GÖKLERİN HÂKİMİ KARTAL KENDİSİNİ NASIL YENİLER

Bu haber 26 Eylül 2019 - 1:11 'de eklendi ve 277 kez görüntülendi.

GÖKLERİN HÂKİMİ KARTAL KENDİSİNİ NASIL YENİLER

Fuat Yılmazer

Zihnin ve belleğin tazelenmeye ve yenilenmeye ihtiyacı var. Çevremizdeki hızlı oluşan olaylar değişim ve gelişmeler bunun yapılmasını zorunlu kılıyor. Savımızın geçerliliği dünyada ve çevremizde gerçekleşen hadiselerden anlaşılıyor.

Nasıl ki oruç ibadetini yerine getirenlerin iç organları kendini yeniliyorsa ve bu durum insan sağlığına yarar sağlıyorsa veya beynin bir bölümü işe yaramaz bilgileri silip gelecek yararlı bilgilere yer açmak için çalışma yapması gerekir.

Bu nedenle ülkemizde ve dünyada olan olayların dünü ve bugününü unutmamak ve hatta bellekte tazelemekte yarar vardır. Dünde olanların yarınlara ışık tutacak bilgileri hatırlamak vücut direncini artıran vitaminleri almak gibidir. Dolayısıyla hafıza ve şuur, olacaklara karşı tedbir alması için uyarı görevi yapar.

Zihin ve belleğin olduğu gibi her canlı da yenilenmeye, toparlanmaya ihtiyaç duyar.

Bir efsane var. Adı üzerinde efsane ama yol göstericiliği açısından önemli bir efsane. Gökyüzünün hâkimlerindendir Kartal, efsaneye göre;

“Kartallar belirli bir yaşa geldiklerinde pençeleri sertleşir esnekliğini kaybeder avını kavrayamaz duruma gelirmiş. O meşhur gagaları da uzayıp içe doğru bükülür önemli fonksiyon kaybına uğrarmış. Tüyleri de sertleşir uçmasını havada egemenlik hareketlerini yapmasına engel hale gelirmiş. 

Yani yaşlanma moduna girermiş. Bunu fark eden, acıyı sıkıntıyı göze alabilenleri kış dönemini geçirmek üzere yüksek kayalıklara çekilirmiş. Önce uzayan ve sertleşen gagasını kayaya vurmaya başlar, vurur vurur ve sonunda gagası sökülür düşermiş. Dayanılması zor bir acı duyarmış. Sonra acıyla beraber gaganın büyümesini ve sertleşmesini beklermiş. Sertleşince de gagasıyla pençelerine defalarca vurur ve koparırmış. Yeni pençeleri de büyüyünce de uçmasını engelleyen eski tüylerini yolar, yenisinin çıkmasını beklermiş. Tabi bu işlemler sırasında dayanılması zor acı ve ıstıraplar yaşarmış. Böylece bahara yeni bir kartal olarak dönermiş ve  ‘biraz kanayacak, biraz acısı olacak, biraz sancısı olacak ama yenileneceksin” diye düşünürmüş.

Burada anlatılmak istenen kartalın gagasının, pençesinin tüylerinin yenilenmesi değil tazelenmeye açıklık ve yarınlara hazır olma düşüncesidir. Yarınlara hazırlanmak, eksiklikleri telafi etmek, umudunu kesmemek ve umutsuz olmamak yolunu gösterir.

Hafıza ve şuurun toplum belleği üzerindeki tozu üfleyerek, alttaki özün ortaya çıkmasını sağlama görevi vardır. Bu ne kadar acı ve acıtıcı olsa da mutlaka yapılmalıdır.

Çünkü daha dingin, tazelenmiş, sağlam ve bilinçli olarak yarınlara uçma, kanat çırpma yolu budur.

Fuat YILMAZER
Fuat YILMAZERa.f.yilmazer@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments