YÜKSEL DURNA

Bu haber 20 Kasım 2018 - 8:41 'de eklendi ve 1.866 kez görüntülendi.

 Hamza ALPARSLAN

       hamzaalparslan.80@gmail.com

 

Nasıl beğendiniz mi? Halk borçlanıyor, yüklenici emanet yatırdığı parayı bile geri alamıyor. Elbette hizmette sınır yoktur! Genel Başkanım bunları biliyor, biliyor da  görmemezlikten geliyor! Korkunun ecele faydası yok; bu sefer  MHP’yi AKP de kurtaramayacak! Hangisine üzülelim, verdiğimiz helâl oylara mı, yoksa  yanlış tesbitlere mi?

 

YÜKSEL DURNA

 

Kardeşimiz Erzurum mezunu Ziraat Mühendisi, Sivaslı ülkücü şahıs! MHP’li hükümet ve idarelerde bürokrat olarak görev yapmış, alanında takdir görmüş birisi!  Kim aracı oldu ise 2014 mahalli seçimlerinden sonra Adana Büyükşehir Belediyesi’ne transfer olmuş! Seçilmiş ama bir daha seçilmesi mümkün görülmeyen yine Ziraat Mühendisi Büyükşehir Belediye Başkanı’na çok bağlı! O adam uzmanlara yaptıramadığı kanunsuz işleri Yüksel’e yaptırıyor!  Adamın yetkileri Genel Müdüründen fazla, hali hazırda görevi ASKİ’nin teknik genel müdür yardımcılığı! Yani görevi ihale yapmak ve lojistik temin etmek; satın almak! Yasalara uyulur mu katiyen, yasa raflarda duruyor, düşünceye layık icraat  o da hak getire!

 

Adana’da Durna’ya “cemaatçı” diyenler var, bu doğru değil! Bir boru fabrikasının  departmanı görülür, doğru olabilir! Çünkü adamla  kefaleti kabul edilecek kadar iyi ilişkileri var! Üstelik kaba saba o adamı  yükleniciler ve bürokratlar ile de buluşturmuş!  Adam işine gelmeyen yüklenici ve bürokratı  Durna’nın makamında tehdit edebiliyor! Yüksel’in bu tedarikçiye bağlılığının kendi çıkarları için olduğunu sanmıyoruz! Başkanın talimatı böyle! Tedarikçi şimdi inşaat müteahhidi olmuş! Hayali ihracattan, “feto” ve “pkk”ya kadar hakkında birçok iddialar var. Doğru mu, bilemeyiz bu iş istihbaratın işi! Durna ölümüne bu adamın yanında! Bakınız İller Bankası bu adama dolaylı yollardan da olsa  yaptırılan işlerle ilgili nasıl rapor vermiş:

 

  1. Ceyhan İçmesuyu Projesi: Ceyhan İçmesuyu şebeke inşaatı yapım işi bundan 35-40 yıl kadar önce Bankamız tarafından yapılmıştır. ASKİ Genel Müdürlüğü 35-40 yıl önce yapılmış işletme projesinde bulunan AÇB boruların üstünü çizerek Duktil boru yazıp proje olarak bize getirdiler. Projenin Bankamızca onaylanarak JICA kredisi kapsamında yapılmasını talep ettiler. Ben 35-40 yıl önceki boru çapı ve imar planı üzerinden yapılan projenin doğru olmadığını, söz konusu projenin ömrünü tamamladığını, ayrıca Bankamız İçmesuyu Proje Şartnamesinin güncellendiğini, yeni güncellenen şartnameye uygun olarak, yeni nüfüs hesapları ve yeni imar planı dikkate alınarak projenin hidrolik hesabının yapılarak komple yeniden çözülmesini istedim. Ama ikna edemedim. Bölge Müdürümüzde tasdik etmeyelim, “kredi verilmesi açısından uygun görülmüştür” diyerek bu şekilde imzalayalım dedi ve istemeyerek de olsa imzaladım. Aradan 2 yıl geçti ve iş ihaleye çıktı. Aslında benim söyelediklerimi kabul etselerdi bu iki yıl zarfında çoktan proje yeniden yapılmış olurdu. ÖZARAS Grup İnş. Taah. San. ve Tic. A.Ş. firması ile sözleşme imzalanıp yer teslimi yapıldığı sırada yeni imar planı ile projedeki imar planının uyuşmadığı, ayrıca projede gösterilen boruların çaplarının da gerçeği yansıtmadığı tespit edilerek proje tadilatına gidildi. Bu arada ASKİ çalışanları, İller Bankası bu projeyi nasıl imzalamış hiç kontrol etmemiş mi diye hakkımızda konuştular.Proje tadilatı sırasında ben yine aynı şeyleri söyledim. Projenin hidrolik hesabının yeniden yapılması gerektiğini dile getirdim. Ancak yine başarılı olamadım. Proje tadilatı sırasında AÇB boru metrajı arttığı için ve buna bağlı olarak da Duktil boru metrajı artacağından Ø250 mm ve altındaki çaplı boruları HDPE boruya dönüştürdüler. Aslında biz Banka olarak, Poje Dairesi de dahil içmesuyu şebekesinde duktil boru yerine şebekede basıncın az olması ve Duktil borunun HDPE boruya göre pahalı olması nedeni ile HDPE boruyu tercih ederiz. Ama burada ihale şartları ciddi şekilde değiştirildiği için bu değişiklik beni rahatsız etti. Çünkü hem ihale şartları değişiyor hem de yüklenicinin HDPE boru fabrikası olduğu için yükleniciye menfaat sağlamak için bu değişikliği yaptığımız algısı doğuyor. Proje değişikliğinden sonra HDPE boruya geçilen kalemlerde yeni fiyatların hazırlanmasındı. Yeni fiyatlarda Ø140 ve Ø180’lik borularda yüklenici ile mutabakata varıldı. Ancak Ø200, Ø225 ve Ø280’lik çaplarda yüklenici ile mutabakata varılamadığı için neredeyse duktil boru fiyatına yakın HDPE boru fiyatı yapıldı. (Örneğin 200 TL’ye Ø250’lik duktil boru yapılacakken 195 TL’ye HDPE boru  yapılacak) Ben bu durumda duktil boru daha pahalı ve daha kaliteli olduğu için fiyat konusunda analşılamayan çapların duktil olarak kalmasını istedim. Ama ikna edemedim. İstemeyerek hazırlanan yeni fiyatlara imza atmak zorunda kaldım. Bu arada yüklenicinin HDPE boru fabrikası olmasıda ayrı bir sorun. Yüklenicinin HDPE boru fabrikası olması nedeni ile proje değişikliğine gidildiği şeklinde bir durumla karşı karşıya gelebiliriz. (Altyüklenici olarak çalışan Mevsim İnşaatın Tarsusda Yılbor HDPE Boru fabrikası bulunuyor.) Bu arada Ceyhanda AÇB boruların projede gösterilenden daha fazla olduğu ASKİ tarafından tespit edildi ve ASKİ Genel Müdürlüğü kendi kaynaklarıyla ihaleye çıkmaya hazırlanıyor. Bu durum projenin ne kadar sağlıksız olduğunun ve benim ne kadar haklı olduğumun bir göstergesidir. Ancak Adanalı ve hatta Ceyhanlı biri olarak derdimi kimselere anlatamadım ve memleketime iyi bir hizmet veremediğim için kahroldum.
  2. Kuzeydoğu Adana İçmesuyu Projesi: Kuzeydoğu Adana projesi, kapsamında Ø50mm–600mm arası çaplarda HDPE ve duktil demir boru ile olmak üzere toplam L=214.439 m içmesuyu iletim hattı 14 adet muhtelif hacimlerde içmesuyu deposu, 5 adet terfi merkezi ve diğer sanat yapılarını içeren 59.763.668,05 TL sözleşme bedeli olan ve ÖZARAS-İNELSAN İş Ortaklığı firmasının uhdesinde bulunan iştir. Kuzeydoğu Adana içmesuyu projesinde de ASKİ Genel Müdürlüğü ile projelerin Bankamız şartnamelerine uygun olması konusunda zaman zaman ters düştük. Bizi herzaman projelerin hemen çıkması konusunda sıkıştırdılar ve projeleri sağlıklı bir şekilde düzelttiremedik. Yapıma geçince projelerden kaynaklanan birtakım sıkıntılar meydana geldi. ASKİ Yatırımlar Dairesi personelleri, bizi düzgün proje bakmamakla eleştirdiler. Ancak bu projeye bakılırken ASKİ Genel Müdür Yardımcısı Yüksel Durna’nın bizi çabuk olmamız konusunda ne kadar baskı uyguladığını bilmiyorlar. Yüklenici boru teminindeki kendinden kaynaklı sebeplerle işi geciktirerek projedeki sıkıntılardan kaynaklı süre uzatımı talep etti. Zaten depo yerine ait kamulaştırma ve tahsis işlemlerinin uzaması durumunda her işimizde süre uzatımı verildi. Ancak işin tamamına değil sorun olan iş kalemlerine verildi. Ancak burada yüklenicisinin talebi işe başlama tarihini ileriye atılarak her iş kalemini içerecek şekilde süre uzatımı verilmesiydi. Biz zaten kamulaştırmaların geç yapılması durumunda süre uzatımı verileceğini yüklenicisine ifade etmiştik. Yüklenicisine borulu imalatlara başlamaması için hiçbir problem olmadığını bildirdik. Ancak yüklenici işin tamamına ait süre uzatımı talebinde bulundu. Nitekim ASKİ Genel Müdürlüğü de 21.05.2018 tarih ve 6405 sayılı yazısı ile borulu imalatlara başlayabileceklerini bildirdiler. Ayrıca yüklenici iş programının geç (31 gün) onaylanmasından da süre uzatımı talebinde bulundu. Yapım İşleri Genel Şartnamesi iş programının geç onaylanmasının yüklenicinin taahhüdünü yerine getirmesine engel nitelikte olması durumunda süre uzatımı verilebileceğini söylüyor. İş programı onaylandıktan sonra aradan 72 gün süre geçmiş olmasına rağmen yüklenici boru temini ile ilgili Bölge Müdürlüğümüze ve ASKİ Genel Müdürlüğüne hiçbir başvuruda bulunmamış, şantiyesini kurmamış ve bugüne kadar sahada hiçbir çalışmaya başlamamıştır. Eğer yüklenici iş programı onaylandıktan sonra boru temini ve kabul işlemleri için başvuruda bulunmuş olsa idi bizim iş programını geç onaylamamız yüklenicinin işe başlamasında bir gecikmeye neden olduğunu gösterirdi. Ancak iş programı onaylandıktan sonra 72 gün süre geçmiş olmasına rağmen boru temini ile ilgili hiçbir işlemin yapılmamış olması iş programının geç onaylanmasının yüklenicinin taahhüdünü yerine getirmesine engel olmadığının bir göstergesidir.

 

  1. Turgut Özal Bulvarı Yağmursuyu Projesi (Mikrotünel Yöntemi ile) : Turgut Özal Bulvarı Yağmursuyu Projesi 3*2 baks (dairesel kesitte Ø2800mm’ye denk geliyor) olacak şekilde açık kazı şeklinde ASKİ Genel Müdürlüğünce hazırlanmış ve Bölge Müdürlüğümüz tarafından onaylanmıştır. Daha sonra ASKİ Genel Müdürlüğü asfaltın zarar görmemesi ve trafiğin aksamaması için açık kazı yerine mirotünel yöntemi ile tekrar projelendirerek Bankamız tarafından projenin onaylanmasını istemiştir. Ancak mikroyünel projesinde Ø1800 mm çaplı boru kullanılmıştı. Açık kazıda Ø2800 mm çap kullanılırken mikrotünelde neden Ø1800 mm çap kullanıldığını sorduğumuzda projeyi yapan ASKİ personeli müteahhitin elinde bu boru varmış o nedenle böyle yaptık dedi. Yani mikrotünel işini yapacak müteahhit belliydi ve müteahhitin elindeki mikrotünel makinesine uygun olarak proje yapıldı. Bu proje ile Turgut Özal bulvarının yağmursuyu problemi çözülmeyecek. Sadece yerin altına boruyu gömmüş olacağız. Çünkü kullanılan çap yağmursuyu debisini taşımıyor. Bölge Müdürlüğünmüzce mikrotünel uygulaması daha önce  hiç yapılmadığından 2 teknik uzman personelimizle birlikte İSKİ Genel Müdürlüğünden bilgi almak üzere İstanbula gittik. İSKİ Genel Müdürlüğü mikrotünel yönteminin toplayıcı hatlarda değil, taşıyıcı hatlarda uyguladıklarını, yağmursuyunun toplanması için yanına tekrar şebeke hattı yapılması gerektiğini, bu tip uygulamaların daha çok açık kazı yapılamayan kavşaklarda veya topoğrafyanın yükseldiği yerlerde derin kazı yapmamak için uyguladıklarını bildirdiler. Bizde İstanbul dönüşümüzde, yağmur sularının toplanması için yanına tekrar şebeke hattı döşenmesi gerektiğini, bu durunda asfaltın zarar göreceğini açık kazı yönteminin miktotünel yöntemine göre daha ucuz olduğunu bu nedenle Bölge Müdürlüğmüzce açık kazı şeklinde yapılmasının daha uygun olacağını söyledik. Ancak ASKİ Genel Müdürlüğü mikrotünelde ısrar edince ozaman projenin detaylandırılmasını, yağmursuyunun hatta alınabilmesi için ızgara hesabının yapılasını, ızgara yerlerinin belirlenmesini, ızgaranın hatta bağlanacağı noktaların gösterilmesini, şaft boyutlarının hesabının gösterilmesini, şaftın kazı şeklinin gösterilmesini, şaft aralıklarının belirlenmesini, şaft statik betonarme hesaplarının yapılmasını istedik. Projeler onaylandı, ihalesi yapıldı ve yer teslimi yapıldı. Mikrotünel yönteminde de şaft yerleri ile ilgili kazı çalışmaları sırasında mevcut hatlarla karşılaşıldığında mevcut hattın deplase edilmesi, iki şaft arasında çalışılırken trafiğin kapanması, asfaltın zarar görmesi, ızgaralar yapılırken asfaltın zarar görmesi, ızgaraların hatta bağlatısı sırasında mevcut yolun zarar görmesi gibi sorunlarla karşılaşılacaktır.

Nasıl beğendiniz mi? Halk borçlanıyor, yüklenici emanet yatırdığı parayı bile geri alamıyor. Elbette hizmette sınır yoktur! Genel Başkanım bunları biliyor, biliyor da görmemezlikten geliyor! Korkunun ecele faydası yok; bu sefer MHP’yi AKP de kurtaramayacak! Hangisine üzülelim, verdiğimiz helâl oylara mı, yoksa yanlış tesbitlere mi?

 

Hoşçakalın.

Hamza ALPARSLAN
Hamza ALPARSLANhamzaalparslan8@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments