SUUDÎ SERMAYELİ BANKA

Bu haber 24 Şubat 2019 - 16:40 'de eklendi ve 381 kez görüntülendi.

    Hamza ALPARSLAN

       hamzaalparslan.80@gmail.com

 

 

Görüyor musunuz, vatandaşını koruması gereken devlet yargı yolu gösteriyor! Yani vatandaş avukat tutacak, dâvâ masrafı yapacak! Yahu gösterilen yolun masrafları  o haksız talebi çok aşar! Peki batırılmış vatandaşın buna gücü var mı? CIMER bedava! O da çâre olmuyor! İşin her yanı siyaset kokuyor, ne siyaseti “vatandaşı devletine isyan ettirmek!” Bu da bir savaş şekli değil mi? Polis ve devlet istihbaratı nerede? Bilgileri takdim edelim de, bir inceleme yapılamaz mı? Temizlenmeyen FETO kokuları!

 

SUUDÎ SERMAYELİ BANKA

 

Elbette Türkiye açık rejimle idare edilen bir ülke! Ekonomide bir hayli yabancı sermaye de bulunuyor! Esasen Türkiye yabancı sermaye ile daha Osmanlı devirinde tanışmış ve bir hayli acı-tatlı tecrübeler de edinmiştir! Konumuz yabancı sermayeli bankalar! Daha evvel de aynı konuda bir yazı yazmış ve bir vatandaş meselesini ortaya koymuştuk; ki ilgiliye de “BDDK’ya müracaat ediniz!” diye tavsiyede bulunmuştuk. İlgili bu işi yapmış hem de CİMER aracılığı ile! Sonuç, mesele bankaya intikal etmiş ama, CIMER’den alınan cevap, “yargıya başvurun” olmuş!

Doğrusu BDDK millî veya yerli bankaları bir defa kontrol ediyorsa, yabancı sermayeli bankaları iki sefer kontrol etmeli! Çünkü bu iş onun yetkisindedir, gerekirse örnekleri görüldüğü gibi tabelâsını indirir ve düzenlemeye gider! Herhalde ceza yetkisi de vardır! Yakın zamanda FETO’nın bankasının başına gelenleri biliyorsunuz! Adamlar ihtilâle kalkışmadı mı? Ülkedeki yabancı banka Arap hele hele Suudî sermayeli ise güvenlik birimleri ve istihbaratın da kulağı delik olması gerekiyor! Daha Kaşıkçı Olayı soğumadı! ABD güdümündeki Suudiler Türkiye’de oyun kurucu olarak görülüyor! Yani Asyabank’ta FETO olur da Suudi bankasında olmaz mı?

Arap sermayeli bankalar “katılım” gurubunda, önceden bunlara Finans Kurumu deniyordu. Tutturmuşlar bir faizsiz bankacılık, dini bütün insanımızın kulağına hoş geliyor da, bir bulaştın mı işin işinden çıkamıyorsun! Mudîyi ya batıracaklar yahut da devletine düşman edecekler, ikisi de aynı değil mi? Yazmıştık o bankadan vatandaş Mehmet 160 bin TL teminat mektubu alıyor ve değeri mektubun üç misli olan evini ipotek veriyor! Şu Arap kafası hiç değişmez, ipoteği kendi malı sanıyor; mektubu veriyor her ay kağıt karşılığı zahmetsiz komisyonu da alıyor, ama vatandaşı ikide bir tehdid ederek tâcizden de vazgeçmiyor! Yani tam bir tefeci zihniyeti, güya İslâm bankası ama bu zihniyetsizliği zamanın Galata Bankerleri bile yapmamıştır! Çünkü onlar daha sabırlı ve mesleklerinin ehli! Bu adamların ne olduğu belli değil, faiz alıp vermiyorlar, adı “Kâr Ortaklığı!” Güldürmeyin adamı Allahaşkına! Acaba Amerika’da da böyle mi yapıyorlar!

 

Şimdi sıkı durun şu 160 bin liralık mektubun hikâyesini tamamlayalım: Vatandaş taahhüt işi yapıyor ve her ay hakedişleri bankadan geçiyor, yüksek cirolu iş! İhale konusu işin orta yerinde Arab’ın kafası bozuluyor ve vatandaşın hesabına gelen 300 bin lira hakedişi “Bloke ettim” diyor! Neden “Mektubumun akıbetinden endişeliyim.” Bloke bir yıl kadar sürüyor, hattâ bu paradan vatandaşa kredi kullandırır gibi bedelli para da veriyorlar! Ya mektup komisyonu, düzenli olarak tahsil ediliyor! “Bloke” karşılıksız olarak banka kasasında! Canım mektubun akıbetinden endişen varsa bloke neden 160 bin değil de 300 bin! İşlerine öyle geliyor! Bu bankanın Genel Müdürlüğü’nde finanstan sorumlu bir hanım bu işleri çeviriyor! Muhtap kabul etmiyor!

Peki hikâyenin gerisi nasıl? Firma o bloke yüzünden nakit darlığı yaşıyor ve batıyor! Lâkin ilgililer cesetlerini kalkan yaparak taahhüt işini %20 fazlasi ile tamamlıyorlar! Sözüm ona İslâm bankası parça parça vatandaşa bolke parayı ödüyor! Hattâ 155 bin lirasını başka bir bankanın icrasına yatırıyorlar! Yani yine para sahibinin tasarruf hakkı yok! Ve, düzgün vatandaş iş bittiği için iadesini sağladığı mektubu ihale mekamından alıp bankaya teslim ediyor! Sıkı durun Arap sermayesinin Türk insanına kini bitmiyor! Bu sefer bir icra gönderiyor: İlâmsız takip! Takip etmez de süresinde itiraz etmezsen bu belgesiz alacak beyanı hemen alacağa dönüşür! Onun da hikâyesini nakledelim:

Vatandaşın banka ile geriye dönük 20 yıl hukuku var, o devralınan Finans Kurumu’ndan beri! Mûdî de Müslüman ya, sanki ülkede başka müslim yok! İcra konusu: Alacak beyanı, görevli daire Adana 2.İcra, Asıl alacak 2.412,38, Faiz 5.835, 44, Toplam 8.247,00 TL. hani faiz yoktu! Takip yapılan 2 firma 5 ortak! Ne için, 15 yıl önce tahsili unutulmuş herhalde bir komisyon! Firma hesaplarından o günden sonra yüzbinler, milyonlar geçmiş de neden almamışlar? Takibe koymadan o kadar zamandan beri ilgiliye neden haber vermemişler! Zavallı vatandaş!

Görüyor musunuz, vatandaşını koruması gereken devlet yargı yolu gösteriyor! Yani vatandaş avukat tutacak, dâvâ masrafı yapacak! Yahu gösterilen yolun masrafları o haksız talebi çok aşar! Peki batırılmış vatandaşın buna gücü var mı? CIMER bedava! O da çâre olmuyor! İşin her yanı siyaset kokuyor, ne siyaseti “vatandaşı devletine isyan ettirmek!” Bu da bir savaş şekli değil mi? Polis ve devlet istihbaratı nerede? Bilgileri takdim edelim de, bir inceleme yapılamaz mı? Temizlenmeyen FETO kokuları!

 

Hoşçakalın.

 

Hamza ALPARSLAN
Hamza ALPARSLANhamzaalparslan8@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments