
Milli Şuurun Önemi
Kenan EROĞLU
** İnsanlar millî şuur aldıktan sonra iyi görünen biri olmak yerine gerçekten iyi bir insan olmalıdır.
** İyi görünmek yetmiyor, aynı zamanda iyi de olmak lazımdır.
** Millî şuur sahibi insanlarda da gayri millî düşünce ve icraatlar görülmez.
** İnsanları güçlü yapan şey kendisi ve kendi tarihi hakkında edindiği sağlam bilgilerle donatılmış olmasıdır. Bu şekilde insanımız hem geçmişinden utanmaz, aşağılık duygusuna kapılmaz, hem de geleceğe güvenle bakar. Geleceğinden emin olur.
** Millî şuuru güçlü olan insanlarda artık her meseleyi millî şuur açısından değerlendirir. Milletin menfaatine göre hareket ederler.
** Devletimizin tarihteki gücü bilinmeli ve hatırlatılmalı. Aşağılık-gerilik duygusundan ancak böyle kurtulur, millî şuuru güçlendirilir
** İnsanımıza ısrarla, bıkmadan usanmadan “Millî değerler”, yani; tarihimiz, dilimiz, milletimizin başarıları, eserlerimiz, insanlığa hizmetlerimiz ve özellikle belirtiyorum ki hamaset bilgileri ile verilerek kazandırılabilir.
** Millî şuur olmayınca, ne kadar bilgi verirseniz veriniz o insan sadece bilgi sahibi insan, bilgili insan olur.
** İnsanların elde ettikleri bu bilgiyi millî menfaatler doğrultusunda kullanabilmesinin yolu o kişinin millî şuur sahibi olmasından geçmektedir.
** Yüzlerce konu yerine “Millî şuur” u uyandıran, geliştiren, güçlendiren sohbetlere önem verilmelidir
** İnsanlarımıza pek çok bilginin yanı sıra “Millî şuur.” da verilemeyince, o insanlar, kendi milletlerine, yabancı bir ülkenin aydını, okumuşu gibi bakıyor-davranıyorlar. İçinde yaşadığı milleti, bizim batıcı-elit-okumuşlarımız ve yabancılar gibi acımasızca eleştirebiliyorlar.
** Millî şuur olmayınca, insanlar inandıklarını söyledikleri şeylere tam inanmıyorlar ve o inandıklarını da yaşayamıyorlar.
** Millî şuur konusunda görülüyor ki bir eksik var. Bir şey var ki tam alınamıyor, tam yapılamıyor. Bütün bu konuların dışında insanımıza asıl olması gereken “Millî Şuur” verilemiyor, “Millî şuur” kazandırılamıyor
** Önce şunu tespit edelim, insanımızda genel kültür bakımından fazla bir eksiği belki yok. Birçok insan pek çok konuyu genel kültür olarak az çok biliyor, hatta zaten çeşitli konularda televizyon programları, konferanslar, toplantılar, sohbetler yapılıyor. Oralardan bilgi ediniyor.
** Herhangi bir mevzu olduğunda birlik ve beraberlik ve aynı görüşler etrafında toplanma ne yazık ki mümkün olmuyor.
** Bu kadar çeşitli konu hakkında açıklamalar, yapılan sohbetler, yayınlar ve toplantılar insanımızın ortak düşünce etrafında bütünleşmesini sağlayamıyor.
** Görüyoruz ki bu insanların bu değerleri yaşamadıkları gibi aynı değerleri savunmadıkları ve fikir birliği hâlinde olmadıkları da ayrı bir gerçek.
** Millî şuur sahibi bir insan millî değerler etrafında bütünleşen ve millî değerleri savunan ve o değerleri yücelten-yaşayan-yaşatan insan olmalıdır.
** Millî şuur sahibi insanlar millî kültüre önem veren insanların fikir birliği içinde olur ve görüş aynılığı içinde oldukları söylenemez.
** İnandığını yaşamanın, söylediğini yapmanın, göründüğü gibi olmanın iddiası kolay, icraatı çok zordur. Zora tâlip olmayanlar mükemmel insanlar olamazlar.
** İnandığımız, ya da inanmış göründüğümüz gibi yaşamak zorundayız. Aksi takdirde yaşadığımız gibi inanmaya başlarız ki en tehlikeli yol budur.
** “İyi insan” olamıyoruz. Ama “Biizzzzz”, diye başlayan çok güzel nutuklar atıyor, en ideal kelimeleri sıralıyor kimseyi beğenmiyoruz.
** Bankada bir işlem yaptırırken vatandaş gibi sıraya girmiyor, işimizi banka müdürüyle veya bir tanıdıkla çözmeye, ön alırız.
** Ankara’da, herhangi bir Bakanlıkta tayin-nakil, okul-sınav gibi bir işimiz varsa bu işin yapılması için belki yüzlerce kişinin de önüne geçerek hemen tanıdıklar, aracılar, etkili ve yetkililer, torpiller arıyoruz.
** “Millî ve manevi değerlere önem veriyorum ve bu düşünceleri taşıyorum ve ben millî şuur sahibiyim.” diyen kişi bakıyorsunuz, trafikte kırmızı ışıkta geçiyor veya trafik kurallarını hiçe sayarak hareket ediyor.
** Millî şuur yoksunu insanlar konuşmaları sırasında söz ettikleri konular sadece konuşmalarda kalıyor.
** Millî şuur yoksunu insanların yaşantıları itibari ile iyi olmuyor. İdeallerinin gerektirdiği gibi yaşamıyor, davranmıyorlar.
** Millî şuur yoksunu insanlar özellikle de başkalarını eleştirirken en ideal erdemlerden örnekler veriyor ve eleştirdikleri kimseleri hizaya getirmeye çalışıyor. Siyaseten katılmadıkları dindar ve mütedeyyin insanlar konusunda da eleştiri getirirken kendileri sanki dört dörtlük ahlak abidesi gibiymiş gibi davranıyorlar.
** Hoca Ahmet Yesevi’ den, Yunus’tan, Mevlana’dan, Hacı Bektaş-ı Veli’den, atalarımızdan, onların büyüklüğünden, milletten, milliyetçilikten söze diyor, birtakım ideal konulara girdikleri de doğrudur.
** Millî şuur sahibi olmayanlar iyi insanlar olmaya çalışmak yerine iyi görünmeye çalışıyor gibi bir görüntü veriyorlar. İyilikten güzellikten çok sık bahsediyor ve yüksek perdeden konuşuluyor.

