3 MAYIS

Bu haber 03 Mayıs 2019 - 13:23 'de eklendi ve 717 kez görüntülendi.

   Hamza ALPARSLAN

      hamzaalparslan.80@gmail.com

Ne yapacağız? Türkçülüğü siyasette yama yapmayacağız ve yaptırmayacağız. İşte bugün bunları konuşacağız! Türklüğün  onarıma ihtiyacı varsa, bunu yine Türkçülerle yapacağız! Onları dışlayarak, yok farzederek, küçük siyasi hesaplarla  defterden silerek Türkçüler Günü kutlanmaz! Kutlanırsa eksik olur, istismar olur, göstermelik olur!

 

3 MAYIS

 

Bugün 3 Mayıs ve Türkçüler Günü! Resmiyeti yok ama 1944’den beri milliyetçiler tarafından gün olarak yad’ediliyor ve kutlanıyor! 1944’ün önemi  Türkçüler Günü’nün milâdı olması. Yoksa 2. Dünya Savaşı’nın o karanlık günlerini hatırlamak değil! Elbette 1944 olayları önemlidir, lâkin milliyetçiler benzer zülûmlerle her zaman karşılaşmışlardır. Bir 12 Eylül’ü düşünün de ona göre karar verin! Türkçüler Günü’nü zaman zaman sulandırıp kendi kafasından Milliyetçiler Günü olarak ilân edenler oldu, buna kimsenin yoktur, o günün adı konulmuştur ve değiştirilemez!

 

Peki Türkçülük nedir diyorsanız; Türklüğü bütün değerleri ile kabul edip sevmek demektir! Bu ırkçılık mıdır, asla ırkçılık değildir! Çünkü Türk sadece bir milliyetin veya ırkın adı değil tarihi bir kültürün adıdır! Türküm diyen ve Türklüğü seven  herkes Türkçü’dür! Bu işin bir kan, kafatası, ırk ölçüsü veya endazesi yoktur! O sebeble zaman zaman siyaseten söylenen Türkiye veya Türk coğrafyasındaki milliyetler kabullendikleri miktar Türk ve Türkçüdür! Türkiye için Ziya Gökalp örneğinde olduğu gibi bir Kürt elbette Türkçü olabilir! Bunun gibi Bir Zengi Memlûku olan ve Türk kültürü ile yetişmiş olan  Selâhittin Eyyübî de en az Selçuklu sultanları kadar Türktür! Çünklü sadece milliyetin değil Irk denen ucube mefhmun da  temeli kültürdür. O sebeble her dilde karşılığı olan Irk  kelimesinin  hiçbir Türk lehçesinde  karşılığı yoktur!

 

1944 denildiği zaman ilk aklımıza gelen Nihâl Atsız ve 1944 Tabutluk Olayları’dır! Türkiye’de bu olaylar sağda da solda da, eyyamcı  kafasında da çok tartışılmıştır! Bugün Atsız çevresinden gelen bir avuç insan kaldı! Çeşitli yerlere dâvetlidirler! Her yaptıklarını tekrar edeceklerinden şüpheniz olmasın! Ankara duruşmaları, iddianâme, savunmalar, dışarıdaki kalabalık vs. Nedense bu değerlendirmeleri  hiçbir ilâve yapılmadan aziz büyüklerimizden aynı şeyleri dinliyoruz! Tabiî ki duruşmaların işimize gelen kısımlarını ele alıp ona göre karar veriyoruz! Dosyalarda neler var, bilen var mı? Savcı iddia etmiş de hâkim ne demiş? Neden kimse anlatmıyor, sanki tarih hâfızamız veya araştırmacılığımız hiç yokmuş gibi! Tavsiye ederiz bakılmalı!

 

Bugün 3 Mayıs, “Türkçüyüm” diyen ve bunun idrakinde olanlar ne yapmalıdır? Bize göre o 75 yılın muhasebesi ve değerlendirilmesi yapılmalıdır! Kuru sözlerle geçiştirilen bir Türkçüler Günü’nün ne anlamı var? Meselâ devlet adamlarımızdan, çeşitli siyasi parti mensuplarından, devlet yayın organlarından gelen tebrikâtın hiç mi önemi yok! Azerbaycan’dan (Kuzey ve Güney), Türkistan ve Afganistan’dan gelen mesajlar hiç bir anlam ifâde etmiyor mu? Özellikle Azerbaycan Türkleri bu günü çok çoşkulu kutluyorlar! Şarkılarla, Türkülerle, “Çırpınırdı Karadeniz” ile! Peki sizler yine “Şâmil’i bilmeyenler atasını ne bilir!” diye mi haykıracaksınız! Bu  deyişin nereye gittiğini hiç düşündünüz mü?

1944’den bu yana kimler geldi kimler geçti! İktidarlar oluştu, partiler kapandı! 27 Mayıs’da bir devir kapanıp yeni bir devir açıldı! Bu yoğun dönemlere  hiç mi bakmayalım! Şartlar ne olsun Türkiye bir “ABD-Batı” sömürgesi durumdaydı! Çırpındı, çırpındı, hâlâ çırpınıyor! Allahaşkına “Sömürge” bir Türkiye Türkü hangi Türkçüler Günü’nü kutlayabilir! Türkistan’da güya bağımsızlığını kazanan, fakat hâlâ yarı Rus sömürgesi olan, Özbek-Kazak-Kırgız-Türkmen’den ne farkımız kalır! Ha 1944 ha, 1992! Geçin bunları geçin!

1944’ün Türkçlük ruhu bugün Türkiye siyasetinde vardır, ağırlığı herkes tarafından kabullenilmektedir! Oturun 27 Mayıs, 1969 Olaylarını inceleyin! Şu 12 Mart’a bir bakın! Ve özellikle 1977-1980 olaylarını ve siyaseti iyi değerlendirip, 12 Eylül ihânetine gövdenizi koyun! İşte o zaman Türkçüler Günü kutlamalarının  eşiğinden geçebilirsiniz! Peki içeride ne var? Ölüm zamanı geride duranlar, daha cihad zamanın gelmediğini söyleyenlerin mekânı doldurduğunu göreceksiniz! Ne yazık ki Türkçüyüm diyenler %10-15 civarında! Gelinen nokta budur!

Ne yapacağız? Türkçülüğü siyasette yama yapmayacağız ve yaptırmayacağız. İşte bugün bunları konuşacağız! Türklüğün  onarıma ihtiyacı varsa, bunu yine Türkçülerle yapacağız! Onları dışlayarak, yok farzederek, küçük siyasi hesaplarla  defterden silerek Türkçüler Günü kutlanmaz! Kutlanırsa eksik olur, istismar olur, göstermelik olur!

Hoşçakalın.

 

Hamza ALPARSLAN
Hamza ALPARSLANhamzaalparslan8@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments