DOLAR
8,4988
EURO
10,2676
ALTIN
496,67
BIST
1.441
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
23°C
İstanbul
23°C
Az Bulutlu
Cuma Parçalı Bulutlu
25°C
Cumartesi Az Bulutlu
26°C
Pazar Gök Gürültülü
23°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
24°C
    “ Sakın Gözüme Gözükme Bayramda da Evime Gelme!” Kadir KESKİN Hafta sonları pansiyon öğrencileri, pansiyon müdür yardımcısının izniyle ailelerinin yanına giderler. Biz de yemeklerin israf olmaması için pansiyonda kalan öğrenci sayısına göre yemek çıkarırız. Bir hafta sonu lisemizin birinci sınıfında okuyan ve okul pansiyonunda kalan dört öğrenci, Pansiyon Müdür Yardımcısı...
KAYGILARDAN ÂZÂDE MEVSİMLERDE BAYRAM Kemal ÇOPUROĞLU Şimdi her istenildiğinde alınan Ve daha eskimeden çöpe atılan  Ayakkabı, pantolon, gömlek değil; Kadri kıymeti bilinen Ve Yıllarca giyilen Bayramlıklara sarılmadan uyuyamayan, Uyuyunca da Bir bayram rüyâsı gören: Gönençli, Kıvançlı Ve Mutlu çocukların bayramıydı bizim bayramlarımız… Bizi mutlu kılan; Belki içten bir kucaklanış, Ve...
BİR DAĞ DAHA GÖÇTÜ  Kenan EROĞLU (Celal Doğru’nun Ardından)  Çok değerli arkadaşım, kardeşim Celal Doğru’nun vefatı üzerine bir yazı yazmak pek aklıma gelmezdi. O hastaydı ve yatıyordu, fakat vefat edeceğini üzerine konduramıyorduk.   Ne diyelim Allah Rahmet eylesin.  1970’li yıllarda “Genç Ülkücüler Teşkilatı”nda ben yönetim kurulunda görev yaparken kendisiyle tanışmış,n1971 den itibaren arkadaşlığımızı...
YENİ ANAYASA YAZILIRKEN Fahrettin Masum BUDAK     Bir süreden beri, bazı partilerde yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğuna dair  görüş beyanatları duymaya ve bu demeçleri gazetelerde okumaya başlamıştık. Bu doğrultuda MHP ile AKP’nin biraz daha  ön alarak yeni anayasa taslakları hazırlamak için kolları sıvadıkları gelen haberler arasındaydı. Nitekim bunun sözde kalmadığını ve ete...

ÖKÜZ ÖLDÜ MÜ?

ÖKÜZ ÖLDÜ MÜ?
24.10.2018
0
A+
A-

Hamza ALPARSLAN

       hamzaalparslan.80@gmail.com

 

Şu Genel Merkez baykuşlarının  “Kırmızı Çizgi” çıkışlarını da doğrusu anlayabilmiş değiliz. Erdoğan AKP’nin kırmızı çizgisi olabilir, çünkü bu parti onun tarafından kurulmuş ve iktidara taşınmış, devlet olmuştur. MHP’de Devlet Bahçeli  böyle bir durumu var mı? Semih hemen durumdan vazife çıkardı ve  AKP sözcüsüne mukabele ile  şu kırmızı çizgiyi ortaya attı. Peki camiada karşılığı var mı, zerre kadar yok! Çünkü bu  partinin kurucusu ölümsüz lider Türkeş’dir, kırmızı çizgi o ve ülkücülüktür. Nasıl Kılıçdaroğlu  CHP’nin kırmızı çizgisi olamazsa  Bahçeli de öyle. CHP’nin elbette  kırmızı çizgisi Mustafa Kemal’dir.

 

 

ÖKÜZ ÖLDÜ MÜ?

 

Hayır öküz ölmedi! Can mı çekişiyor, hiç sanmıyoruz  öyle bir şey de yok! Peki bu restleşme nedir? Elbette her partinin kendine göre Genel Başkanı çok büyük kıymet ifâde eder, hele burası Türkiye olunca, herkes kendi genel başkanı için kırmızı çizgiye dolarlar! Aslında öyle değil, hele bir düşüşe geçilsin de görelim bakalım! Peki her şey iyi giderken ne oldu da bu restleşme ortamına gelindi! Olan şu ki merdivenin orta basamağı kaldırmadı ve çivisi yerinden çıktı! Onarılabilir mi derseniz  “Mahalli Seçimler”den evvel mümkün görülmüyor; çünkü bizim patron son noktayı koydu!

Peki bu restten kim zararlı çıkar derseniz elbette MHP! Çünkü Genel seçimlerde AKP ile işbirliği bu partide bulunan ülkücü oyları geri döndürmüş ve mevta gözü ile bakılan, partili ülkücülerin bile rey vermediği MHP’yi diriltmişti. Şimdi ne olacak, parti kendini koruyabilecek mi? Mahalli seçimlerde  seçmen ne için MHP’ye rey versin? Ölçü başarı ise böyle birşey yok, MHP’li belediyeler borç batağında! Adana örneğinde olduğu gibi bizzat Başkan   ağır cezada mahkumiyet yemiş ve arkasından başka dâvâlar geliyor. Bu adamlarda ısrar ederek (Adana örneği) onları nasıl seçtireceksin! Genel seçimlerde  bu belediyelerin başarısızlıkları yüzünden  oylar %30’dan %10’a düşmüştür.  Israrcılar  ısrar ettikleri, dolayısiyla  icraatını beğenmiş oldukları  adamları nasıl ve hangi güçle seçtirecekler!

Canınız sıkılacak ama  bu konuda AKP yerden göğe kadar haklıdır, çünkü  bu parti ülkenin en büyük partisi ve yerelde her yerde aday  göstermemesi mümkün değildir. Bahçeli  İstanbul’da seçime katılmayacaklarını ilân ettiği zaman  beklentisi elbette  Adana-Mersin-Manisa idi ve buralarda da onların MHP’yi desteklemesi umut ediliyordu! Böyle bir şey mümkün mü Allahaşkına!  Adam senin hurdalığa yaklaşmış adamını kendi listesinden  de olsa aday gösterecek ve seçtirecek! Halbuki bu adamlara  kendi partilileri oy vermemeye yeminli duruma gelmiştir! O sebeble Adana’da MHP %10, İyi Parti  %17; hani  %30 nerede?

“Andımız” işi mahalli seçimlerden kaytarmak için işin  tuz biber oldu! Bugüne kadar MHP bu hassasiyetini neden göstermedi? “Andımız”ı yasaklayan AKP ile neden işbirliğine gitti? Sormazlar mı adama! AKP’nin her şeyini  onlardan evvel kabul ediyordun da “Andımız” şimdi mi akla geldi. Şu “Af” işi de pek kötü bir düzenleme, bir zamandan tecrübe edinilmiş “Rahşan Affı” gibi ucu açık, iktidar haklı, her yana çekilebilir!  Eh bu kadar amatör kadrolarla ancak  böyle bir kanun tasarısı  yapılabilir! Bütün bunlar hikâye, işin aslına bakınız, mesele  üç Büyükşehir’i muhafaza etmek! Belki Mersin ve Manisa’ya AKP “Peki” diyebilirdi, ama mesele çok belli ki Adana meselesi; yani adam ne güçlü adammış ki ittifakı bozdu!

Bizim patron “Herkes kendi göbeğini kendi kesecek” derken Başkan Erdoğan “Herkes kendi yoluna” restini çekti! ”Cumhur İttifakı”na karşı olan   medyaya bol haber çıktı, bu iş tam ayrılığa kadar devam edeceğe benziyor. Anlayacağınız Bahçeli yeniden bu çevrelerin  favorisi olabilir. Zaten bir çok noktada da aynı şeyleri söylüyorlar, “Af Kanunu” ve “Andımız” meselesinde olduğu  gibi! Bahçeli bilinen sebeplerle “Andımız”ı savunuyor, halbuki gerçek sebebleri ortaya koyması beklenirdi ki o da değişen  “Devlet Düzeni” ve anlayışı! Buna bizimkinin itirazı yok ve kendini “Cumhurun Babası” olarak görüyor!

Şu Genel Merkez baykuşlarının  “Kırmızı Çizgi” çıkışlarını da doğrusu anlayabilmiş değiliz. Erdoğan AKP’nin kırmızı çizgisi olabilir, çünkü bu parti onun tarafından kurulmuş ve iktidara taşınmış, devlet olmuştur. MHP’de Devlet Bahçeli böyle bir durumu var mı? Semih hemen durumdan vazife çıkardı ve AKP sözcüsüne mukabele ile şu kırmızı çizgiyi ortaya attı. Peki camiada karşılığı var mı, zerre kadar yok! Çünkü bu  partinin kurucusu ölümsüz lider Türkeş’dir, kırmızı çizgi o ve ülkücülüktür. Nasıl Kılıçdaroğlu  CHP’nin kırmızı çizgisi olamazsa  Bahçeli de öyle. CHP’nin elbette  kırmızı çizgisi Mustafa Kemal’dir.

Saygı ile.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.