SİYASETTE MHP

Bu haber 23 Eylül 2018 - 11:25 'de eklendi ve 1.044 kez görüntülendi.

      Ali ALPARSLAN
alialparslan78@gmail.com

 

 

Vallahi artık yeter, yeteri bilenler için yeter! MHP’nin konumu ve işlevi normal tarihi seyrindedir. Birlikte olmak yerine her ülkücünün kendini Kaf Dağı’nda görmesi çok büyük bir yanılgıdır. Esas olan genel çerçevede MHP’nin ifâ ettiği görevdir. Daha geniş düşünmeli ve akıl çizgisine gelmeliyiz Türklüğün zaman kaybına tahammülü yoktur.

 

 

SİYASETTE MHP

 

Bazı arkadaşlarımız varsın MHP’nin miadını tamamladığını söylesin; şahsen bir ülkücü asker olarak biz çok önemsiyoruz. Aslında bozulan ve frenleri boşalan bizim camiadır; siyaset zaman ve zemine, ülke ve dünya şartlarına göre mutlak olarak değişecektir. Bu sebeble girilen çıkılan yollara tesadüfen girilmiyor; biraz düşünürseniz işin bir düşünce ürünü olduğunu anlarsınız. Acaba hangi partide Genel Başkan ve Genel Merkez’in bu kadar aleyhinde konuşulur. MHP’de bu durum haddini çoktan aşmıştır. Bu kadar ulu-orta tenkit ve ihanete varan suçlamalar hiçbir siyasi harekette görülmemiştir. Son seçimlerde birçok ülkücü MHP’nin dibe vurması için adeta  dua etti; fakat ne oldu, hiç  de dualar yerini bulmadığı gibi  “Düşünce” galip geldi; en azından yıllardır AKP’li olanlar  “vekil” seçimlerde partilerine döndü, yetmez mi? Elbet yine hatâlar yapıldı, mesalâ Adana başkentliği kaybetti,  İyi Parti neredeyse MHP’yi ikiye katladı, herhalde sebeb çeteleşen Belediye ve  aynı vekil adaylarında ısrar edilmesi.

 

Kim ne derse desin Devlet Bahçeli bir dâvâ adamıdır, çocukluğundan beri hayatını biliyoruz. Devlet Başkanının da kendine göre bir tarzı ve idealistliği var, Erdoğan-Bahçeli yakınlaşması kendiliğinden oluşmadı. Dünya şartları sür’atle milliyetçiliğe ve din eksenine kayıyor! Her şey iç içe! 15 Temmuz tecrübesinin Devlet Başkanı’nın gözünü açtığı gerçeğini unutmamalıyız! Bugün terör ve Suriye politikasını yanlış görmek mümkün mü?  Erdoğan yakınlaşmasından Bahçeli’nin çok şey öğrendiğini bilhassa ifâde etmeliyiz. Bize göre Bahçeli Türkiye’nin meselelerine en az Erdoğan kadar vakıftır. Emin olmadığı hususlarda sağlam çalışmalar yaptırıyor ve buna göre tavrını ölçeklendiriyor. Devlet meseleleri sıradan işler değildir.

 

Dikkatlerden kaçan çok önemli bir mesele daha var; Sayın Bahçeli son seçimlerde Ülkü Ocakları Başkanlığı yapmış 20’ye yakın delikanlıyı vekil yapmıştır, bu neredeyse gurubun yarısıdır. Kusura bakmayın ama Türkeş Bey zamanında bir Ülkü Ocak’lı vekil yaptırılamamıştır. Tabii ki yenilerden bahsediyoruz, eskiyi düşünürsek ufak tefek istisnalar var, 1980’den öncesinden bahsediyoruz! Nerede o muhteşem anlı şanlı Ocak ve Gençlik kolları Başkanlkarı! Ülkü-Tek, Ülkü Bir, Ülkücü İşçiler! Birçoğu başka yerlerde siyaset yaptı da Meclis’e girdiler! Meselâ  Demireller’in damadı  sevgili İlhan, bir Ülkü-Tek’li  beyin değil miydi?

 

MHP’den genel olarak ülkücü memnuniyetsizliği olabilir de,  bizim şu milliyetçilerin hiç mi kabahati yok! Milliyetçilik hâlâ “destan” devrini yaşıyor, sloganlar hâlâ “Soğuk Savaş”ın algılarını ifâde ediyor. Milliyetçiler için  “İslâm” laftan ibaret. Daha da öteye gidilerek İslâm’ın Türklüğü dejenere ettiğini savunan akılsızlar! Âlimler Atsız zamanından kalma menkıbeleri ve artık anlam ifâde etmeyen hikâyeleri tekrar ediyorlar. Her sözlerinde MHP’den memnuniyetsizliği ifâde ediyorlar. Yani ömrümüzü verdiğimiz bu partinin hiç mi tutulur tarafı yok? İnsan şaşıyor; şu 3 Mayıs kutlamaları ne kadar iptidai, insanlar hiç mi gelişmez, kafalar hiç mi hareket etmez? 1944’lülerin milliyetçilik tarihinde bıraktığı iz iki celselik Ankara duruşmaları değildir; esas realite milliyetçiliğin devrimci bir hareket olduğudur. MHP’nin 1980 Büyük Ankara Yürüyüşü bu aksiyonun taçlandırılmasıdır; lâkin o günün şartlarında lider, milliyetçiliğin iktidarı için en az kendisi kadar cesur kadrolar bulamadı!

 

Yarının tarihçileri MHP’yi  milliyetçiliğin  “Ergenekon”u olarak  yazacaklardır. O sebeble MHP ve ülkücülüğün tabana vurması, nihayet bulması mümkün değildir. Şöyle bir bakınız MHP’ye karşı tenkitlere millet hiç de itibar etmiyor. Yaşadığımız gerçek anlamlı MHP ve ülkücülük  vurgusu ve toplumumuz üzerindeki derin hakimiyetidir. Adam yetişmemişse  bir kısım insanları suçlamakla ne olacak? Türkeş Bey’den sonra  ortaya çıkan Genel Başkan adaylarını düşünün! O kavgalı günlere bakın; dişe dokunur iki aday vardı; biri diğeri lehine çekildi, Bahçeli çıktı ortaya! Yani onu biz seçmedik mi? Bizim seçtiklerimizi beğenmememiz tarihi bir hastalıktır. Netice itibariyle liderler fikirlerin ve hareketlerin memuru, esas olan düşünce ve aksiyon hâkimiyeti değil mi?

 

Vallahi artık yeter, yeteri bilenler için yeter! MHP’nin konumu ve işlevi normal tarihi seyrindedir. Birlikte olmak yerine her ülkücünün kendini Kaf Dağı’nda görmesi çok büyük bir yanılgıdır. Esas olan genel çerçevede MHP’nin  ifâ ettiği görevdir. Daha geniş düşünmeli ve akıl çizgisine gelmeliyiz      Türklüğün  zaman kaybına tahammülü yoktur.

 

Muhabbetle.

Ali Alparslan
Ali Alparslanalialparslan78@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments