DOLAR
8,4330
EURO
10,1874
ALTIN
494,89
BIST
1.441
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
22°C
İstanbul
22°C
Az Bulutlu
Perşembe Az Bulutlu
23°C
Cuma Az Bulutlu
25°C
Cumartesi Az Bulutlu
26°C
Pazar Gök Gürültülü
22°C
KAYGILARDAN ÂZÂDE MEVSİMLERDE BAYRAM Kemal ÇOPUROĞLU Şimdi her istenildiğinde alınan ve daha eskimeden çöpe atılan Ayakkabı, pantolon, gömlek değil; Kadri kıymeti Bilinen Ve Yıllarca giyilen Bayramlıklara sarılmadan uyuyamayan, Uyuyunca da Bir bayram rüyâsı gören: Gönençli, Kıvançlı Ve Mutlu çocukların bayramıydı bizim bayramlarımız… Bizi mutlu kılan; Belki içten bir kucaklanış,Ve sevgi dolu...
BİR DAĞ DAHA GÖÇTÜ  Kenan EROĞLU (Celal Doğru’nun Ardından)  Çok değerli arkadaşım, kardeşim Celal Doğru’nun vefatı üzerine bir yazı yazmak pek aklıma gelmezdi. O hastaydı ve yatıyordu, fakat vefat edeceğini üzerine konduramıyorduk.   Ne diyelim Allah Rahmet eylesin.  1970’li yıllarda “Genç Ülkücüler Teşkilatı”nda ben yönetim kurulunda görev yaparken kendisiyle tanışmış,n1971 den itibaren arkadaşlığımızı...
YENİ ANAYASA YAZILIRKEN Fahrettin Masum BUDAK     Bir süreden beri, bazı partilerde yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğuna dair  görüş beyanatları duymaya ve bu demeçleri gazetelerde okumaya başlamıştık. Bu doğrultuda MHP ile AKP’nin biraz daha  ön alarak yeni anayasa taslakları hazırlamak için kolları sıvadıkları gelen haberler arasındaydı. Nitekim bunun sözde kalmadığını ve ete...
 YUNAN İTTİFAKI VOLKAN YAŞAR BERBER         23 ocak 1913 tarihinde sadrazamlığa getirilen Mahmut Şevket Paşa, Balkan savaşının lehte netice vermeyeceğini sezerek kişisel gayretlerde bulunmuştur. Yıldız sarayında Maliye nazırı ile beraber ön istişaresini yaptıktan sonra diğer nazırlarla beraber topluca yemek yerler. Nazırlar odasında toplanılarak ilk defa bilahare kendileri Yunan ittifakı metnini açık...

KÜLTÜRÜN GELECEĞE AKTARILMAMASI

KÜLTÜRÜN GELECEĞE AKTARILMAMASI
16.11.2020
0
A+
A-

KÜLTÜRÜN GELECEĞE AKTARILMAMASI

Fuat YILMAZER

Türk kültürü dili, edebiyatı, şiiri, romanı, hikâyesi, türküsü, ağıtı, özlü sözü, velhasıl her alanda dolu dolu olan bir kültürdür. Türklerin yaşadığı her yerde bu kültürün izini bulmak mümkündür. Bu zengin kültür tarihin en eski milletlerinden olan Türklere ait olmasına rağmen dünyaya yeterli şekilde tanıtılmamıştır.

Köklü ve dünya medeniyeti içinde önemli bir yere sahip olmasına rağmen bunun ön plana çıkması için çalışılmıyorsa orada sorun var demektir.

Anadolu’da Ferhat ile Şirin, Kerem ile Aslı, Tahir ile Zöhre, Aslı ile Kamber hikâyelerini belli bir yaş kuşağı bilir.  Yeni kuşaklar bu hikâyeden haberdar değildir.

Büyük Atatürk tarafından “Ünlü süvarileri harp meydanlarında kahramanca dövüşen Türk yiğitlerinin harman olduğu diyar. Bozok yaylasının çocukları, var olun” diye taltif edilen, benimde yüreğimde ve hayatımda doldurulmaz yeri olan Yozgat ilinden bir hikâye yazı konumuzdur.

Yozgat’ın kıymetli evladı rahmetli Nida Tüfekçi hocanın derlediği ve ağıt olarak topluma kazandırdığı “Hastane önünde İncir ağacı” türküsünü hatırlatmak istedim. Bu türkü sadece Türkü formatında ele alındığı gibi bulunduğu zaman ve mekânın ekonomik, sosyal, kültürel durumunu da ortaya koyar. 

“Yozgat mı? Bizim çocuk” felsefesiyle sevilen, sözle sevginin yanında başı hiç okşanmayan, yanağına dokunulmayan bir şehirdir. Sadece yönetenler için değil, kendi evlatları da aynı ihmali sergilerler. 

Hikâyemize dönelim. “Yozgat’ın Akdağmaden’in de Yasir ve Ümmü adında iki genç yaşar. Bu iki genç beşik kertmesi denilen çocukluktan nişanlanmanın kahramanlarından. Ama beşik kertmesinin yanında bu gençler büyüdüklerinde birbirlerini çok severler. Askerlik zamanı gelen Yasir sevda acısıyla askere gider. Muradına eremeyen Yasir, askerde iken zamanın onulmaz hastalığı Vereme yakalanır. Gün geçtikçe durumu kötüye gider ve komutanları bunu İstanbul’da bir hastaneye gönderirler. Yasir sevdiğine erişememenin üzüntüsü ve hastalığın tesiriyle de gün geçtikçe durumu kötüleşir. Kız Yasir’i göremez Yasir gurbette sevdiceğinin hasretindedir. Hastanede yattığı odanın penceresinin önünde bir İncir ağacı vardır. Ona bakar onunla dertleşir.

Ve Yasir ölür. Aileye haber verilir aile adına gelen kişi fakirlikten cenazeyi Yozgat’a götürmez orada kimsesizler mezarlığına defnedilir. Hastane sorumlusu kalan eşyalarını aile üyesine teslim ederken bazı kâğıtları da teslim eder. Kişi okuma yazması olmadığı için Nişanlısına götüreyim der. O kâğıtta ki bu türküdür. “Hastane önünde incir ağacı/ tabip bulamadı bana ilacı/ Baştabip geliyor zehirden acı/ Garip kaldım yüreğime dert oldu/Ellerin vatanı bana yurt oldu” diye devam eden insanın içini kanatan bir türkü ortaya çıkar.

Anadolu bağrı yanık insanların yurdudur, bağrı yanık insanlarda bağrı yakacak kültürel miraslar bırakırlar. Burada önemli olan değerlerimizi bilmek, değerlerimizi ilelebet unutulmaması için nesilden nesile öğrenmesini sağlamaktır. Bunun içinde her Türk okumuşunun üzerine düşen önemli görev kültür Değerlerimizin unutturulmamasıdır.

Kültürümüze sahip çıkmamız temennisiyle… fake taxi izle

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.