MHP-AKP ORTAKLIĞI

Bu haber 19 Ekim 2018 - 22:10 'de eklendi ve 877 kez görüntülendi.

Hamza ALPARSLAN

       hamzaalparslan.80@gmail.com

 

AKP ile son görüşmelerde  MHP “Başkan Yardımcılıkları”na razı oluyormuş! Devlet Başkan yardımcılığını reddeden bir  kişi böyle bir duruma nasıl razı olabilir? Hiçbir şekilde küçülmekle büyünmez, büyümekle ancak büyük olunabilir. Ülkücü, iyi niyet ve güleryüz istiyor, bizim gibilere telefona çıkmayı  fedakârlık olarak gören  bir zihniyet bizlerden nasıl çalışma veya rey  almayı düşünebilir. Artık teorilerle kimse ilgilenmiyor, siyaset bilimi  sür’atle pratikler üzerinden yürümektedir.

 

MHP-AKP ORTAKLIĞI

 

“Cumhur İttifakı” adı verilen MHP-AKP ortaklığı, politikada “Stratejik Ortalık” olarak  nitelendirilmiştir.Bu ortaklık sayesinde  Cumhurbaşkanı seçimi  AKP için kolaylaşırken  bu parti içindeki ülkücülerin vekil seçimlerinde yuvaya dönmesi MHP’yi canlandırmıştır; buna karşılık AKP vekil seçimlerinde  ağır bir kayba uğramışdır. Bu hususu görmemezlikten geldikten sonra  MHP’nin başarı veya başarısızlığına düzgün bir açıklama getiremezsiniz. Son seçimlerdeki en dikkate değer husus budur; bunun dışında MHP başarılı olmak için farklı bir şey yapmamıştır. Eski tas eski hamam! 13 yıl içeride yatan  ve  çıktıktan sonra İTÜ bitiren bir ülkücü “Burası bizim parti mi?” diyor! İlgilinin hiç talebi yok, “Genel Başkanım ile görüşmek istiyorum” diyorsa da   bu mümkün olmuyor! Müdahil olduk ilgili arkadaş,”  Telefonu kaldırdığıma beni pişman etmeyin” demez mi? Anlayacağınız partimizin görüntüsü ile  gerçek durumu hâlâ çok farklı!

 

Bizler partide iç muhalefet olsun istemiyoruz; nice yakın dâvâ arkadaşımız  Bahçeli gelir gelmez  adetâ protesto ederek  partiyi terk etmiş bizler ısrarla  Genel Başkanı bırakmamışızdır; bu tutumu hâlâ sürdürüyoruz! Fakat geride kalan 20 yıla rağmen partide toparlanma olmamış, küskünler bir ordu haline gelmiştir. Bugün  örgüt partisi hariç hemen hemen bütün partilerde ülkücü kişiler siyaset yapmaktadır. Geçmiş ile bugünün en belirgin farklılığı budur. Eskiden ülkücü demek  MHP demekti, son dönemlerde bu çok değişti ve o yüzden de camia dağılmış bir  fotoğraf sergiledi. En azından bu realiteyi siyaset bilimciler görüyor ve her  fırsatta ifâde ediyorlar.

 

Ülkücülerin kahir ekseriyetinin  partiden bir beklentileri yoktur; beklentisi olanlar  ülkücü olmayan ancak ülkücü görünenlerdir. İşte esas kargaşalık da burada çıkmaktadır. Hiç kimse Bahçeli’den umuduna kesmemiştir, hattâ ona mecburdur. O sebeble   Genel Başkan’ın da en azından geçmişlerine  bir kulak vermesi gerekmektedir.  Kurumsal olarak partinin talebi ile  camianın arzuları  karşı karşıya gelmemelidir.  Son seçimlerde   hiç kimse bir şey demedi ve kuzu uzu reyini partisine verdi. Fakat öyle manzaralar ortaya çıktı ki  Adana gibi MHP’nin başkentliğini yapmış yerlerde  en düşük oylar alındı. Üç günlük parti MHP’yi ikiye katladı. Acaba bunlardan neden ders alınmaz!İşte Mahalli Seçimler geldi çattı; MHP  geçen seçimlerde hiçbir işbirliğine girmeden   üç Büyükşehir almıştı; acaba muhafaza edebilecek mi? Anlaşılan   bu belediyeler  yeni seçimlere referans olacak  icraatta bulunmamışlar, en fazla tartışılan yer de Adana! Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı pek onurlu bir adam  aday olmayacağını açıklarken, Manisa’nın yeniden aday yapılması olası görülmüyor, Genel Başkan Adana için  mevcuttan yana   ağırlık koyuyormuş, doğru mu yanlış mı bilmiyoruz! Ülkücüler Adana’da CHP ve İYİ Parti’yi doldurmuş, acaba  Ankara bunun farkında değil mi?

 

Bahçeli’nin “Cumhur İttifakı” açıktı ve az-çok anlaşılıyordu, ayrıca işin içinde  bölücülere karşı tavır için iktidarın yanında olmak gibi bir  gaye de güdülüyordu. Şimdi MHP’in İstanbul ve Ankara’da Mahalli Seçimlere girmeyişini anlamak mümkün değil! Buralarda  netice alınacak oy toplanamıyormuş şeklindeki düşünce ne kadar sağlamdır? MHP’nin buralarda %15’i çok geçtiği seçimler oldu, ayrıca Ankara’da ülkücü kökenli Mansur Yavaş neredeyse  CHP’den seçiliyordu; hattâ iddialara göre seçilmişti! Bu durum işin üzerinde durulmasını gerektirmez mi? İstanbul için de çok şey söylenebilir!

 

Anlaşılan Genel Merkez   elinde bulunan üç Büyükşehiri  değişik adaylarla muhafaza etmeye çalışıyor, bu mümkün mü? Ortak en yüksek seviyede “Hayır” dedi ve aday çıkaracaklarını  ifâde etti! Hatta Adana’da mevcut Başkana  ülkücüler bile rey vermemeyi ilân ederken hangi AKP seçmeni bu tarafa  cezbedilebilir? Üstelik adamın 5 yıl hapis cezası var, bunu kaldırmak için  özel kanun mu çıkarılacak?

 

AKP ile son görüşmelerde  MHP “Başkan Yardımcılıkları”na razı oluyormuş! Devlet Başkan yardımcılığını reddeden bir  kişi böyle bir duruma nasıl razı olabilir? Hiçbir şekilde küçülmekle büyünmez, büyümekle ancak büyük olunabilir. Ülkücü, iyi niyet ve güleryüz istiyor, bizim gibilere telefona çıkmayı  fedakârlık olarak gören  bir zihniyet bizlerden nasıl çalışma veya rey  almayı düşünebilir. Artık teorilerle kimse ilgilenmiyor, siyaset bilimi  sür’atle pratikler üzerinden yürümektedir.

 

Sağlıcakla kalın.

Hamza ALPARSLAN
Hamza ALPARSLANhamzaalparslan8@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments