İSTANBUL SEÇİMLERİ

Bu haber 10 Mayıs 2019 - 8:32 'de eklendi ve 912 kez görüntülendi.

          Ali ALPARSLAN

           alialparslan78@gmail.com

 

31 Mart İstanbul Belediye Başkanı seçiminin iptal edilerek yenilenmesi bal gibi bir  devlet yönlendirilmesi ve devletin “Bürokrasi” üzerinde o kâbus gibi ağırlığının ifadesi ve sonucudur! Türkiye siyaseti kaybediyor; CHP’nin çizgi  değiştirmesi  yılların ürünü o yıkıcı muhalefet düşüncesinin   daha reel zemine oturmasıydı! Yazık oluyor yazık, bu ülke siyasetinin  yetişmiş her görüşte insana ihtiyacı vardır, ki işte “devlet hayatı” dediğimiz şey de budur!

 

 

İSTANBUL SEÇİMLERİ

 

31 Mart seçimlerinin üzerinden tam 39 gün geçti, ki evvelki gün YSK. sadece İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçimlerinin yenilenmesine karar verdi!  Bizim ülkede  “Yargı kararlarına saygı” ucu açık ve  alel usül ifâdedir! AKP’nin Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz’un hukukçu kimliği ile  seçimlerden bu yana  açıklamalarını   kamu oyu hiç de inandırıcı  bulmadı! Belge diye ortaya koyduğu hususlarla belki  genel başkanını  ikna etmeyi başarmıştır ama  tolumun ikna olduğunu söylemek mümkün değildir! Yazık ki  Devlet Başkanı  bunların arkasına takıldı; büyük ihtimalle  bir gün   aldatıldığını ifâde edecektir! Hepsinin ötesinde   İstanbul seçimlerinde FETO. iddiaları  oldukça gülünç! Bakalım işin içi dolacak mı? Hep birlikte göreceğiz!

 

Kesinlikle İstanbul seçim sonuçları  sürprizdi; çünkü  sıradan ve genç bir siyasetçi   Başbakanlık, Meclis Başkanlığı ve Bakanlık yapmış  AKP’nin  süper  adayını  alt etmiştir! Aslında devlet ve demokrasi adına sonuçlar saygı ile karşılanmalıydı, çünkü bu ülkede siyasetçinin önü tıkalıdır ve kolay yetişmiyor! Millet yeni yüzler görmek, yeni kabiliyetler denemek istiyor! Kılıçdaroğlu Belediye başkan adaylarını tesbit ederken hiç de CHP’nin o müzmin muhalefet anlayışına uygun hareket etmemiştir; itiraf ve kabul etmek lâzımdır ki   Cumhuriyet devri CHP doğması daha Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde  bu insan tarafından yıkılmış, “Sağ” diye nitelendirilen adaylar tercih edilmeye başlanmıştırCHP Genel Başkanının bu düşünceleri partisi tarafından   çok büyük gürültülerle karşılanmış, son seçimlerde başarılı olunmasaydı belki de  yerinden olabilecekti!

 

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde  MHP ile  ittifak yaparak  Ekmeleddin  İhsanoğlu gibi   “Sağ”ın katı İslâm ucunda bulunan bir şahsiyete MHP’liler bile kısmen oy verirken CHP’nin Bahçeli’nin  arkasına takılması  bu parti tarihinde  bir ihtilâldir! CHP İstanbul adayı Ekrem İmamoğlu’nun  seçim çalışmalarında  halk arasında Kur’an okuması bu partinin tarihinde görülmemiş bir davranış tarzıdır. Doğru veya  yanlış İmamoğlu’nun âile olarak hiç de  o sert CHP ikliminin  içinde   olmadığı söyleniyor! Bildiğimiz Ankara ve Hatay adayları ise açıkça  eski partileri ve düşüncelerini bizzat ifâde etmişlerdir. Bu  ve benzeri adayların  o “FETO” veya ”HDP”  bühtanları ile  çamurlanması mümkün değildir. “AB’nin yolu Dıyarbakır’dan geçer sözlerini söyleyen devlet adamları  HDP’li olarak  değerlendirilmiyor da  “HDP’liler de bizim insanımızdır” diyenler neden çamurlanıyor ve “Terörist” olarak ilân ediliyor! Bu kafa ile devlet, terörü nasıl önler!

 

Lütfen şunu kabul ediniz; Türkiye’de sağ ve sol milliyetçilerin siyasette önünün  kapalı olması belki de bir devlet siyasetidir! Bir “Selçuklu-Osmanlı” geleneği olarak  Türkiye devlet yapısı  Türk orijinli, bu özelliği öne çıkan  siyasetçi istemiyor! Ortaasya’ya bakınız  genel olarak  muasır Türk devlet yapıları da  böyledir! Ne yazık ki  Türkiye’de  bir Cumhuriyet sloganı olarak  “Turancı” sözcüğünü  ilk olarak   Türkistan  göçmeni Tacik asıllılar kullanmış, milliyetçiler de bu  düşünceye mal görüp mağribi gibi sarılmıştır! Hafızalarınızda bu iddiaları isimlendiriniz, yapamıyorsanız bizi arayın da isimlendirelim!

 

Son seçimlerde tanınan o  “FETO bıyıklı  o adam  süper siyasetçi oluyor da  “Sağ” veya “Sol” milliyetçiler neden itici bulunuyor! Şartlar ne olursa olsun İslâmcı gelenekten neşet eden en sempatik ve kabul edilebilir  kirli bıyıklı adam  Tayyip Erdoğan’dır! Devlet Başkanı’nın kadrosu ve çevresi 50 yıl evvelinde siyaset yapmadığının artık şuurunda olmalıdır, netice itibariyle devlet bu kirli bıyıklıların elindedir! Geleneksel CHP’nin  realist siyasete intisabı devlet  ve Türk siyaseti için bir kazançtır! Neden  devleti elinde bulunduranlar bunun idrakinde değildir!

 

31 Mart İstanbul Belediye Başkanı seçiminin iptal edilerek yenilenmesi bal gibi bir  devlet yönlendirilmesi ve devletin “Bürokrasi” üzerinde o kâbus gibi ağırlığının ifadesi ve sonucudur! Türkiye siyaseti kaybediyor; CHP’nin çizgi  değiştirmesi  yılların ürünü o yıkıcı muhalefet düşüncesinin   daha reel zemine oturmasıydı! Yazık oluyor yazık, bu ülke siyasetinin yetişmiş her görüşte insana ihtiyacı vardır, ki işte “devlet hayatı” dediğimiz şey de budur!

 

 

Hoşçakalın.

Ali Alparslan
Ali Alparslanalialparslan78@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments