öncesi MHP’de Türkeş Bey’in yanında en ön saflarda  bulunmuş, fakat her nedense bugünkü MHP nezdinde kendilerine  yer bulamamışlardır. Bahçeli’nin “Yok ettim” dediği “Ağabeyler” işte bunlardır! Aradan yirmi sene geçmesine rağmen  Bahçeli’nin bunlara kini bitmemiş, gerçekten sarhoşlara esareti bu arkadaşlarının hürriyetine  tercih etmiştir. Aslında esas handikap budur! Üçüncü gurupta bulunanlar tam yalaka takımı insanlardır, bunların toplumda karşılıkları yoktur; lakin her döneme kendilerini yutturmuşlardır! Bunlar daha evvel vekilliği pavyonlarda kutlayan şerefsiz takımdır! Allah yardım etsin son guruba, sağlam, yetişmiş, donanımlı, ileri görüşlüler; işte  bunlara yazık oluyor!

 

Yeni Parti veya  ortaya çıkacak partiyi  sürükleyenler  sadece MHP içindeki değil ülke düzeyinde  ideolojik ve dini guruplarla da  temas halindedirler! Söz gelimi  Aleviler, Menzilciler, Nakşiler, Nurcular vs.  Çok ilginçtir ki yeni, oluşumcuların düzgün adamlarla temasları yoktur! Denenmiş üç kağıtçılara  doğdukları veya gözlerini kestirdikleri   illerin emanet edildiği söyleniyor! Fakat Akşener  inatla böyle bir şey olmadığını ve kimseye sözünün bulunmadığını belirtiyor! Yolun başında doğru ve dosdoğru  konuşmak  gerekiyor! Bizler Sayın Akşener’i iyi tanıyoruz; o bizleri tanımıyor!  MHP’de kendine ait afişleri yırtıp  “kaldırın bu kadının resimlerini” diye ağır hakaretle bağıranları yanında taşımaya devam edecekse  güler güle! Zaten ilk seçimde hayal kırıklığına uğrayacak MHP gibi  mevta haline gelecektir! Akıl danıştıkları insanların %10’nu düzgün insanlar değildir! Arzu ederlerse isimlendirme de yapabiliriz! Ne yapalım bizden  bu kadar!

 

Hoşçakalın.

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.