22.05.2018 - Ülkücü Kadro - Ülkücü Haber Sitesi

MHP’DEN İNTİKAM

MHP’DEN İNTİKAM

     Ali ALPARSLAN
alialparslan78@gmail.com

 

Hani bir sloganımız vardı, ”Kana kan intikam” diye! İşte önümüzdeki seçimlere ülkücüler böyle giriyor! Belki bir devir kapanacak ama hiç umutlu olmayın yeni bir devir açılmayacak! Çünkü düşüncede yokuz,  etkin dünya sizi tanımıyor! Çok ekmek isteriz, bu iş lafla olmuyor, fikirle oluyor! Nerede fikir? Kendinizi teselli etmeyin de, önce doğru dürüst bir ülkücülük tarifi yapın!

 

MHP’DEN İNTİKAM

 

Yazılıp çizilenler doğrudur; MHP 50 yıllık bir partidir,  bu elli yılda iki dönem var; Türkeş Bey zamanı, Bahçeli dönemi! 12 Eylül depremini düşünürsek  Türkeş Bey ile Bahçeli’nin Genel Başkanlık süreleri aşağı yukarı birbirine eşit! Bahçeli dönemi çok rahat bir devre, işin içinde iktidar var; Türkeş Bey zamanının Cephe Koalisyonu ile kıyaslamak mümkün değil,  sayı da müsait değildi, psikoloji de!  Devlet Bey dönemi lehinde bütün bu farklılıklara rağmen MHP hep kaybetti de, çok ağır şartlara rağmen Türkeş Bey zamanı ülkücülüğü nasıl yoktan var etti? İşte asıl üzerinde durmamız ve derin derin düşünmemiz gereken taraf budur! Bugünkü nesil ülkücülüğü bile tarif edemiyor; her görüşte ülkücü var; Enver Paşacı’dan Atsızcı’ya kadar!  Oysa Türkeş Bey siyasette   Türkçüleri veya milliyetçileri  Atsız Bey tekelinden kurtarmış, reel ölçülere ve ortama taşımıştı! Doğru veya yanlış, bizler bu sürece yaşayarak tanık olduk, ispat için kaynağa ihtiyaç yok!

 

Türkeş Bey MHP’sinin içte ve dışta derin güçler tarafından görünümü  “Astsubay Hazırlama Okulu” gibiydi! Bu görüşü çok yanlış taraflara çekip “Galadio”ya kadar götürenler de var, iyi niyetli düşünenler de! Meselâ “Komanda Kampları” bu açıdan mercek altına alınıp incelenebilir! 1970-80 arası yoğun olaylarda hiç de bu okulun mezunlarını görmedik; yoktu çünkü! Lâkin o “Astsubay Okulu”nun hakkını da inkâr etmemek lâzım; yarım yamalak da olsa çok insan yetişti! İşi sadece terör boyutunda görüp değerlendirmek sağlıklı sonuçlar çıkarmamıza en büyük engeldir! Genel Merkez’in birçok masrafı sadece kitap satışları ile finanse ediliyor ki, demek okuyan çoktu, Anadolu   bedeli mukabil  koli koli dergi ve kitap satın alıyordu!  Okunması ölüm sebebi olarak görülen Hergün’ün  gazetecilik kuralları içinde yayın yapmasına müsaade edilseydi  150 bin tirajın altına düşmezdi! Misâl mi istiyorsunuz “Diyanetin Başında Ermeni Var” manşetli haber için gazete  Hürriyet’e denk  baskı yaptı! Kaynak biz işin içinde bulunanlar! Basın yayın kayıtları da bulunabilir! Bir günde süper iki baskı! Hemen hemen bütün gazeteler iktibas haber yapmıştır!

 

Aslında Türkeş Bey zamanında  “Büyük Ankara Yürüşü” ile MHP iktidar olmayı yakalamıştı; çünkü Tandoğan’da bir milyon insan toplanmıştı, toplum  bu halden ancak ülkücülerin iktidarı ile kurtulunabileceğine  çok eğilimli idi! Fakat  daima dış güçlerin  avcunda olan iç  diktatorya elini çabuk tuttu, Türkeş Bey de ne yazık ki bu çabukluğu yakalayamadı! Sonradan çok yazıldı ve görüldü ki 12 Eylül müdahalesinin gerçek sebebi işte bu yürüyüş imiş! Tartışılması lâzım, dikkatle ve inceden inceye! Neyse geçelim!

 

Bahçeli Türkeş Bey’den fazla seçim gördü; fakat başarılı olamadı, nasip veya kısmet değilmiş! Sebebleri çok tartışılabilir, bu konuya ihanet diyen de var, ihtiyatlı davranan da! Şahsen ihtiyatlı davrananlar gibi düşünürüz! Şimdi kılıçlar pek keskin, Bahçeli MHP’sinden intikam almak için  ülkücüler sıraya girmiş! Nefret kine, kin intikam duygularına dönüşmüş! İnadına CHP’ye gidenler, resmen kayıt yaptıranlardan listelerinden aday olanlara kadar! Bu kadarla da bitmiyor  “Ulusalcı” kanada iltihak eden birçok ülkücü var! İktidar nimetlerine koşanları saymayın, o iş usul ve menfaat gereğidir, işin içinde elbette makam ve mansıp var!

 

İyi Parti işin tuzu biberi olmuştu, çünkü daha Meral Akşener hareketinden çok önce kaçış başlamıştı,  dünya kadar cemaate girenler var, amma “Menzil”, amma “Dergah-ı Taceddin”, amma “Gülen”, var mı var? Bütün bunlar ikinci dönemde olmadı mı? Neden düşünmüyor ve incelemiyoruz!  Bahçeli MHP’sine bilenenleri çoğu İyi Partili de değil, ama onlar da intikam için sıraya girmişler! Hiç toz-pembe hayaller görmeye gerek yok; AKP’liler işin farkında olduğu için başka taraflara asılmaya devam ediyorlar! Hiç belli olmaz bu iş savaş manzarası veriyor, toplumun idare eden ve edilenleri her şeyi unutmuş vaziyette, şu “Bekaa” işi de seçim sonrasına! Alınacak neticeye göre anlam kazanacak! Belki de “Buzdolabı!”

 

Hani bir sloganımız vardı, ”Kana kan intikam” diye! İşte önümüzdeki seçimlere  ülkücüler böyle giriyor! Belki bir devir kapanacak ama hiç umutlu olmayın yeni bir devir açılmayacak! Çünkü düşüncede yokuz,  etkin dünya  sizi tanımıyor! Çok ekmek isteriz, bu iş lafla olmuyor, fikirle oluyor! Nerede fikir? Kendinizi teselli etmeyin de, önce doğru dürüst bir ülkücülük tarifi yapın!

 

Muhabbetle.

Sosyal Ağlarda Paylaşın :
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ